ak yargı

1 /
the barz the barz
bu sıçma
(bkz: #12479574)

bu da sıvama!

--- alıntı ----
ysk, ak parti'nin kısıtlılar, askerler ve sandık kurulu üyelerinin seçmen olmadığı halde oy kullandığı yönündeki itirazı üzerine ilçe seçim kurulundan gelen sonuçları bugünkü toplantıda değerlendirdi. ysk, chp’nin 6 oy farkla kazandığı seçimi 7 kısıtlı seçmenin oy kullandığı gerekçesiyle iptal etti. karar, 9 kabul oyuna karşın 2 red oyuyla alındı.

yalova’da 1 haziran’da aynı seçmen listesi ve aynı adaylarla belediye başkanlığı seçimi yapılacak.

--- alıntı ----
yalova seçimi iptal yüksek seçim kurulu (ysk) ak parti'nin itirazı üzerine 30 mart yerel seçimlerinde 7 kısıtlı (oy kullanma yeterliliği olmayan) vatandaşın oy kulland... hurriyet
the barz the barz
balyoz ve ergenekon davaları ile ilgili onlarca kez yazdım.
neyseki bu davaların düzemece olduğu kesinleşti.
tutuklular sanık oldu. hükümlüler tahliye edildi. adil bir mahkemede beraat de edeceklerdir inşallah.

bu seferki konumuz askeri casusuluk ve fuhuş sebebi ile içeri alınan kahraman askerlerimiz!
bugünkü yazısında uğur dündar değinmiş bu konuya.

--- alıntı ---
çün­kü ca­sus­luk yap­mak­la suç­la­nan ki­şi­ler, çı­kar amaç­lı suç ör­gü­tü kur­muş­lar, ama çı­kar sağ­la­ya­ma­mış­lar­dı!
id­di­ana­me­de çı­kar el­de et­tik­le­ri­ne da­ir tek bir so­mut de­lil, su­çüs­tü vs. yer al­ma­mış­tı!
bu na­sıl bir ör­güt­se, üye­le­ri­nin ço­ğu bir­bi­ri­ni tutuklandıklarında ve­ya mah­ke­me­ye ge­ti­ril­dik­le­rin­de ta­nı­mış­lar­dı!
üye­ler bir­bir­le­riy­le bir de­fa bi­le te­le­fon­la gö­rüş­me­miş­ler­di!
elek­tro­nik pos­ta da gön­der­me­miş­ler­di!
ara­la­rın­da bağ ol­du­ğu­na iliş­kin en ufak bir ka­nıt bu­lu­na­ma­mış­tı!
bu ne­den­le id­di­ana­me­de “bu ör­güt öy­le­si­ne giz­li bir ör­güt ki, ara­la­rın­da­ki iliş­ki­yi ka­nıt­la­ya­cak de­lil bu­lu­na­ma­mış­tır!” de­nil­miş­ti!

* * * *

ör­güt­te­ki hi­ye­rar­şik ya­pı da çok tu­haf­tı.
ör­ne­ğin bir ami­ral, ha­ya­tın­da hiç kar­şı­laş­ma­dı­ğı bir yüz­ba­şı­nın em­ri­ne gir­miş­ti!
her­hal­de ör­güt­sel fa­ali­yet­le­rin­de ami­ral, yüz­ba­şı­ya “em­re­der­si­niz yüz­ba­şım” di­ye­rek ver­di­ği ta­li­mat­la­rı ye­ri­ne ge­ti­ri­yor ol­ma­lıy­dı!
tu­haf­lık­lar, ace­mi­lik­ler say­mak­la bit­me­ye­cek ka­dar çok­tu.
sa­nık­lar­dan bi­ri­nin an­ne­si ve ba­ba­sı ay­rı ya­şı­yor­du. ba­ba­nın göz­le­ri hiç gör­mü­yor­du. ama ne hik­met­se sa­nı­ğa ait flash bel­lek, ba­ba­sı­nın evin­de bu­lun­muş ve ara­ma tu­ta­na­ğı­nı o sı­ra­da ne­ler olup bit­ti­ği­ni gö­re­me­yen ba­ba im­za­la­mış­tı!
şim­di sı­kı du­run…
id­di­aya gö­re ca­sus­lar­dan (!) bi­ri mes­le­ğe he­nüz 7 ya­şın­da iken baş­la­mış­tı!

* * * *

be­nim bil­di­ğim, ca­sus de­di­ğin ge­ri­de iz bı­rak­maz!
ama bu ca­sus­lar (!) de­lil ola­rak de­ğer­len­di­ri­len bel­ge­le­rin üze­ri­ne t.c. kim­lik nu­ma­ra­la­rı­nı ya­za­cak ka­dar çay­lak çık­mış­lar­dı!
kı­sa­ca­sı kar­şım­da be­ce­rik­siz bir ör­güt du­ru­yor­du!
as­rın en teh­li­ke­li ca­sus­la­rın­dan bi­ri olan hü­se­yin yıl­dı­rım bir uz­man ola­rak da­va dos­ya­sı­nı in­ce­le­miş ol­sa, “mes­le­ğin ra­co­nu­nu re­zil et­ti­niz!” de­yip, bu be­ce­rik­siz ca­sus­la­ra (10) üze­rin­den (0) ve­rir­di!

* * * *

du­ruş­ma­da sa­vun­ma ya­pan avu­kat­lar­dan mu­rat er­gün iro­nik bir de­ğer­len­dir­me­de bu­lu­nun­ca sa­lon­da gü­lüş­me­ler ol­du.
bu­nun üze­ri­ne da­va­ya ye­ni ata­nan ve ben­de say­gı uyan­dı­ran mah­ke­me he­ye­ti­nin baş­ka­nı “gül­me­yin, yok­sa dı­şa­rı çı­ka­rı­rım” uya­rı­sın­da bu­lun­du.
baş­kan hak­lıy­dı.
ağ­la­na­cak du­ru­ma gül­me­me­miz ge­re­ki­yor­du!
avu­kat er­gün sa­vun­ma­sın­da çar­pı­cı bir ger­çe­ğe da­ha de­ğin­di.
onun tes­pi­ti­ne gö­re id­di­ana­me­de 49 kez “mic­ro­soft word” ye­ri­ne “mic­ro­soft world” ya­zıl­mış­tı!
ben­zer yan­lı­şın bal­yoz da­va­sı­’na ait bir ra­por­da da tek­rar­lan­ma­sı, akıl­la­ra çe­şit­li so­ru­lar ge­ti­ri­yor­du.
ay­rı­ca bi­lir­ki­şi­nin “word” ile “world” ara­sın­da­ki far­kı bil­me­ye­cek ka­dar uz­man (!) bir ki­şi ol­du­ğu an­la­şı­lı­yor­du!
acı ger­çek­se, çak­ma ca­sus­la­rın bir bö­lü­mü­nün, bu suç­la­ma­lar ne­de­niy­le yak­la­şık 2 yıl­dır ce­za­evin­de ya­tı­yor ol­ma­la­rıy­dı!
--- alıntı ---
http://sozcu.com.tr/2014/yazarlar/ugur-dundar/bunlar-ne-beceriksiz-casuslar-541311/

bir tertip / operasyon olduğu o kadar belli ki!
inşallah burada yargılanan askerimizin de suçsuz olduğu ortaya çıkacaktır.
itibarlarının da iade edilmesi gerekir!
darısı askerimizi suçsuz yere / sahte delillerle yargılyanların yargılanacağı günleri görmeye.
the barz the barz
nasıl bir mantalitede olduklarını anlamak için şu açıklamalara bakalım.

istanbul cumhuriyet başsavcısı hadi salihoğlu, "(17 aralık soruşturması) hata yapmamaya çalışıyoruz. kimsenin hakkına girmemek için uğraşıyoruz. yaptığımız soruşturmalarda arkamızda yuh dedirtecek tasarruflarda bulunmayacağız. ciddi olaylar bunlar. tüm türkiye sallandı. halkımız verilen kararları görecek. sorumluluğumun bilincindeyim" dedi.

açıklamalar buraya kadar çok güzel ya buradan sonrası, şeytanın gizlendiği aytıntılar...

***

yasadışı dinlemelerin türkiye'de önemli bir sorun olduğunu ifade eden başsavcı salihoğlu, “başbakan dinlendikten sonra kim kendini güvende hissedebilir. başbakan ve bakan dinleniyorsa dinleme mi yoksa dinlemenin içeriği mi önemli?" dedi
başsavcıdan 17 aralık açıklamaları istanbul cumhuriyet başsavcısı hadi salihoğlu, gazetecilerle sohbet toplantısı düzenledi. ses ve görüntü kaydının yapılmadığı yaklaşık 1 buçuk saat... milliyet

bu söylemi hatırladınız mı?
bu söylem ak tayfanın yolsuzlukları ve suç olan konuşma içeriklerini (kendi vatandaşını bombalayıp ülkeyi savaşa sokma planı dahil) örtmek için bulduğu kılıftı!

insanımız da şekle baktı içeriği unuttu!

***
demokrasiyi özümsemiş bir devlette başbakan dinleniyorsa sorumlular hesabını verir evet doğru!
ama başbakan da olsa herhangi birisinin yolsuzlukları - suç teşkil edecek eylemleri kamuoyunun bileceği bir hale gelmişse
her şeyden önce bu kişiler istifa eder. sonra da adil bir mahkemede yargılanır.
biz "ileri demokrasiyiz ya farklıyız!"
the barz the barz
bu örnekte daha yargı aşamasına bile gelmemiş! "ak adalet"(!) diyelim en iyisi!

taşidiği 1.5 ton altınla geçen yıl gana’dan kalkarak atatürk havalimanı’na iniş yapan ve evrak eksikliği nedeniyle 17 gün havalimanında bekletildikten kargo uçağıyla ilgili gümrük bölge müdür ve yardımcılarının da aralarında bulunduğu 18 memur hakkında ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan başlatılan soruşturma takipsizlikle sonuçlandı.
valilikten altınlar için soruşturma izni yok taşıdığı 1.5 ton altınla geçen yıl gana'dan kalkarak atatürk havalimanı'na iniş yapan ve evrak eksikliği nedeniyle 17 gün havalimanında bekletildik... hürriyet - türkiye'nin açılış sayfası
the barz the barz
"süper yetkili ak hakimlerle" çağ atlamıştır!

fatih altaylı yazmış özeti aşağıda!
operasyon kararnameyle başladı dün sabaha karşı başlayan "cemaat operasyonu" için "cemaat nasıl oldu da önceden haber aldı" tartışmaları yapılıyor. cemaat'in önceden haber alması... www.haberturk.com

2 gündür başlayan rte deyimiyle emniyet ve yargıdaki paralelleri temizleme operasyonunun alt yapısı 6 gün önceki sulh ceza hakimleri kararnamesi ile atılmış!

daha önce adana tır'larını durduranların ve başbakanlıktaki böcek soruşturmasından içeri alınanların göz altıları mahkemelerce "serbest" bırakma ile sonuçlanınca hükumetin façası çizilmişti!

bu kararname ile serbest bırakma kararını 112 adet süper yetkili sulh ceza hakimi tarafından verilecek!

böylece aylardır "inlerine gireceğiz" deyip de girememe engeli ortadan kaldırılmış olmuş!

***

"suçu ispatlanana kadar herkes masumdur" şeklindeki evrensel ilke ak hukukta
"suçsuzluğu ispatlanana kadar herkes mahkumdur"a dönüşmüştür!

hey maşallah be.
bi kararname "masumiyet karinesi" gibi uluslararası kabul görmüş kuralın / kanunun önüne geçebiliyor.

***

abd filmlerinde klasik sahnedir. kahraman polis kötü mafyayı içeri alır ama elinde somut delil yoktur.
mafyayı konuşturmak için baskı yapınca mafya ukala ukala "elinde delil olmadığını ikimizde biliyoruz. beni 24 (ya da 48 idi) saatten fazla tutamayacağını ikimiz de biliyoruz" der. ve dayı serbest kalır.

bir diğer klasik sahne de "ben vergimi veren bir vatandaşım bana kötü davranamazsın"dır.

yarın bir gün sırf bu entry'i girdim diye hapse atılıp, sahte delillerle (ya da yaratılmış gizli tanıklarla) aylarımı/yıllarımı hapiste geçirmem karşılığında hiç bir güvencem yok! bireyin devlet karşısında hiç bir hükmü yok!

abd'den kanun/sistem ithal edenler / etmeye niyetlenenler birazda adamlardaki bireyin haklarını / kişisel özgürlüklere bakış açısını ithal etseler ya!

bugün akp'yi alkışlayanların geçirilen bu yasalar yüzünden yarın bir gün iktidarın değişmesi durumunda keyfi sebeplerle hapsi boylamayacağının da garantisi yok!

el birliği ile yazı ediyoruz ülkemize!
the barz the barz
yar­gı­tay’ın yeni başkanı ismail rüştü cirit, üs­kü­dar 2’n­ci ağır ce­za mah­ke­me­si baş­ka­nı iken er­do­ğa­n’­ın is­tan­bul bü­yük­şe­hir be­le­di­ye baş­kan­lı­ğı dö­ne­mi­ne iliş­kin hak­kın­da “gö­re­vi ba­şın­da zim­me­ti­ne pa­ra ge­çir­mek ve­ya mal edin­me­k” ge­rek­çe­siy­le 14 yı­la ka­dar ha­pis ce­za­sı is­te­nen ak­bil da­vasın­da ara­lık 2003’te be­ra­at ver­me­si­nin ar­dın­dan 2004’te yar­gı­tay üye­si ol­muş­tu.
http://www.sozcu.com.tr/2015/gundem/yargitay-baskani-ismail-rustu-cirit-oldu-738529/
the barz the barz
yılmaz özdil in bugünkü yazısının konusu
---- alıntı ----

tayyip erdoğan kafasına hareket memuru şapkası taktı, düdüğü çaldı, ankara-istanbul arasındaki hızlı tren seferlerini bizzat başlattı. ikinci dünya savaşından kalma dandik lokomotiflerle şov yapıyorlardı. tren sigortalı, yolcular sigortasızdı. sakarya’da… 80 kilometre hız limiti olan viraja, 132 kilometreyle daldı. ikinci vagonun sol tekerleği raydan çıktı, bağlı vagonlar peşpeşe yaprak gibi savruldu, tren uçtu. 41 kişi hayatını kaybetti, 80 kişi yaralandı.
*
üç sene sonra aynı sakarya’da… bir otomobil sollama yaptı, asfaltın kenarında yürüyen ineğe çarptı, direksiyonu kırdı, sollamaya çalıştığı otomobile patlattı, arkadan kamyonet geliyordu, kazadan kaçayım derken şarampole yuvarlandı, bir kişi hayatını kaybetti, üç kişi yaralandı, 95602 küpe numaralı inek telef oldu.
*
tcdd genel müdürü süleyman karaman “belediye otobüsüymüş gibi düşünün, yol belediyenin, otobüs belediyenin, şoför belediyenin… otobüs kaza yapınca hangi belediye başkanının istifasını istediniz de, benim istifamı istiyorsunuz” dedi. tcdd genel müdür yardımcısı “herşey allah’tan” dedi. akp milletvekili “kem gözlerin nazarı” olduğunu söyledi. ulaştırma bakanı binali yıldırım “istifa edecek bir şey görmüyorum, her sene karayollarında beş bin kişi ölüyor” dedi. tayyip erdoğan’a ne düşündüğünü sordular, sinirlendi, “soru sorarken haddinizi aşmayın, bu bölgede 1950’den beri kaza oluyor, hükümetler istifa mı etmiş” dedi.
*
95602 küpe numaralı inek, gebeydi. ha bugün ha yarın doğum yapması bekleniyordu. bilen bilir, inek bağlıyken doğum yapamaz, çırpınırken ipe dolanır yanlışlıkla kendini boğar, ya da buzağıya zarar verir. bu nedenle bağlanmamıştı, ipi çözülmüştü. nasıl becerdiyse ahırın kapısını açmış, akşam karanlığında herkes uyurken iki kilometre uzağa yürümüş, asfalt kenarına çıkmıştı.
*
tren faciasında hayatını kaybedenlerin yakınları, sorumlular hakkında dava açtı. suç vardı, kusur vardı, ihmal vardı, cezalandırılmaları isteniyordu.
*
trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşın ailesi, dava açmadı. hız vardı, sollama vardı, var oğlu vardı, inek n’aapsın, dava açmadılar. kamu davası açıldı.
*
tcdd genel müdürü hakkında soruşturma bile açılamadı, ulaştırma bakanı izin vermedi. ulaştırma bakanı hakkında gensoru verildi, akp oylarıyla reddedildi. siyasiler-bürokratlar tereyağı gibi sıyrıldı, makinistler yargılanıyormuş gibi yapıldı. tren hızlıydı ama, yargı yavaştı, dava sekiz sene oyalandı, 2012’de zamanaşımından düşürüldü. akp tarafından sicil affı çıkarıldı, makinistler de yırttı, görevlerine iade edildi. hiç kimse suçlu olmadığı için, ölenler suçlu oldu!
*
trafik kazasıyla alakalı olarak duruşma üstüne duruşma yapıldı, bilirkişi üstüne bilirkişi istendi, kimi adam öldürmekten, kimi yaralamadan, kimi maddi hasara yolaçmaktan hakim önüne çıktı, kasko şirketleri devreye girdi, tazminat üstüne tazminat talep edildi, dava yedi sene sürdü kardeşim, işin içinden çıkılamadı, neticede adli tıp’a başvuruldu, rapor istendi, adli tıp uzuuun uzun inceledi, davanın sekizinci senesinde raporunu verdi, “inek suçlu” dedi!
*
tcdd genel müdürü süleyman karaman, akp’den milletvekili adayı oldu, tbmm’ye gidiyor.
*
95602 küpe numaralı ineğin sahibi, 70 yaşındaki gariban cemalettin doğancan’a 2.5 sene hapis cezası verdiler, geyve cezaevine koydular, bir aydır orda yatıyor.
---- alıntı ----
yaşasın adalet be! tayyip erdoğan kafasına hareket memuru şapkası taktı, düdüğü çaldı, ankara-istanbul arasındaki hızlı tren seferlerini bizzat başlattı. ikinci dünya... sozcu
kalemsiz yazar kalemsiz yazar
haramı helal yapar,

hırsızlığı ödüllendirir,

masumları cezalandırır,

zalimleri yüceltir,

rüşvete bayılır, rant olmazsa olmasıdır,

guguk kurallarını benimser,

saraydan emir alır,

insanlık düşünmez, mefret, kin ve öfke özünde vardır,

dini istismar eder,

israfa çanak tutar,

kupon arazilerin icra kuruludur,

vatandaşa değil partisine çalışır....
eylulll eylulll
tımarhaneye dönen güzel ülkemde bu aralar yapılacak en akıllıca iş mahkemelere düşmemektir. zira akp cemaat kavgasının bedelini ödemek zorunda kalabiliriz.
dumrul dumrul
hırsızı akla, katili ve tecavüzcüyü koru sloganıyla iş gören bir yargı organıdır.

hamile karısını öldüren adama hem tahrik, hem "iyi hal" indirimi uygulayarak yine şaşırtmamıştır.

(bkz: hamile burcu'nun katil zanlısı eşine 'tahrik' ve 'iyi hal' indirimi adana'da 4.5 aylık hamile eşi 20 yaşındaki burcu ç.'yi tabancayla öldüren 27 yaşındaki mehmet ç., yargılandığı duruşmada tahrik ve iyi hal indirimi... hürriyet - türkiye'nin açılış sayfası )
dumrul dumrul
ak polis ne üflerse ona göre öten yargıdır. polisin dosyaya düştüğü notları iddianameye yazacak kadar salak kişiler eliyle yürütülmektedir.




http://www.diken.com.tr/iddianamede-polis-notu-unutulursa-teror-finansmani-filan-ufleriz/


Polis “Üflediği Fezlekeyi” Dosyada Unuttu
1 /