afrikalılar açlıktan değil hastalıktan ölüyor

1 /
empati ustası kara şeytan empati ustası kara şeytan
doğru bir önerme cümlesi.

afrikalılar gerçekten de dünyanın geri kalan kıtalarında yaşayan insanların "tatminsizlik, açgözlülük, hasislik, hep bana rabbenacılık" hastalığı yüzünden ölüyorlar. açlık da bunun sonucu.
uruk uruk
cemaat beyin aldırma operasyonunu bedava mı sunuyor diye düşündüğüm video. nasıl tahammül edilip on üç dakika izleniyor onu çözemedim.
dumrul dumrul
kötü niyet ya da kıt algıyla kurulmuş "doğru" bir cümledir. dünyada "açlık"tan ölen bir tek kişi bile yoktur. ölüm oruçları da buna dahil. mesela yemek yiyemiyor ama bir şekilde şeker alabiliyorsanız sinir sisteminiz erkenden çöker. sıvı alamamaya başlarsınız ve böbrek yetmezliği ya da solunum işlevi bozukluğu nedeniyle ölürsünüz. açlığa susuzluk eşlik ediyorsa yine böbrek yetmezliğinden ölürsünüz. ya da vücut direnciniz düştüğü için nezleden bile gidebilirsiniz. temel mantık olarak hiçbirinde ölüm sebebi açlık değildir. ve videodaki gibi demogoji yapmaya meraklı yalancı bir orospu çocuğuysanız "hölöhölö kimse açlıktan ölmez kü" cümleleri kurup rızk muhabbeti yaparsınız.

oysa tıbbi olarak nasıl isimlendirilirse isimlendirilsin ölüm sebebi yetersiz beslenmedir. ve yalnızca afrika'da değil. dünyanın dört bir yanında her beş saniyede bir çocuk yetersiz beslenmeden kaynaklı olarak hayatını kaybetmektedir...
azwepsa azwepsa
açlık tüm afrika genelinde, öldürücü bir sorun değil. fakir afrika halkları çoğu zaman ancak karınlarını doyuracak bir şeyler buluyorlar. onların yiyecekle ilgili en büyük derdi, afrika'da üretilen yiyeceğin de ithal edilmesi, ekim alanlarının büyük şirketlere satılmış/kiralanmış olması ve bununla beraber yiyeceklerin ödeyebileceklerinden pahalı olmasıdır. kıtlık ve kuraklık, mesela somali'de geçen sene yaşanan gibi, daha seyrek ve yerel bir olaydır. tüm afrika için görülen bir şey değildir.

bu arada somali'de insanların yaşadığı açlığı günde tek öğün ile idare etmek, dayanmak gibi düşünmeyin. öyle bir öğünü hazırlamak için yiyeceğin olmadığı bir ortamdır. 40 gün değil epey uzun sürmüştür. bu açlık terbiyesine de başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere pek çok kişi dayanamadı ve öldüler.

ayrıca açlık da öldürür. açlıktan ölen insanlar kötü beslenme nedeniyle zayıf düşen bedenlerinin yakalndığı hastalıklardan önce doğrudan açlık sebebiyle de ölebilir. mesela sırf yiyecek bir şeyler bulamadığınız için vücudunuzda potasyum azalır, küt kalp krizi geçirir ölürsünüz. kalp hastalığına sahip olduğunuz için değil, açlık sonucu.

gelelim hastalıklara. evet, afrika'da hastalıklar daha yaygın bir ölüm sebebidir. tüm dünya genelinde insanlar çoğunlukla hastalıklardan ölür zaten. ama afrika'da durumun farklı olmasının bir başka nedeni var: afrika'da insanlar ilaca da ulaşamıyor. ne yani afrika'ya ilaç mı satmıyorlar? elbette satıyorlar, seni bile kutular satarlar. mesele şu ki; afrikalılar o ilaçları satın alabilecek paraya sahip değiller. e o zaman yardım kampanyası düzenleyelim, ilaç gönderelim? ne güzel, ne içten, ne sıcak bir düşünce... maalesef ki yüz milyonlarca afrikalıya yetecek ilaçları sürekli göndermek pratik olarak çok mümkün olmuyor.

ama şunu diyebilirsiniz: neden orada daha çok hastalık var? cevap sıhhi tesisat! hiç düşündünüz mü eve gelen temiz su, ve klozetin altından çıkan pis su ile ilgili borulara falan neden "sıhhi" tesisat denmiş? klozet-kanalizasyon sistemi entegrasyonu dünya tarihinde en çok hayat kurtaran, toplum sağlığı konusunda ilerle sağlayan gelişmedir. boktur kokar, ve hastalık üretir. hızla da bulaşır. temizlik, kişisel hijyen ve temiz su tüketimi de sağlık konusunda hayati önemi olan ikinci bir faktördür. kirli suyun insan üzerindeki etkilerini bizzat yaşamış biri olarak diyebilirim ki öldürene kadar süründürür. neyse ki hayattayım. (bir an mutlu oldum)

bizim buralarda temiz içme suyu yaklaşık 2000 yıldır temin edilebiliyor. kirli suyun, evsel atıkların da yaşam alanından tehliyesi çeşitli yollarla bir kaç yüz yıldır biliniyor, son yüz yılda kanalizasyon da geldi. artık o kadar hastalanmıyoruz. gel gör ki afrika'da durum farklı. kıta boyunca ciddi içme suyu temini ve kanalizasyon şebekesi eksikliği var. bunlar altyapı çalışması gerektiriyor ve masraflı işler. afrikalıların bunlar için fazla paraları yok ve alt yapı çalışmaları için kolay kolay da kredi bulamıyorlar. çünkü bizim gibi insanlar oraya baktığımız zaman diyoruz ki "kanalizasyon mu yapacaksınız? desene toprağa gömeceksiniz parayı... sonra neyle geri ödeyeceksin bu krediyi? yok arkadaş, ben veremem".
puppet master puppet master
hem biyolojiden, hem de "allah'ın rızk yetiştirmesi"nden söz eden gerizekalı tespiti.

şimdi ben ateist falan değilim; senin gibi şakirtim diyelim. bre amk salağı sanki elleriyle tek tek dağıtıyor gibi konuşman, insanlarla karşılaştırman, inandığın sonsuz gücün yapabileceklerinin sınırını sorgulaman ne ayak? ramazanda iftarda hayvan gibi tıka basa yiyen adamın 40 gün aç kalmış gibi o insanlar hakkında konuşmasının mantığı ne? bir şakirt kardeşleri de kalkıp bunları sormuyor bu kazmaya.

"galsiyumlar, vitaminler, minareller hepsi gerektiği yere gidiyur; sen fargında mısın?"
iq'su tek basamaklı mal, biyolojinin tek işi keşfettikleri bitkiler değil; aç, oku, farkına var.
dumrul dumrul
aşağılık mahluk söylemidir.

geri zekalı orospu çocuğu vücudunu kötüye kullanan geyiği yapıyor. böyle bir kansızlık var mı? her beş saniyede biri açlıktan ölen bu çocuklar her gün bir kuzu mu yiyorlarmış?

ira ölüm orucu da inat yüzünden olmuş. denizlerin dibindeki böcek siksin seni yavşak piç.

istatistikler götüne girsin. çocuk beslenemeyince dalak şişer, tuz dengesi bozulur, kas erimesi baş gösterir vücut su toplar, apse yapar, ve şişer... kas eridi iskelet açığa çıktı senin iç organların da hacimli görünür yavşağın oğlu... bu çocuklar çok yedikleri için hastalanıyormuş... aynen böyle söylüyor algısına, niyetine, cemaatine soktuğumun evladı... iyi bakın...
























dumrul dumrul
bugün sinirlerimi alt üst eden bir orospu evladının, yavşağın söylemidir. afrikalı çocuklar çok ve dengesiz yiyorlarmış o yüzden hastalanıyorlarmış... köpekliğini yaptığınız sömürgecilerin dahli yok tabii bu açlıkta bu dehşetli kıyımda değil mi piç...

sözlükteki aklı başında müslüman kardeşlerime sesleniyorum. bu gibi orospu çocuklarına karşı tavrınız varsa gösterin.

yoksa dinimiz aslında şöyle değil de böyle, yanlış anlaşılıyoruz sözleri inandırıcı olmuyor. bütün samimiyetimle dikkatinize sunuyorum.
kahve içme tanırlar kahve içme tanırlar
"yeaa günde bir öğün yiyorlar aç değil onlar" şeklinde savunulan önerme.

bak amına koyduğumun evladı. şu an büyük ihtimalle bir cemaat yurdundan ya da abilerinle kaldığın bir cemaat evinde yazıyorsun. orada 3 öğün maklube yiyorsun ve pilavlı sohbetlere doyuyorsun. hatta ve hatta o yeni terleyen yarrak kılı gibi bıyıklarını siliyorsun yemekten sonra ve üstüne bir sigara yakıyorsun.

şimdi bak. sana önerim git günde sadece 1 öğün ye. cemaat evindeki şakird kardeşlerinle zıkkımlanın o öğünü. sonra aç kalın tamam mı. tam 24 saat sonra gel burada aynı lafı et göreyim seni. edemezsin.

çünkü sen ramazanda oruç tutarken sadece iftarda içeceğin serin suların hesabını yapıyorsun. pilavlıyla ne iyi gider diye düşünüyorsun. çünkü senin cebine o sikik abilerin para koyuyor.

anladın mı orospu çocuğu? yap bunları. günde bir öğün ye, bütün yılını böyle geçir, bu sırada da hiç hastalanma tamam mı?

edit: aids'ten öldükleri söylenmiş. vay arkadaş adamlar yemek buldular, karınlarını doyurdular da orgy çeviriyorlar. kafanızı sikeyim arkadaşım, maymunlar siksin hepinizi.
dumrul dumrul
sık sık hatırlanması gereken şakirt söylemi. bunların kaç paralık ciğeri olduğunu hiç unutmamak gerek.

işte videodaki şakirde göre çok yediği için rızkını tüketip hastalıktan ölmek üzere olan bir anne ve çocuğu:



1 /