9 ekim 2019 barış pınarı harekatının başlaması

2 /
dmitriy nehludov dmitriy nehludov
öyle bir akıl tutulmasının, kara propagandanın hüküm sürdüğü bir devirde yaşıyoruz ki savaşa hayır demek vatan hainliği sayılmakta.

refleks nedir bilir misiniz? vücudun aldığı uyarılara karşı yarattığı otomatik, düşünmeden ürettiği cevaplardır. yıllarca eğitim sistemi ve medya üzerinden halk üzerine işlenmiş sistemli propaganda sonucu insanımız artık vatan,millet, sakarya kelimelerine karşı hücuuuum diye refleks verir hale gelmiş. beyin algısı tamamen devre dışı kalmış ve insanlar sistemin yedirdiği propaganda ürünleri dışında bir karşı argümanla karşılaştığında vatan haini diye refleks vermekte.

ülke sınırlarında sorunlar hiçbir zaman bitmez. hiçbir ülke için bitmez. iç güvenlik her zaman bir tehdit altındadır. asıl soru, iç güvenlik kaygılarıyla devletler kendi sınırlarının ötesinde müdahale, harekat yapma hakkı var mıdır yok mudur? temel prensip, temel düğüm buradadır. buna evet edebilir derseniz amerika'nın ırak ve afganistan'a, israil'in filistin'e, hitler'in polonya'ya, çekoslovakya'ya müdahalesini de aynı prensip çerçevesinde meşru bulmuş olursunuz. bunların tamamı ecnebinin "greater good" diye adlandırdığı yüce amaç uğruna yapılmaktadır. aynısını türkiye yapmaktadır.

biz nasıl bundan 500 yıl önce köleliği canavar ve barbarca bir uygulama olarak görüyorsak medeniyet ileri yönlü ivmelendiği sürece bundan 500 yıl sonra insanlık bugün olan savaşları büyük bir aptallık ve barbarlık olarak görecektir.
prestij prestij
nedense savaşa hayır demek sadece türk askeri operasyon yaparken aklına gelen, sözde türk özde ruhunu türk düşmanlarına domaltmış orospu çocuklarının karşı çıktığı hayvan telef etme harekatının başlaması.

şimdi aşağılık kompleksli yarım aklınızla benden daha zeki, daha eğitimli olduğunuzu düşünmeye devam edin amına kodugumun çapsız orospu çocukları.

şanlı türk ordusu geliyor, pezevenginiz amerika gelsin sizi kurtarsın sıfatını siktiğimin basma etekli orospuları.
juniper10 juniper10
1- savaş devletler arasında olur, bu bir terör temizliği operasyonudur.

2- harekat başladıktan sonra;

"keşke savaş çıkmasaydı insanlar ölüyor mıy mıy mıy"

şeklinde söylemlerde bulunulmaz.


dolayısıyla, parti ve/veya ideoloji gözetmeksizin mehmetçik desteklenir.


not: akepeli değilim. devleti desteklemek ile hükümeti desteklemek arasındaki farkı bi anlayın önce.
2
drtks drtks
savaşa hayır diyeni vatan haini ilan ediyorlarmış bak sen :) pkk ve türevi teröristleriniz adam öldürürken teröre hayır demeyenler ordumuz bu teröristlere karşı operasyon yapınca barış peteği oldular.

götünüz başınız ayrı oynamaktan bir haber oldu anasını satayım. belediye lağımı gibi. sözde marksizm-leninizm bunlar ama patronlarının açıklaması ile abd'nin kara gücü. yani türk ordusu abd'nin kara gücü olan marksist orduya karşı terörle mücadele ediyor. o kadar satılık varlıklarsınız ki marksizm'den abd askeri olacak kafa yapıdasınız lağım fareleri.

tayyip ve akp nefretini kullanarak kendinizi bir bok zannedip ülkeye, millete, orduya, devlete kafa tutacağınızı zanneden ahmak çok sevdiğiniz saçını şey ettiğimin trump'ın tabiri ile parasını ödedik denilen soysuz teröristler ve sevicileri sosyal medyada laga luga yapıyor.

yapılan operasyon sadece terörü engellemek değil ayrıyeten dünyanın en büyük uyuşturucu mafyasına bir darbe. uyuşturucu parası ile israil'e devredilmek üzere devlet kuracaklarmış soysuz köpekler ve içerideki taslamı veledi zinaları.

yakın gelişime bakarsak chp (shp)'nin 1989'daki raporu vasıtası ile pkk terörüne hayat veren raporu eşliğinde pkk teröristleri zana tayfasını meclise taşıyarak, 2000'lerde akp'nin açılım rezaleti ile palazlanan sırf bölücülerden oy gelsin diye bugünlere şımartılarak gelen vatan hainlerisiniz.

anası meşhur babası 150 umumhane çocukları sırf sırf bu devlet başarılı olmasın diye kılıktan kılığa girmekten artık ar damarı çatlamış vaziyette biz görürken utanıyoruz onlar yaptıklarından utanmıyor.

dün la dün gözüm hdp simgesi eşliğinde sosyal medya da atatürk'ün "yurtta sulh, cihanda sulh" yazsını söyleyen pkk teröristlerin gördü. şaka değil gerçek. lan bu kadar soysuzluk ve kahbelik olur mu. sırf kendi bölücü zihniyetini yedirmek için bunu bile alet etmek. aynı gazi mustafa kemal atatürk "vazifeyi ihmale uğratan merhamet vatana ihanettir." demiştir. ha buda tutmadıysa tayyip ve akp nefreti bir yazı eşliğinde yaz tamam olsun. sarayın savaşı diyelim mesela belki tutar. canım benim tayyip ve akp'yi sevmiyor olsak bile sizin terörist olduğunuzu ve etkisiz hale getirilmeniz gerektiği gerçeğinde vazgeçmiyoruz. teröristlere karşı kim adım atarsa isterse a veya b fark etmiyor destekliyoruz.

dip not: bu yazı buradaki şahısların hiç birine değildir. sosyal medyada bir kaç gündür dönen dolaplar neticesinde oraya yöneliktir.
delikadirulen delikadirulen
keşke yanıbaşımızdaki suriye bu hallere düşmeseydi de şu an bu konuları konuşmuyor olsaydık. ama madem bu durumdayız o bölgenin temizlenmesi şarttır. herkesin kendi çıkarları adına kullandığı, para ve silah yardımı yaptığı grupların sınırımız boyunca yerleşmiş olması tabiki güvenlik sorunudur.
bu konuda en sinir bozucu tepki ise ab'den geliyor. hiç bir sike derman olmadan bu kadar gereksiz konuşma hakkını kendilerinde buluyor olmaları oldukça ironik.
rose whisper rose whisper
siz kim oluyorsunuz da bu savaşa olumsuz bakanları vatan hainliğiyle suçluyorsunuz he? kimsiniz siz? vatan sizin tekelinizde mi? yalnızca siz mi burda anılar biriktirdiniz, siz mi burda çocukluk yaşadınız? yalnızca siz mi bu topraklarla bağ kurdunuz? biz sevmiyoruz amarigaya hastayız siz vatansever doğruluk timsallerisiniz öyle mi?

savaşı desteklersiniz desteklemezsiniz kendiniz bilirsiniz de o çürümüş ağzınızı toplayacaksınız.

daha dün seni fetöcü, terörist ilan eden adamın diliyle, bu aynı suçlamayı bana yapamazsın tamam mı ey çakma muhalif? çünkü o gün biz birbirimize destek oluyorduk, terörist olmayan hedef gösterilen insanlar olarak.

noldu, iki günde iktidarını sevesin geldi de onun diliyle bana saldırır mı oldun he?

iltidarın savaş politikasını beğenmemek ve desteklememek, oraya giden askerlerin ölmesini dilemek değildir. biz akpli ve mhpli kalpsiz karacahillerden değiliz haklı çıkmamız pahasına insanlarımızın hayatının kaymasını tercih edebilelim.

o iğrenç ağızlarınızı toplayın. hümanizm kelimesi sizin çirkin ağzınıza hiç yakışmıyor. insancıl olamıyorsanız bari saldırmadan durabilin.

edit: bu konuda rte'nin peşine takılmak, onu destelemekle aynı şey değilse bu politikayı desteklememek de pkkyı desteklemek veya terörist olmak değildir. size gelince anlayış şart ama bize gelince biz koşulsuz teröristiz dinlenilmeyi geç direkt öldürülmeliyiz diğ mi? niçin? sizler gibi rte'nin eteğinde birleşmeyi reddettiğimiz için. neymiş savaş zamanı iktidar politikası eleştirilmezmiş. bu saatten sonra bir tek vatan millet sakarya diyecekmişiz.
muzevir muzevir
kısa soru ve cevaplarla anlayabileceğimiz operasyon. soruları ahmak bir gazeteci gibi soracağım, cevapları da bir akp'li gibi vereceğim.

soru: bu operasyonu niye yapıyorsunuz?
cevap: suriye'nin kuzeyinde oluşturulan kürt koridorunu ortadan kaldırmak ve suriye'nin toprak bütünlüğünü korumak için.

soru: suriye'nin kuzeyindeki kürt koridoru nasıl oluştu?
cevap: suriye'deki iktidar boşluğundan yararlanan kürtler, abd'den de destek alarak suriye'nin kuzeyinde bir koridor oluşturdular.

soru: suriye'deki iktidar boşluğu nasıl oluştu?
cevap: suriye halkına zulmeden esad'ı iktidardan düşürmek için suriye'deki silahlı muhalif gruplara silah, cephane ve para yardımında bulunduk.

soru: peki, türkiye'deki silahlı muhalif gruplara ne ad veriyorsunuz?
cevap: terör örgütü diyoruz.

soru: yani esad'ı iktidardan düşürmek için terör örgütlerine yardım mı ettiniz?
cevap: suriye'deki silahlı muhalif gruplara terör örgütü demiyoruz. onlar özgürlük savaşçısı. özgür bir suriye için savaşıyorlar.

soru: suriye'deki tüm muhalif silahlı gruplar özgürlük savaşçısı mı?
cevap: yalnızca öso özgürlük savaşçısı. ışid, pkk, pyd ise terör örgütü. biz onlara karşı bu operasyonu yürütüyor ve öso'ya dstek veriyoruz.

soru: yani esad'ı düşürmek için öso'ya destek verdiniz. bu sırada abd de aynı amaçla pyd ve pkk'ya destek verdi. suriye'de bir iktidar boşluğu oluşunca kuzey suriye'de bir kürt koridoru oluşturdular. esad'ı düşürmek istiyorsanız sizin de bu koridoru desteklemeniz gerekmez mi?
cevap: hayır. pyd ve pkk, suriye'yi bölmek ve kuzeyinde bir kürt devleti kurmak istiyorlar. biz suriye'nin toprak bütünlüğünden yanayız ama aynı zamanda esad rejiminin de son bulmasını istiyoruz. aslında artık suriye'de kimin iktidar olduğu da pek önemli değil. sınırlarımızda bir kürt koridoru oluşmasın, yeter.

soru: esad'ı düşürmekten vazgeçtiniz o zaman?
cevap: esad'ı, rusya ve iran desteklediğinden düşmesi zor olacak gibi görünüyor. biz de şu anki ulusal çıkarlarımız yüzünden rusya ve iran ile iş birliği yapmak zorunda kaldık.

soru: rusya ve iran, suriye'de abd karşıtı politikalar yürütmüyorlar mı? siz de abd karşıtı bir oluşuma mı girdiniz?
cevap: evet. aslında abd bizim stratejik ortağımızdı. büyük orta doğu projesinde de eş başkanlık yapıyorduk. esad'ı düşürmek de bizim değil, abd'nin fikriydi. sonra baktık ki abd'nin amacı esad'ı düşürmek değil, bölgede bir kürt devleti oluşturmak. önce ırak'ı böldü. şimdi de suriye'yi bölmeye çalışıyor. ucunun bize de dokunacağını anlayınca stratejimizi değiştirmek zorunda kaldık.

soru: abd'nin bu amacını ne zaman anladınız?
cevap: kuzey suriye'de bir kürt koridoru oluşturdukları zaman.

soru: ırak'ı bölüp kuzeyinde bir kürt bölgesi oluşturduğunda bunu anlamamış mıydınız?
cevap: anlamıştık ama o zamanlar bir terör örgütü olduğunu fark etmediğimiz fethullahçılar yüzünden gerekli adımları atamadık. fethullahçıların aslında abd'nin ülkemizdeki çıkarlarına hizmet eden bir terör örgütü olduğu 17-25 aralık sürecinde ortaya çıkıp 15 temmuz'da tescillenince o zamana dek bize verdikleri akılların hep zararımıza olduğunun farkına vardık.

soru: fethullahçılar size akıl mı verdi?
cevap: suriye'de esad'ı iktidardan düşürmek, pkk ile çözüm sürecine girmek hep fetöcülerin fikriydi. bize öyle gaz verdiler ki eyaletlere ayrılıp osmanlı devletini yeniden kurarsak ırak ve suriye'de de eyaletler oluşturup kuracağımız osmanlı devleti'ne bağlayabilecektik. meğer abd'nin kuklası oldukları için böyle söylüyorlarmış bize. neyse ki zamanında farkına vardık da daha fazla tuzaklarına düşmedik. yoksa ülkemiz de bölünmekle karşı karşıya kalacaktı.

soru: yani dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan mı oluyordunuz?
cevap: ne bulguru yahu, 2023'e kadar yapacağız hepsini inşa allah.

soru: yani kuzey suriye'de bir kürt bölgesi oluşmasında sizin de katkınız var.
cevap: nasıl bizim de katkımız var? bizimle ne alakası var canım?

soru: esad'ı düşürmeye kalkmasaydınız suriye'de iktidar boşluğu oluşmayacak, kuzeyinde de bir kürt bölgesi oluşmayacaktı.
cevap: hep fetöcüler yüzünden. bizimle alakası yok.

soru: dört milyon suriyeli, türkiye'ye göç etmeyecek, hazineden de 40 milyar dolar harcamak zorunda kalmayacaktınız.
cevap: bizle alakası yok dedim ya kardeşim. biz onlara yardım ediyoruz. komşumuz zor duruma düşmüş, yardım etmeyelim mi?

soru: bu operasyonda şehit düşen mehmetçiğin kanında sizin de vebaliniz var mı?
cevap: ne diyon lan sen? fetöcü müsün nesin? alın bunu, alın, alın, alın.

#17510471
1
bitli piyade bitli piyade
bu noktaya gelmesek harika olurdu ancak bugün yapılması en mantıklı harekettir. aklı başındaki herkes ordu operasyona çıktığı an ordusunu, askerini destekler. ama bunu akp'yi ya da rteyi desteklemekle aynı gören sığ andaval beyinler var sözlükte. buna muhalif ederken pkk sempatizanlığı yapıyorlar. söz konusu bölgede amaan olsun bir kürt devleti olsun ne zararı olacak diyecek kadar da lümpenler.

her ne kadar kendisini pek sevmesem de celal şengör durumu şöyle güzel açıklamış.

18
ekşi lahana ekşi lahana
sizler buradaki ılık solculara kızıyorsunuz ama bu memlekette "abd türkiye'ye girse, iktidarda akp olduğu sürece abd'yi desteklerim." diyen angutlar bile var.

gerçekten her şeyin başı eğitim.

bu operasyon, daha önce yapılan hataları unutturmayacak elbet. ve tabi ki akp'nin çıkarları için yapılıyor. ancak en azından bizim gibi düşünen insanlar sayesinde ileride çocuklarımız için faydalı olacaktır.

son olarak, askere düşmanlık, düşmana askerliktir. asker tereddüt ederse, ölür.

yaratan oradaki kardeşlerimize yardımcı olsun. zira bu seferki zeytin dalı ve fırat kalkanı gibi değil. daha uzun zaman, daha çok emek ve daha çok kaynak istiyor. arazi koşullarının nispeten daha kolay olması operasyonu sanılan kadar kolay yapmayacaktır. ayrıca meskûn mahal sıklığı, nüfus fazlalığı, sivil hassasiyeti ve genelde açık hedef olarak operasyon yapmak eminim hiç de kolay değildir.

not: ulan adamlar orada pembe götümüz için can veriyor, biz burada neleri konuşuyoruz.
mr spack mr spack
yıllar önce yapılması gerekirdi ancak bu tür askeri harekatları kimseye sormadan istediğiniz zaman yapabilmek için küresel tas...ağınızın olması gerekir.
biz bunu şu an ancak icazet alarak yapabiliyoruz. bu yüzden bölgedeki bela bitmez ama en azından bölgeye yerleşmelerini engelliyoruz.
savaş karşıtlığı ya da recep tayyip destekciliğine gelince:
suriye on yıllarca pkkyı besledi (hafız molla esad) ve türkiye ile dünyanın en ekonomik savaşını pkk üzerinden yaptı. şimdi devran döndü aynısını türkiye öso ile yapmakta. yani bana etik, metik, barış yanlısı söylemlerde bulunana güler geçerim. açın pkknın suriyede güven ve tam destek içinde geçirdiği 1980-2000 dönemi okuyun.
orduyu desteklemek recep tayyip denen siyasetçiyi desteklemek değildir. ordu bizlerden kurulmuştur, evlatlarımızdan, abimizden, babamızdan. akplilerden değil.
bunu ayırt edemeyen ya embesildir ya da politik yaklaşıyordur.

umarım yapılması gerekeni tam takviminde bitirirler, süre uzadıkça işler boka sarar.
heboslukyokyani heboslukyokyani
masada hata yapanların yaptıkları hataları sözde düzeltme özde ise içerisinde bulundukları kötü durumu öteleme çalışmalarının dışa vurumundan ibaret olan eylemdir.
peki hesabı kim ödeyecek? siviller, zorunlu askerlikteki alt-orta gelirliler ve vergi mükellefleri.

oysa hesabı ödemesi gerekenlerden sadece biri şu an yeni parti için kulislerde dolaşmakta diğerlerini ise işaret dahi etsem sorunlar olabilir biraz düşününce her mantıklı canlının görebileceği kadar nettir.

ha tüm bunlar nasıl aklanacaktı? vatan-millet sakaryalar, bekalar..oysa vatandaşsız vatan mı olur?

hayır "yan gelip yatma yeri değildir" makamlara sığınmakta pek hoş değil..
spacetusubozulanadamındramı spacetusubozulanadamındramı
neredeyse her yazısına katılmaktan gurur duyduğum murat sevinç yazısı; bilhassa muhalefetin bu konudaki acınası tavrına dair yazmış;

"650 bin civarında genç yurttaşın 'bedelli askerliğe' başvurduğu türkiye'de bir kez daha 'savaş-fetih' güzellemesi başladı. yaklaşık yetmiş yıldır abd desteği olmadan evinin yolunu bulmaktan aciz memleket sağı ve en güçlü müttefikleri 'ulusalcılar' adetleri olduğu üzere riyakâr ve süfli 'emperyalizm' eleştirisine koyuldular. her şey olması gerektiği gibi!

kuşkusuz, abd başkanı donald trump ırkçı ve dengesiz müteahhitin kendine yaraşır cahil ve küstah 'tweetleri' uygun zemini hazırladı. oysa kürtleri ve türkleri aynı anda aşağılayan satırları, herkesin birlikte hareket etmesi için fırsat olabilirdi. ama… türkiye… işte… bizi bozar… ne yazık ki…

dün gece, suriye ve irak'a sınır ötesi operasyon konusunda cumhurbaşkanına verilen iznin bir yıl uzatılmasına ilişkin tezkere, tbmm genel kurulu'nda kabul edildi.

anayasa değişikliği ardından işlevini kaybeden parlamentonun, herhangi bir etkilerinin kalmadığının farkında olup bunu belli etmemek için mütemadiyen boş konuşmayı sürdüren muhalefet vekilleri, pek bir şey tartışamadan, konuşmanın yararsızlığından emin, 'evet' oyu verdi. bir partinin milletvekilleri dışında.

"evet" dediler, çünkü tarihsel misyonları ve yetenekleri başka bir şey yapıp söylemelerine engel. bu kadarlar. onlar da, bizler gibi farkında ne olduklarının. zaten akp bu nedenle 18 yıldır iktidarda. zira en iyi iktidar biliyor muhalifin kumaşını, çapını, sınırlarını.

had safhada iyi parti genel başkanının, tarihsel bağlamından kopuk atıflarla süslü malum konuşmasıyla ilgilenmiyorum bir yurttaş olarak. milliyetçi sağ işte. zamanında bir hocamızın, saçma konuşan bir profesör için dediği gibi, "her kahvede bunlardan üç beş kişi vardır!"

asıl sorun, tabanının 'sol' yanının taleplerine inatla direnen ve buna karşın 'solculuk' iddiasından vazgeçmeyen ana muhalefet partisi liderinin ifadeleri.

önce internette okudum açıklamasını. yanlış anladığımı düşünerek bir kez daha okudum. farklı sitelere baktım. her yerde aynı sözler. ne olur ne olmaz diyerek görüntüsünü seyrettim. şöyle demiş kılıçdaroğlu:

"orada askerlerimiz var. o askerleri korumamız lazım. o askerlerin burnunun kanamaması lazım. o nedenle bu tezkereye, askerlerin hatırı için, oraya oğlunu gönderen askerlerin annelerinin hatırı için, o çocukların burnu kanamasın diye, bu tezkereye içimiz yana yana evet diyeceğiz."

birkaç kez dinledim. yoruldum ve söylediğinin mantığını anlamaya çalışmaktan vazgeçtim. aptal muamelesi yapmanın yalnızca iktidardakilerin hevesi olmadığını kanıtlamak ister gibiydi.

konuşmayı yapan ve bizler, hepimiz biliyoruz neden "evet" dediğini. hepimiz farkındayız 'gerçek' nedenin. yalnızca kürt antipatisiyle açıklamanın yetersiz kalacağı, daha basit ve görünür bir gerekçeyle: siyaseti, her şeye rağmen erdoğan yapıyor. muhalefetin sınırlarını çizen de o. erdoğan'ın 'izin verdiği' alanda at oynatabiliyorlar yalnızca. kürtlerle yan yana gelme ve erdoğan/akp tarafından 'itham edilme' ihtimalinden ölesiye korkuyorlar. siyaset dediklerinin merkezinde, "aman fırsat vermeyelim" var. çapları, güçleri, yetenekleri bu kadar.

ve kuşkusuz siyasetten başka her şeye benzeyen bu tavırlarını eleştirenleri, müstehzi bir gülümsemeyle karşılıyorlar. bir 'ölümlüyle' karşılaşan 'seçilmişin' anlayışlı görünmeye çabalayan küçümser gülümsemesi. her niteliksizin dudağının kenarına ilişmiş kibirle maluller.

kendilerine, 80 milyonda bir ve başkaca hiçbir şey olmayan bir yurttaş olarak, sebastian haffner'in (1920-30'lara ilişkin gözlemlerini yazan alman hukukçu) olağanüstü güzellikteki 'bir alman'ın hikâyesi' adlı kitabının, 1930'lar alman sol muhalefetinin 'aptallığını' betimlediği sayfalarından kısacık bir alıntıyla yanıt vermek isterim:

"…sosyal demokratlar 1933'teki seçim mücadelesini dehşet verecek kadar aşağılayıcı bir tarzda, nazilerin sloganlarının arkasına takılıp kendilerinin de ne kadar 'milli' olduklarını vurgulamaya çalışarak geçirmişlerdi."

o sosyal demokratlar da, elbette siyaset yaptıklarını ve çok haklı olduklarını düşünüyorlardı, diğerleri gibi.

muhterem türkiye sosyal demokratları,

iktidarın dış siyasetine yönelttiğiniz onca itiraz ve eleştirinin ardından, o 'evet' oyunu neden verdiğinizi, bilip anlamak isteyen herkes biliyor, anlıyor. 'anayasa aykırı anayasa değişikliğini' desteklediğinizde ne olacağını, kimlerin dokunulmazlığının kaldırılacağını biliyordunuz. bizler de, sizlerin bildiğini biliyorduk!

aklı başında insanların sizlerden başkaca bir beklentisi yok.

hiç olmazsa, "içimiz yana yana" demeyin.

içiniz yanmıyor. o koltuklarda oturan hiç kimsenin, içi yanmıyor.

yalan söylüyorsunuz.

söylemeyin…"

http://www.diken.com.tr/iciniz-yanmiyor-hicbirinizin/


şu kısmı bir kez daha okuyun ve günümüz türkiye'siyle karşılaştırın:

"sebastian haffner'in (1920-30'lara ilişkin gözlemlerini yazan alman hukukçu) olağanüstü güzellikteki 'bir alman'ın hikâyesi' adlı kitabının, 1930'lar alman sol muhalefetinin 'aptallığını' betimlediği sayfalarından kısacık bir alıntıyla yanıt vermek isterim:

"…sosyal demokratlar 1933'teki seçim mücadelesini dehşet verecek kadar aşağılayıcı bir tarzda, nazilerin sloganlarının arkasına takılıp kendilerinin de ne kadar 'milli' olduklarını vurgulamaya çalışarak geçirmişlerdi."
2 /