adalet ağaoğlu

2 /
karda iz süren karda iz süren
referanduma evet diyeceği için yumurta saldırıları ile yıldırılmaya çalışılan yazar. bakalım yumurta savaşlarından sonra evetçi aydınlara karşı nasıl bir teçhizat kullanılacak. hep birlikte bekleyip göreceğiz.
cinderellainwonderland cinderellainwonderland
katıldığı programda "öldüğüm zaman gömülmeyi değil, yakılıp göğe savrulmayı isterim" sözünü etmiş olduğunu öğrendiğim yazarımız.

dini, dinsizliği bi yana, bana çok edebi geldi bu söz.

"öldüğümde ayaklar altına almayın, başınızın üstüne çıkarın beni" gibi...

"öldüğümde bir kutuda nefessiz bırakmayın, göklerde özgür kılın beni" gibi...

(dine de terbiyesizlik etmem tabii..sadece çağrışımları bana anlamlı geldi.)
milord milord
düzenli oluşu eserlerinin her kelimesinden anlaşılan, çok farklı uçurumları biraraya getirmeyi çok iyi bilen, görüşlerini her ne olursa olsun çekinmeden ortaya koyabilen, yaratıcı bir o kadar da muhteşem yazarımız.
spancibab spancibab
yalçın küçük ile bir polemiği olduğu rivayet edilen güzide yazar. denir ki yalçın küçük ağaoğlu'nun bir kitabı hakkında ağır bir eleştiri yazısı yazmış ve ardından adalet hanım bir cevap yazmış ve cevabında yalçın hoca'nın, adalet ağaoğlu'nun kitabını okumadığını iddia etmiş. yalçın küçük ilk başta buna karşı çıksa da sonradan kitabı okumadan eleştiri yaptığını kabul etmiş ve sebebini "okuyup eleştirecek kadar vaktim yok" diyerek açıklamıştır.

doğru olup olmadığını nereden teyit edebilirim diye araştırdım biraz lakin bu konu hakkında pek bir bilgi bulamadım. belki edebiyat cephesi dergisi döneminde veya içeriğine göz attığım estetik hesaplaşma kitabında olabilir. lakin hem yalçın küçük hem de adalet ağaoğlu açısından ironik bir olaydır eğer gerçekse. bir yazar için okunmadan ağır eleştirilmek, bir eleştirmen için ise okumadan eleştirmek garip olsa gerek.
karbonel karbonel
yaşlandıkça sağlıklı, mantıklı düşünme yeteneğini kaybettiğinden korktuğum yazar.

"yalanmış!" ünlü edebiyatçı adalet ağaoğlu söz sende programında balçiçek i̇lter'in sorularını yanıtladı. 12 eylül referandumunda "yetmez ama evet" diyen adale... haberturk

sayın ağaoğlu sizin
"sonradan uyandım. meğer 'anayasayı değiştireceğiz' demeleri; sadece iktidarı ellerinde tutmak için verilmiş bir sözmüş."
şeklindeki ifadenize dair yazmak isteğim çok şey var. kullanabileceğim en hafif kelime "naif" olacak. balyozdan tutuklanan askerlerin çocuklarına dair sarfettiklerinize ise ne desem boş. bu kadar "kindar" bir söylemin sevdiğim onca romanınızın yaratıldığı zihninizde dolaştığını bilmek üzücü.

son sözü sizin yarattığınız karakterinize bırakmak isterim. en iyi cevabı tezel verirdi, yaşasaydı:
"yitirilen inançların yerine, durum zorluyor diye, acilen yarım yırtık yeni inaçlar koyuveriyorsan, utanmamak için, salt utanmamak için yeni inançlar edinmişsin gibi dört dönüyorsan ortalıkta, daha çooook utançlar yaşarsın"

aslında hükümetiyle, aydınıyla, bademiyle, şakirtiyle, enteliyle, ülkede yaşanan onca saçmalığa, verilen bunca boş demece karşılık içinde bulunduğum ümitsizliği de en iyi tezel anlatıyor. "i̇ntihar etmeyeceksek içelim bari"
mörpinin msi mörpinin msi
hayli kibar görünümlü kadın yazarımız. siyasi düşünceleriyle kesinkes ilgilenmiyorum.. kendisinin yazsonu romanını okudum ve oğuz atay ile arasındaki benzerliklere hayret ettim. ayrıca dili akıcı, kelimeleri özenli.
a night of summer a night of summer
12 eylül referandumunda evet vermek son enayliğimdi demiş...80 yaşına gelmiş ülkenin entelektüel kesimine mensup birinin çocuk gibi kandırıldığını söylemesi türkiye'de bize aydın yazar çizer diye gösterilen figürlerin vehametini bir kez daha ortaya koyuyor.

adalet ağaoğlu: 12 eylül referandumu benim belki de son enayiliğimdi yazar adalet ağaoğlu, 12 eylül referandumunda akp'yi desteklediğini ve "evet" oyunu kullandığını, ancak şimdi pişmanlık yaşadığını belirterek,"12 e... t24

edit:bu aralar entelektüel aydın denilen kesimler akp'ye destek verdikleri için teker teker özür dileme sırasına girmiş görünüyor...ama artık çok geç.. akp'nin artık size ihtiyacı yok arkasında hüloğğğ çeken tehlikeli bir kitle var ve onların sizin görüşlerinizi önemsediğini hiç sanmıyorum...
snow flake snow flake
senin soyut saygın onları çarkın ağzına itmeye yarar sadece. batı, keloğlanlığa pek yüz vermez. orada tam karşıtı. don kişot, o sıska ve yaşlı şövalye özentisi her atılımında hüsrana, yenilgiye uğratılır. batı'nın düşçülüğe yergisi ta burdan başlar. akıldışılık cezalandırılır, akıl takdis edilir, yüceltilir. onlara göre keloğlan'lar hiç kazanamazlar ya. don kişot'lar da sadece gülünçtürler. ancak güçlüler amaçlarına ulaşırlar.

(bkz: üç beş kişi)
dertler deryasındaki kayık dertler deryasındaki kayık
kurşuni'den lacivert'e...
adalet ağaoğlu kurşuni, esi halim bey lacivert.
severek evlenmemisler ama evlenince birbirlerini sevmişler. kitaplarının çoğunu eşi halim e ithaf eder adalet.
en güzel ithafi ise, hasta iken "ölmeye yatmak" 13. baskısında "halimciğime, 'ayıp olmasın diye bir türlü ölemeyen' mahçup kadavra adalet'inden."
coubania coubania
sarı mercedes romanıyla alamancı bir neslin bilinçaltını modernist bir şekilde ortaya çıkarmıştır. bu yolculukla aslında insanın hayallerini gerçekleştirme yolundaki şassızlıklarının ve bilerek yapılan hataların sonucuna katlanmayı/katlanamamayı yüzümüze vurmuştur.
2 /