a feast for crows

yenidalga yenidalga
bazı malların daenerys, tyrion ve jon snow'a yer verilmediği için sıkıcı olduğunu ileri sürdüğü kitaptır. okuma o zaman amına koyim. kitap bu üçünden oluşuyor sanki.

dorne kısımlarının kötü olduğunu iddia edenlerin de ağzına sıçarım.
hplovecraft hplovecraft
kitabı taze bitirdim. a storm of swords'u okuduktan sonra , ''bir ekşi sözlüğe bakayım , neler yazmış insanlar'' şeklinde bir hata yapmıştım ve spoiler ibarelerini atlayarak göz gezdirmiştim bu başlığa. aman allahım , yerden yere vurulmuş kitap ! eleştiriler de hep aynı noktadan yapılıyor. şöyle ki ;

-danny neden yok ?
-tyrion neden yok ?
-jon snow neden 2-3 sayfa var ?
-stannis neden yok ?
-wall neden yok ?
-bran neden yok ?

şimdi tüm bu sığ sorulara kendimce bir yanıt vermem gerekirse ; ''çünkü eşeğin sikinden dolayı ! ''

yahu bir fantastik seriyi okuyup da , bitirdikten sonra kitabı ''ühühüü danny yok , tyrion yok'' şeklinde eleştiren adamla , bir film izleyip ''ühühü brad pitt neden yok , angelina jolie neden yok ? '' şeklinde ağlayan adam aynıdır gözümde.

kitap oldukça güzel ve doyurucu. ben bile bir an kandım sözlük ahalisine ve sıkıcı bir kitap bekledim fakat her kelimesinde göt olmaktan bir hal oldum. bir kere westeros ve seven kingdoms'ın olayı iyiden iyiye anlatılmış. güç dengeleri tam olarak yerine oturmuş. kim neden ve nasıl güçlü , zayıf noktaları neler , her şey ayrıntısıyla verilmiş. adam tutup kitapta dorne hanedanını anlatırken sancaktarlarından bahsetmesin mi abi ? e sen bunu tutup ''önemsiz hanedanının soyunu sopunu anlatıyor'' dersen , ben de sana ''götünle okuma'' derim. a game of thrones tv dizisinin yarattığı çok acınası ve a song of ice and fire serisinden uzak tutulması gereken bir kitle var. asıl tehlike onlar. danny tayfası diyorum ben onlara. tamam danny'nin , targaryanler'in biz de hastasıyız ama kardeşim bu kadar da olmaz ki. bir karakter kitapta yer almadı diye bu kadar da ağlanmaz , boş beleş eleştiri yapılmaz ki.

spoiler vermeden kitapla ilgili üç beş şey söyleyecek olursam ;

-king's landing'deki entrikalar ki genelde cersei ve margeary üzerinden dönüyor , oldukça keyifli ve zekice kurgulanmıştı. cersei ve jamie'nin zıt yönlerdeki değişimleri gerçekten leziz olmuş.

-dorne kısımları kesinlikle harika. dorne her zaman çok merak ettiğim bir coğrafya , marteller ise çok ilgi duyduğum bir hanedandı. gerçekten çok keyif aldım dorne kısımlarında. kum yılanları , prenses ve prensin hikayeleri müthişti.

-iron islands bence kitabın açık ara en iyi bölümüydü. pyke ve old wyke arasındaki rekabet , kral şurası ve asha'nın amcalarına karşı verdiği mücadele hem genel olarak serinin geçmişine ışık tuttu hem de gelecek olayların altını doldurdu.

-brienne the beauty belki de serinin en çok katharsis etksini hissettiğimiz karakteri. sansa stark'ın peşinde , ilginç bir maceraya devam ediyor. bu iz sürüşünde kendisine sürpriz bir yaver eşlik edecek.

-arya , braavos'da çok farklı bir macerada. serideki favori karakterim olduğundan , onun bölümlerini daha bir iştahla okudum.

-samwell garip ve tehlikeli bir yolculuğa çıkıyor. babasını hiç sevmesem de kendisini çok seviyorum. tarlyler'in kralısın sam !

-tyrelller king's landing'e iyiden iyiye kurulma ve kök salma niyetindeler fakat karşılarında bir aslan var..cersei. tam bir satranç müsabakası.

-dorne'da myrcella baratheon'u kraliçe ilan edip , tommen baratheon'la karşı karşıya getirme sevdası var. belki de yeni bir a dance with dragons efsanesi yaşanacak. -targaryen hükümdarlığında erkek ve kız kardeş taht kavgasına tutuşmuş ve buna dance with dragons denmişti-

son olarak ;

tamam kitapta belki de serinin favori karakterleri yok fakat kitap kendi içinde gerçekten sağlam karakterlere ve akıcı bir olay örgüsüne yer veriyor. kimsenin söylediklerini umursamadan afiyetle okuyun. ben 3 günde bitirdim. artık gelsin a dance with dragons.

eline sağlık martin.
muammer jackson muammer jackson
dördüncü sezona veda ettikten sonra merakıma yenik düşüp okumaya başladığım kitaptır. dizi kurgusuyla kitap kurgusu arasındaki fark kendini hissettirse de kitap beni sarmaya başladı diyebilirim.

_spoiler_
cercei gahpesinin çıldırmanın eşiğine geldiği her satırbaşı, üzerinde durulup keyfedilesi türdendi. dorne hanedanlığıyla derinlemesine tanışmamız hoş oldu diyebilirim.
_spoiler_
iyidir iyi..
brother brother
favorileri ejderhaların dansına saklasa da okunası kitaptır. diziden sonra direk bu kitapla başladıysanız tasvirler, yan karakterlerin uzun betimlenişi sizi sıkabilir ancak dümdüz yazılacak kitaplar olmadığından genel akışa kaptırmak biraz ilerledikten sonra zor olmuyor. diziyi sevenlerin okuması gerekenlerden.
sdefd sdefd
-- spoiler --

serinin genelinde, olayların vuku buluşundaki kuvvetli mantıksal akış sam'in bi sikim bilmiyosun jon snow'unu lord kumandan seçtirecek bi komplo düzenlemesiyle bence sekteye uğradı. yani sam o ana kadar bu boku yiyebilecek bi profil çizmiyordu. yani tartışılabilir bence.

misal eddard salağının hayattta kalması mantıksal akış açısından saçma olurdu; o boku(taht komplosu) yiyen beceremiyorsa temizlenir, bu evrensel bi yasa. keza kuzey kralının yediği kaba sıçması sonrası(gücünü de yitirmişken) kafasının kurdun kafasıyla yer değiştirmesi de doğal.

-- spoiler --
çatalboynuzlugeyik çatalboynuzlugeyik
yeni karakterler, yeni heyecanlardır. bazılarına önceki kitaplar gibi sürükleyici gelmemiştir çünkü alıştığımız karakterler bu kitapta yoktur. bence bu durum seriye ayrı bir tat katmıştır, bu kitabın yeri ayrıdır.
gxix gxix
az önce ikinci cildinin son sayfasını okuyup kapağını kapattım ve yarın 5. kitaba başlayacağım.

kitabın sonunda zaten açıklamış, demiş ki bu kitap king's landing (kral toprakları) ile alakalıydı, 5. kitap ise "tyrion nerede!?" diye kendini jiletleyenler için geliyor demiş (ve gelmiş de yani).

ha, okuduğum 4 kitap (türkçe haliyle 7 kitap oluyor) içerisindeki en bayıcı ciltler bunlar mıydı? evet. ama buna rağmen 2 cilt (toplamda 830 sayfa) kaç günde bitti? 6 (altı). başka sorum yok.

*-*-*-* not: aşağıdaki pasaj dizide de işlenmiş bir bölümdür, diziyi/kitabı hiç bilmeyenler için anlamlı bir spoiler içermez ama nihayetinde spoiler kategorisindedir. reader discretion is advised *-*-*-*

bir de kitaptan alıntı yapayım, hala aklıma geldikçe gülüyorum çünkü. efendim, malumunuz üzere jaime lannister abimiz nam-ı diğer karabalık brynden tully'nin işgal halinde olduğu riverrun (nehirova) kalesini ele geçirmek ve karabalık'ı tutuklamak üzere söz konusu mekandadır.

---konuşmayı uzun uzadıya buraya nakledecek değilim ama bilinmesi gereken bir de şu var, jaime lannister uzun süredir atlarına isim vermeyen bir şövalyedir (adam bunun sebebini bile yazmış kitapta). ama bunu bilmeyen yaverleri jaime için hazırlanan 2 adet ata sırasıyla "onur" ve "şeref" isimlerini layık görmüşlerdir. jaime bunu duyduğunda "iyi hadi madem" diyerek es geçmiştir.---

işte nihayetinde karabalık ve jaime kale kapısında konuşurlar:
(westerling'ler riverrun kalesindedir ve jaime onları edmure tully karşılığında istemektedir)
- karabalık: hayır. kralım** kraliçesini bana emanet etti ve ben onu güvende tutacağıma dair yemin verdim. onu bir frey darağacına teslim etmeyeceğim.
+ jaime: kız affedildi. ona hiçbir zarar gelmeyecek. şeref sözü veriyorum.
- karabalık: şeref sözü mü? sen şerefin ne olduğunu biliyor musun?
+ jaime: ( iç ses: bir at ) size istediğiniz her sözü veririm.

"bir at" dedi ya ahahhahahahhahahhahahaahhahahhahha

(kargaların ziyafeti, 2. kısım, sf. 276, 277)