agnostik

1 /
trouble everyday trouble everyday
bu düşünce yapısına göre tanrı ispat edilemezdir. tanrının varlığını reddetmez. hiç kimse tanrının varlığını bilemez der. bir konuda ileri sürülen kanıtların tartışmaya açık olduğu fikrinden hareket eder. charles darwin de hristiyan inanışına olan bağlılığını yitirdiğini itiraf eden bir agnostiktir (bilinemezci).
easy company easy company
tanrının varlığı ispat edilemez deyip hiç bir dine mensup olmayan ama yokluğu da ispat edilemez deyip ateist de olmayan, ne olduğunu şaşırmış orta yolcu.
pancar pancar
insan aklının herşeyi kavramaya yetmeyeceğini savunan kişilerdir.tanrı'nın var olup olmadığının bilinemeyeceğini söylerler.eğer bir yaratıcı varsa ispatla,yoksa gene ispatla.yok eğer hiçbirini ispatlayamıyorsan,herhangi bir veriye ulaşamıyorsan o zaman sus demek ki bilmiyorsun,bilemiyorsun demektedirler özet olarak...
gxix gxix
"... yaşlanıp da ölüm korkusu arttıkça, dinsizler de dine yönelirlermiş sözde. oysa, bende böyle bir şey olmadı. ada kizou'ya göre, luis buñuel yaşlılığında, "hâlâ tanrıtanımazım tanrıya şükür!" ("i am an atheist still thank god!") demiş. ben de hâlâ öyleyim. biliyorum, şimdi moda "agnostic" olmak. herkes "agnostic" "tanrı var mı, yok mu, bilemem" pozunda. iflâh olmaz bir dinozor sıfatıyla, bu bilemem'cilere fena halde içerliyorum. çünkü bu kadar önemli bir konuda, insanın kesin bir karara varması ya tanrıya inanması ya da inanmaması gerekir. "gizemli bir güç var", "güçlü bir varlık var sanki" gibi laflarla bu sorun geçiştirilemez."

- mina urgan, "bir dinozorun anıları".
sine qua non sine qua non
agnostik, tanrının varlığı ya da yokluğuyla değil, bunun bilinebilirliğiyle ilgili olumsuz görüş bildiren kişidir. çünkü sorgulamaya başladığı ilk andan itibaren öncelikle kendine, sonra da çevresindekilere yalan söyleyemeyen olgun bünyesi, okuyup duyduklarından bir kısmının fazla iddialı, aşırı desteksiz ve sonuçta korkunç vaatler, hurafeler olduğunun farkına varır. gerçekten yaptırımı olup olmadığını bilmedikleri ödül ve cezanın etrafında el ele tutuşmuş, birbirlerine başka bir şeyden korktukları için gülümseyen insanların oluşturduğu çemberin tam ortasında bulur kendini. sonra gökyüzüne bakar ve uzayın, yıldızların, bu kendi huzur ve huzursuzluklarını yaratmayı başarmış saygı duyulası hayal gücüne sahip kalabalığın aksine, kendisi etrafında döndüğüne inanamaz. o yıldızlar, gezegenler, diğer canlılar kendisi için yaratılmamıştır; o da bu uzayın bir parçasıdır. bu nedenle zorunlu olarak alçak gönüllüdür,barışçıldır ve dogmatikliğe karşıdır. mutlakiyete şüpheyle yaklaşırken, onu o yapan sorulara sımsıkı sarılan, çoğu zaman da iktidara ve otoritesine karşı muhalif durumda olan, insan olmayı en ağır yüküyle yüreğinde hissedip, beyniyle hafifletmeye çalışandır. çoğu zaman "anlamaya niyetli" olarak dinlenmeyen; ama hep "anlaşılmak" için anlatandır..
alpilan alpilan
agnostiklik bir hastalığın başlangıçı gibidir adeta bir kere agnostik oldun mu kurtuluşu yoktur ateızm le sonuçlanır. önceleri inaçların baskın çıkar her ne kadar tanrı var veya yok olduğu bilenemez diye kendini kandırsanda içinde bir yerin aslında tanrı yok boşa yaşıyoruz bu dünyada dedirtir ama inanan bir insanın bunu demesi direk dinden afaroz edilmesi anlamına geldiğinden belki dinden çıktım mı acaba çıkacam mı korkusuyla kendini frenlersin. zaten islamiyete göre dini sorgulamak ve yargılamak insanların işi olmadığından, allah bize akıl vermiş fikir vermiş bunu kullanın demiş ama din üzerine değil tövbe haşa mantığıyla hareket ettiğinden ateıst olduğunu kabul edemezsin. bir süre sonra sende farkına varırsın ki şaırın dediği 'mal da yalan mülkte yalan var birazda sen oyalan' diıyerekten ateıst lığe geçiş yaparsın.

(bkz: madem ateistsin o zaman neden çalıp çırpmıyorsun)
1 /