aidiyet duygusu

almost almost
her ne kadar başka türler için de tanımlamak ve gözlemlemek mümkün olsa da, sosyal bir tür olan insan açısından ele aldığımızda; bireyin varlığını sürdüğü kimliği ve bu kimliği oluşturan her bir özelliğinin, yaşadığı coğrafi ve mekansal konum, bireysel ilişkiler, içinde bulunduğu mikro ve makro kurumlar ve hatta belirli zaman dilimine karşı hissettiği uyumluluk hissi ve bu uyum neticesinde ortaya çıkan ait olma duygusuna, "aidiyet duygusu" denilebilir.

aidiyet duygusu her şeyden önce bir ihtiyaçtır. nitekim maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki o meşhur üçgen tablosunda, tam da orta basamakta yer alır. her ihtiyaç gibi, ait olma ihtiyacı yani aidiyet duygusunun yoksunluğu veya abartılı biçimdeki varlığı, doğal olarak farklı sonuçlara yol açar. bu sonuçların neler olduğuna, az sonra değineceğim.

aidiyet duygusu, çoğu zaman birey-birey ve birey-sistem gibi çift yönlü işleyen ve bu nedenle bu yönlerin karşılıklı etkileşimi ile oluşan bir mekanizmaya benzetilebilecek olsa da, bireyin, herhangi bir etkileşime girmediği hallerde de aidiyet duygusunu hissedebildiği görülebilir.

birey-sistem ilişkisinde görülen aidiyet duygusu, bireyin genetik faktörler ile oluşan yani doğuştan gelen yapısal özellikleri ve sistemin bireyi tanıması ve onu kabul etmesi gibi karşılıklı ilişkiyle kurulan durumlar şeklinde ifade edilebilir.

aidiyet duygusundan yoksunluk; bireyi önce fiziki ve sosyal çevresinden yabancılaştırmaya , ardından da doğal olarak yalnızlık hissine itebilir.
aidiyet duygusunun aşırı boyutlara varması ise, fanatizm ve bireyin egosunun bütünüyle ortadan kalkması gibi sağlıklı olmayan sonuçlara neden olabilir.

son olarak aidiyet duygusu; birey psikolojisi, sosyal psikoloji ve sosyoloji bilimleri içinde kendisine yer bulan bir konudur.
boo1905 boo1905
çok acayip bir duygu. hiç sevmediğin bir şeye, hatta yaşadığın şehre bile biri laf etse ağzını yüzünü sikesin geliyor.
kendi ülkene kendin her seyi söylersin, ama başka ırktan biri laf söylerse ağzını kırarsın o ibnenin.
tuhaf bir his.
renklipanda renklipanda
bende oldukça yüksek oranda bulunun duygu çeşididir. evimden bir gün ayrı kalınca bile özlerken, gezi turlarına çıkıp aylarca ev yüzü görmeyen insanlara özenmek yerine garip bir huzursuzluk duyuyorum. mesele para pul şu bu değil, ben bir yeri evim bilip orda yaşamıma devam etmeliyim. bu benim mutluluğumun en temel koşullarından biri gibi. o yüzden karantina dönemini de psikolojik anlamda en rahat geçirenlerden biri ben olabilirim.