abiler

2 /
morcivert morcivert
ece ayhan bu ülkede "abiler" diyerek herkese her şey anlatılabileceğini iddia etmiştir. mor külhani şiiri de bu anlamda alaycı bir niteliktedir.
pointguarddd pointguarddd
beni yanlarına çağırdıklarında 6.sınıftaydım futboldan başka birşey düşünmeyen tertemiz bir beynim vardı.ilk konuşmamızda abimiz asla siyaset olmayacak dedi.

ilk başta pasta falan yedik,güldük,eğlendik,top bile verdiler.iyi adamlarmış lan dedim.7.sınıfta evlerine çağırdılar gittik sonra yatılı kalın dediler ona da eyvallah.yaşlı bi amcanın ağlamaklı konuşmalarını şiirlerini dinlettiler bize cd lerini verdiler.bir gün o yaşlı amcanın hoca efendi olduğunu söylediler ismi fethullah'tır dediler.
8.sınıfa geçtik (bu sene sınav senesi) artık şakirttik bayramlarda sadaka topluyoduk,zaman gazetesine hepimiz aboneydik,evde cübbe verip imamlık yaptırıyorlardı,kız arkadaş yasaktı,kot pantolon giyemezdik,solcular kafirdi,kıldığımız namazları,kaç sayfa risale okuduğumuzu raporlar halinde veriyorduk abilerimize.

bir gün iktidar hakkında konuşmaya başladık ne güzel namaz kılıyolar falan dediler memleketi çok daha iyi yerlere getirecekler dediler.kafamdaki ilk şüphe iste tam bu anda ortaya çıktı.içimden hanı siyaset yoktu dedim.

abilerimiz bize müfredattan farklı şeyler öğretiyorlardı sorduk nedendir diye
askeri liseyi kazanmamız gerekiyormuş memleketin bizler gibi ehli iman askerlere ihtiyacı varmış,hocaefendi böyle demiş.

bir gün bi abiyle konuşuyorduk üniversitedeki sınavda nasıl kopya çektiğini ballandıra ballandıra anlattı.ben sordum abi kopya haram değil mi diye o da bana ben geçemeseydim benim yerime solcu kafir münafık geçseydi daha iyi mi olurdu dedi.dilim haklisin abi dedi ama kafamda birşeyler yavaş yavaş oturmaya baladı.bu adamlar ehli imansa neden haksizlik yapıyorlardı.

bir gün abiyle tartıştım kapıyı vurup çıktım yeni aldığım pijama takımım ve gamepadlerim evde kaldı.arkadaşlar gamepadleri alıp getirdiler amam pijama hala onların evindedir.

bir sohbette zamanında onların evinde kalmış bi abiyle konuştum abi sen niye ayrıldın dedim.

biz polislik sınavına hazırlanıyorduk polis sınavı sorularını bildiklerini ve yalnızca isteyenlere vereceklerini söylediler.ben almadım bi daha da o eve uğramadım dedi.

gözüm doldu başımı salladım.

sitemim beni o eve çağıran mehmet abiye değildir.sitemim 30 milyar dolar civarında serveti olan,memlekete hayır yapıyoruz diye gençleri etrafında toplayan,onların gözlerini boyayanadır.

entry kötü oldu biliyorum ama içinde yalan bir tek şey yoktur.
alf alf
zamanında kütüphane dediğimiz yerde önce fiz mat falan gibi dersler verip sonra yavaş yavaş beyin yıkama işine başlayan kişilerdir.

bu yerlerin hepsinde böylemi bilmiorum ama hep bir "big boss" cinsinden üniversite profesöründen bahsedilir (daha sonraları prof. olmadığını bir şekilde öğrendiğim) ama hiç bu adam görünmez ortalıkta, işte bu abiler onun öğrencileridir, sanırım bunu ailelerin güvenini kazanabilmek için yapıyorlar. çocukları bulma işi ise şöle cereyan edior: şimdi öncelikle bazıları bilerek gönderiyor bu yerlere çocuklarını kendi kafa yapılarına uyduğu için, bu çocukların beyinleri bir güzel tütsülenip parlatıldıktan sonrada sınıflarındaki çalışkan öğrencileri getirmeleri isteniyor (bilgi yarışması olarak kandırılmıştık biz). sonra işte böyle kalemler silgiler falan armağan ediliyorki sempati kazanılsın. neyse efenim dersler verilmeye başlanıyor ama bir yandanda dinimizin güzellikleri falan filan fişmekan. bir süre sonra çocuklar bir bakıyorlar yaşama şekilleri falan tümüyle deiştirilmiş, ailelerine "baba biz neden misfak kullanmıoruz" gibi laflar eder olmuşlar. birde bu verilen derslerin tabi bir bedeli var ama o kadar inandırılıyorki ufacık çocuklar kendi istekleriyle yapmış gibi oluorlar herşeyi. okulda matematik hocamız vardı "musti" diye hitab ettiğimiz (yüzüne karşı deil tabi), işte bu hocanın uyarıları sayesinde bizimkiler olayı erken çakozlamışlardı neyseki, ama mesela o dönem annesi babası daha kolay kandırılabilir arkadaşlar gitmeye devam etmişlerdi. yıllar sonra bir tanesiyle konuştum "benim ödemem gereken bir borcum var" gibisinden birşey söylemişti. bunlardan biri de askeri liseye gitmişti, bir daha haber almadım. neyse efenim cok basit bir yazı oldu ama umarım burayı okuyan anneler babalar falan yazılanı görüp bu konularda bilinçlenir de böyle şeylere çocuklarını kaptırmazlar.
eses taraftari porsuk canavari eses taraftari porsuk canavari
üç yıl evvel tesadüfen evlerine gittiğim insanlar.

öncelikle üç yıl evvel "abi" veyahutta "abiler" teriminin ne anlama geldiğini bilmiyordum, bildiğim tek terim nurcular idi.
lafı fazla uzatmadan hemen konuya geçeyim. üniversiteden bir arkadaşım devamlı "abiler'e gideceğim, sen de gel ders çalışırız" diyordu.
arkadaşım hiç bir zaman ağzından "abiler" kelimesini eksik etmezdi, "herhalde evlerine gittiği insanlar çok sevdiği ve saydığı insanlar olmalı ki saygıda kusur etmek istemiyor. o yüzden abiler kelimesini ağzından düşürmüyor" diyordum.

neyse, günlerden bir gün arkadaşımla "abilerin" evlerine gitmiş bulundum. fakat evlerine gittiğimizde o "abiler" evde yoktu, biz de arkadaşımla ders çalışmaya başladık.
ev çok güzeldi, geniş ve ferahtı. ders çalışmamız bitince arkadaşım bana yemek yiyip yemeyeceğimi sordu. ben tok olduğumu söyledim, o da kendi yiyeceği kadar yemek hazırladı.
arkadaşım yemeğini yerden ben de evin içerisini dolaşmaya başladım. "abilerin" kaldığı odaya girdim, odada bulunan çalışma masasının üzerinde bir çok dini içerikli kitap ve bir kaç dal misvak vardı.
diğer odalara girdiğimde ise yine bir kaç dal misvak ve dini içerikli kitaplar gördüm.
fakat diğer odada benim dikkatimi çeken bir şey vardı, o da fethullah gülen ile çekilmiş bir kaç resim.

arkadaşım yemeğini yedikten sonra ben evde ders çalışacağımı söyleyip evden ayrıldım. ardından mevzuyu çok geçmeden anladım, meğerse gittiğim ev "abilerin" eviymiş.

edit: aleviyim, fethullah gülen'den nefret ederim.
ıslak kapı kolu ıslak kapı kolu
fetullah cemaatinin vazgeçilmez kurumudur. genelde baş yemekleri maklube ile tanılırlar. üniversite ya da lise öğrencilerine maklube var hacı gel bi yiyelim çok güzel oluyo şeklinde getirilip yavaş yavaş kuran,din,allah sevgisi aşılamaya çalışan kurumdur.
taraf taraf
8. sınıfta anafen dershanesine giderken tanışma şansı bulduğum adamlardır. beşiktaş'da güzel döşenmiş, yerler full halı, televizyon olmayan bir eve götürülmüştük 3 arkadaş, sonra abilerle tanışmıştık. hatırladığım kadarıyla bir tanesi boğaziçi matematik'de okuyordu ve zehir gibi matematik çözüyordu. şu an fem'de veya anafen'de hoca olmuştur çoktan,çok sempatik, sevecen adamlar gibi gelmişlerdi bana, arka odada test çözüp, doritos cips yemek suretiyle çay içiyorduk. namaz için herhangi bir teklif gelmemişti daha, ardından da salonda oturup muhabbet ettiğimizi hatırlıyorum; lakin ben her seferinde eve geç kaldım nidalarıyla ortamdan erken ayrılıyordum. ardından birkaç sefer daha gittik olaylar aynen gelişti, bir sonraki gece çağrı filmini evde izlemek suretiyle ayrıldık. ertesi gün babam beni abilere göndermedi. bizim rehber hoca babamı aramış "niye gelmiyor bu çocuk ?" diye sormuş. babam da hocayı azarlamış yok hocam ben istemiyorum böyle evler falan diye, o akşamdan sonra lise giriş sınavına kadar bana hiçbir teklif gelmedi dershaneden, ne kamplara ne de abilere....

edit: abilerle içli dışlı olduğum bir zaman annemle dolaşırken çarşıda benim abi'yi gördük, annem de boşta bulunup abi ile tokalaşmak amacıyla elini kaldırdı. benim abi annem'le tokalaştı ama surat ifadesini 7 yıldır unutamadık annemle...
ciguli fenderi ciguli fenderi
yağmurlu günlerde bile güneş gözlüğü kullanan; bıyıklı, daima elinde küçük çantası olan, mülayim tipli, sistemlerinde stratejik öneme sahip insanlardır.
goldphoenix goldphoenix
"bedüüzzaman, benim faşist duygularıma engel oldu" diyen faşist fettullah gülen'in ( ki soyadının aksine sürekli ağlamaklı görünüp, içinden götümüze gülmektedir) üniversitede ki gençlere yadımda bulunup karşılığında "size gençleri yolluyucaz onlarıda eğitin" diyerek, resmen illegal bir örgüt kurması sonucu oluşan genç kitlesidir. orada bulunan, çoğu hem maddi hemde akıl bakımından fakir gençlere (gaz veriyormuşçasına) abiler denir.
2 /