akran zorbalığı

memoryremains memoryremains
4. sınıftayken yeni bir şehire taşınmıştık. güya taşındığımız şehir büyük şehirdi ama geldiğimiz yer çok daha kozmopolit çok daha kibar insanların yaşadığı bir yerdi. okulum da iyi olduğundan o zamana kadar kavgayla dövüşle işim olmamıştı.

geldiğim yeni okuldaki tipler, hocalar tam bir facia olmasına rağmen başlamıştım. yaş 9-10. üst sınıflardan bir tip (sonradan 6. sınıf olduğunu öğrendiğim) direkt sardı bana. ilk günden. o zamanlar hem çelimsiz olduğumdan hem de kibar bir çocuk olduğumdan eziyordu beni. okulun müdürü dayımdı direkt başına bela açabilme potansiyelim olmasına rağmen yapmıyordum korkuyordum..

sonra yıllar geçti aradan lise üniversite falan. bu arada benim boyum oldu 192 kilom da 100-105 arası gidip geliyor. bir gün istanbuldan ailemin yaşadığı o boktan şehire tatile gittim. apartmanın aşağısına unlu mamülcü tarzı bir şey açılmış. içeri girdim kasada bu yarrağım var. boyu max 170 60 kilo falan bildiğin bacak kadar kalmış tıfıl bir şey çalışıyor orda. ve beni tanımadı ama şimdi ben buna bir tane yumruk atsam boynu kıralabilir ölebilir bir sürü iş. bir de işin gerçeği bana hiç vurmamıştı.

tanımamazlıktan geldim ama içim içimi yedi o gece çıkışa kadar bekledim. karanlıkta sıkıştırdım. ''tanıdın mı lan beni dedim.'' hayır abi dedi ama korkma abisi değil bildiğin yaşça büyük birine abi dersin ya öyle. sonra anlattım olayı özür diledi falan. tamam siktir git dedim. ama dayanamadım tutamadım kendimi öldürmeyecek kadar sert bir şekilde tokatı koydum bir tane. o an o çocuğun gözündeki korku, elimin yüzünde çıkan izi...

geçmişin intikamını almıştım. erkekler bilir. hayatınızdaki ilk boşalmayı hatırlar mısınız ? o duygu aynı o şekilde anlatılabilir.

tanım : dünyanın her yerinde çocukların başına gelebilecek bir şey.
bedava sirke bedava sirke
(bkz: sangatsu no lion ) [march comes in like a lion]
anime için konuşursak (mangasını okumadım ne yazık ki...)
2. sezon 4, 5, 12 ve 13. bölümler eğitim fakültelerinde ders diye okutulmalı, liselerde her hafta düzenli olarak öğrencilere izletilmedir...
akran zorbalığı nedir, öğretmenler ne yapmalıdır, ne yapmamalıdır, veliler ah o veliler...
bucuu bucuu
yaklaşık 10-13 yaşlarım arasında bunun sözel olanını yaşadım. sınıf arkadaşlarımla bir sorunum yoktu, dışlanmadım, fiziksel bir rahatsız edilme durumum da yoktu, dayak yemedim tacize de uğramadım. ama o 3 senede çok yoğun olmayan sözlü tacizler bile hayvanlar gibi etkiledi beni. üzerinden 15-20 yıl geçtiği halde terapide konu oraya geliyor ya, gözümün dolmasına ayrı sinirleniyorum paramın o salaklar yüzünden gitmesine ayrı.
aslında bir yandan bunu yapanlar da çocuktu diyorum ama şimdi o çocuk hallerini karşıma getirseler "sizin yüzünüzden noldu lan görüyor musunuz" diye evire çevire döverim düşüncesinden de kendimi alamıyorum. niye çocuk hallerini derseniz de büyük hallerini dövemeyip yeni bir yenilgi yaşamak istemem. i̇lla büyük halleri karşıma gelecekse de hababam sınıfı ahmet tarzı bir konuşma yapardım herhalde sesim titreye titreye. uyumadan önce pencereden dışarı bakıp iyi geceler dünya iyi geceler insanlar diyen sevgi dolu saf çocuğun; beden algısı bozuk, dalga geçilmekten korkan bir yetişkin olmasına sebep olduklarını söylerdim. ki eminim zerre kadar bile etkilenmezlerdi ya. hatta %95 ihtimalle söylediklerini ve beni hatırlamıyorlardır bile.
galiba zorbalığa uğramanın en kötü yanı; bittikten sonra bile o insanların düşüncelerinin, söylediklerinin kafanda dönüp durması ve özgüveninin çoktan içinden sökülüp alınmış olması. i̇yi ki kim olduklarını adlarını sanlarını hatırlamıyorum, şimdi stalk etsem ve ben böyle çekine çekine kenarda oturarak yaşarken ateş gibi hayatları filan olduğunu görsem içime otururdu ne yalan söyleyeyim.
velhasıl; vicdanlı ve iyi çocuklar yetiştirmek, o vicdanlı ve iyi çocukları da zorba iblislerden korumak için gözü açık olmak lazım.
eski çaçalardan mehtap eski çaçalardan mehtap
lisede yaşadığım ve bu zamana kadar * hayatımı etkileyen, kalbimi çok çok kıran ve beni inanılmaz hassas bir insana dönüştüren * bi' olayı bugün aşmaya karar verdim. sonuçta bu tür travmalarla ilgili çözüm sunan insanlar bu olayları bize yaşatan insanlarla yüzleşmemizi öğütlüyordu, neden olmasındı? güzelce derdimi anlatan bir mesaj yazdım, herhangi bir özür bekleme, vicdani bir yük oluşturma çabası olmayan, sadece olayı ve üzerimdeki etkilerini açıklayan bir mesaj. ellerim ne kadar titredi, yazarken ne kadar ağladım bilmiyorum, hala etkisi çokmuş üzerimde. ve karşılaşmayı umduğum tepkiden tamamen zıt bir şeyle karşılaştım, ben bana "git kumda pipinle oyna, biraz da öte köşede ağla" gibi şeyler söylemesini beklerlen -hassas bir olay olduğu için çocukça bakıyormuşum hep bu duruma onu anladım, bu konuda ben olgunlaşamazken bana bunu yapan meğer gayet kibar bir insana dönüşmüş yaş aldıkça ama ben benimle yine dalga geçeceğini düşünecek kadar çocuk kalmışım- karşı taraf inandırıcı bir samimiyetle çok üzgün olduğunu belirtti, özürler diledi. bu zamana kadar ettiğim beddualar uçup gidiverdi sanki, utandım onun için öyle kötü şeyler dilediğime. onun yüzünden çok mu üzüldüm, evet çok üzüldüm. öz güvenimi çok mu zor toparladım, öz güvenim hala birkaç parçası eksik bir yapboz ve tamamlanır mı bilmiyorum.
ama her iki tarafın da çocuk olduğunu on yıl sonra bu gece iletişime geçince anladım. umarım içimdeki yüzleşmenin, buna cesaret edebilmenin verdiği coşkuyla kırgınlığım, kinim geçmiş gibi hissetmiyorumdur, umarım gerçekten o olayın yaşandığı anı ve yaşatanı affedebilmişimdir.

bi' beş yıl sonra editlerim.
purge me purge me
en az çocukluk-aile bazlı travmalar kadar etkili olabiliyor kişilik gelişiminde. bully tiplere beslenen saklı öfkemiz başka sorunlara yol açıyor. bully den kasıt sınıfın en cadaloz kızı ya da iri yarı, herkesi itip kakan erkekleri değil sadece. psikolojik olarak da baskı yapan, alay eden, aşağılayan piç kuruları var. misal ben. şimdi okul whatsapp gruplarında bakıyorum, yine fena olmamış millet. hatta hepsi bizim arka dörtlüden iyi mental olarak. gözleri 7-8 numara olan kardeşimiz başarılı bir doktor olmuş ama hala gözleri yaptırmamış, sürahi nine gibi gözlüğü var. hemşire düşüyor mu çapkın, acıma sapla geç diye takıldım bir ara, oralı olmadı fazla. utangaç bir birey hala. gizlice porno dergi aldığımızda gelip bakmaya çalışırdı, göremezdi de doğru düzgün, çok gülerdik. iyice yaklaştırırdı dergiyi. herkesten gizli bakardı, kızlar da gülerdi. kimbilir belki bambaşka bir hayatı olacaktı biz olmasak. içine kapandı, sürekli okudu etti doktor olmuş diye iyiye yordum ben bu durumu. gözlerinde sorun olmasa belki serseri olacaktı. toplantı set edelim arkadaşlar diyen bir reklamcı olacaktı mesela kim bilir... boş beleş olaylar peşinde bilimden uzak yaşayacaktı belki. ben bu kötü davranışlarımın pişmanlığını çok çektim. elimden geldiğince de geri dönüşler yapıyorum eski dostlara. ortaokulda (o aralar ortaokul diye geçerdi) bana da çok hasar verdiler. lise hazırlıkta da pek bir masumdum, yaraladılar ruhumu zorba akranlarım. bu konuda mağduriyetlerim de çoktur. kel alaka olacak ama (bkz: flatliners) filmi bu hususta izlenecek çerezlik bir film olabilir, not düşmüş olalım.

çocuklarımızın bu insanlardan zarar görmemesi için onları atlak yetiştirmek gerekiyor sanırım. sesin kalınlaştı diye sınıfta utanma oğlum, memen çıktı diye utanma kızım diyelim. geçiş dönemleri önemliymiş, onlara dikkat edelim sevgili anneler babalar ve milfler. bedensel değişimlerin başladığı 12-15 yaş arasından bahsediyorum özellikle. kendileriyle dalga geçmeyi öğrensin kuzular. sınıftaki baskın tipleri alt etsinler. vursunlar kırbacı bu piçlere. zaten hepsi muhtemelen sorunludur evde.
anabacı vokke anabacı vokke
ileride sadece maruz kalanlar için değil bullyler için de zorluk yaratan durum. akran zorbalığına maruz kalanlar için durum az çok belli sanıyorum. ama bullylerde sorun yetişkinlikte belli oluyor daha çok. çünkü bir daha kimse size çocuk gibi davranmıyor. kimse sınıfınızdaki gibi her şebekliğinize gülmüyor. bir daha bulduğunuz herhangi bir kelime oyunu yada el şakasıyle kitleleri peşinizden sürükleyemiyorsunuz. eğer bu bullyler büyüdükçe kişiliklerini geliştiremezlerse-ki bizim memlekette çok olası- yetişkinliğe geçişte çok zorlanıyorlar. mesela benim bir ilkokul arkadaşım vardı, adam kaç senedir kpss'den kadro bekliyor. oradan hesaplayın yaşını... gecenin 12'sinde hala ilkokuldan bahsediyordu. hala orada yaşıyordu herif... bir diğeri de kağıt üzerinde büyümüş adam olmuştu ama düpedüz silik bir yetişkindi.

velhasıl bullylik önlenmeli. sadece kuırbanlar için değil bullyler için de önlenmeli. ama bizim memleketin kültürüne de içkn bir şey, zor yani...