ağlayın açılırsınız

he yaa he yaa
ben bin parçaya bölündüm her parçasında
her parçasındayım kırkayak sesli boğuk arkadaşlığın
çalkantısız üniversitenin yalnızlığın ve 'ağlamanın'
erkek ağlar mı diyeceksin
hayberin kapısı ağlar mı erkek ağlar mı

ben yel gibi erkekler ağlar diyorum
bir dakika ağlar yılbaşı dakikasında

daha gözlerimin gerçek yaşları belirmeden
ağlamak diye bir şey yoktur diye bir şey
yüzme bilmeyen bir uyurgezer yüzer ya
çürük ve havada asılı tahtalar üstünde
hafif kedi ayaklarıyla yürür gerçekten yürür ya
sen benim ağlamamı erkekliğime
uyanan ölmeyen yenilenen
azgın kışlar içinde keskin baharlar bulan
seni bulan yeniden bulan tekrar tekrar bulan erkekliğime say

demiş sezai karakoç. güzel demiş... sağolsun.
tarçınlıhavuç tarçınlıhavuç
bunu diyen bunları da dedi;
(bkz:boş ver ya)
(bkz:takma kafana)
(bkz:üzülme geçer)
teselli etmeyi de edilmeyi de sevmem. samimiyetsiz şekilde bu sözleri söyleyeceğime ya da çaresizlikten ne diyeceğimi bilemeyip zor duruma düşeceğime hiç teselli işlerine girişmiyorum. insanları acılarıyla baş başa bırakmak ama ihtiyacım var dediğinde de yanında olmak üzerine bir sistem oturttum. ama bu zamana kadar yaptığım gözlemlere göre söylüyorum, siz siz olun karşınızdaki insanın size çemkirmesini ve sarmasını istemiyor ya da öfkeli bakışlarıyla karşılaşmak istemiyorsanız bu lafları etmeyin. sonra dertli taraf sizin bu laflarınızı dalga geçiyor olarak algılayabiliyor ve öfkesini size sıçratabiliyor. aman diyeyim. sessizlik en iyisi bu durumlarda.