akreditif

angesen angesen
ithalatçıyı ödeme yaptığı halde malların yüklenmemesi, ihracatçıyı da malları yüklediği halde ödeme alamaması riskine karşı güvence altına alan en sağlam dış ticaret ödeme şekillerindedir.

akreditiflerin envari çeşidi vardır, anayasası ucp 600 dür (yeni değişti, daha önce ucp 500 idi) ve işleyişi, şartları uluslarası kurallara bağlanmıştır.

akreditif metninin içeriğinde söz konusu malın yükleme şartları (malın miktarı, tutarı, en geç ne zaman yüklenebileceği.....), istenilen yükleme belgeleri ve varsa diğer özel şartları bulunur. yaygın olarak swift aracılığı ile ya da gelişmemiş ülkelerin bankalarından telex ya da mektup ile karşı tarafa gönderilir.

ithalatçı firmanın akreditif açtırabilmesi için akreditifi açtıracağı bankanın kredili müşteri olması gerekir. hadi ben çin'den mal alacam deyip elini kolunu sallayark x bankasına girip akreditif açtıramazsınız.

işleyişi en basit anlatımıyla şöyledir (...ki aslında oldukça karışık, detaylı, bol kuralları olan bir konudur ve uğrunda dünya genelinde her yıl cdcs denen uzmanlık sınavı açılır ve de sınavı kazananlara akreditif uzmanı ünvanı verilir... ) ;

1)ithalatçı ile ihracatçı pazarlıklarını yapar, malın alım-satımı konusunda anlaşırlar ve ödeme şeklini akreditif olarak belirler.
2) ithalatçı firma bankasına ihracatçı firma ile anlaştıkları şartları da içeren akreditif açılış talimatını verir.
3) banka firmanın limitlerini kontrol eder, örneğin akreditif tutarı 500.000 eur ise ithalatçının kendi bankasında en az o tutar kadar kredi limiti olmalıdır.
4) limitler uygunsa ithalatçının bankası akreditifi açar, yani ihracatçının bankasına gönderir.
5) ihracatçının bankası akreditifi alır almaz ihracatçıya bildirir, ihracatçı malları akreditifte yazılı olan şartlara uygun olarak yükler. akreditifte yazılı olan ve kendisinden istenen yükleme belgelerini de kendi bankasına teslim eder.
6) ihracatçının bankası belgeleri akreditif şartlarına uygun mu değil mi diye kontrol eder. değilse ihracatçıdan gerekli düzeltmeleri ister ve sonrasında ithalatçının bankasına gönderir.
7) ithalatçının bankası belgeleri alır, bir kez de o inceler ve akreditif şartlarına uygunsa kabul ettiğini ihracatçının bankasına bildirir ve akreditifte belirlenen şekilde ödemeyi ihracatçının bankasına yapar. (vadeli ise vadesinde, belge ibrazında ise belgeleri kabul eder etmez vs.....)

burada top bankaların elindedir ve ithalatçı firma mallar yüklendikten sonra ben ödeme yapmıyorum dese bile; ithalatçının bankası o belgeleri bir kez akreditif şartlarına uygun diye kabul etmiş, bir de üstüne üstlük bunu ihracatçının bankasına bildirmişse paşa paşa ödeme yapmak zorundadır. zaten bu yüzdendir ki ithalatçı firma kredili müşterilidir. o teminatlar boşuna alınmamıştır zira çatır çatır nakde döndürülür..

diğer taraftan da ihracatçı banka belgeleri inceledikten sonra uygun bulup (varsa gerekli düzeltmeleri yaptırdıktan sonra) ithalatçının bankasına gönderdikten sonra; ithalatçının bankası yok kardeşim bu belgeler akreditif şartlarına uygun değil ben ödeme yapmıyorum derse, ihracatçının bankası ihracatçıya dönüp karşı taraf ödemedi kusura bakma diyemez. o belgeler bir kez kabul edilmişse ihracatçıya ödeme yapılması farz olmuştur.. dönüşü yoktur, kaçış yoktur... (tabii ihracatçının bankası akreditife teyidini eklemediyse böyle bir şey söz konusu değil)

taraflar arasındaki anlaşmazlıklar genelde kendi aralarında eninde sonunda tatlıya bağlanır.. ufak tefek sürtüşmeler ödemeyi 3-5 gün bilemedin 1-2 ay geciktirmek amaçlıdır.. ancak ortada bir dolandırma durumu mevcutsa işte o zaman iş fena, uluslararası mahkeme yolları görünür.

bu konu böyleeee uzar gider, uğruna yüzlerce sayfalık kitaplar yazılabilir amma velakin burası yeri değildir.
arnavut kaldırımı arnavut kaldırımı
akreditif

hoca açısından : bu kelimeyi söylediğinde eblekçe yüzüne bakan öğrencinin hayatının hiç bir döneminde duymadığı ve muhtemelen kriz adı verilen canavarın yan etkilerinden dolayı duyamayacagı ,dolayısıyla hiç bir anlam ifade etmeyen bu kelimeyi ve içeriğini öğrenciye anlatmak anlatamayacağını anladığında ise öğrencinin saçına gözüne ya da kelime talaffuzlarına bakarak not verme tekniği ile mezun etmek zorunda kaldığı konu...

öğrenci açısından : konunun uzun olması açısından kopya hazırlaması zor olan bu nedenle nefret ettiren , üzerinde çeşitli kopya teknikleri denenen ve sonuç olarak ya inek adı verilen ve her yıl neslinde azalma gözlenen öğrenci tipine sahip biri ile sınav sırasında yan yana oturarak tanım yazılabilen hadise.

ebeveyn açısından : aman bizim zamanımızda böyle saçma şeyler yoktu tarzı replikler ile aslında iki kelime ezberlemekten aciz çocuklarını koruma eylimine sürükleyen ve tanımsız tanım..
nickenegerek nickenegerek
uluslararası ticareti güvenilir hale getiren bir antlaşmadır...ithalatçı;amir banka;muhabir banka ve ihracatçı arasında gerçekleşir...kısaca ithalatçı amir bankaya talimat vererek akreditif kredisi açtırır;amir banka muhabir bankaya giderek akreditif talimatını verir..muhabir banka bunun üzerine ihracatçıya haber verir..bunu duyan ihracatçı malların yüklenmesini((bkz: shipment))gerçekleştirir..evrakları muhabir bankaya yollar..muahbir bankadan parasını alır..daha sonra muhabir banka evrakları amir bankaya yollar..oda amir bankadan parasını alır..amir bankada evrakları ithalatçıya verir ve oda parasını ithalatçıdan alır..ithalatçı elindeki belgelerle gümrükten malınıceker...dikkat çeken olay sanki ticareti bankanın yapmasıdır..kazandığı paranın haddi hesabı yoktur..

vadesiz;vadeli,kabul kredili,devredilebilir,teyitli,kabili rücu,gayri kabili rücu,red clouse;green clouse gibi akreditif çeşitleri mevcuttur..