afiş

ışığım ve gölgem ışığım ve gölgem
fatih türkmenoğlu nun cnn türk de sunduğu kültür sanat programı. gündemde olan sergileri, yarışmaları, oyunları, sanat tartışmaları bu programda genellikle röpörtaj şeklinde ele alnıyor.sanat dolu keyifli dakikalar geçirmek için tavsiye edilesi program
eminsaydut eminsaydut
"sergilenenlerin tekil mecmuası"

derdi dedem. sevgilisini gördüğü ilk yer, diyar-ı bekirden mardine uzanan yolda kilise duvarına asılmış onlarca ilandan biriymiş. namuslu bir adam olduğunu göstermek için belki de, afiş denilen ilanlara, "sergilenenlerin mecmuaları" diyor; dinleyicilerinin kafasını karışıtırıyordu. sevda bir sergilenene düşebilir miydi ki?

daha önemli soru, mecmuada sergilenen her beden orospu muydu?

neyse.. sevgili diyorduk? düşünün ki midyatın dar sokağından geçerken pörsümüş bir afişi görüyorsunuz. kimbilir? belki de ev sahibesi afişin önündekini görememiştir. acaba, evin altındaki ahırın dışa bakan penceresini kapatmak kullanırken farkında mıydı o güne dek ortalama bir yaşam sürmüş dedemin hayatını değiştireceğini; ya da kara sevdaya düştükten sonra evdeki iki karısını bırakıp gideceğini, onlarca çocuğun arasından babamın, yaşı nedeniyle, yönetimi devralacağını ve erkenden evlendirilerek çoluk çocuğa karıştırılacağını ve ortaya benim gibi tüm bunları afişe eden bir çocuk çıkacağını?

dedemin aynı afişi, olanaksız iki yerde de görünce buna bir anlam yükleyip, afişte gördüğü kadının peşine düşmüş olması delilik gibi gelebilir size; ama eski aşklar böyleymiş.. on sene sonra döndüğündeyse, babamın şehre taşındığını köyü amcasına bıraktığını görüp, kendine kimsenin duymak istemeyeceği sövgüler düzerek çobanlığa başlamış. sonrası malum işte.. doksan beş yılları.. köy boşalmaları.. vs. vs.

hala yaşıyor mu bilmiyorum. hacı osman derlerdi. bilen duyan olmamış. ardında kalan tek rivayet, haşa sarı bir yılanla çiftleşip, maazaallah şeytana teslim olduğu.

yani afiş dediğinizde benim alkıma, dedemin manyaklığı geliyor. çok sordum, soruşturdum. afişin kimin afişi olduğunu bulmaya çalıştım. nafile! hiçbir ipucu yakalayamadım.

artık çeşitlendi afişler. fişlemekten tutun da, afişe etmeye dek her işleve sahipler. boy boy, cıvıl cıvıl onlarca afiş, birilerini, bir şeyleri sergiliyorlar. motivasyonları görücüyü hayal dünyasına sokup, sergiledikleri şeyi satmak..

ama hikayelerden yoksunlar artık.. hikayesiz mecmua mı olur? oluyor.
kırmızı kara ağaç kırmızı kara ağaç
renkli ve kübist çizgiler taşıyorsa, reklam yapmak için kullanılan iyi ve ucuz yöntemlerden biridir.
ayrıca; bu isimden çok güzel film salonu ya da 'entel' görünümlü cafe-bar olabilir. eğer birgün işletmeci olacak kadar deneyimli ve sermayeli olursam, mekanın ismi afiş olabilir.
füçır füçır
ifşa etmekle aynı kökenden gelir.

şaka lan gelmez, ama gelse de olurmuş, bayağı da benziyor. hadi itiraf et, sana da öyle geldi bir an.

isterseniz bunu yayalım ve herkes böyle sansın. hadi var mısınız bir çılgınlık yapalım.