ahmet buhan

1 /
jamal jamal
her ne kadar kitapları saman kağıda basılmış olsa da iki silgi darbesiyle kağıtları param parça olsa da çok şeyler katmıştır kendisi ilkokul döneminde bizlere.teşekkürü borç biliriz.
cellman cellman
ilkokulda matematiğin babası konumundaydı,
sonra orta okula geçince fazla sallamamaya başladık,
lise de "vay be adam bakkal hesabıyla o biçim para kırıyo" dedik
üniversiteye gelince günün birinde ve sözlüğün birinde ismiyle karşılaştık ve bir şeyler yazdık.
mavio mavio
kitaplarının kapağında renkli puanları olan beyaza boyanmış bir el vardı, kaçıncı sınıfın kitabıysa o rakamı gösteriyordu*
nienna nienna
kitapları genellikle mavi olurdu.
o zamanlar anadolu liseleri sınavına hazırlanırken, "ben bugün ahmet buhan'dan 100 soru çözdüm" tarzında muhabbetler geçerdi.
arch angel arch angel
neslimizi anadolu liseleri sınavlarına hazırlayan kitapların yazarı. ders kitaplarına yardımcı olarak herkes ahmet buhan kitaplarına saldırırdı. yanılmıyorsam şu an çağlayan'da bir ilk okula da adını vermiştir ahmet buhan.
chrystal chrystal
ilkokul 4. ve 5. sınıfı bana zehir eden insanlardan biri. her akşam annem alırdı beni karşısına beraber ahmet buhan'dan soru çözerdik. (keşke öss'de de annem öyle yapsaydı) *
sosyal kitapları için (bkz: ali öğmen)
cappuccetto verde cappuccetto verde
emekliliğinin son bir ayında etüt öğretmenim olmuştur kendisi. 5. sınıftaydım yanılmıyorsam. bir ay boyunca günde üç saatten hiçbir etüt dersinde ders işletmemiş sadece lak lak konuşup arada bir takım oyunlar oynamamıza sebep olmuş adamdır. emekli olacağından mıdır nedir bir boş vermişlik, bir adamsendecilik hali vardı üzerinde. neyse kısa sürdü de başladık ders yapmaya yeni gelen öğretmenle. o gitti soruları kaldı önümüzde yadigar. sonra baktım kitapları acayip piyasa oldu ne hikmetse. yıllar yılı adını hep duyar olduk kardeşlerden, kuzenlerden.
escaflowne escaflowne
piyasada genelde söz konusu kitaplarının iki farklı baskısı bulunan yazar.. bunlardan biri 1. hamur baskı, diğeri saman baskıydı.. saman baskıyla 1. hamur baskı arasında 2-3 sayfalık bir fark olurdu da öğretmen tahtaya ödevleri yazarken;
"beyaz kitap için 78. sayfa, sarı kitap için 78-4'üncü sayfa.. yani kaç oluyor?" derdi..
"örtmenim! örtmenim! yetmişaltı örtmenim!" [matematiğim zayıftı hacı, ben ne yapayım..]

vakti zamanında annem bizim çevredeki kırtasiyelerde kitabı bulamamış, gecenin bir vakti -hem de soğukta- babamla birlikte -araba da yoktu, tamam kağnılarla yolculuk edilmiyordu, ama bizim arabamız yoktu- bakırköy beyaz adam'ın yolunu tutmuştu..

anaa bak ne buldum, bir başka çocukluk imgesi sana;
(bkz: beyaz adam)
1 /