after life

1 /
estraven estraven
merak edip sinemaya gittiğime pişman oldum: konu kötü, öykü kötü, kurgu kötü; oyunculuk desen, bunların yanında olmasa da olur zaten... yönetmenlik kötü; ne aksiyon var, ne drama, ne de etkileyici herhangi bir unsur...

bi'de heyecanlanmıştım, koca salonda tek başıma gerilim(!) filmi izleyeceğim, diye. üstelik arka sıraların ortalarından gözüme kestirdiğim koltuk, sinema salonundaki-beni bekliyormuş gibi-tek açık koltuk olunca daha da bi' hallenmiştim, kesin bunda mistik bi' şeyler var, diye. peh!...

görmeyi çok istiyorsanız korsan dvd'sini falan alıp hızlı çekimde şöyle bir göz atmanız yeterli, bence...
viola viola
süper bir film olcakken sonunda ellerine yüzlerine bulaştırmışlar çok daha gerilim heyecan öğeleri katabilirlerdi. iyi malzeme vardı aslında ama mıy mıylıktan öteye geçememişler.

***spoiler***
levazımatçı seri katil

***spoiler***
warlock warlock
hakkında okuduğum onlarca kötü yoruma rağmen yerin dibine sokmayacağım filmdir bu.
bir kere bence konu enteresan, kanımca bir konunun enteresan olması için filmin sonunun, esas olayın tahmin edilemez olması gerekmyior, herşey apaçık ortadayken bile konu enteresan olabiliyor.
ikincisi, evet bazı diyaloglar pek ağır aktı, ama yine de filmde verilmeye çalışılan karanlık ve soğuk havaya uygun olduğundan açıkçası ağır akan diyaloglar pek batmadı bana.

elbette çok deli saçması, abuk sabuk sahneler de mevcuttu (christina ricci'nin küçüklüğüyle karşılaşması??) ama yine de gene olarak iyi niyet, aslında yaratıcı bir şeyler düşünmüş ama çok iyi uygulayamamış olma bonusuna sahip olan filmdir zannımca.

iyi bir film değil, ama çok kötü bir film de değil açıkçası. bana yalnızca "keşke çeken fikir babası olarak kalsaymış da düzgün bir yönetmene çektirseymiş" dedirtmiştir.

son anda aklıma geldi notu: christina ricci'nin aynada kendine baktığı sahnede (boy aynasında) o ölü makyajını kim yaptıysa takdir ediyor ve helal olsun diyorum, filmi beğendim ancak gerilmedim, yalnızca o sahne dışında. bildiğin tüylerim diken diken oldu, zaten var christina'nın normal halinde de bi ruhlar alemi esintisi.
ceyus ceyus
tam olarak anlayamadığım filmler listesine giren film. ne gerçekti ne yalandı, suçlu kimdi, ne oldu ne bitti... herşey karman çorman oldu.
bu sebepten ötürü ilginç diye nitelendirebileceğim bir film.
kulmuel kulmuel
evet eksikliklerçoktu ama incilde de kurandakine benzer yaklaşım olması beni inanca davet etmişti siz ona bakar kalırsınız gibi yani ölünce insan buna alışıncaya kadar bir aralıkta bulunuyor olabilir.
jitemci astsubay jitemci astsubay
başrolünde ve yapım ekibinde ricky gervais'in olduğu bir netflix draması/kara komedisi. karısı öldükten sonra yerel bir gazetede yazarlık yapan tony'nin intiharı düşünmesini ve içine düştüğü boşluğu anlatıyor. sağda solda epey övülmüş ama beni o kadar etkilemedi. vasatın üstünde bir seyirlik. yer yer iyi diyaloglar var. 6 bölümlük bir mini dizi. ikinci sezon olur mu bilemem.
lordofthedrinks lordofthedrinks
eşinin (lisa) ani ölümünün ardından depresyona giren ve bir anda değişme karar alan bir adamın (tony - dizinin esas oğlanı) , artık insanlara ve kendisine içinden geldiği şekilde davranmaya başlamasını anlatan, bazen güldürüp bazen de hüznün dibine vuran harika dizi.

birinci sezon 6 bölüm
ikinci sezon 6 bölüm

---------- spoiler ----------

''insanlar lisa ile yapmayı özlediğim şeyleri yaparsam kendimi iyi hissederim sanıyorlar ama asıl noktayı kaçırıyorlar. lisa ile bir şey yapmayı değil, onunla hiçbir şey yapmamayı özlüyorum. anlıyor musun? sadece evde oturmak mesela, dışarı çıkmadan, bir şey yapmadan, hatta konuşmadan. sadece onun orada olduğunu bilip öyle oturmak. bazen kafamı çevirip sadece ona bakardım.''

---------- spoiler ----------

dizinin en güzel yanlarından birisi de gerek karakterlerin gerekse de yaşananların oldukça gerçekçi olması. mesela ne çok güzel bir kadın var mesela dizi de ne de çok yakışıklı bir adam, anlatılan konunun da hepimizin başına gelebilmesi çok olası.
madafakamanki madafakamanki
maymun eğlendirir gibi abartılı hareketlerle mizah, insanın kafasına vura vura dram yapmadan da olabiliyormuş demek. nasıl müthiş kıvamındaydı her şey yine. en sevdiğim 10 dizi arasına girmez belki, 2-3 sene sonra hatırlamayabilirim bile ama söyleyebileceğim tek şey olabilecek tüm duyguları bu kadar kıvamında, tertemiz verebilen bir şey izlememiştim bir süredir. valla helal olsun.
delikadirulen delikadirulen
ikinci sezonda psikolog abinin muhabbeti biraz sıktı beni. ilk sezonda sıradan bir psikologdan farklı olması eğlenceli iken bu sezon ki devamlı ve abartılı bel altı muhabbeti gına getirdi.
homeless property tycoons homeless property tycoons
sözlüğe geri döndüğümden beri yazdığım bir şey var ve biliyorum çok sıkıcı bunu söylemek tekrar tekrar ama umrumda da değil çok kendimi tekrar etmek, hayatım çok boka sardı son aylarda ve çıkmak için ekstra çok efor sarfetmem gerekti. yoksa geri dönülmez bir hal alabilrdi.

peki bu boktanlığın pik noktası nereseydi. hayatımda ilk kez aşık oldum ve o kişinin gidişiydi. doğum günümden 2 gün sonra, bana taşıncak olmasından 1 gün önce ettiğimiz kavga ve o kavganın koronavirüsü ve diğer stresli sıkıntıların getirdiği şeylerle birleşerek öfkemizi birbirimize kusmamızdan kaynaklandı, çok büyütülmeyecek bir şey çok çok büyüdü. 2 tarafta hatalar yaptı ve kırıcı sözler söyledi, geri döndürülemeyecek kadar yaralar açıldı.

onun gidişiyle beraber hayatım tam bir sonbahara girdi. böyle üşüdüğümü ve böyle yalnız hissettiğimi bilmiyordum. birisi derimi yüzmüşte sanki çıplak kalmıştım. ona aşık olduğumu ve sevdiğimi biliyordum ama bu kadar aşık olduğumu bilmiyordum. (onu gördüğüm günün ertesi sabah neler hissettiğimi unutmamak için ajandama hislerimi yazmıştım ve 4 sayfa olarak duruyor hala)

şimdi sözlük kendimi meşgul etmek için netflix izliyorum ve bir arkadaşım bu diziyi tavsiye etti. bir bölüm izledim ve beni deli gibi korkuttu, direk kapattım diziyi. çünkü resmen orada ki başrol oyuncusu gibi darmadağın bir haldeyim. yaşıyorum ama grip olduğunuzdan yediğiniz yemeğin tadını almamak gibi yaşıyorum. ne yediğinizin bir önemi yoktur ya o an, aynen öyle.

1 bölüm izleyerek anlayamam ama bu dizi ben kendimi yukarı çekmek için bu kadar çok uğraşırken beni tekrar aşağıya çekebilir diye korkuyorum açıkcası çünkü ilerki bölümlerde başrol oyuncusunun psikozu daha kötüye giderse empati kurup kötü etkileyebilir beni. işte bu ruh halinde birisi olarak bu diziyi izleyemedim. cesaretimi toplarsam biraz daha iyi olursam oturup izlemeye devam etmeye çalışacağım.
1 /