ahlak polisi

fantaghiro fantaghiro
kendilerini bulundukları semtin ahlakını korumaya adamış resmi ve güzel insanlar. şüphelendikleri kişileri ayaklarına çağırıp gbt taraması yapmalarına tepki gösterilmesini hiç anlamıyorum. kardeşim suçun yoksa neden çekinesin polisten. gerekirse swat timleriyle filan evlerimize dalıp ahlaklı davranıyor muyuz diye bakmalı, götlerimize mobese yerleştirmeliler.
koseyidonenadam koseyidonenadam
bu ülkeye yakışan polistir.

tabi kardeşim sen kimsin ki namuslu bir aile kızını alıp parka götürüyorsun. bu ahlaksızlığa birileri dur demeliydi zaten.

işin garibi neye dayanarak birlikte oturan ve ya uzanan çiftlere laf edebilme hakkını buldular, gerçekten çok merak ediyorum. tamam gbt sorarsın, öyle bi yetkin var çünkü sen birini şüpheli görüyorsan kesin sıkıntı vardır buna bile eyvallah da, neye dayanarak siz uygunsuz oturuyorsunuz diyebiliyorsunuz?

uygun olan nedir acaba bunu da çok merak etmekteyim.
sakıncalı piyade sakıncalı piyade
ahlakın ne olduğunu hep merak etmişimdir. nedir ahlak? ölçütü nedir? kimin, hangi şartlarda, hangi olay üzerine söylediği belli olmayan ve ağızdan ağıza yayılarak günümüze gelmiş yazısız kurallar topluluğu mu?
bu kuralların değiştiğini, sorgulamadan başkalarının direttiği "ahlak kuralları"nı uygulamaya hayır diyenlerin toplum dışına itildiğini hepimiz biliyoruz. uzay çağı geleli çok olmadı. geçmişimizde orta çağ denilen bir insanlık ayıbı var.
engizisyon mahkemelerinin domuz sevmemeyi ahlaksızlık sayıp domuz yemeyen insanları tespit ederek onlardan işkence altında gizli yahudi olduklarına dair itirafname aldıkları yılların üzerinden ne kadar geçti.
bugün hristiyanların yaygın olduğu toplumlarda dahi günümüzün hastalıkları olan obezite ve kolesterol hastalıklarının önü alınmaya çalışılırken insanlar sebze ağırlıklı beslenmeye davet ediliyor. özellikle domuz ürünlerinde proteinin az kolesterol oranının çok olması nedeniyle bu ürünlerden mümkün olduğunca uzak durulması öğütleniyor.
tiyatroya gitmek uzun yıllar vatan hainliği ve ahlaksızlık sayıldı. tiyatroda, gerçek hayatta karşılığı olmayan piyeslerin sergilenmesini izleyerek onlara gülmek, ağlamak, heyecanlanmak uyuşturucu almakla eşdeğer sayılıyordu. insanların kendini uyuşturması ve gerçeklik dışına çıkması vatana yönelik bir suçtu. herhalde bu suçu icat eden toplum günümüzün fantastik ve bilim kurgu yapımlarıyla karşılaşsa bir akıl hastanesine yatması gerekirdi.
evlenmeden önce insanların birbirini tanıması en büyük ayıplardandı bir dönem (hoş, hala ayıp sayıldığı bölgeler var ya). şimdiyse, en azından modern toplumlarda, insanların tanımadığı kişilerle evlendirilip onunla bir hayat sürdürmeye zorlanması delilik sayılıyor.
boşanmak söz konusu bile değildi bazı toplumlarda. bazılarındaysa sadece erkeğe verilen bir yetkiydi. hatta bazı yerlerde erkek kadından boşanırsa, evlilikte kadının kusurlu olduğuna inanan ailesi onu öldürebiliyordu da. ailesinin başını öne eğdiği için.
kısasa kısas, kan davalarının nesillerce sürdürülmesi mertlik sayılıyordu, şimdi vahşet.
yıllar sonra değişecek ahlak kurallarının esiri olmuş, suçu sadece o dönemde yaşıyor olmak olan, ahlak kuralları adına hayatı karartılmış, toplum dışı veya yasa dışı olmuş, öldürülmüş insanlara kim hesap verecek?
dilerseniz ortaçağdaki gericiliğin sorumlularını yargılamanın yolunu açalım anayasamızda.
neyse şu an başka bir kavramı eleştiriyoruz, konu dağılmasın.
eski ingiliz sosyeteleri kızlarını 20 yaşını geçmeden evlendirmezlerdi, bu pek ayıp sayılırdı. alt tabakadan olmanın nişanesiydi kızların erken evlendirilmesi.
bazı toplumların anlayışlarına göreyse 20 yaşında bir kız evde kalırdı, kimse istemezdi onu. "tohuma kaçmıştı".
ahlak polisimiz var. polis nedir? yasa koruyucu. ahlak kurallarımızı ya da yasalarımızı koruyor.
mesela el ele tutuşmuş, biri diğerinin göğsüne başını yaslamış gençlerden koruyor bizleri polisimiz.
o gençleri bu polisten kimin koruyacağı ise muamma.
örf, adet, töre, ahlak kuralları... birileri öğretmiş, ezberletmiş, diğerleri de onlara uyarak yaşamak zorunda. devlet eliyle korunma altına alınmış kurallar bütünü.
anonim.
en yaralayıcısı bu polislerin gençleri taciz ettiğine dair haber yapıldığında, haberin altına yazılmış okur yorumları.
"sigara yasaklandı, artık beni zehirleyemediğiniz için özgürlük naraları atmaya başladınız. yine beni zehirleyemiyorsunuz işte, zehirleyemeyeceksiniz" gibi yorumlar.
el ele tutuşan gençler tarafından zehirlenmek istemediğini haykıran bir insan.
çocukların bu insanları görüp taklit ettiğini ve kötü etkilendiklerini söyleyen bir diğeri.
nefret, savaş, kan serbest bu toplumda. beş yaşındaki çocuklar "ben polat alemdarım uleyn" diye diğerine yumruk atıyor. ötekinin elinde mantar tabancası... "kurtlar vadicilik" oynuyorlar.
bağlılık, şefkat, aşk yasak. bunları yaşayan çiftlerin birbirinin elini tutması, saçını okşaması, öpüşmesi zehirliyor çocukları, yetişkinleri.
günümüzün ahlak kuralları da bunlar işte.
romalılar en azından hem yiğitliği öğrensinler diye gladyatörlerin aslanlara parçalatılmasını izletiyordu çocuklarına, hem de salonun ortasında minderlerin üzerinde sevişiyorlardı onların önlerinde. belki de çocuklarına birkaç hareket gösterip onları evlilik hayatlarına hazırlamak istiyorlardı kim bilir*
romalılar kadar tutarlı bir ahlak anlayışımız yok, ne diyeyim. en azından onlar bizim kadar ikiyüzlü değillerdi.
imawesome imawesome
var olup olmadığından her daim şüphe ettiğim polis teşkilatı. arada bir rastlar gibi oluyorum ahlak büro amirliği isimlerine falan. gerçekten araştırıp var olup olmadıklarını öğrenmek istemiyorum. çünkü endişe ediyorum ya gerçekten varlarsa diye. bana dünya'daki birçok şeyden daha saçma geliyor. ulan ahlak polisi ne demek? ahlakın ölçütü nedir. sana ahlaksız gelen şey bana göre ahlaklıdır belki. neyin asayişini sağlıyıcaksın sen.

varsa da sadece türkiye'de birde iran'da vardır herhalde. gerçi yoktur ya, güldürmeyin beni. ahlak polisiymiş. ahahah.
bilebilebiikikere bilebilebiikikere
varlığı kesin olan polis grubudur, sorgulayanı ahlaki ellerim, ciddi varlar çünkü, o gün uzunçayır metrobüs durağında narkotik arama bahanesiyle her yerimi ellediler, mıncıkçı herifler, elleri okşamaktan nasır olmuş alayının. sarılıp tangoya bağlıyorduk ki benim kimlikten bi bok çıkmayınca salıverdi. bir tanesine de moda sahilde denk gelmiştim, o feci ahlakçı çıktı ama, hem duygusal idi hem ahlakçı. ''kimlikler beyler'' deyince ben de bir gazla ''ben de görebilir miyim'' dedim, iki tanesi ahlaklı bir şekilde gösterdi, diğer polise bir şey oldu o ara, bağırıp arabaya tekme tokat girişmeye başladı resmen, ''ben seni koruyorum ulan burada, bu araba yalan mı, senin ki sululuktur şimdi, anan için bacın için varız ulan biz'' deyü girişti psikilojik ve fiziki olarak, fiziki tarafı arabayla elleşmeleri oldu en çok, bu da ahlak polisi idi sanırım, ana bacı bir şeyler karıştırdı arada derede köprü altında, neyse artıkın iyi ahlaki ellemeler, şurama da memur ağbii, gel tamam gel, gel ev şurada lan..
nocturnalist nocturnalist
ilk fotoğraf iran'dan gelsin, zaten ahlak polisi denilince ilk akla gelen ülke oluyor.




sıradaki fotoğraf ise muasır medeniyet seviyesine ulaşmış, halkı demokrasi mitinglerinde cirit atan sevgili ülkemde pek yakında hayat bulacak olan uygulama




başörtüsüne özgürlük ve yetmez ama evet söylevlerinin sonucu geldiğimiz nokta ortadayken kimse bana bu uygulamanın demokratik olduğunu zırvalamasın. bu uygulamanın devamında kadınların iş hayatına devam edebilmeleri için başörtüsü takmaları yazılı olmayan yasa haline gelecek diye düşünüyorum.

(bkz: olaylar olaylar)

(bkz: oku)
başörtülü polis dönemi başlıyor! cumhurbaşkanı tayyip erdoğan'ın 2013 yılında 'demokratikleşme' paketiyle açıkladığı ve kamuda başörtüsüne serbestlik getiren birgun.net

edit: imla
edit2: altyapı çalışması