aile şerefi

1 /
orcinus orca orcinus orca
yönetmenliğini orhan aksoy'un yaptığı,herkesin en az bir kere seyretmesi gereken;iyilikler,kötülükler,mutluluklar ve hüsranlarla dolu 1976 yapımı film.bir zamanların modası olan geniş oyuncu kadrosuyla dikkat çekmektedir.ciddi niyetle yapılan komik yapımların en iyilerindendir.
viola viola
bu konuyu bi açıklığa kavuşturmak istiyorum:

aile şerefi adlı film; bizim aile; neşeli günler, gülen gözler adlı filmlerin (bu filmlerin ortak özelliği adile naşit ve münir özkul'un anne-baba rolünde olmaları) içinde tek acıklı, ve sonu buruk bir mutlulukla biteni.

bu filmde ayrıca tarık akan oynamıyor. tamam mı?

zeynep(ıtır esen) küçük kardeşiyle bir gün dondurma almaya giderler(ya da öle bir şey) fakat; zengin piçi (tam anlamıyla öyle) son model arabasıyla yarış yaparken gelir kardeşine vurur ve onu sakat bırakır. ve üstüne üstlük gel sen bu sapık adam zeynep'e göz koyar (bak şimdi çok sinirlendim.) bundan sonra da olaylar gelişir. ama sonra da geberir gider bu herif.
undeuxtrois undeuxtrois
fakir aileye ve sakat kalan küçük kardeşe mi, yoksa babası tarafından tam teşekkülü bir zengin piçi olarak yetiştirilmiş olan kötü çocuğa mı, yoksa oğlunu o hale getirip ölmesine sebep olan ve hayat boyu pişmanlık çekecek olan zengin babaya mı acıyacağıma karar veremeyerek izlediğim eski türk filmi.
not: ve bu da hayatımda kurduğum en uzun cümlelerden biriydi.
venom venom
filmdeki en bomba konuşma şudur.

selim* dört adam tarafından kaçırılıp evire çevire dövülmüş, kapının önüne atılmış, garibim de zar zor ağzı burnu kanlar içinde kapıdan dalar.

ıtır esen/ayşen gruda: abiii
adile naşit: oğlummm...
minür özkul: hasannn

şevket altuğ: yeter ulan yeteeeer

koşar, yüklükten tüfeği çıkartır.
sdf824 sdf824
garip diyaloglar içeren bir filmdir. şöyle ki:

(oktay kişisinin babası, köşkünün bahçesinde zengin arkadaşlarıyla eğlenirken bir taraftan da iş konuşmaktadır.)

-buzdolabı işine girerim, yalnız iki şartım var. birincisi yüzde elli bir hisse benim olacak, ikincisi buzdolaplarının adı oktay olacak.
-aman beyefendi, sizin oğlunuz o kadar soğuk mu ?
-evet, doğru. bak ben bunu hiç düşünmemiştim, oktay'a ayıp olacak.

(oktay, zeynep* yüzünden kafayı yer ve elinde içki şişesi, kendisini havuza atar.)

-istiyorum baba, onu istiyorum.
-ne istiyorsun, kimi istiyorsun?
-onuuuuu...
-o kim?
-zeynep, kardeşini çiğnediğim kız.
-hay allah, bir sucu parçasının kızı için mi bu hallere girdin?
-napıyım unutamıyorum.
-ulan sana bu dünyada kız mı yok?
-bu öyle değil baba, ne yaptıysam boşuna. nikahlarsam belki evet der.
-ne demek belki, bayılırlar. ama ben seni bilirim, üç ay sonra bıkarsın.
-o zaman da atarım. al onu baba, nolur.
-sen ne istedin de ben peki demedim oğlum, alacağım.





ekipler amiri kenan ekipler amiri kenan
münir özkul' un oğullarından en bıçkın olanı hasan' ın film boyunca oktay*' ı dövme isteği babası tarafından engellenmiştir. tam döveceği sırada araya girmiştir hep münir baba. ta ki zengin piçlerinin zeynep(`ıtır esen)' in nişanını bastığı sahneye kadar. orospu çocukluğunun son raddesi olan bu hareket karşısında peygamber gibi adam olan münir özkul bile hasan'ı durduramamış, ancak oktay' ı baya patakladıktan sonra, tam boğazını sıkıp öldürecekken hasan' ın elinden alabilmiştir . içimin yağlarının eridiği sahne de budur. vur hasan benim için de vur.
taze maydanoz taze maydanoz
sıradan bi yaşantı süren fakir bir ailenin hayatı ailenin küçük oğluna zengin serserisi oktayın arabayla çarpıp kaçmasıyla alt üst olur serserinin önde gideni oktay çocuğu sakat bıraktığı yetmezmiş gibi ailenin güzel ve aynı zamanda nişanlı olan kızı zeynepe kafayı takar ilk başta zenginliğinin zeynepi elde etmesine yeterli olacağını düşünüp babasına gidip son derece laubali bi şekilde zeynepi istediğini söyler kendinden daha laubali babası ise sen ne istedinden ben almadım deyip pazardan karpuz alacakmış gibi zeynebi istemeye gider bu terbiyesizliğini kızı isterken de sürdürür fakat zeynepten ve babasından tokat gibi bi cevap alınca donar kalır. fakat oktay zeynepten vazgeçmemiştir sürekli olarak zeynebi rahatsız eder hatta bu zeynepin nişanını basmaya kadar gider, düğünü darmadağın eden oktayı ailenin oğlu hasanın elinden babası zor kurtarır fakat oktay uslanmaz birgün nişanlısı ile eve dönen zeynepin nişanlısını döver zeynepi kaçırırlar bu olayda hasan bıçaklanır ve sürekli oktay konusunda oğlu hasanı engelleyen baba tüfeğini alıp oktayın evinider ve oktayı vurur.bunun neden yaptın diyen babasına cevabı ise filme damgasını vurmuştur'onu ben değil sen öldürdün'
jemcug jemcug
zengin züppe olan genç delikanlı asıldığı kızın kardeşine arabasıyla vurup kaçar ve olaylar yoğun olarak bunun üzerinde gelişir.en sonda kızın babası gençten intikamını alır ve hapse girer.yıllar sonra çıktığında da aile şerefini kurtarmanın gururu yüzünde belirir.
sahipkıran sahipkıran
türk sinema tarihinin en başarılı anti-kahramanı oktay'ı -bu başarısını en dolu dolu sövdüğüm karakter olmasından çıkarıyorum- barındıran film. bugün yayınlansın izleyemem sonuna kadar, ne nalet bi karakter çizmişler oktay karakteriyle arkadaş.

orospu çocuğusun oktay.
mümtaz mümtaz
türk sinema tarihinin en başarılı filmlerinden biridir. bizim aile filmi ile birlikte düşünülmelidir. türk sinemasında dram unsurunun zamanında ne kadar başarılı bir şekilde kullanıldığının açık bir kanıtıdır. zenginliğin, ama dahası görgüsüzlüğün insanları nerelere sürükleyebileceğinin bu kadar güzel anlatıldığı başka bir film bulmak zordur türkiye'de. evet, bir zamanlar burası güzel bir ülkeydi. burada güzel şeyler öne çıkarılır ve övülür, insanlara erdemli olmanın güzel bir şey olduğu anlatılırdı. aile şerefi, sonunda cinayet işlenen bir film de olsa bu kavrama da yeni bir bakış getiriyordu. zevk için adam vurmak, gerizekalıca bir namus kavramının ardında dünyayı yıkıp arsızca insanların yüzüne bakmak değildi burada anlatılan. insan, şerefi için yaşardı; ama bu kavramın içi şimdilerde kimsenin bilmediği güzel düşüncelerle doluydu.

filmin dev oyuncu kadrosu, son sahnede bir arada görülür. unutulmaz ve muhakkak ağlatan bir sahne olarak hafızalara kazınmıştır. hafif kırlaşmış saçlarıyla adile naşit'in münir özkul'a sarılışı unutulur gibi değildir.
1 /