akbank kadıköy şubesinde hesap açtırmak

chaghdash chaghdash
mekan: akbank kadıköy şubesi

kişiler:
zavallı mudi (erkek),
ayşe hanım,
fatma hanım,
gül hanım,
güllü hanım,
birkaç tane daha sarışın hanım
birkaç güvenlik
buğday ambarındaki aç tavuk, yok yok horoz.


sahne bir: büyük umutlarla artık bankacılık işlemleri kolay olacak diye banka kapısından ilk defa adım atılır. içerisi kalabalıktır. kredi kartı ödemeleri artık kasadan yapılmamaktadır ve dışarıda bankamatiklerin önünde 80 - 90 kişilik bir kuyruk vardır, ama hiçkimse bu işi bankamatikten kendi başına halletmeyi becerememektedir. her kafadan bir ses çıkmakta ama bu sesler pek de ilgi çekememektedir. içeriye girip nasıl olacak bu iş diye soran soranadır.


zavallı mudi:iyi günler, ben hesap açtırmak istiyordum.
güvenlik: ayşe hanım'dan form almanız gerekiyor.
zavallı mudi: ayşe hanım kim oluyor?
(güvenlik sahneden çıkmıştır, zavallı mudi ortada bir sürü sarışın kadın arasından hangisinin ayşe olduğunu anlamak zorunda kalır, daha sonra kalabalığa yönelir.)
zavallı mudi (kalabalıktan birine): ayşe hanım'ın sırası mı?
kalabalık(birbirine karışan farklı ağızlardan seslerle): yok yok, gül hanım, hayır hayır güllü hanım, evet evet ayşe hanım, ama bana gül demişlerdi, bana güllü demişlerdi.
güllü hanım (arkadaki vezneden): evet, işlem için güllü hanım'ı bekleyen böyle gelebilir.
(sırada bir kaynama olur, bir kısmı ayrılır. o sırada bu kalabalıkla ilgilenecek kişinin ayşe hanım olduğu anlaşılır).

zavallı mudi (kendi kendine): eh, bekleyelim bakalım.
(40 dakika kadar sonra sıra zavallı mudiye gelir. sahnede bunu belirtmek için ışıklar 20 saniyeliğine karartılır. ışık geri geldiğinde mudi standda duran ayşe hanım ile yüzyüzedir. ayşe hanım'ın arkasında da buğday ambarındaki horoz durmaktadır.)

ayşe hanım: buyrun, size nasıl yardımcı olabilirim?
zavallı mudi: merhaba. ben hesap açtırmak istiyordum.
ayşe hanım (bir form uzatır): buyrun bu formu doldurun, ben de kimliğinizin fotokopisini çekeyim. kimliğinizi alabilir miyim lütfen?
zavallı mudi (kimliği uzatır): buyrun.

(zavallı mudi bu karmaşada kimliğinin başına birşey gelmesinden korktuğu için formu doldurmak için uzaklaşmaz, ayşe hanım'ın başında bekler. bu arada horoz da başkalarının duymasından çekinmediği bir sesle ayşe hanım'a kur yapmaktadır)

buğday ambarındaki horoz: ayşe var ya, seni tanıdığıma lanet ediyorum. ya o kadar güzelsin ki, her kızı seninle karşılaştırıyorum ve kendime bir sevgili bulamadım hala.
ayşe hanım: kiki ekiki!!!
buğday ambarındaki horoz: ya valla bak inanmıyon sen de. (bu arada kafasını kaldırıp zavallı mudiye de göz kırpar, nası gidiyo ama anlamında bir bakış atar). geçende tanıştığım bi kız vardı ya, serviste seni yanımda otururken görmüş, bi daha telefonlarıma cevap vermedi.
ayşe hanım (zavallı mudinin o kadar yakında olduğunun farkına vararak ciddi bir ses tonuyla, zavallı mudi'ye): buyrun kimliğinizi. formu doldurunca gül hanım'a 5,5 ytl pul parası ödeyeceksiniz. (kalabalığa) evet, sıradaki lütfen!
zavallı mudi: gül hanım kim?
(kalabalık ayşe hanım ile arasına set çekmiştir, kendisine bir türlü ulaşamaz. daha sonra gül hanım'ın kim olduğunu bir güvenlik görevlisinden öğrenir ve yanına yaklaşır)

(burada da kalabalık bir sıra vardır. sıra yaklaşık 20 dakika sonra zavallı mudi'ye gelir. bu arada formu sırada ayakta doldurmuştur. horoz da gül hanım'ın yanındadır.)

gül hanım: buyrun, sizin ne vardı?
zavallı mudi: ben hesap açmak için form doldurdum da, size pul parası ödeyecektim.
gül hanım: sıra numaranız var mı?
zavallı mudi: ayşe hanım bana öyle birşeyden bahsetmedi.
gül hanım (önündeki dahili telefondan ayşe hanım'ı arar): ya kızım sen gene mi bu numarasızları bana yolluyon? (karşı tarafın cevabından sonra) iyi hadi bak bu son olsun ama. (zavallı mudi'ye)tamam ben formunuzu ve kimlik fotokopinizi alayım, bir saniye bekleyin lütfen.
zavallı mudi: buyrun.
(gül hanım içeri gider ve birkaç dakika sonra geri döner, ama yerine oturamadan horoza yakalanır)
buğday ambarındaki horoz (ilerideki gişede duran sarışın kızı göstererek): ya bu da var ya, iki ayda amma zayıfladı ha, taş gibi oldu resmen.
gül hanım: bizim pabucumuz da dama atıldı ama.
buğday ambarındaki horoz: yok gülüm benim, senin yerin ayrı. (burada zavallı mudi'ye bir kez daha göz kırpar)

işlemler başarıyla tamamlanmıştır. artık zavallı mudi'nin akbank'ta bir hesabı vardır. fakat zavallı mudimiz kirasını da evinden bilgisayar başında ödemek ister.

zavallı mudi: ben bir de internet bankacılığını kullanmak istiyorum. onun için ne yapmalıyım?
gül hanım: ayşe hanım'dan eft parola formu alıp doldurmanız gerekiyor.
zavallı mudi: peki, teşekkür ederim, size kolay gelsin.

zavallı mudi tekrar ayşe hanım'ın yolunu tutar. itiş kakış sonrasında ayşe hanım'a ulaşır.

ayşe hanım: ne yaptınız, halledebildiniz mi?
zavallı mudi: evet, bir de sizden eft parola formu alıp doldurmam gerekiyor.
ayşe hanım: malesef bende kalmadı. siz en iyisi fatma hanım'dan bu formu alıp doldurun. (kalabalığa dönerek) evet, sıradaki, buyrun, sizin ne vardı hanımefendi?
zavallı mudi: ama, kim bu fatma hanım, nerde bulunur. (çabaları nafiledir, aynı etten duvar yine önünde örülmüştür)

zavallı mudi (artık sabrı taşmıştır bağırmaktadır) fatmaa, fatmaaaaaa, hanginiz fatma hanım?
(üç güvenlik birden gelir, sert yürüyüşleri zavallı mudi'nin elindeki hesap cüzdanını görünce yumuşar)
güvenlik görevlisi: buyrun beyefendi, sorun ne?
zavallı mudi: fatma hanım lazım bana. gişe numarasız ne idüğü belirsiz fatma hanım.
güvenlik görevlisi: üst katta. buyrun beraber çıkalım.

(yukarı çıkılır. fatma hanım müşteri temsilcisidir. buğday ambarındaki horoz, bilgisayar başında birşeyler yapmakta olan fatma hanım'în saçlarıyla oynamaktadır)

güvenlik görevlisi: fatma hanım, beyefendinin sizinle görüşmesi gerekiyormuş.
fatma hanım (kafasını bilgisayardan kaldırmadan): sıra numarası almış mı?
zavallı mudi (artık dellenmiştir ve her türlü kavgayı etmeye hazırdır): sıramatikte fatma butonu yoktu.
(espri fatma hanım'ın hoşuna gider. yüzü yumuşar ve zavallı mudi'ye karşısındaki koltuğu işaret edip "buyrun" der. ama bu espriyi fatma hanım'ın beğenmesi buğday ambarındaki horoz'un pek de hoşuna gitmez)

zavallı mudi: beni size ayşe hanım yolladı. eft parola formu sadece sizde bulunuyormuş.
fatma hanım: evet. buğday ambarındaki horoz bey, bana bir eft parola formu getirir misiniz?
buğday ambarındaki horoz: emrin olur cicim.
(daha sonra formu getirir ve zavallı mudi'nin arkasından yaklaşarak, çaktırmadan kulağının arkasından formu burnuna dayar. zavallı mudi irkilerek kafasını çevirip gözgöze geldiklerinde zavallı mudi'ye bir kez daha göz kırpar)

zavallı mudi formu doldurur ve fatma hanım'a teslim eder. o günlük buradaki işi biter. fakat bu parolayı bir buçuk ay boyunca kullanamayacaktır. akbank kadıköy şubesi nice sahnelere daha gebedir.

bu oyunda adı geçen kişiler gerçek adlarıyla anılmamıştır ama hepsi gerçektirler.