acı biber

1 /
flipflop flipflop
küçükken babaların çocukları kandırma aracı

baba: kızım tatlı gerçekten ben hiç seni kandırırmıyım aaaa..
kız yer biberi
kız:yanıyorummmmm...
baba:muhahahaha...
bikbik bikbik
yemekle birlikte yendiğinde insanın iştahını arttıran bir biber çeşidi. küçük turşu şeklinde olanlarının özellikle en minicikleri maksimum acıda olur, insanın suratını bir anda 40 fırın sopa yemiş kıvamda kızartabilir.
50 karakter barındırmam kişilik sahibiyim ben 50 karakter barındırmam kişilik sahibiyim ben
kurutulmuşu her türlü yemeğe lezzet katan, burun çeke çeke yenilen, yemesi hoş fakat çıkartması nahoş olan besin maddesi. çıkarttıktan sonra da "ver malını ellere, sürt götünü yerlere" şeklindeki özlü deyimi "ver biberi aşlara, sürt götünü buzlara" olarak yeniden aranje edip dile getirten harika kırmızı nimet. (bkz: yandım allah)
humanist olmayan inek humanist olmayan inek
bağırsakları çalıştıran sebzelerden biri. pişmiş olanları hala sıcakken yeniyorsa daha da acı gelir.

müsil ilacı gibi iş görür: karnınız ağrır ve rahatlarsınız.
juliette juliette
iştah açıcı özelliği olan sebze. eğer acı seven birisiyseniz ve anneniz iştahsızlığınızdan yakınıyorsa, en büyük kurtarıcısıdır. bol bol ekmek yedirir.
malcolm malcolm
hemoroide, mideye zarar verdiği düşünülen, yedikten sonra şiddetli karın ağrılarına yol açabilen ama nedense (belki de mazoşistiz hepimiz) yemekten de bir o kadar zevk aldığımız gıdadır.
starfish starfish
-iki çay kaşığı kadar acı biber günlük c vitamini ihtiyacının yüzde altısını, a vitamini ihtiyacının da yüzde onunu karşılıyor.
-bakterileri öldürür, böylelikle ülseri engeller ve hatta prostat kanserine yakalanan hastaların tedavisinde kullanılmaktaymış.
-kilo vermeyi kolaylaştırır. (iştah açıcı özelliği vardır lakin, kaptırmayın kendinizi, tutun boğazınızı.)
-acı biber yenildiğinde hissedilen hararet sırasında vücut enerji sarf eder ve kalori tüketir.
maddana maddana
yazlıkta babamın canı sıkılması üzerine pazardan biber alıp özenle ipe dizip kuruttuğu daha sonra mikserden geçirdiğin elde ettiği üründür. öyle acıdır ki kavanozun kapağını açtığınız anda gözleriniz yanmaya başlar mübarek sanki kimyasal madde.
birfincancay birfincancay
sabah kahvaltıda yedim bir tane bundan. sonra gözümdeki lens kaydı düzelteyim dedim gözüm 2. dereceden yandı.
ellerimi yıkadım lense solüsyon döktüm sudan geçirdim iyice çitiledim yine bi fayda etmedi.
neyse güç bela gözüme soktum lensi. bir yudum çay aliim dedim, bardağın kenarına dokundum tabi içmek için. dokunduğum yerden içtim çayı.. soluk boruma kadar yandım.

gittim tekrar, bu sefer iki dakika sonra ameliyata girecek doktor hassasiyetiyle elleri yıkadım.
akşam oldu.. yüzümün sağ tarafında yara vardı, fark etmeden ona dokundum yaram cayır cayır yandı.

ben anlamıyorum.. hani sual olunmaz da.. allah ım ne amaçla sen böyle bir şey yarattın ya? kısaca "bundan yemeyeceksin" diyemez miydin? deseydin ben anlardım yani. biat ederdim.
acı biberin zulmünden sana sığınırım yarabbim. sen koru. yardım et. acı bana.

not: acı derken.. şefaat manasında.
1 /