5 ocak 2017 izmir patlaması

4 /
batarbarban batarbarban
canım memleketimde orospuların amına baharda buğday tarlasına yağan zarif yağmur bereketi değmiş olmalı ki bu kadar orospu çocuğu türedi...
demus demus
o kahraman polisin elinde uzun namlulu bir silah olsa hatta teçhizatı daha fazla olsa şu an belki hayatta ailesinin yanında olacaktı. kendisini vuran teröristin dibine kadar gidiyor, ateş açıyor fakat mermisi bitmiş ya da tabancası tutukluk yapmış. güvenli bir yere kaçarken vuruluyor..
bu olay bir örnek olmalı ve artık ülkenin fiili savaşta olduğu gerçeği akıldan çıkmamalı. polisin, askerin hatta özel güvenlik görevlilerinin teçhizatları güncellenmeli ve olaylara bakış açıları değiştirilmeli. ülke olarak kırmızı alarm durumuna geçilmelidir.
1
gadalindra gadalindra
okul çıkışı arkadaşımla yemek yemeye bayraklı'ya gidelim diye düşünürken yol ayrımında vazgeçip eve doğru yol aldık. apartmanda en üst kata çıkarken abimi arayıp doğum gününü kutladım ki sanırım tam o sıralarda oluyor bu olanlar. 5-6 dakika sonra babam aradı, açtım ancak hat kesildi. geri aradım, o sırada balkon kapısını açıyordum. yoğun siren seslerini duyunca "lan yoksa??" diye düşündüm. babam açtı "oğlum iyi misin?" dedi. böylece sorularıma cevap bulmuş oldum.

kahraman şehidimiz fethi sekin ile beraber bizim için canlarını feda eden tüm güvenlik güçlerimizi saygıyla anıyorum. ruhları şad olsun.

"insan büyür beşikte
mezarda yatmak için ve
kahramanlar can verir
yurdu yaşatmak için."
07 meme ucu olan var mı 07 meme ucu olan var mı
ne zaman ki şu bombalama eylemleri olsa olayı hangi örgütün üstlendiği tartışmalarına şahit oluyoruz. ortada masum insanların öldüğü/yaralandığı bir ortamda, acı ve korkuların hüküm sürdüğü bir zamanda hangi örgütün üstlendiği fark eder mi? şiddet eylemini gerçekleştiren tek kişi de olsa terör, terördür. nasıl ki terörün dili, dini yoksa örgütü de yoktur, sadece o. çocukları vardır.
katre0709 katre0709
kına yakın bir yerlerinize fıtratını öptüğüm döl ısrafları.! alıştıramayacaksınız ölümle yaşamaya! alıştıramayacaksınız korkuya!
düş doktoru düş doktoru
güzel şehrime yapılan saldırı içimi oldukça acıtmıştır. zaten ülkemin herhangi bir yerinde patlayan bomba içimden bir şeyler söküp götürüyor. istanbul, kayseri, ankara, mardin... her defasında aynı öfkeyi aynı üzüntüyü duyuyorum ve kinim gittikçe artıyor. "izmir'de niye patlama olmuyor" diyen soysuzlar şu an mutludur, öyle sanıyorum. bu sefer olan bize oldu ama bir gün onlara da olacak. her fırsatta bölmeye çalıştıkları bu ülkenin ekmeğini yiyorlar. izmir'imi kirleten bu saldırıya sevinebiliyorlar. hani gavur bizdik?
ruhsuz gitarist ruhsuz gitarist
ben genelde olaylarla ilgili yazmam, çünkü yazacağım yazının bir şeyleri değiştireceğini sanmıyorum ve gereksiz geliyor, üzülmekle yetiniyorum.
ama artık yazmak istiyorum. arka arkaya gelen olaylar ülkede ters bir şeylerin habercisi değil mi ? şehit haberini vermek için giden polislere kapıyı açmayan 2 çocuk var lan babamız evde değil kapıyı açamayız diye. sağcı solcusu, ateisti, müslümanı, yahudisi devam mı lan ülkeyi bölmeye ? bölündükçe bitiyoruz lan kendinize gelin. etrafınızı sevin ya sizden değilse değil sevin. sanki biraz düşünmemizin vakti hatta geçiyor bile. ulan bir yerde yanlışlık var ama ne diye ? belki muhalefette sıkıntı var belki baştakilerde belki meclisin tamamında. ülkede bir şeyler eksik, birbirimize girmek yerine hangimiz daha çok üzülecek yarışı yapmak yerine düşünmesek mi ?
culpa in contrahendo culpa in contrahendo
orada olan biri olarak ancak konu hakkında bir şeyler yazabiliyorum.

öncelikle şunu söylemek istiyorum: ne olursa olsun yaşamak güzel şey.

olay günü müvekkilim beni patlamanın olduğu yerde, patlamadan 10 dk önce bıraktı. bu on dakikalık fark da tesadüfi bir farktı. bir flash bellekten ofise uğramakla.vakit kaybetmemek için yol üzerinde bir kırtasiyeden çıktı almamız gerekti. benim önerdiğim yerle ilgili olarak müvekkilim "abi orası kalabalık olur şimdi, bize nerden baksan 10 dakika kaybettirir." diyerek başka bir yerden çıktı aldı.

adliyeye girişte avukat kimlik kartlarımızı okuttuğumuz turnike sisteminin çalışmadığını gördüm. adliye içindeki sistem de çalışmıyordu. bu işte bi gariplik var diye düşündüm.

işimi hemen bitirip baro birimine geçip çay içeyim diye düşündüm. burada çayımı içip kalkmak üzereyken birim müdürü sohbet açınca bir çay daha içmeye karar verdim ki 3-4 dakika sonra felaket başladı.

önce çok yüksek bir patlama sesi duyduk. bulunduğumuz odanın kapısı basınçla açıldı. ne olduğunu anlayamadık. hemen ardından silah sesleri ve kaçışan insan çığlıkları yankılanmaya başladı. aslında ne olduğu belliydi; ama insan böyle şeylerin kendi başına gelebileceğine inanamıyormuş. kabullenemedik. şoka girdim ilk başta. biz teröristlerin kaç kişi ve nerede olduklarını, çatışma ve patlamaların nerede olduğunu bilemiyorduk. biz birileri bizi öldürmeye geliyor diye düşünüyorduk. kelime-i şahadet getirmeye başladı bazıları. kimisi sevdiği insanları aramaya başladı. çocuklar vardı. çocuklu ve hamile kadınlar, yaşlı insanlar...

camdan atlamayı düşünenler oldu, koşup kaçmak isteyenler... bir odada ölümü beklemek insanlara her şeyi yaptırabiliyormuş.

çocuk ve çatışma sesleri hala kulaklarımda.
kimse böyle bir şeyi yaşamasın.

söyleyeceklerim bunlardan ibaret.
kendinizi, insanları ve yaşamayı sevin. bir de çocukları...
evhamlı kurabiye evhamlı kurabiye
patlama günü satışa çıkan uykusuz dergisinin kapağı bu şekildeydi.




en azından pencereden bakabiliyoruz demişler; ama bu saldırıda şehit olan eski tekel işçisi mübaşir musa can çatışma sesi üzerine camdan bakınca başına isabet eden kurşun ile şehit oldu. kahraman fethi sekin olmasa belki onlarca yurttaşımız şehit olacaktı.

bize "pencereden bile bakamazsınız" diyen cia kaynaklı terör örgütlerine lanet olsun.
4 /