about schmidt

pedesa pedesa
'ben ve beni tanıyan insanlar öldükten sonra hiç yaşamamış gibi olacağım.'
hayatın anlamsızlığı, iç hesaplaşma, değişimin kabullenemezliği, sevgi ve bunların hepsine sevimli ama gerçekçi bir bakış. jack nicholson yaşlandıkça daha da kıymetlenmeye başladı benim için. filmin sakin kimyası küçük çaplı absürd diyalog ve olaylarla canlandırılmış. son sahnesini ne zaman izlesem kendimi tutamıyorum. izlediğim en güzel duygusal-komedi filmlerinden.
elastigirl elastigirl
hepimizin bir gün bir şekilde yüzleşmek zorunda olduğu , hayatın anlamsızlığı , varoluşsal yalıtım ve ölüm karşısındaki çaresizliğimiz gibi sorunları inceleyen çehov hikayesi tadında fim. ayrıca jack nicholson ın mimik nedir ne çok şey anlatır dersi verdiği film
mgun mgun
yalnızlık hissini tepeden tırnağa izleyene hissettiren film...

kendi içerisinde sessiz, sakin, yormayan, sıkmayan, güldüren, gülümseten, hüzünlendiren bir film... yıldız kayma sahnesi nedendir bilmiyorum ama çok hoşuma gitti... biraz arka planda kalmış bu film, abartılacak bi yanı yok belki ama göz ardı etmek de hata olur... izlenesi!!!
geceninparlamayanyıldızı geceninparlamayanyıldızı
sanırım verilen mesaj bu dünyadan göçüp gitmeden önce ardınızda bir kaç eser bırakın,ya da insanlar üzerinde derin etkiler. öldürür müsünüz çok mu seversiniz size kalmış. jack ın filmdeki karavanını çok beğendim bir de son sahneleri,ölüyorum lakin benimle birlikte beni tanıyan insanlarda ölecek falan filan. fazla uzun ve ara ara sıksa da yapmışlar bir şeyler,oyunculuklar da iyi.
mau mau
alexander payne tarafından yönetilen muazzam film. her ne kadar sideways, election ve the descendants'ın yanında pasif kalsa da, yaşlılığı, iletişimsizliği ve sevginin anlamını çok iyi ele almış. yaşı geldiği için yıllarca emek sarf ettiği şirket tarafından emekli edilen, sonra kendi hayatını sorgulayan adamın, 45 senelik eşine karşı yabancılaşması ve kızı arasındaki iletişimsizliğinin anlatıldığı filmdir aynı zamanda. onu tek ayakta tutan afrika'daki maddi açıdan yardım ettiği çocuğa gönderdiği mektuplardır. filmin sonunda, çocuğun ona çizdiği resim üzerine warren'in duygularının dışa vurumu çok etkileyicidir. payne bu filmde izleyiciye hayatı, sevgi ile bağımlılık arasındaki çizgiyi ve iletişimi başarıyla sorgulatıyor.
halitayarcı halitayarcı
jack nicholson'un enfes fimlerinden biri.hatta bazı araştırmacılara göre,oyunculuk olarak en iyi oynadığı filmdir.
öncelikle filmden,felsefeden,duygulardan anlamayan bazıları, "yav böyle film mi olur la.saçma sapan,hareketsiz." diyor.siz hala izlemediyseniz,bu filmi mutlaka izlemelisiniz.



filmde schmidt'in özellikle,koruyucu babası olduğu çocuğa yazdığı mektuplar enfes.herbiri tekrar tekrar okunacak güzellikte.