ajda pekkan

2 /
manha de carnival manha de carnival
estetik operasyonlarını,yaşam biçimini ve o aristokrat tavırlarını bir yana bırakırsak,türkiye'nin en iyi yorumcularından biri.ses genişliğini verimli kullanışına,orkestradan yetişme bir vokal olmasına ve light my fire söylemesine hayran olduğum şarkıcı.

ajda.net - ajda pekkan resources and ınformation. this website is for sale! ajda.net is your first and best source for information about ajda pekkan . here you will also find topics relating to issues of general interest. w... ajda
rhododendronluteum rhododendronluteum
tartışmasız süper star.kim ne derse desin..estetikli,evet.inanılmaz sahne performansı ile benim diyen genç sanatçılara sahne tozunu yutturur.ne kadar hanımefendi olduğu da açıktır,şarkıları mükemmeldir.daha ne olsundur...
sereia sereia
profesyonel adlı yarışmada garip şekilde soğuk görünüşünden beklenmeyen bir iyi niyet ve içtenlik gördüğüm sanatçı.şarkıları hoştur,estetikli falan ama güzel de kadındır.
eric clapton eric clapton
sevmesiniz de sevmeseniz de türkiyenin en iyi şarkı söyleyen bir kaç kadın sesinden biri olduğunu hususunda hakkını teslim etmeniz gereken sanatçımızdır
imperius imperius
ajda pekkan ölmüş. öbür dünyanın kapısında kendisini karşılayan melekler ajda hanımı doğruca cehennemin kapısına götürmüşler. açmışlar defteri, aramışlar, taramışlar ama ajda pekkan ismine rastlayamamışlar. ”ajda hanım cennetlik herhalde” diyerek soluğu cennetin kapısında almışlar. isimleri kontrol etmişler ama yine ajda pekkan’ın ismine rastlayamamışlar. ne yapacaklarını kara kara düşünürken akıllarına ajda pekkan’ı tanrının huzuruna çıkarmak gelmiş. ajda hanım tanrının huzuruna çıkmış. meleklerden bir tanesi, “tanrım, ajda hanım öldü. fakat biz ne cehennemin ne de cennetin giriş kapısında ismine rastlayamadık!” deyince tanrı gürlemiş; “tabii rastlayamazsınız. onu ben yaratmadım ki!..”(atila yetgin)
blue danube blue danube
estetiklerine her daim laf edilen diva. fakat şu yaşına gelmesine rağmen kendini kırışmaya, buruşmaya bırakmamasının takdir edilesi bir yanı var, çünkü yaptığı sahne işi, görsel bir olay ve ajda görünebileceğinin en iyisi şu anda. hem göze hem kulağa.

ayrıca (bkz: ajda bardak)
şerbet şerbet
süleyman demirel, erbakan, deniz baykal gibi nesiller tüketmiş olan türkiye'nin bıkkınlığını kazanan estetik bağımlısı, dedemin çocukken filimlerini izlediğini söylediği şarkıcı.
pseudonym pseudonym
paris olympia'da sahne alan ilk türk sanatçısıdır. enrico macias'ın alt kadrosu olarak çıkmıştır. yıllar sonra bir aşk yaşadıklarını itiraf etmişlerdir. 6 temmuz cuma günü 30 yıl aradan sonra istanbul parkorman'da konser verecekler.
qpeg qpeg
dün akşam (06.08.07) harbiye açıkhavada dinleme şerefine eriştiğim cool kadın. ne güzelliğinden nede sesinden hiç birşey kaybetmemiş (botoks nedeni ile yüzündeki ifadesizlik belki biraz rahatsız edeci ama zaten ezelden beri vardı). hayatımda ilk defa saat 21:00 deki konser için saat 20:00 da sıraya girdim ve saat 21:00 olduğunda henüz kapılar açılmamıştı, yerimize oturduğumuzda saa 21:30 du ve konser tahmin edeceğiniz üzere ancak saat 22:00 de başladı. organizasyon bozukluğunun nedenini ajdayı gördükten sonra zaten merak eden de olmadı fazla. ajda pekkan diskoda isimli projeyle sahne alan ajdaya türkiye'nin önemli dj'lerinden can hatipoğlu, hüseyin karadayı, suat ateşdağlı yıllardır diskolarda çalınan ajda şarkıları ile yer aldılar. levent yüksel konuk sanatçı olarak katıldı. 80'li yıllar konseptli konser ve dans gösterileri maalesef biraz aceleye gelmiş gibi gözüksede ajdanın müthiş sesi, görsel showlar ve seyircinin çoşkusu sayesinde mükemmel bir şekilde gece 00:30 gibi sona erdi. kendisine neden süperstar dendiğini bir kez daha tüm harbiye açıkhava önünde ispatlamış oldu.
kabuklu badem kabuklu badem
06.08.07 tarihindeki harbiye konseri tam bir facia olan sanatçıdır. deli bir hevesle gitmiştik konsere, 1 saat kapıların açılmasını beklememize rağmen gayet keyifliydik. ama ajda, orkestrasıyla sonsuz bir uyumsuzluk içerisinde, hemen hemen her şarkıda şarkı sözlerini unutarak, şarkıların ortasında kulise gidip gelerek, tıpkı türkan şoray'ın günlük hayattaki tutuk hali gibi espri yapmaya çalışarak hafiften neşemizi kaçırdı. ama en büyük bombayı sona saklamıştı. son şarkıya girildiğinde yine kulise gitti, elbisesini değiştirip geri geldi, revü kıyafetleri giymiş, ayaklarında platform topuk çizmeler olan 2 erkeğin elinden tutarak. ben erkek mi kadın mı olduklarını algılmaya çalışırken sayıları artmaya başladı. birden sahneyi tangalı, mini parlak şortlu (hatta bir ikisinin elinde kırbaç vardı) kadın kılığına bürünmeye çalışmış garip insanlar doldurdu, insan diyorum çünki, biyolojik olarak erkek olabilirler ama ruhen ve görünüş itibariyle pek öyle sayılmazlar. sahne şovu diyeceğim ama, sadece iki tanesi ajdanın elinden tutup seyirciyi selamladılar, geri kalanları ise arkada dolanıp durdular. böyle görüntüler sanırım sadece yurtdışındaki gay barlarda olabilir. halbuki tüm bunlara hiç gerek yoktu, konuşmasa ve sadece şarkılarını söylese bile yeterdi. gecenin tek güzel yanı, süper sesli bir kadını (şarkı sözlerini unutsa da) dinlemekti.
2 /