ailenin karşı çıktığı kişi ile ilişkiye devam etme

death is certain life is not death is certain life is not
(bkz: elalem ne der)
(bkz: onay aramak)

herkes ister ailesinin de iyi anlaşabildiği biriyle ilişki kurmak, hayatını birleştirmek. ancak bazı insanlar bazı insanlarla anlaşamazlar, anlaşmak zorunda değiller. bir huyu, bir hareketi, bir sözü diğerine batabilir ya da tamamen aykırı gelebilir. lakin ailesinin, arkadaşının ya da herhangi birinin sözüyle hayatındaki insana karşı tavır almak, hayatını ona göre idame ettirmeye çalışmak benim için acizliktir. birinin bu kadar aciz olduğunu gördüğümde zaten direkt hayatımdan çıkarıyorum. belli bir yaşa kadar el bebek gül bebek büyümüş, ailesinin sözünden çıkmamış, ekonomik olarak ailesine muhtaç yetişmiş bir bireyin kendi kararlarını vermesini bekleyemezsiniz. sizinle birlikte oluyorsa ailesi onaylayacağı için oluyordur. bu da bizim kendimizi ailesine beğendirmemiz anlamına gelir.

siz kimseye kendinizi beğendirmek zorunda değilsiniz. yavşak, götveren biri de olsanız hayatınızdaki insan sizi seviyorsa bitmiştir.

kimsenin onayını beklemeyin lan. kimseye de gebe olmayın. 30 yaşına gelmiş koca koca adamlar kadınlar ailelerinin sözünden çıkmayıp ot gibi hayat yaşıyorlar. bir daha geçmeyeceksiniz bu yıllardan. sonunda kötü bir şey yaşayacak bile olsanız kendi isteğinizle yaşayın bunu. sinirlendim.
1
bizzatsahsen bizzatsahsen
kesinlikle maddi güç ve özgürlükle alakalı durum.babam sevgilimden nefret ediyor.her fırsatta arkasından söver.ukala,pezevenk,kibirli diye.sevgilim de onu sevmez.ama ben ikisini de seviyorum çok ani bir durum olmadıkça bir araya getirmiyorum tartışıyorlar genelde çünkü.yarın evlenmeye kalksam ki henüz düşünmüyorum bir evin içinde yeni yeni alışıyoruz birbirimize.yine kavga kıyamet. olsun ben bu adamı seviyorum aşığım bitti nokta.yetişkin insanlarız okuduk ettik iş sahibi olduk.evim kapım ailemden ayrı çok şükür.aileme sevgim saygım sonsuz ancak koynuma alıp yatacağım seveceğim adamı da ben seçeyim bir zahmet.herkes kendi köşesinde oynasın
bilmem hatırlar mısın bilmem hatırlar mısın
bence bunun maddi guc ile cok ilgisi yok, yillardir ailesinden bes kurus para almamis, ustelik zaman zaman onlara yardimci olmus biri olmam bana ailemin goruslerini yok sayma hakkini vermez.

burada onemli olan ailenizin sundugu argumanin ne oldugu. niye karsi cikiyor bunu iyi dusunun. oturun birlikte irdeleyin ama kirici olmadan tartismadan irdeleyin. eger onlar haklilarsa iliskinizi gozden gecirin, eger siz hakliysaniz anlayacaklari sekilde bunu onlara anlatin.

iliski yasadiginiz kisinin ailenizin yerini dolduracagini saniyorsaniz buyuk yanilirsiniz. bu arada bunu yazan kisi annesini babasini 3 ay once yillik izinde gordu, yani ailemle 7/24 birlikte huzur icinde yasayan biri sanmayin beni, ama onlardan ayri yasamam bu gercegi degistirmiyor. aile ailedir, sevgili sevgilidir. tabii ki sevgilinin boslugunu da anne/baba dolduramaz. aradaki dengeyi kurmak cok onemli.

simdi cogunuz tabii burada 20'li yaslarin basindasiniz, askina eskiya modundasiniz, ask icin her seyi yapacak gucu buluyorsunuz kendinizde ama zamanla hayatin asktan ibaret olmadigini goreceksiniz. simdi size sacma gelen bu gercekler 30'a merdiven dayadiginizda gayet mantikli gelecektir.
jean paul marat jean paul marat
zamanında annem ve babam bunu yapmış. hatta evlenmişler. yoğun olarak anne tarafımdan olmak üzere iki tarafta da bu birlikteliğe karşı çıkanlar olmuş. ancak annemi ve babamı durduramamışlar. iyi ki de yapamamışlar, yoksa ben doğmazdım.

aile baskısını hissetmemek ve kafa dinlemek için bir süre* abd'de yaşamışlar. ablam doğduktan sonra iki tarafta da bir yumuşama olmuş. annem bana hamileyken tr'ye dönmüşler. ama o anlaşmazlıklar hiç bitmedi. bunu hep hissettim. iki öz teyzemden küçük olanı bizi hiçbir zaman ailenin üyeleri olarak görmedi mesela. onunla ve öz kuzenlerimle bugüne kadar görüşmedim. insan kendi aile üyelerinin düşmanca tavırlarını görünce tanımadığı yabancıların nefretine ve antisemit söylemlerine pek kulak asmıyor. bir nevi dayağa şerbetli olma durumu.

türkiye'de nikah davetiyelerinde şöyle yazar: ahmet ve aysel'in oğlu orhan ile mehmet ve nuran'ın kızı buket. orhan ve buket evlenmiyor yani; ahmet ve aysel'in oğlu ile mehmet ve nuran'ın kızı evleniyor. orhan ve buket 30 ya da 40 yaşında olsa da kendi hayatlarına yön verecek kararları alamayan birer çocuk aslında. hala yetişkin olamamışlar. çocukluktan çıkmalarına izin verilmemiş. tr'de insanların ailelerine olan manyakça bağlılığının ve yabancılarla* sağlıklı sosyal ilişkiler kuramamasının temelinde de bu sorun yatıyor.
6
rene rene
anası babası istemedi diye sevdiği kadınla evlenmeyen adamdan, aynı şekilde anası babası istemedi diye sevdiği adamdan ayrılan kadından eş olmaz gençler, eğer böyle bir durum yaşarsanız üzülmek yerine "oh iyi ki böyle bir sınavı evlenmeden yaşadım da yıllar sürecek sıkıntıdan kurtuldum" deyin, özellikle adamdan koca olmaz, hatta adam da olmaz ondan, senin için rahat olsun, sakın kafana takma.

edit düşeyim buraya da, çok sivri görünmesin düşüncem, ailenin düşüncelerine karşı çık, onları yok say demek istemiyorum, zaten ailen sana güveniyorsa, senin düşüncelerine saygı duyuyorsa sevdiğin insana tamamen karşı çıkar mı? orada bir sıkıntı var, seni bir birrey olarak gören ailen bu şekilde sana müdahale etme hakkını kendisinde bulmaz zaten, düşüncesini açık bir şekilde dile getirir sende değerlendirirsin bu ayrı bir şey. ancak annem istemiyor seni sevmedi diye seviyorum dediğin insandan ayrılmak senin kendisine ait düşünceleri olmayan, yorumu olmayan, kısmen bağımlı tam özgür bir birey olamadığını gösterir ki senden koca veya hanım da olmaz, sen evde ailenle devam et yaşamaya, elin oğlunu/kızını da hiç mundar etme evleneceğim çocuk yapacağım diye.
esofmantakımı esofmantakımı
bana ilişkini bitireceksin deseler hemen bitiririm. ben zaten ilişki yaşacaksam ailemin haberi olur en baştan zaten. ailem bütün arkadaş cevremi tanır telefonu, adresi vardır mutlaka ailem'de. ve ilk önce kız olsun erkek olsun önce onlardan onay alırım sonra arkadaşlık ilişki başlar, yoksa biter. ve yine onlardan onay almadan onlarla görüşmem. ulaşacaksak geziceksek onlar uygun gördüğy zaman aralıkları ve yerlerde olur ancak. bu durum 100 yaşına da gelsem trilyoner de olsam değişmez onlar yaşatıkça hep böyle kalır.
fark ettim fark ettim
bazen eski tecrübelere saygı duymak gerekli... ama bizim aileler genelde celal ile ceren filmindeki gibidir.

celal'in annesi "ceren iyi kızdır kaçırma..." der, sonra celal ayrıldık deyince "ağzı büyük olandan korkacaksın, g.tü yere yakın olandan korkacaksın, iyi kız değildi..." diye hemen yüz seksen derece değişir. işte bu sahneyi hayatta birebir yaşayanları tanıyorum, hatta birisiyle aynaya baktıkça karşılaşıyorum.