ah etmek

gamzee gamzee
kişinin bi bakıma sinirini atması. çünkü herkes ah ettiğinin bir gün aynı belaya saplanacağına inanır, bu da elbette iç rahatlatır, umutlu bekleyişi yaşatır. yöresel bir beddua olarak, bizim oralarda "muhammed seni benden alsın" derler genelde.
tripnazzz tripnazzz
tuttuğunu görmeyi hepimizin çok istediği şeydir ah etmek. bir insan kolay kolay yada boş yere ah etmez. canı acımıştır, vardır bir kuyruk acısı.. içten gider bu laf bazen, dillendirmezsiniz bile.. ve en önemlisi ahınızın tuttuğunu görme arzusu! evet işte o arzu... sizin çektiğiniz cinsten bir acıyı karşınızdakinin çektiğini de görmek sizi rahatlatacağını düşünürsünüz ya, işte herzaman öyle olmuyor ne yazıkki..

hiç sekmedi bugüne kadar.biri ne zaman içten üzse, hep yerini buldu ve gözümün önünde buldu.gördüm, yaşadım.. ama en sonuncusu üzdü. zamanında beni üzen içimi acıtan insanın o çaresiz mutsuz halini görmek..başındaki belaları görmek.. sevinemedim lan! ''bak bende bunları yaşadım zamanında benimde başımda bunlar vardı ama bir de üstüne sen kazık atıp gittin'' diye düşünemedim bile..destek olmak istedim,onunla birlikte atlatmak istedim. çünkü ben de yaşadım benzerlerini. ne boktan şeyler olduğunu biliyordum. belki de hala seviyordum kıyamadım. ne bileyim öyle işte...

sandığım kadar acımasız değilmişim. hala insanlık adına birkaç parça taşıdığıma sevindim.
çirkin kurbağa çirkin kurbağa
düştüğün yerden kalkıp tekrar yürümek gerikir. ama yürümek içinde atan bir yürek gerekir. gözyaşların akarken aaah bile etmeye içi elvermemektir.
kolay değil bir yalan bu
yaralayan koca bir yalan
yalan işte
sevdiğim yalan
şarkılardan arta kalan ve sabah buğusu
ve tarla faresi ve ekmek derdindeki işçi kalbi gibi
yumuşacık sıcak bir yalan
breathing breathing
bende birini çok sevdim sırıl sıklam aşıkdım ve kendisinin her bi dediyine inandığım için annemi babamı karşıma aldım babam onu istemese bile çok sevdim onu ama o naptı babası benim babama göre beni istemediği için oda beni atdı ve ben o an çok yıkıldım ve içten ah etdim şu duruma düşsünde görüyüm ve hiç bir zaman gülmesin hep ağlasın halada sevsem bil? hiç bişeyi deyiştiremez bunu içten istiyorum çünki hiç pişman değilim
145334 145334
öyle içten gelir ki buna engel olmak ne mümkün! tabi ah etmenin belli bir oluşum süresi var. önce için yanacak böyle kavrulacak. yaşadığın haksızlıklar gözlerinin önünden bir bir geçecek ve sonra gözlerinden akacak o yaşlar. o anda kendiliğinden dökülecek o sözler. söz olarak olmasa bile o gözlerinden akan yaşlarla kıvranırken içten isteyeceksin. yaşadığının ona da yaşatılmasını, hissettirdiği o çaresizliği onunda hissetmesini...