akp nin dış politikası

1 /
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
akp'nin birçok konuda başarısız olduğu birçok defa anlatılmıştı. buna değinilmemiş.

devlet yönetimi, belediye yönetimine benzemez. oldu bittiler ile yapılan hareketler iyi sonuç doğurmaz. hele ki türkiye gibi devlet geleneği güçlü olan ülkelerde yapılan hatalara da bürokratlar iyi gözle bakmaz.

akp sağolsun 6 senelik yönetiminde gösterdiği üzere dışişleri politikasında sınıfta kalmıştır. seçimle iktidara gelen hamas liderleri daha kendi ülkesinde devir- teslim işlemlerine başlamadan abd'nin talebi olsa gerek, türkiye'ye davet edilmiş ve burada müzakareler yapılmıştır. sonrasında kamuoyundan gelen tepkilere dışişleri bakanlığı "biz çağırmadık "cevabı vermiş, esasında eleştirilerden kurtulmuş olsa da, topu akp üstüne atmıştır.

kıbrıs sorunu'nda hiçbir ilerleme kaydedilmemiş, sorunun çözümü için ab'ye bir sürü taviz verilmiştir. verilen taviz sonucunda rum kesimi güzel bir kazık atmış, buna diplomatik olarak bir cevap verilememiştir.

dünyada daha önce eşi benzeri olmayan bir davranış bizzat eski dışişleri bakanı yeni cumhurbaşkanı abdullah gül tarafından gerçekleştirilmiş, ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesi için bir futbol müsabakasından medet umulmuştur. her şeyi bıraktım bir stadyum diplomasi için uygun bir yer midir? kimsenin bilmediği bu konuşmada neler geçmiştir?

güney'de yani kuzey ırak'ta kurulacak yeni bir devlet konusunda türkiye dışişleri ne yapacaktır, nasıl bir anlayış sergileyecektir? bunu da kimse bilmiyor. herşey akp'nin tipik oldu da bitti maşallah yöntemi ile uygulanıyor.

tüm bunlar ve şu ana kadar hatırlayamadığım hatalar ve eksiklikler sonucu türkiye'yi ne tür tehlikeler bekliyor, ileride neler ile karşılaşılacak bunu da kimse bilmiyor.
nidasın kulakları nidasın kulakları
hollywood açılımı yaparak dünyada bir ilki gerçekleştirmiştir. bu dış politika da sevgili rte, türk halkı tarafından sevilen hollywood oyuncularını hiç bilmedikleri bir konu üzerine destek vermeleri için cennetten huriler getirtmiş onlara cennette 3 dönüm arazi hediye etmiştir.
cancuw cancuw
dış politika mı akp den çıkar, akp mi dış politikadan? bu kadar çapsız olunamayacağına karar vermeme ve komplo teorileri kurmama yol açan en önemli politik atılımlar silsilesi.
milan kundura milan kundura
ermeni soykırımı yasa tasarısı 22' ye karşı 23 oyla kabul edildikten sonra çöküşe yaklaşmıştır bu politika. zira şimdi, basit bir yerel seçim hilesi olan one minute' ın karşılığını verme zamanı gelmiştir.
bu zamana kadar gelen hemen her hükümet döneminde abd' de görüşülüp kabul edilmeyen bu tasarı, erdoğan' ın, arap hayranlığı sonucu türkiye aleyhine kabul görmüştür.
öldürüldüğü iddia edilen ermeni başına bilmem kaç dolar, eski evlerin tapularının verilmesi, bir kısım tazminat ve kan parasıyla birlikte ekonomik göçük yaratacak bu pek maliyetli özür için, ermeniler ve diyasporasıyla hesapsızca yakınlaşan akp' nin dış politikası nedir bilemiyorum ama, ne olmadığı çok aşikar: israil ve abd destekli değildir. bu da türkiye' de bir partinin uzun soluklu olamaması anlamına geliyor yaklaşık 50 yıldır. hayırlısı...
paleface paleface
ahmet davutoğlu'nun şekillendirdiği ve sonuçları itibariyle her şeyin ele yüze bulaştırıldığı politikadır.

davutoğlu'nun bir kitabı var "stratejik derinlik" adında. kitap kısaca dış politikada stratejisi sığ olan ülkelerin hiçbir şey yapamayacağını, kitabın da adında da anlaşılacağı üzere stratejiler ne kadar derin olursa o kadar güçlü olunacağını anlatır. ha," ahmet davutoğlu kendi yazdığı kitaba uyuyor mu derinlik konusunda?" derseniz de uyduğunu söyleyemem.

şöyle, sloganı güzel fakat içine baktığınızda bomboş bir olay var, "komşularla sıfır sorun" adında.

türkiye, pembe devrimden sonra abd'nin gazı ile gürcistan'ı askeri teçhisat sağladı, eğitim verdi, birçok askeri malzemeyi hibe etti. osetya mevzusunda rusya ile çatışmalar başlayıp, rusya neredeyse tiflis'e girme noktasındayken biz her zamanki gibi atladık "arabulucuyuz" diye peki moskova'da kim ağırlandı "arabulucu" sıfatıyla? kilometrelerce uzaktan sarkozy!

ermenistan ile sınırları açıyoruz peki, ermenistan ile sınırların açılması kime fayda sağlar? neredeyse dünyadan kopuk yaşayan ve nüfusundaki erkeklerin büyük bölümünün ermenistan dışında çalışmaya gitmesi bile ülkedeki vehameti ortaya koyarken, biz ermenistan'a değil, ermenistan bize muhtaçken gariptir ermenistan hiçbir iddiasından vazgeçmemesine rağmen protokoller imzalanıyor. bu protokollerin karşılığında ise azebaycan'dan doğalgazı zamlı almaya başlıyoruz. über zeki bakan taner yıldız da kendi çapında şov yapıp "geçmişe yönelik de zamlı ödeyebiliriz" açıklamasını yapabiliyor umarsızca.

ırak'ta yüzbinlerce müslümanın öldürülmesine ses çıkarmayı geçin, aktif olarak bu katliama destek veren akp, filistin mevzusunda abd'nin de artık "şımarık çocuk" olarak gördüğü israil'e "one minute" artistliği ile ders veriyor. fitil de ateşleniyor böylece. buna karşılık israil'in aşırı sağcı dışişleri bakanı ve dışişleri bakanı yardımcısı'nın açıklamaları ile eylemleri gerilimi artıyor. abd'de dış politika konusunda bugüne kadar en büyük destekçimiz olan yahudi lobisi de böylece kaybedilmiş oluyor.

ondan sonra gelsin "tüm dünya görecek ne yapacağımızı" açıklamaları, gelsin büyükelçiyi istişareler için ankara'ya çağırma eylemleri.

komşularla sıfır sorun ama komşuların ötesi ile saldım çayıra, mevlam kayıra politikası.

fethullah gülen okullarını dış politikanın göbeğine oturtup adam gibi stratejile geliştirmezseniz bunların başınıza gelmesi de kaçınılmazdır.

şu son ermeni tasarısına ufacık değinirsem de türkiye'nin bu işi savsaklayarak çok geç çalışmalara başladığını, son 10 güne kadar neredeyse hiçbir çalışma yapmadığını da belirtirsek ne çeşit bir anlayışın ve ne çeşit bir "stratejik derinliğin" olduğu daha net görülür.

bravo ahmet davutoğlu. sudan ile vizeler kalksın, madagaskar ile vizeler kalksın. aman ne başarı, ne başarı.

sonuç olarak, stratejik derinlik, diplomatik dansöz olmak demek değildir.
1 /