albayrak grubu

oturduğuyerdennickoluşturmaktazorlanansözlükyazarı oturduğuyerdennickoluşturmaktazorlanansözlükyazarı
eğer ev almaya niyetlendiyseniz ve site hayatının daha nezih, çocuklarınız için daha güvenli olduğunu düşünüyorsanız buyrun size nelerle karşılaşacağınızı anlatalım. ilk başta her şey toz pembedir. satış ofisine giderdiniz. sizi güler yüzlü satış elemanları karşılar, ikramlar yapılır. mükemmel maketlerde a'dan z'ye hazırlanmış örnek daireler, her şeyin düşünüldüğü sosyal tesis ve çevre düzenlemesi üzerine hazırlanmış kataloglar... ama bir şeyi asla öğrenemezsiniz. sayfalarca hazırlanmış sözleşmelerdeki "inşaat şirketinin proje üzerinde değişikilk yapma hakkı olduğu" maddesini. diyelimki krediniz çıktı ve evinizi görmek istediniz. aynı sözleşmede yetkili kurumun inşaat bitmeden müşteriye evi gezdirmeme hakkı olduğu yazar. yani alacağınız evi sadece hayal edebilirsiniz, göremezsiniz. hadi eve girdiniz. yığınla eksik var. site görevlileri taşeronlarla mahkemelik olduklarını bütün eksikliklerin giderileceğini söyler. taşeronlarsa 'biz herşeyi düzgün yaptık, sonradan firmanın kendi adamları tahrip etti.' der. sonuç, sizin mağduriyetinizin giderilememesidir. evin içine geçelim. 15-20 katlı binalarda ki bu en az 50 daire demektir, 6'şar kişilik 2 küçük asansörle karşılaşırsınız. asansörler çalışsa yine iyi. firmayla mahkemelikler ya asansörler de çalışmaz. özürlü bir yakınınız varsa, ya da küçük çocuğunuz onları taşımaya hazır olun. ne apartman girişlerinde ne de apartmanın içinde çocuk arabası yada tekerlekli sandalye için bir düzen yoktur.
sitede oturuyorsunuz ya çocuğunuz bisiklet kullanmak isteyecek. tamam da kim bisikleti 11 kat indirip çıkaracak. asansör çalışmıyorki. çocuğunuzu parka götürdünüz. bir kere bilinki bu parklar hayatında parka hiç gitmemiş insanlar tarafından düzenlenmiş. özenle hazırlanmış parka benzer bu düzenekler son derece ferah. öyleki merdivenle başlayıp kaydırakla son bulan bu 'parkımsı' dev oyucakta tutunmak için bir iki tane demir var. o da çocuğunuzu boyu yeterse. yani çocuğunuzun boşluklardan kayıp düşmemesi için hiçbir sebep yok. sanırım akrobatlar için hazırlanan bu düzenekler park diye yanlışlıkla bu siteye konulmuş.
alt yapı ve çevre düzenlemesi sorunlarına hiç değinmeyelim. onlar ne çıkarsa bahtına artık. 10. kattaki evinizde hamamböceği görmek sizi şaşırtabilir. bu böcek nasıl geldi diye düşünebilirsiniz. sıfır bina almışsınız. temiz olması gerekir. hadi böcek site dışından geldi. 10. kata nasıl çıktı. asansörler mi? yanlış anlamayın böceklerin asansör kullanmasına karşı değiliz, ama asansörler çalışmıyorki.
yeni sitelerin en büyük özelliği içeriye araba girmemesi. sitelerin altı komple otopark ve otoparktan binalara giriş var. eğer proje değişmediyse ve gerçekten otoparkta işiniz varsa elfeneri ve böcek sipreyi olmazsa olmazınız olsun. neden mi? ya otoparkta ya da asansöre ulaşabilmeniz için kat etmeniz gereken yolda ışıklar asla çalışmaz. yol genelde yamuk yumuk dökülmüş bir betondur ve merdiven çıkmanız gerekiyordur. bu arada kazan dairesini mesken tutmuş hamam böceklerinide etkisiz hale getirmeniz gerekecek. bu lüks siteler böyle. sağlıklı yaşama ve spora çok önem veriyorlar. evinize girebilmek için bile dikkatli, gözü açık ve atletik olmanızı sağlama bağlamışlar bir kere.
hep eksiklerden bahsetmeyelim. gelelim neler bulacağınıza. aynı sözleşmeyle en az 3 yıllığına yetkili şirketin kendi adamlarından oluşan bir site yönetimi sizin için sürpriz olabilir. sorunlarınızı çözmek için orada bulunan site yönetiminin "yavuz hırsız ev sahibini bastırır" taktiği sizi sakın şaşırtmasın. köylerinden özel olarak getirtilen bu site yöneticileri siz daha ağzınızı açamadan öyle bir bağırıp çağırmaya başlarlarki tabiri caizse ağzınızın payını alırsınız. bulduğunuzla yetinmeyip şikayet etmek sizin neyinize. eğer ısrar ederseniz, göreceğiniz tek yaptırım aidatların yükseltilmesi olur. sonunda bir kira bedeli kadar aidat öder ama asla ilaçlanmayan, böçek dolu, bi dünya kadar para verdiğiniz temizlik şirketinin temizlemediği bir binada oturmak zorunda kalır, çocuğunuzun parktaki cam kırıklarından zarar görmemesi yada yerden çöp alıp ağzına götürmemesi için dua ediyor olursunuz.
işin bir de nostaljik yönü var. istabul'umuzda artık göremediğimiz belediye çukurlarına bu nezih sitemizde sıkça rastlayabilirsiniz. eee ne de olsa sizi zihinde ve sağlıklı tutmaya söz vermişler. spor salonuna ne gerek. çukurlardan atlamayı becerin yeter. yanlış izolasyon sonucu toprak altından yanıp alevler çıkaran elektirik tesisatı bir nevi havai fişek gösterisi gibidir. eğlence yok diyemezsiniz. devamlı çalan yangın alarmını da müzik yayını olarak kabul edin. ya asansördeki bir sorun yüzündendir, ya da boş bir dairede gaz birikintisi olmuştur. havuzların pisliği ve bakımsızlığından hiç bahsetmeyelim. bu kadar insanın yaşadığı bir sitede bu kadarcık sorun olsun canım. ne olmuş birazcık mikrop kapıp biraz yara bere döktüyseniz.
son radde de dayanamazsanız sitenin eksiklerini, pisliğini ve buna sebep olan yönetimi şikayet edecek bir muhatap istersiniz. ara da bulasın. bir sürü ofisten, bir sürü insanla konuşursunuz ama hiç biri yetkili değildir. dahası kimse yetkilinin kim olduğunu bilmez. çünkü şirket politikası böyledir. iş malı satana kadar, sonrasında kim ilkgilenecek sorunlarla, şikayetlerle. bir de halkla ilişkiler departmanı mı oluştursunlar.
sonuç; "55 yıldır evdeyiz" diye reklam veren albayrak inşaat lütfen evinize geri dönün. neden evinizden çıktınız da bize bu eziyeti çektiriyorsunuz.
irene adler irene adler
uzak durulması gereken bir şirket. topkapı'da binasının önünden geçiyorsanız yolunuzu değiştirin o kadar söylüyorum. faaliyet gösterdikleri her alanda rezillik üstüne rezillik sergilerler. müşteri olarak da, çalışan olarak da hakkınızı asla alamazsınız. iş sürecinin hiçbir aşamasında dürüst davranmazlar, iyi niyetinizi sonuna kadar suistimal ederler. siyasi duruşlarından vesaire bahsetmek istemiyorum, fakat profesyonellikten bu kadar uzak olmalarına rağmen nasıl ayakta duruyorlar merak konusu. bu zihniyette bir şirketin bir yerlere gelebilmesi de ancak türkiye'de gerçekleşir zaten. yeni türkiye.