akrabaların sevilmeme nedenleri

8 /
devededeboyvar devededeboyvar
zorunluluklardan hazzetmeyen ve boyun eğip kabullenmek yerine bunlara çözüm aramayı öğrenmiş 21. yüzyıl insanları için ömür törpüsüdür. arkadaşlık edebilip kendini bize kabullendirebilecek akrabaları ciğerimize basarız, basmalıyız fakat sırf akraba olduğumuz için, yani aynı aile ağacı içinde olduğumuz için ona katlanmamız gerektiğini düşünüp bunun rahatlığıyla davrananları, bence, biraz uzakta tutmak gerekir. akrabalık, aile gibi yapılar insanlığın çok erken dönemlerinden kalmadır ve içinde bulunduğu zamana göre işlevler yüklenir. içinde bulunduğumuz çağda aile v.b. yapılar artık herhangi bir işlevi üstlenemedikleri, üstlendiklerini de tam olarak yerine getiremediği için özellikle batı ülkelerinde silinmektedir. özellikle queer teori daha farklı bir "aile" kavrayışı yaratılabileceğini (istediğimiz insanlara akrabaymışçasına bağlanmak ve bunun üzerinden sorumluluk yüklenmek gibi) düşünmektedir. türkiye'de özellikle ekonomik sorunlar nedeniyle akrabalık ilişkileri bireylerin vahşi kapitalizm şartlarında hayatta kalabilmeleri için önemli bir sığınak olarak işlemektedir. bir veya iki önceki nesil (mesela 1950-60 arası doğanlar) genç yaşlarında (20'li yaşlarda) iyi miktarda ve düzenli para kazanabildiği, büyük bir bölümü memur emeklisi olduğu için, 25-30 ve hatta 40'lı yaşlarında olmasına karşın ekonomik sistemin sorunlarından dolayı herhangi bir ekonomik gelişme sağlayamamış, düzenli gelir elde edememiş veya dikili bir ağacı bile olmayan çocukları için önemli bir hayatta kalma aracıdır. ne var ki bu, bizimki gibi geri kalmış ülkeler için geçerlidir. gelişmiş ve kamu hizmetlerini iyi kurmuş ülkelerde aile böylesi bir işlevi pek de üstlenmemiştir, gerek yoktur.
gallagher gallagher
çoğu kişi sevmez,beğenmez. kendilerince haklılık payları da vardır çünkü akrabalar kültür ve yetişilen sosyokültürel yapı itibariyle çoğunlukla kişinin kendisini yansıtır.
ceprakısı ceprakısı
kendi kanından olmayan kişilerin akrabalarından daha samimi davranması, daha az çıkarcı olmasıdır.
sanki gavatın doğurduğuyuz anasını satayım.
uyuşukherif uyuşukherif
tüm aile fertlerinin arkasından konuşur,her yapılanın doğruluğuna ya da yanlışlığına sırf akraba oldukları için kanaat getirebileceklerini düşünürler. ikiyüzlülük paçalardan akar. aslında kimse birbiriyle görüşmek istemese de onları bir araya getiren sebep aile büyükleridir. bir araya gelinen ortamlarda herkes güleçtir. eve dönünce dedikodu başlar. kısacası yalandır. herkes çıkarcıdır. bugün işine yararsın öbür gün terslik olur ailede senden kötüsü olmaz ve bunu herkese kabullendirmeye, kuyunu kazmaya çalışırlar. 3000 tl değerindeki hurda araba için 5 kardeş arasında anlaşmazlık çıkabilir. bizdeki durum böyle sonuç olarak ve bu durumda sanırım akrabaları sevmemek de gayet doğaldır.
esofmantakımı esofmantakımı
başkaların akrabalarını bilmem ama ben çok severim özelikle kuzenlerimi! onlar bize gelince mutluluk ve sevinçten havaya uçarım! hele uzaktan gelenler! o dakikalar geçmek bilmez! o gece yoldalar ise göze uyku girmez her saat arayıp, nerede oldukları sorulur ve eve yaklaştıkça heyecan artar hele o oturduğunuz şehre girip biz geldik, yolu tarif edin gelin bizi alın telefonu gelmesi büyük bir sabırsızlıkla beklenir ve o telefon çaldığında! sesiniz heyecandan titrer adresi zor tarif edersiniz! ve onları alacaksanız o kısa yolda mideniz bulanır heyecandan ve o ilk karşılaşma eve ilk giriş o anlatılmaz yaşanır! bunu anlatmak zordur. yemek saatleri.sohbetler.beraber gezilen yerler hepsi süperdir insan hiç bitmesin istemez! ama en zoru gidecekleri zaman işte o çok zor ağlamak için zor tutarsınız kendinizi ayrılık vakti geldi mi herkes üzüntüsünden güle güle bile çok zor der! bir türlü gitmek istemezler tabi ki sizde onlar gitmesin istersiniz. ama giderler ve siz o boş eve döner ve ağlarsınız ve sizi mutlu eden tek şey beraber geçirdiğiniz güzel dakikalardır. siz onlara gideceksiniz. yolda yemek yiyemez sık sık tuvaletiniz gelir ama gidersiniz aslında tuvaletiniz gelmiştir heyecandır o! ve sizi yolda neredesiniz diye aradıklarında o mutluluk anlatılmaz telefonu açarken zorlanırsınız ve heyecandan birbirinizi zor anlarsınız bir an önce yol bitsin istersiniz hele. o gidecek olduğunuz eve yaklaştıkça heyecanda artar orantılı olarak ve o son bir kaç km kalbiniz yerinden çıkacakmış gibi atar mideniz bulanır eve vardığınızda sizi karşılayan akrabalarınıza sarılır işte geldik bitti ayrılık dersiniz ve geçirecek olduğunuz bir kaç gün o günler su gibi geçer bitmesin istersiniz ve aklınıza ankara!dan abim gedi evde bir bayram havası şarkısı gelir.
8 /