50 kilo esrarla yakalanıp tahliye edilen adam

artc artc
yıl 2002 öğrenci evi.

gece saatlerinde kapı çaldı, delikten baktım, simsiyah hiçbir şey görünmüyor, kim o dedim ses gelmedi, ehh siktir dedim açmıyorum, tam içeri girerken sert bir şekilde bir daha çaldı kapı, biraz daha bekledim ama öyle bir abarttılar ki kapıyı kırmaya niyetli insanlar olduğunu hissetmeye başladım.

kapıyı açtığım an 9 tane polis doluştu içeriye, bazıları sivil, bazıları üniformalı, iyi polis, kötü polis, telsiz sesleri, saf korku.

kötü polis: ot nerede!!?

artc: sakin olun ne oluyor!?

kötü polis: göster otu!?

artc: tamam kardeşim sakin ol.

salonda sehpamın üstünde duruyor, sonradan öğrendim 1 grammış. buyrun burada dedim .

kötü polis: içiyor musun bunu?

artc: arada sırada içiyorum.

kötü polis: devamı nerde bunun!!?

artc: devamı falan yok, hepsi bu.

kötü polis: yalan söyleme!! tüm evi arayacağız eğer bulursak bittin sen.

artc: buyrun arayın.

kötü polis: takın şuna kelepçeyi!!

üniformalı biri geldi, eller arkaya dedi, kelepçeyi taktı. beraber evi gezmeye başladık, girdiğimiz her odayı darmadağın ettiler, prizleri bile söküp içlerine baktılar.

yine sonradan anladığım bir şey: kelepçeyi takan polis beni arama yapılan odalara teker teker götürüyordu, ve eli benim elimin üstünde nabzımın atışlarına göre arayan polislere komut veriyordu, nabız atışlarım yükselirse aradıkları yerlere daha çok dikkat ediyorlardı.

hiçbir şey bulamadılar tabi ki.

iyi polis: artc bak söyle bir şeyler varsa boşuna aramayalım, bizi yorma biz de seni yormayız?

artc: yok memur bey hiçbir şey yok, sadece şu gösterdiğim şey.

iyi polis: şu televizyon ve müzik setini de açalım mı?

artc: siz bilirsiniz...

açmadılar televizyonu falan hiçbir şey de yoktu zaten televizyonu açıp içine ot saklamak nasıl bir fikirdir amk. bu işte akıl almaz yöntemler dönüyor da benim ne işim olur öyle bir saklama geyiğiyle.

ev iyice harabeye döndükten sonra:

kötü polis: nerden aldın bunu!!!?

artc: memleketten getirdim.

kötü polis: kimden aldın!!!?

artc: arkadaşlarla birinden almıştık.

kötü polis: kim o!!

artc: tanımıyorum, kimse tanımıyor, biraz aldık bir daha görmedik.

isim söylemeye zorladılar, söylemeyeceğimi anlayınca vazgeçtiler. diğer polisler kendi aralarında, biz gelince aşağı atmış olabilir diye evin etrafını aramaya indiler.

iyi polis:(evin iyice amına koyduktan sonra) sen de çok dağınıkmışsın ha!

artc: (gülümsedim) bugünlük böyle kusura bakmayın dedim.

o an beni öylece bırakıp gidecekler sandım, öyle değilmiş, üstünü değiştir gidiyoruz dediler. tişörtümü değiştirmem için kelepçeyi söktüler, giydim bir daha taktılar.

evden çıkarken, polsini biri kolumu tuttu:

artc: şimdi ne olacak?

polis: ananın ammı olacak orospu çocuğu yürüü!!!

sustum. arabaya bindik. her zamanki götü uzun olmayan bildiğin sivil polis arabası. (toros)

polis: bu ne lan?!!(cebimden çıkan parayı gösterdi) 4 lira 50 kuruş gibi bir şey. bu kadar mı paran var?

artc: evet bu kadar.

polis: (bkz: oğlum bu boku içeceksen zengin olacaksın) !!!

çok uzatmadan geçeyim: bir gece nezarette kaldım, avukat ister misin diye sordular , gerek yok kendimi savunabilirim dedim (başınıza gelirse sakın öyle yapmayın, öyle olmuyormuş o işler)ertesi gün savcı bıraktı eve gittim.

bir süre sonra aradılar, yarın mahkemeniz var gelmezseniz zorla getirilirsiniz diye.

duruşma

hakim: kağıtlara baktı, bir şey diyecek misin dedi.

artc: hakim bey, her zaman içtiğim bir şey değildi arada sırada vs vs diye zırvaladım susturdu.

hakim: sanığın 2 yıl hapsine, iyi halden 1 yıla, iyi halden 10 aya, iyi halden denetimli serbestliğine karar verilmiştir .

5 yıl içinde herhangi bir suçtan karşısına yine çıkarsam 2 yıl içerde kalacağım anlamına geliyor bunlar.

1 gram ottan bahsediyoruz, 50 kg la yakalanan adamın ve benim yaşadıklarımı karşılaştırın.
kafdağındakiguana kafdağındakiguana
iki gramla yakalanıp 2 senedir denetimli sidik vermek istememiştir.
iki gramla yakalanıp saatlerce nezarette ayakkabısız kalmamıştır.
her seferinde iş yerinden izin alıp, bugün sidik verme günüm inşallah temizdir deyip istanbulun tüm psikopatlarıyla aynı kuyrukta saatlerce beklememiştir.