9 ekim 2019 barış pınarı harekatının başlaması

2 /
rose whisper rose whisper
siz kim oluyorsunuz da bu savaşa olumsuz bakanları vatan hainliğiyle suçluyorsunuz he? kimsiniz siz? vatan sizin tekelinizde mi? yalnızca siz mi burda anılar biriktirdiniz, siz mi burda çocukluk yaşadınız? yalnızca siz mi bu topraklarla bağ kurdunuz? biz sevmiyoruz amarigaya hastayız siz vatansever doğruluk timsallerisiniz öyle mi?

savaşı desteklersiniz desteklemezsiniz kendiniz bilirsiniz de o çürümüş ağzınızı toplayacaksınız.

daha dün seni fetöcü, terörist ilan eden adamın diliyle, bu aynı suçlamayı bana yapamazsın tamam mı ey çakma muhalif? çünkü o gün biz birbirimize destek oluyorduk, terörist olmayan hedef gösterilen insanlar olarak.

noldu, iki günde iktidarını sevesin geldi de onun diliyle bana saldırır mı oldun he?

iltidarın savaş politikasını beğenmemek ve desteklememek, oraya giden askerlerin ölmesini dilemek değildir. biz akpli ve mhpli kalpsiz karacahillerden değiliz haklı çıkmamız pahasına insanlarımızın hayatının kaymasını tercih edebilelim.

o iğrenç ağızlarınızı toplayın. hümanizm kelimesi sizin çirkin ağzınıza hiç yakışmıyor. insancıl olamıyorsanız bari saldırmadan durabilin.

edit: bu konuda rte'nin peşine takılmak, onu destelemekle aynı şey değilse bu politikayı desteklememek de pkkyı desteklemek veya terörist olmak değildir. size gelince anlayış şart ama bize gelince biz koşulsuz teröristiz dinlenilmeyi geç direkt öldürülmeliyiz diğ mi? niçin? sizler gibi rte'nin eteğinde birleşmeyi reddettiğimiz için. neymiş savaş zamanı iktidar politikası eleştirilmezmiş. bu saatten sonra bir tek vatan millet sakarya diyecekmişiz.
muzevir muzevir
kısa soru ve cevaplarla anlayabileceğimiz operasyon. soruları ahmak bir gazeteci gibi soracağım, cevapları da bir akp'li gibi vereceğim.

soru: bu operasyonu niye yapıyorsunuz?
cevap: suriye'nin kuzeyinde oluşturulan kürt koridorunu ortadan kaldırmak ve suriye'nin toprak bütünlüğünü korumak için.

soru: suriye'nin kuzeyindeki kürt koridoru nasıl oluştu?
cevap: suriye'deki iktidar boşluğundan yararlanan kürtler, abd'den de destek alarak suriye'nin kuzeyinde bir koridor oluşturdular.

soru: suriye'deki iktidar boşluğu nasıl oluştu?
cevap: suriye halkına zulmeden esad'ı iktidardan düşürmek için suriye'deki silahlı muhalif gruplara silah, cephane ve para yardımında bulunduk.

soru: peki, türkiye'deki silahlı muhalif gruplara ne ad veriyorsunuz?
cevap: terör örgütü diyoruz.

soru: yani esad'ı iktidardan düşürmek için terör örgütlerine yardım mı ettiniz?
cevap: suriye'deki silahlı muhalif gruplara terör örgütü demiyoruz. onlar özgürlük savaşçısı. özgür bir suriye için savaşıyorlar.

soru: suriye'deki tüm muhalif silahlı gruplar özgürlük savaşçısı mı?
cevap: yalnızca öso özgürlük savaşçısı. ışid, pkk, pyd ise terör örgütü. biz onlara karşı bu operasyonu yürütüyor ve öso'ya dstek veriyoruz.

soru: yani esad'ı düşürmek için öso'ya destek verdiniz. bu sırada abd de aynı amaçla pyd ve pkk'ya destek verdi. suriye'de bir iktidar boşluğu oluşunca kuzey suriye'de bir kürt koridoru oluşturdular. esad'ı düşürmek istiyorsanız sizin de bu koridoru desteklemeniz gerekmez mi?
cevap: hayır. pyd ve pkk, suriye'yi bölmek ve kuzeyinde bir kürt devleti kurmak istiyorlar. biz suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız ama aynı zamanda esad rejiminin de son bulmasını istiyoruz. aslında artık suriye'de kimin iktidar olduğu da pek önemli değil. sınırlarımızda bir kürt koridoru oluşmasın, yeter.

soru: esad'ı düşürmekten vazgeçtiniz o zaman?
cevap: esad'ı, rusya ve iran desteklediğinden düşmesi zor olacak gibi görünüyor. biz de şu anki ulusal çıkarlarımız yüzünden rusya ve iran ile iş birliği yapmak zorunda kaldık.

soru: rusya ve iran, suriye'de abd karşıtı politikalar yürütmüyorlar mı? siz de abd karşıtı bir oluşuma mı girdiniz?
cevap: evet. aslında abd bizim stratejik ortağımızdı. büyük orta doğu projesinde de eş başkanlık yapıyorduk. esad'ı düşürmek de bizim değil, abd'nin fikriydi. sonra baktık ki abd'nin amacı esad'ı düşürmek değil, bölgede bir kürt devleti oluşturmak. önce ırak'ı böldü. şimdi de suriye'yi bölmeye çalışıyor. ucunun bize de dokunacağını anlayınca stratejimizi değiştirmek zorunda kaldık.

soru: abd'nin bu amacını ne zaman anladınız?
cevap: kuzey suriye'de bir kürt koridoru oluşturdukları zaman.

soru: ırak'ı bölüp kuzeyinde bir kürt bölgesi oluşturduğunda bunu anlamamış mıydınız?
cevap: anlamıştık ama o zamanlar bir terör örgütü olduğunu fark etmediğimiz fethullahçılar yüzünden gerekli adımları atamadık. fethullahçıların aslında abd'nin ülkemizdeki çıkarlarına hizmet eden bir terör örgütü olduğu 17-25 aralık sürecinde ortaya çıkıp 15 temmuz'da tescillenince o zamana dek bize verdikleri akılların hep zararımıza olduğunun farkına vardık.

soru: fethullahçılar size akıl mı verdi?
cevap: suriye'de esad'ı iktidardan düşürmek, pkk ile çözüm sürecine girmek hep fetöcülerin fikriydi. bize öyle gaz verdiler ki eyaletlere ayrılıp osmanlı devletini yeniden kurarsak ırak ve suriye'de de eyaletler oluşturup kuracağımız osmanlı devleti'ne bağlayabilecektik. meğer abd'nin kuklası oldukları için böyle söylüyorlarmış bize. neyse ki zamanında farkına vardık da daha fazla tuzaklarına düşmedik. yoksa ülkemiz de bölünmekle karşı karşıya kalacaktı.

soru: yani dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan mı oluyordunuz?
cevap: ne bulguru yahu, 2023'e kadar yapacağız hepsini inşa allah.

soru: yani kuzey suriye'de bir kürt bölgesi oluşmasında sizin de katkınız var.
cevap: nasıl bizim de katkımız var? bizimle ne alakası var canım?

soru: esad'ı düşürmeye kalkmasaydınız suriye'de iktidar boşluğu oluşmayacak, kuzeyinde de bir kürt bölgesi oluşmayacaktı.
cevap: hep fetöcüler yüzünden. bizimle alakası yok.

soru: dört milyon suriyeli, türkiye'ye göç etmeyecek, hazineden de 40 milyar dolar harcamak zorunda kalmayacaktınız.
cevap: bizle alakası yok dedim ya kardeşim. biz onlara yardım ediyoruz. komşumuz zor duruma düşmüş, yardım etmeyelim mi?

soru: bu operasyonda şehit düşen mehmetçiğin kanında sizin de vebaliniz var mı?
cevap: ne diyon lan sen? fetöcü müsün nesin? alın bunu, alın, alın, alın.

#17510471
1
bitli piyade bitli piyade
bu noktaya gelmesek harika olurdu ancak bugün yapılması en mantıklı harekettir. aklı başındaki herkes ordu operasyona çıktığı an ordusunu, askerini destekler. ama bunu akp'yi ya da rteyi desteklemekle aynı gören sığ andaval beyinler var sözlükte. buna muhalif ederken pkk sempatizanlığı yapıyorlar. söz konusu bölgede amaan olsun bir kürt devleti olsun ne zararı olacak diyecek kadar da lümpenler.

her ne kadar kendisini pek sevmesem de celal şengör durumu şöyle güzel açıklamış.

15
mr spack mr spack
yıllar önce yapılması gerekirdi ancak bu tür askeri harekatları kimseye sormadan istediğiniz zaman yapabilmek için küresel tas...ağınızın olması gerekir.
biz bunu şu an ancak icazet alarak yapabiliyoruz. bu yüzden bölgedeki bela bitmez ama en azından bölgeye yerleşmelerini engelliyoruz.
savaş karşıtlığı ya da recep tayyip destekciliğine gelince:
suriye on yıllarca pkkyı besledi (hafız molla esad) ve türkiye ile dünyanın en ekonomik savaşını pkk üzerinden yaptı. şimdi devran döndü aynısını türkiye öso ile yapmakta. yani bana etik, metik, barış yanlısı söylemlerde bulunana güler geçerim. açın pkknın suriyede güven ve tam destek içinde geçirdiği 1980-2000 dönemi okuyun.
orduyu desteklemek recep tayyip denen siyasetçiyi desteklemek değildir. ordu bizlerden kurulmuştur, evlatlarımızdan, abimizden, babamızdan. akplilerden değil.
bunu ayırt edemeyen ya embesildir ya da politik yaklaşıyordur.

umarım yapılması gerekeni tam takviminde bitirirler, süre uzadıkça işler boka sarar.
heboslukyokyani heboslukyokyani
masada hata yapanların yaptıkları hataları sözde düzeltme özde ise içerisinde bulundukları kötü durumu öteleme çalışmalarının dışa vurumundan ibaret olan eylemdir.
peki hesabı kim ödeyecek? siviller, zorunlu askerlikteki alt-orta gelirliler ve vergi mükellefleri.

oysa hesabı ödemesi gerekenlerden sadece biri şu an yeni parti için kulislerde dolaşmakta diğerlerini ise işaret dahi etsem sorunlar olabilir biraz düşününce her mantıklı canlının görebileceği kadar nettir.

ha tüm bunlar nasıl aklanacaktı? vatan-millet sakaryalar, bekalar..oysa vatandaşsız vatan mı olur?

hayır "yan gelip yatma yeri değildir" makamlara sığınmakta pek hoş değil..
heboslukyokyani heboslukyokyani
karşı çıkan ne:
vatan hainidir ne pkk severdir.

insan ve vatandaş sever olabilirler ancak.

yakında kıbrıs barış harekatına benzetenler de çıkar.. baştan söyleyeyim: kıbrıs ile farkları:
1-harekatı başlatan hükümet, harekat öncesinde kıbrıs sorunu çıkartan etkenlerden biri değildi,
2-kıbrısta 3 taraf ülkeden biriydi türkiye,
3-kıbrısta başlayan silahlanmaları dönemlerinde hükümetler ses çıkardı,
4-son dakikaya kadar garantör olduğu ülke olarak diğer garantörlerle diplomasi yolunu kullandı,
5-batı'nın iktidarları karşı olsa da libya gibi diğer ülkelerde ve az da olsa batı muhalefetine meramını izah edebildi.


aklıma gelen kısa ve devlet otoritesi için görece basit olan 5 maddeden kaçı şuan geçerli?
hah işte tam da o yüzden kıbrıs meselesinden daha uzun ve daha yorucu bi sorun olarak ileri ki zamanlarda masada karşımıza çıkacaktır.

" tarih unutmaz "denir ya o misal "diplomasi kullanır" o yüzden bugün bu operasyonu silahlı şekilde çözüleceğini ve pkkya darbe indireceğini düşünenler yazıktır ki ileride pkknın ve destekcilerinin elini kuvvetlendirdiklerini görmüyorlar.

pkkya o kadar silah diplomasi için verilmedi, tam da bi taraf diğerine saldırsın diye verildi militarist gözlüklerinizi çıkardığınızda karşınızda duracak olan hakikat tam olarak yazık ki bu. tabir için özür dilerim ancak "arnavut inadı" ile iş yaparak karşı olduklarınızın "ekmeğine yağ sürüyor" tam da istediklerini yapıyorsunuz umarım geç olmadan uyanırsınız..
kro potkin kro potkin
işgal demeyecekmişiz.

savaş da demeyecekmişiz.

internette sivil insanların vahşice katledildiklerinin, yollarda infaz edildiklerinin görüntülerini paylaşmayacakmışız.

katledilen çocukların videolarını twit atmayacak, ağıt yakan fakir bölge halkından bahsetmeyecekmişiz.

"onlar kürt değil terörist. hepsi geberecek" ile "mehmetçiğin ayağına taş değmesin" skalasında bir cümle seçip erdoğan'ın bu "operasyonuna" katkı sunacakmışız.

sanatçısından hukukçusuna, ermeni patrikhanesi'nden süryani metropolitliği'ne, mason lobisi'nden komedyenine, ekrem imamoğlu'ndan tunç soyer'e kadar esas duruşa geçip, tekmil verircesine savaş yanlısı cümleler kuracakmışız.

avrupa ve amerika ve hatta arap birliği'nden gelen yüksek tonda demeçleri görmezden gelecekmişiz.

uluslararası insan hakları kurumlarını, gözlemci raporlarını, sağlık kurumlarını, kadın ve çocuk için faaliyet gösteren örgütleri "yahudi" ilan edip haklı kavgamızda tek ses olacakmışız.

tartışma programlarından sosyal medyaya ayar verecek, "kürt" kelimesini kullananları hedef gösterecek, yayıncılık ve gazetecilik gibi mesleklerin tüm olanaklarını savaşta propaganda için kullanacakmışız.

kamuflaj giydirip sınıra yolladığımız gazeteciler gerekirse halka "teröristler" diye bağırtacak, az önce mahallesine havan düşmüş insanların beyanlarını beğenmeyince üstlerine saldırtacakmışız.

niye?

niye bunları yapmak zorundayız?

iktidarı sallanmış bir diktatörün yeni manevrasını, hem ülkemizde hem bölgemizde, katliamcı ve istilacı bu kanlı taktiğini niye kabul ediyoruz?

korkudan mı sadece?

mecburiyetten mi?

erdoğan'ın yoğunlaşan baskısından mı?

hayır, hep ama hep böyle olduğumuz için, zaten hep böyle davrandığımız için, huyumuz bu olduğu için böyle yapıyoruz.

tarih boyunca böyle yapmışız. her katliamda istisnasız böyle yapmışız.

ermeniler, koca bir soykırımdan geçerken de böyle yapmışız. "onlar ermeni değil terörist" demişiz. ordumuzun morali bozulmasın istemişiz. aydınından sanatçısına, sağcısından solcusuna, islamcısından kürtçüsüne kadar aynen böyle davranmışız. aynı şimdiki gibi, dünya bir süreliğine başka tarafa bakmaya ikna olmuş. bab-ı ali şimdiki cnntürk dozajına bürünmüş, muhalefet terörist ermeniler ile yan yana görünmek istememiş, arada bir halk kılıçtan geçirilmiş işte. üstelik biz hıristiyan bir halk olduğumuza rağmen batı bize acımamış. kürde de acımaz...

biz katilin cinayeti işlemesindeki hafifletici sebeplere aşık olmuşuz hep.

biz kendimizi hep katile yakın hissetmişiz. katil, o cinayetleri biraz da bizler için işliyor diye bilmişiz.

üzücü ama gerekli hareketlermiş olanlar.

bu yüzden de cinayetlerin sessiz ortağı olmuşuz hep. devlet, arenalardaki gladyatörler gibi son öldürücü hamlesini yapmadan dönüp sormuş bizlere.

"öldür" demişiz. baş parmağımız aşağıya çevirerek "katlet" diye bağırmışız.

tc'den korktuğu için mesih isa'ya ayıp eden, "barış her zaman barışçı yöntemlerle tesis edilmiyor" diye açıklama yapan patrikhanenin hali kadar yamulmuşuz hep.

katledilen her bir can için onay vermişiz yani.

yüzleşme ne hacet, yine olsun yine yaparızcı olmuşuz.

ondan sonra da bütün dünya katil olduğumuzu söylemesin, hatırlatmasın, konuşmasın istemişiz.

ama katil bir ülkeyiz işte. sırasıyla coğrafyamızdaki tüm halkları, inançları, kesimleri katletmişiz. dünyada en az hıristiyanın yaşadığı müslüman ülke olmuşuz. soylarını kurutmuşuz insanların.

bir öncenin fail kimliği bir sonranın mağduru olmuş.

şimdi de kürtleri katlediyorlar. büyük sürgünlerle çöllerdeki çetelere yem edecekler halkı. tam yüz yıl önce tam da o coğrafyada ermenilere yaptıkları gibi yapıyorlar. dünya yine başka tarafa bakarken coğrafyayı kürtlerden "arındıracak" bir vahşeti hayata geçiriyorlar. onların yerine getirecekleri insanlar belirlemişler. onların mahallelerine, evlerine, topraklarına el koyup yağma edecekler. hepimizin gözüne baka baka yapacaklar bunu.

peki bizler niye yol veriyoruz bu suça?

cevabı basit, çünkü biz katil bir ülkeyiz işte.

geleneğimiz budur...

hayko bağdat
2 /