alan turing

1 /
phclummia phclummia
kendisini bilgisayarın babası olarak görüp fakat hala bilgisayar teknelojisinin onun zamandından kaldığını düşünen bir hocadan dolayı kendisinden baya bir nefret ettiğim ne biliyim kötü insan .
azureel azureel
"
alan turing'in 1937'de yayınladığı ve kendisinin "otomatik makina" adını verdiği, ama bilim dünyasının bundan böyle "turing makinası" diye anacağı soyut makina ile ilgili çalışması, basitçe, bir bilgisayar yapılacak olursa nasıl yapılması gerektiğini anlatır. turing makinası, bir algoritmayı işleyebilen bir makinanın formal matematiksel dille ifadesini verir. bilgisayar donanımları ve bilgisayar dilleri, eğer onlar kullanılarak bir turing makinası inşa edilebiliyorsa, turing makinası tarafından çözülebildiği kanıtlanan tüm problemleri de çözebilirler demektir.

bu çalışmanın bilgisayar bilimine katkısı, belki tekerleğin icadının araba yapılmasına katkısı ile kıyaslanabilir. bilgisayarın tek bir mucidi yoktur tabii, ama eğer tek bir isim söylenecekse bunun alan turing olacağı şüphesizdir.

ikinci dünya savaşı sırasında turing, almanların enigma diye bilinen deniz haberleşmesi şifrelerini çözmekle görevli bir ekibe katılır. ekip, turing'in öncülüğünde şifreyi çözecek bir makina yapmayı başarır. bunun sudoku çözmek gibi bir şey olmadığını anlamak için, şifrenin her gün değiştiğini ve makinadan beklenenin şifreyi her gün yeniden ve çok geç saate kalmadan çözmek olduğunu bilmek gerek. bu çalışma atlantik'teki üstünlüğü müttefiklere kazandırmada, normandiya çıkarmasının yapılabilmesinde ve dolayısıyla savaşın sonucunun belirlenmesinde kilit öneme sahiptir.

1952 yılında evinde gerçekleşen bir soygun olayı sonunda eşcinsel olduğunu itiraf etmek zorunda kalır turing. kahraman ve gayretkeş ingiliz polisi, soygunu bir kenara bırakıp turing'i tutuklar. yüzyıl başında oscar wilde'ın mahvına sebep olan kanun hâlâ geçerlidir ingiltere'de, eşcinsellik suçtur. turing'den hapse girmekle, tedavi olmak arasında tercih yapması istenir. tedavi ise kadınlık hormonları vererek kimyasal olarak hadım etmek şeklindedir, cinsellik kalmayınca eşcinsellik de kalmayacaktır haliyle. (bizim memlekette eşcinselliği tedavi etmeye niyetli hükümet erbabı bunu nasıl yapmayı düşünüyorlar acaba?)

turing hapse girmektense hadım edilmeyi seçer. yalnız erkekliğini değil, üniversitedeki mevkisini de kaybeder. aynı zamanda yetenekli bir uzun mesafe koşucusudur turing. kadınlık hormonları memelerinin büyümesine ve atletik vücudunun deforme olmasına yol açar.

56 yıl önce, 8 haziran 1954 günü, odasında ölü bulunur. ölüm nedeni siyanür zehirlenmesidir, yanıbaşında bir ısırık alınmış bir elma vardır.

apple logosundaki elmanın, bu elma olduğu söylenir.

alan turing gelmiş geçmiş en büyük dehalardan biri olmakla kalmaz, aynı zamanda bir savaş kahramanıdır. gözü dönmüş ingiliz yobazlığı hiçbirini tanımamıştır. ülkesine savaş kazandırmasının karşılığını, onu aşağılayarak ve sakatlayarak verir. ancak 2009 yılında ingiltere başbakanı gordon brown, turing'e yapılan muamele için hükümet adına özür diler. (devletlerin özür dilemesi ne kadar zor oluyor!)

öldüğünde 42 yaşındadır turing, zihinsel olarak gücünün ve yaratıcılığının doruğundadır. hiç kimseyi ilgilendirmeyen, ilgilendirmemesi gereken cinsel yönelimi yüzünden, demokrasi şampiyonu ingiliz devletinin hışmına uğramıştır.

ve onlara hak ettikleri cevabı, ona yakışan şiirsel bir intiharla verir. kötü kalpli kraliçenin elmasını gönüllü olarak ısıran pamuk prenses olarak terk eder dünyayı.
"

kaynak:http://www.afilifilintalar.com/index.php/meslek-hastaligi-4-turing
allnightmarelong allnightmarelong
efsaneye göre, pamuk prenses ve yedi yüceler, dahi matematikçinin en sevdiği masallardan biriydi; turing, arkadaşlarınının önünde, masaldaki cadı kadının sözlerini ve sesini taklit etmeyi çok severdi:

"elmayı zehir dolu suya yatır, ki uyutan ölüm içine sızsın!.."
ben olan ben ben olan ben
alan turing, geçen yüzyılın en büyük dehalarından biriydi. matematiksel “doğru” kavramına getirdiği yenilik kadar, bilgisayar teknolojisinin atası olmasıyla da bilim dünyasını sarsmıştı.

üzerinde güneş batmayan imparatorluğa bağlı bir ailenin çocuğu olarak hindistan’da doğan turing, teknolojik yeniliklerinden ziyade savaşta oynadığı rol ile dünyanın kaderini değiştirdi.

britanya hükümeti ikinci dünya savaşı’nda nazi ordusunun tüm avrupa’yı hallaç pamuğu gibi atmaya başladığı sırada turing’e bir şans verdi. onu bletchley park’ta savaşın kaderini belirleyecek bilim heyetinin arasına kattı. turing, burada insanlığın gidişatını değiştirecek bir hamle yaptı.

nazi almanyası’nın ordu içi iletişimini sağlayan enigma yazılımını çözebilmek için bir makine geliştirdi. adı basitti: turing makinesi.

andrew hodges’un kitabında anlattığı gibi günümüz bilgisayarlarının atası durumundaki bu makine çözülmesi imkânsız gibi görülen enigma’yı birkaç saat içinde çözmeyi başarmıştı. ikinci dünya savaşı’nda taşların yerinden oynadığı nokta da bu oldu. almanların iç iletişimini anlayan müttefikler, mutlak bir yenilginin kıyısından döndüler.

ancak insanlık tarihini değiştiren bu buluş, turing’in kaderini daha farklı şekilde değiştirdi. britanya hükümeti, savaş sonrası dönemde “yapay zek┠üzerinde çalışan turing’in tehlikeli olabileceğine kanaat getirdi. kötü polisiye filmlerinde denildiği gibi “turing çok şey biliyordu”.

britanya bu dehayı kontrol altına almak için en ahlaksız yolu seçti. turing’in özel hayatına girdi ve eşcinsel ilişkilerini ortaya çıkardı. ingiliz istihbaratı o dönem yürürlükte olan “ahlak” yasasına dayandırarak turing’i yakalattı. (bu yasa 1967 yılında yürürlükten kalktı.)

bir savaş kahramanı, insanlığı, tarihin en büyük faşist hareketinin elinden kurtarmış olabilirdi fakat turing bir eşcinseldi. hâkim karşısında iki seçeneği vardı: ya hapis cezasını çekecek ya da östrojen hormonu almayı kabul edecekti. ki insan haklarına aykırı bu uygulama acı veren bir kısırlaştırma yöntemi demekti.

ikincisini seçti. matematiğin büyük dehası, aldığı hormonlarla vücut kimyasını bozmayı kabul etti.

bir yıl sonra bir yudum ısırdığı bir elmayla hayata gözünü yumdu. elma siyanüre batırılmıştı. dünyayı faşizmin elinden kurtaran turing, amerika’da mccarthy, avrupa’da “sovyet tehdidinin” gölgesinde başka bir faşizme kurban gitti.

ölümü, intihar olarak kabul edildi ve soruşturma apar topar kapatıldı. britanya, neredeyse 60 yıl sonra nedamet getirdi. iki yıl önce ingiliz hükümeti mecliste toplanan imzalar sonrasında turing’den resmi olarak özür diledi. bilgisayar teknolojisinin atası, ölürken bıraktığı kenarından ısırılmış bir elmayla da gelecekteki bir şehir efsanesine konu oldu.

steve jobs ve steve wozniak’ın 1976’da kurduğu ve bugün dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden biri olan apple’ın logosu turing’in makûs talihiyle bağdaştırıldı.

ucundan ısırılmış bir elma şeklindeki logo, bilgisayar teknolojisinin babasına bir saygı duruşuydu. onun ölümüne ses çıkarmayan dünyaya, büyük ustayı hatırlatmak için yapılan bir güzellemeydi. gökkuşağı rengi de turing’in yaşam tarzına, cinsel tercihine atıfta bulunuyordu. zaten “1984” temalı meşhur reklamında açıkça faşizme karşı bir duruş sergileyen şirketin bu tavrı şaşırtıcı değildi. bu kanaat, dilden dile dolaşarak kabul gördü. oysa ne apple ne de logonun çizeri bunun turing’e saygı duruşu için yapılan bir girişim olduğunu kabul etti. ama tarihin tuhaf seyri elma logosu efsanesini bugün bize tekrar hatırlatıyor.
izmirleyasayanadam izmirleyasayanadam
23 haziran 1912 de londra’da doğdu
28 mayıs 1936 da hesaplanabilir sayılar: karar verme probleminin bir uygulaması adlı makalesini yayınladı (turing makinesi fikrini tanıtan makalesi)
ii. dünya savaşı sırasında almanların enigma kodlarının çözülmesinde önemli rol oynadı.
1945’ te automatic computing engine (ace) olarak adlandırılan büyük bir bilgisayarın tasarım, yapım ve kullanım çalışmalarını yönetti.
1950 yılında mind dergisinde yayınlanan computing machinery and intelligence adlı makalesinde bugün turing testi olarak bilinen ünlü testi açıklamıştır.
1954’te sinayür enjekte edilmiş elma yiyerek intihar etmiş olduğu sanılıyor.
12345678910 12345678910
google sayesinde öğrendiğim matematikçi ve bilgisayar bilimci.böyle birini nasıl oldu da bilmiyorum çok şaşırdım.kendimden nefret ettim.
1 /