ahmet hamdi tanpınar

2 /
z string z string
ömrü boyunca okunmamaktan ve eleştirilmekten yana dertli ve bu konuda da haklı olan çalışkan yazar. pek çok türde eser vermiş, ayrıca da üşenmeyip yaptığı işler üstüne kafa çürütmüştür. yazdığı edebiyat tarihine benzer bir tarih henüz yazılmamıştır. bir gül bu karanlıklarda adlı bir derlemede hakkında birçok yazı bulunabilir. bu ay içinde de zeynep bayramoğlu tarafından hazırlanan bir kitap çıktı. tez çalışması olmalı.
ayrıca
(bkz: antalyalı bir genç kız)
(bkz: zaman)
eminsaydut eminsaydut
ender gürol tarafından "saatleri ayarlama ensititüsü" adlı kitabı ingilizceye çevrilmiştir. pek bilinmese de aslında orhan pamuktan sonra yabancıların en çok okuduğu ki çoğunun pamuktan üstün tuttuğu yazar. şanssızlık şu ki, ingilizce baskısı büyük bir yayınevi tarafından basılmadığı için, iyi dağıtılamıyor ve genellikle yazarı şahsen tanıyan kitabevi sahipleri ya da müşteriler tarafından özel olarak sipariş edildiği takdirde sekiz haftayı aşan zamanda temin edilebiliyor ki yazık diyorum sadece.

huzur adlı romanı da çevrildi, ama ama basıldı mı onu bilmiyorum.
füçır füçır
'saatleri ayarlama ens(t)itüsü' adlı mizah ve ironi yüklü eserinde "halbuki ben bir masalı olan adamdım" cümlesiyle gündelik hayatın rutinine kapılmış ve artık kendi hayatını değil de başkalarıyla birlikte toplu bir hayatı yaşadığını bence mükemmel bir şekilde ifade eden iyi yazarımız.

sırf bu cümle bile iyi bir yazar olduğuna delalet eder veya ben çok sevdim ama akan yaşamın keşmekeşinde arada bir uykuyla uyanıklık arasında her insan, sanki bu cümleyle ifade edilen haleti ruhiyeye bürünür.
saki saki
karışan saatler içinde

karışan saatler içinde hâtırana
bazı sabahlarla ikindiler yan yana,
değişik gülleri sanki tek bir baharın;
bâkir hülyasıyla beyaz ve ürkek yarın,
o sükût bahçesi, ufkunda kuş yerine
hasret kanat çırpar düşünen ellerine...

hep aynı nağmede çılgın dolaşan yaylar,
bir yıldız kervanı gibi haftalar, aylar
hep aynı hayalin peşinde bu yolculuk,
hep gül yangını ve bahar sıtması ufuk...

tenha bir ucunda gecenin bir sır gibi
fısıldanan adın kardeş, dost ve sevgili,
durgun havuzların süsü ten rengi çiçek
bir mevsim cümbüşü içinde süzülerek
ömrün gecesinde ve kader rüzgârında
bir ürperme olur çıplak omuzlarında...

ahmet hamdi tanpınar
saki saki
ahmet hamdi tanpınar'ın hayatında ve edebiyatta ona ilham veren iki önemli kişi vardır biri marcel proust diğeri hocası olan yahya kemal beyatlı tanpınar aslında doğu ile batı arasında kalmış bir isim tabi ki arada kalış sinmek değildir kendine has bir uslubu vardır. tanpınar'ın eserlerinde hep bir özlem görülür. tanpına'a geniş bir yelpazeden ve doğru açılardan bakan bir eser vardır. edebiyat ın huzunda ahmet hamdi tanpınar ufuk yayınları tanpınar'ın romanları ve şiirleriyle ilgili geniş bilgi edinilebilir bu kaynaktan.

ahmet hamdi tanpınar ülkesini de çok iyi tanımaktadır uzun süren devlet memurluğu yıllarında ülkenin bir çok yerini gezmiş ve gözlemde bulunmuştur. mesela beş şehir de türkiye'nin ve türk tarihinin önemli beş şehrine estetik bir zevkle bakmış ve bu eserinde şehirlerin ruhunu aktarmıştır okuyucuya. bu şehirler; ankara, bursa, erzurum konya ve istanbul'dur. aslında buna bi gönderme yaparak ahmet turan alkan sivas'ın da bu şehirler arasında olması gerektiğini düşünerek altıncı şehir adlı bir kitap yazmıştır.

şiirlerinde kapalı bir uslüba sahiptir. anlatacağını akıldan çok ruha anlatır. romanlarında ise daha gerçekçidir. önemli bir edebiyatçı ve düşünür.
saki saki
yaz yağmuru'ndan

adem tekrar eline ve elinin altında kımıldayan, ürperen bu şeye baktı.
o zaman ona sordu:
kimsin?... dedi
benim, senden bir parçayım, dedi.
evet, ama nesin?
kadın cevap vermeden ona sokuldu.fazla bilmek için büyük bir iştihası yoktu. ondan bir parça idi.
başlarının ucunda bir yığın kanat hışırtısı, aydınlığı üstlerinde eleyen uçuş gördüler: bunlar meleklerdi.her türlü mücevher parıltısı içinde her an değişerek onları seyrediyorlardı.hayretten hepsi rabbi tesbih ve tahmid etmeği unutmuşlardı.adem onlara sordu:
yalnızlığının aynası, dediler.
adem , içinde hiçbir şey değişmemiş gibi onlara:
ben yalnız değilim ki. sizlerle beraberim...dedi.
şimdiden sonra bizden ayrısın...yalnızsın, diye cevap verdiler.ve bu, yalnızklığının aynasıdır.
ve hepsi , rabbın bir tasavvuru olmaktan çıkan bu son gelenlere hasedle güldüler.
altlejant altlejant
dili, anlatımı muazzam bir kuvvete sahip. onun elinden çıkmış eserlerin altını çizdiğim kısımlarına hala döner bakarım . "bunu böyle anlatmak , şu dünyada 200 yıl yaşasam yine de aklıma gelmez "dediğim olur. eğer iyi bir çevirmenin elinden dünyaya yayılmış olsaydı, bugün kitapları dünya klasikleri raflarını süslüyor olurdu. knut hamsun 'u bağrına basan (ki benoni diye felaket ötesi romanına rağmen) dünya, onu omuzlarında taşırdı.
ahmet hamdi, türk muhafazakarlığının en aydınlık , estetik hisleri en koyu olan figürlerindendir. bir muhafazakardır ama bu muhafazakarlığın menteşesi hiçbir zaman din değildir. ya da şöyle diyelim ne dinin, ne tarihin , ne geleneğin birbirine ağır bastığı bir iksirdir onunki. romanlarında erotizm de vardır, dünya sanat tarihine atıf da , çok klas bir mizah da. dört dörtlüktür.
lutfen okuyunuz. erken okumayınız, geçe kalmayınız. büyük bir değerle aynı dili konuşuyor oluşunuza mütemadiyen sevininiz.
z3yn3p z3yn3p
oğuz demiralp'in aşağıdaki satırlarla anlattığı yazardır:
“kimi yazarlar vardır. bize bıraktıkları taslakları, bitmemiş çalışmaları, en sıradan görünüşlü çalışmaları bile değerlidir. yapıtlarının bütünü ya da oluş süreci içinde anlamlanır. kusurlu yada yarıda kalmış yapıtlarıyla okuru soğutmazlar kendilerinden; daha çok çekerler. düşüncenin binbir türlü devinimi görünür bu satırlarda. zihnin, imgelerin atılımlarına tanık olunur. yazarın öbür yapıtlarını düşünür kişi, giderek yazının tümünü. beslenir ve zenginleşir.”
küflü prenses küflü prenses
edebiyat fakültesi'ne kaydını yaptırmadan önce baytar mektebi'nde okumuştur. romancılığı, öğretmenliği, o kabul etmese bile şairliği vardır, baytarlık da eksik olsun.
kral padişah kral padişah
türk edebiyat'ının en önemli modern öykücü ve romancılarından biridir.yahya kemal ve ahmet haşim 'in öğrencisi olmuş daha sonraları ise dostluğunu kazanmış olan yazardır. hayatı boyunca sürekli sağlığından şikayetçi bir şekilde yaşamıştır.bir çok eseriyle kalıcılığını günümüze kadar sağlamış olan yazardır.son günlerde de chp lideri deniz baykal'ın obama'ya huzur adlı romanını hediye etmesinden sonra tekrar gündeme gelmiş olan yazardır.
2 /