ahmet özhan

1 /
mavio mavio
yıllar önce türkiyenin en büyük şarkıcılarından olan, ardından kendini hak yoluna verdiğini söyleyerek bir tarikata üye olan, geçtiğimiz sene ise sahnelere dönüş yapan ama arabesk söylemeye başlayan, aradığını bir türlü bulamadığını düşündüğüm adam
(bkz: yalnız benim için bak yeşil yeşil)
benikoyupgitmeneolursun benikoyupgitmeneolursun
trt'nin trt olduğu yıllarda tarikat olaylarına bulaştığı için kurumdan kovulan ancak trt'yi sofuların basması ile birlikte tekrar bu ekranlara geri dönüş yapan tarikatçı kişi. geçen gün trt 4'te bir konserde izlemek istedim bu kişiyi bir kravat dahi takmadan yaka bağır açık bir vaziyette binlerce kişilik koca arı stüdyosunda konsere çıkması kelimenin tam anlamıyla koca bir ayıptı.
maximus maximus
hali, tavrı, saçı, kıyafeti, söylemi ile rte'nin izinden giden, akp iktidarı ve dindarlaşan türkiye'yle alıp yürüyen muhafazakar sanatçı. zamanında hale soygazi'yle olan evliliğini eşinin rahat tavırları nedeni ile bitirdiği söylenir.
nim sofyan nim sofyan
an itibari ile beni sikine takmamış şahıstır. efendim bir ortam vasıtasiyle gittim üşenmeden çekinmeden ahmet özhanla tanıştım. babamla olan münasebeti ile bana sıcak davranır dedim içimden ama meğer ben ne kadar yanlış düşünmüşüm...ahmet özhan yanına gittiğimde masada türk kahvesini yudumluyordu.fırsattan istifade kendi bestelerimin içinde bulunduğu kağıt tomarını önüne koydum. hicaz, kürdi, nihavend ne ararsan. daha önce trt ye gönderip epey bir olumlu eleştiri alınca tabi özgüven yerine gelmişti.o yüzden bestelerimi gösterirken utanmamıştım. ama o kadar kağıda bakıp ya kuru ' hı hı' dedikten sonra yanındaki adamla muhabbete geri dönünce, adeta içime kan ağladım arkadaş. beklerdim ki yapıcı birkaç eleştiri yapsın geleceğimin parlak olduğunu söylesin falan filan ama ahmetciğim adeta götünün dışta kalan kısımlarıyla yani ucuyla güldü bana. içimdeki nurettin selçuk o an öldü alacağın olsun...belki üç beş bir şey desen ilerde önemli biri olucaktım, türk müziğine dinamizm getiricektim. ama şimdi en fazla ibrahim erkal kadar sanattan anlayan biri olucağım. mikrofonları koltuğumun altına koymaktan eskiticem. düğünlerde aranan sanatçı olucam sadece. hiç bir zaman topsakal bırakıcak kadar duayen olamicam. insanlar benim aşk hayatımı, nasıl kilo verdiğimi, gerçek bir ismim olup olmadığını hiç merak etmicek, flar benim için bir hayal artık en fazla terimi çeksin diye mendil dolarım boynuma...vallaha alıcağın olsun ahmet özhan...
abdüş şuküfe abdüş şuküfe
önceden gömleklerinin düğmeleri sonuna kadar açıktı, yağmur altında ıslanırdı... şimdi ceketini çıkartmıyor ve genellikle tasavvuf müziği söylüyor
ab ı hayat ab ı hayat
bir ailenin beş çocuğunun tsm.den nefret etmesine katkısı olan;tsm,tasavvuf sanatçısıdır.suç onda değildir.her arabaya binildiğinde,kahvaltılarda zorla çocuklarına ahmet özhan dinlettirmeye çalışan annededir,babadadır. harika bir ses ve yorum kabiliyeti vardır,işinin ehlidir.ancak sevdiremediler,inadına sevmeyeceğim.
füçır füçır
geçenlerde imza gününde gördüğüm sanatçı

dikkatimi çeken noktalardan bir tanesi bayan hayranları iki gruba ayrılıyor. bir grup, daha çok ahmet özhan' ın ilahileriyle ilgilenen muhafazakar kesim, diğer grup ise sanatçının gençliğinde söylediği aşk şarkılarına tav olmuş, 40 yaş üstü, diğer gruba kıyasla görece din ile daha az alakalı görünen kesim.

yalnız iki grubu da rencide etmeyeyim, doğru kelime seçeyim diye su sıçanına döndüm arkadaş! yazdığım da iki satır yazı, öys' de bu kadar çok düşünmedim ben! velhasıl kelam bayanların bir kısmı akp kadın kolları, bir kısmı da chp kadın kolları gibiydi. böldüm, ayırdım, rahatladım.

chp kadın kolları grubundan bir kadın ile ahmet özhan arasında şu diyalog geçti;

- ahmet bey, kendinizi çok özlettiniz, biz aşık olmayı sizin aşk şarkılarınızdan öğrendik. çok uzun zamandır konser vermiyorsunuz.
+ (elini göğsüne götürerek) kaza ederiz inşallah!

kadının resmen hayalleri yıkıldı. aynen filmlerdeki gibi kadının gözlerinden, içinden bir gençlik aşkının sulara gömüldüğünü gördüm. diğer grup ise espriye çok güldü. ama o an için yerinde ve güzel bir espri oldu. şimdi tırt gibi durdu ama ben de "ilahi ahmetçiğim!" diyerek göbeğimi tuta tuta güldüm. vallaha komikti, siz de gülerdiniz ki!

not: şimdi düşündüm de hakkaten tırt espriymiş!
meyzen meyzen
istanbul'un kar altında kaldığı akşamlardan birinde vasıta bulup da işten bir türlü eve dönemeyen anneciğimi arabasıyla eve getiren adam(mış). sanırım 90'ların başında bir vakit.
annemin onunla ilgili söylediği şeyse şu: "çok yakışıklıydı, gözleri çok güzeldi, aynadan bakıyordum." ilahi annem yaa.. tabii evli barklı kadın, gözlerine bile bakamamış adamcağızın.
kimilkorellturk kimilkorellturk
uzun yıllar ramazan müslümanlığı geleneğinin ramazan sanatçılığı kolu ile iştigal etmişken, hidayete ermenin tekil eylem olmaktan çıkıp toplumsal bir eylem biçimi haline gelmesi ve münzevi değil dünyevi bir öze dönüşmesi neticesinde aylara yayılan bir performans sergilemeye başlamıştır.
1 /