alevi

1 /
zoe zoe
aleviliğin tarihi islam'ın ilk dönemlerine dek uzanır. hz ali, hz muhammed'in amcasının oğlu ve peygamber'den sonra müslüman olan ilk kişi ve aynı zamanda peygamberin damadıydı. hz muhammed'in ölümünden sonra hz ali'nin halife olmasını bekliyenler ebu bekir'in halife olmasıyla şok olurlar hz ali yandaşları o'na haksızlık yapıldığını düşünürler. bu olaylardan sonra ali'nin yanında olanlara alevi denmeye başlanmıştır, kimi kaynaklara görede alevi ali'nin soyundan gelene denir yönündedir.
hz ali ancak ebu bekir, ömer ve osman'dan sonra muaviye ile giriştiği savaşı kazanarak halife olmaya hak kazanır ama muaviye'nin adamları tarafından camide öldürülür o günden sonra aleviler camiye gitmezler. muaviye bununla kalmaz ve hz ali'nin çocukları hz hasan ve hüseyin'ide kerbela'da öldürtür, o günden sonra aleviler ibadetlerinide gizli yaparlar. ibadetlerini gizli yaptıkları için haklarında çeşitli dedikodular çıkar ki bunların en iğrenci mum söndürme olayıdır. güya aleviler aile içi cinsel ilişkide bulunmak için ayinler düzenliyormuş.* *
alevilik bir türk-islam sentezidir, kısaca aleviler müslümandır. evet camiye gitmezler yukarda anlattığım nedenlerden dolayı, oruç tutarlar ama ramazan ayında değil muharrem ayında tutarlar, oruçları 1 ay değilde 12 gün tutarlar * ve oruç tutma şekilleride tamamen farklıdır. evet pir'leri ali'dir ama ali'den önce muhammed, muhammed'den öncede allah gelir onlar için, bunu 'ya allah, ya muhammed, ya ali' üçlemesi ile dile getirirler. ibadetin allah ve kendilerinin arasında olduğunu, ibadetin gösteriş için yapılmayacağını çok iyi bilirler...
diğer mezheplere göre alevilik de kadının yeri başkadır, kadın başlarının tacıdır. bir nevi anaerkil bir toplumdur. aile meclisinden kadının söz hakkı vardır ki çoğu zaman öncelikli söz hakkına sahiptirler ve kadınlarının kapanmaları için zorlamazlar başları açıktır. çocuklarının eğitimine çok önem verirler özelliklede kız çocuklarını okutmaya özen gösterirler. tarih boyunca ezilmişlerdir * * * ama içlerinde hiç birzaman kin olmamıştır; kinci, nefret duyan, insan düşmanı çocuklar yetiştirmemişlerdir.
(bkz: cemevi) (bkz: semah) (bkz: 12 imam )
böcek böcek
kendi içlerinde ikiye ayrılıyorlar.bi taraf aleviliğin islama dahil olduğunu savunuyor,diğer taraf da aleviliğin başlı başına ayrı bir düşünce biçimi,felsefe olduğunu iddia ediyor islamın etkisini de kabul ederek.
böcek böcek
yıllar önce güner ümit turnike adlı yarışma programında içeriğini hatırlamadığım bir cümlede kızılbaş demişti ve alevilerin tepkisini çekmişti oldukça.sonra program mı kaldırıldı,bişey oldu ama..

gelmezsenn önemli değil gelsen önemli olurdu'nun katkılarıyla edit;
güner ümit skeç gereği ordaki sevgilisini oynayan manken bayanın
-hamileyim
demesi üzerine
-ne benden mi?
demişti
kız da
-yok babamdan
deyince.güner ümit
-aaa kızılbaş mısın sen?
demişti.alevilerin mum söndü denilen bir gelenekle aile içi ilişkiye girdiğine dair yalan bir inanışa atfen sarf ettiği bu sözler bir dönemin m.ali erbili olan ümit in sonunu getirmiştir.
*
levantine levantine
aslında hz. ali'den çok sonraları ortaya çıkmıştır...
temelinde bir tepkisellik vardır...
siyasi bir mücadelenin daha doğrusu iktidar kavğasının bir tarafını ifade eder...
şii etkisiyle türkler ve diğer uluslar arasında da yayılmış , başlangıçta sunnilikten çok da farkı olmayan, ama siyasi çatışmaların alevi ve sunniler arasında ayrımı her geçen gün arttırması ile, ayrı bir mezhepten çok ayrı bir din havasına bürünmüş olan dini/dünyevi grup...
13. yy anadolusuna bakarsanız böyle bir ayrışmanın (alevi-sunni) türkler arasında olmadığını görürsünüz... (peygamberliğini ilan eden baba ishak'ı saymazsak)
aslında bir çok farklı alevilik anlayışını bünyesinde barındırır...
sunni türklere göre daha fazla islam öncesi şamanist döneme ait geleneği bünyesinde barındır...
tahtacı alevilerden tutun ta balkanlarda yahudilikten islama dahil olmuş sevi taraftarlarına kadar (ki alevilikle ilgili asılsız suçlamalar bunların yüzünden olmuştur daha çok)

temelde ezilmişlik, horlanmışlık daha doğrusu öteki olma duygusu ile yoğrulmuş olan alevilik, yahudikte de olduğu gibi, gördüğü zulümlerden ve azınlık olma duygusundan içsel olarak bağları kuvvetli, bir birini tutan ve de neredeyse ırksal bir inanç birliği haline gelmiştir...

ama aleviliğe son şeklini veren, hiç şüphesiz çoğu alevi bireyinin de ikinci bir kimlik olarak kabul ettiği sol düşünce sistemi olmuştur...
günümüzde islam dini ve peygamberi ile bağlarını her geçen gün koparan alevi gençliği, yoğun bir dünyevileşme yaşamıştır...
alevilikle ilgili temel sorun pek de kaynaklarının olmamasıdır (bir kısmı kuran'ı dini referans olarak sunnilerin algıladığı gibi algılamazlar)
son zamalarda "alisiz alevilik" gibi alevi toplumu tarafından nefretle karşılanan çıkışlar da olmuştur...
sunni-alevi çatışmalarını şüphesiz en büyük sebebi biribirini iyi tanımamakdır...
dediğimiz gibi aynı çizgiyi 13.yy'a kadar korumuş olan iki topluluk, kimi zaman siyasi karşıtlıklar (osmanlı-safavi nüfüz savaşı) kimi zamanda iki tarafın da hoşgörüsüzlüğünden
dolayı ciddi bir ayrılığa düşmüştür...

alevilik aliyi sevmekse biz de aleviyiz kimi zaman sağcı politikacıların siyasi sloganı olabilse de...
her sunninin kabul edeceği bir gerçeği ifade eder...

ama soru hangi alinin sevileceğidir...

tarihi bir şahsiyet olan hz ali mi? yoksa sözlü kültürün bir nevi hz. isa
olarak anlattığı hz ali mi?..
bir bilen bir bilen
kızlarının,ailenin herhangi bir bireyine ,zamanında kendilerini dağ eteklerinde köy kurmaya zorlamış,mum söndücülük oynuyolar diyerek en ağır iftrayı atmış sunnilerle evlenilmesine izin verilmez.modern günlük yaşamda artık ne kadar geçerli olduğu(uygulama anlamında) tartışılır.başka bir mezhepten bireyle evlilik yapana düşkün denir .
sugibiazizol sugibiazizol
dürüst, ahlaklı ve fazilet sahibi topluluk.

erzincan' ın tercan ilçesinin balözü köyünde mesleğimi icra ederken, geceleri kapımı kilitleme gereği bile duymadan uyuyabileceğim kadar güven vermiş, kalbi ve kanadı kırık insan kitlesi.

şahane bir müzik kulağına sahiptirler. mutlaka her evde bağlama çalan biri bulunur. mevzubahis mahrumiyet yerinde derleme yapanları görüp normal saymışlığım, nota bilmeden çalan, üstüne üstlük kendi bestesini yapanlara da rastlayıp dumur diyarında seyyah olmuşluğum vardır.

köye gelen güvenlikten sorumlu amirin "ahaliyi nasıl bilirsin? " sorusuna yukarıda yazdıklarımı mütebessim bir şekilde ifade etmişliğim, sırf haklarında iyi düşünüyorum diye derdest edilip, yirmi dört saat karakolda sorgulanmışlığım da mevcuttur. olsundur, hala aynı fikirdeyimdir.
capibara capibara
hz. ali yaşasaydı üzülürdü bence bu alevi-sunni ayrılığına. çünkü kendisi hz.muhammed'i çok severdi ve islamı en iyi yaşayanlardandı.(editlendi)
fakespeare fakespeare
dışarıdan bakıldığında nasıl görülüyor bilemem amma ve lakin her insan grubunun olduğu gibi alevilerin de çok iyileri ve çok kötüleri vardır.uzun yıllar edindiğim tecrübelere dayanarak diyebilirim ki şeyh,şıh,tarikat,yatır, işlerinin en yoğun olduğu mezheptir zannımca. ayrıca bir kısmı paskalya bayramını bile kutlar. anadolu alevileri ve arap alevileri çok farklı insanlardır ki bundan dolayı aleviler hakkında çok zıt düşünceler ortaya çıkmaktadır. her ikisi de türkiye'de yaşamasına rağmen biri arap alevisi(ağırlıklı olarak suudi arabistan'dan göç etmiş olanlar) olarak anılırken diğeri anadolu alevisi olarak anılır. şimdi şöyle ki anadolu alevileri daha ılımlı ve genelde yaşadıkları yerlerde azınlıkta bulunduklarından daha uyumlu olmuşlardır yıllar yılı. ama arap alevilerinin büyük kısmı nüfus olarak çoğunlukta bulundukları bölgelerde yaşamaktadırlar. bu nedenledir ki anadolu alevilerine göre daha kapalı bir toplumdurlar. dışarıdan kız almamak ve dışarıya kız vermemek gibi kuralları da vardır (yeni nesil bu kuralları delmiştir tabii o ayrı). ayrıca bu arap alevisi dediğim kesimde milliyetçilik anadolu alevilerinden daha üst seviyededir (genelden bahsedersek durum böyle. yani arap alevilerinin %60'ı milliyetçidir kaba bir hesapla). ama bu milliyetçi kesimden çok azı sorun çıkaracak kadar milliyetçidir. sorun çıkaracak kadar milliyetçi olanları ise; hayır için eski tarihi bir liseyi yıktırıp yerine yeni bir okul yaptırıp içindeki öğretmenleri de istediği gibi değiştirebilecek kadar tehlikelidir. parası olan yapabilir tabii ki bu işi de sadece. ayrıca arap alevileri anadolu alevilerine oranla çok daha fazla evrim geçirmişlerdir. çok daha modern toplumlardır. mesela bir kız babasına erkek arkadaşı olduğunu söyleyebilir, babası bu çocukla tanışabilir. türban ve çarşaf gibi kıyafetleri yoktur. fakat şıh, şeyh gibi simlerle anılan din büyüklerinde bir sakal vardır ki gökten yere kadar.

uzun lafın kısası genelleme yapamayacak kadar çok insanın içinde yaşadığı topluluktur. yıllarca aralarında yaşayıp tek bir defa sorun yaşamamışımdır ayrıca. belki ben arkadaşlarımı iyi seçtim orasını bilemem. ama şimdiye kadar bizzat tanıştıklarım mükemmel insanlardı. ama şöyle şeyleri de duymadım değil: arapça bilmeyen biri bir köyden geçerek denize gitmek ister. arabasıyla ilerlerken çocuğun biri bisikletle arabanın önüne fırlar. adam direksiyonu kırar ama çocuğa çarpmaktan kurtaramaz. çocuk ayağa kalkar. esnaf bir anda olay yerine üşüşür. adama arapça bağırır çağırır. adam arapça bilmez ve arabadaki karısının ve çocuklarının önünde adamın boğazını keserler. işte bunu yapan insanlar da vardır bu topluluğun içinde. ama dediğim gibi dünyada mükemmel topluluk yoktur zaten. her insan grubunda böyle insanlar çıkıyor. genelde iyi insanlardır vesselam. ve tanıştıklarımın hepsi hz.ali'yi hz.muhammed'den daha önemli gören insanlardı. hatta neredeyse hepsinde hz.ali'nin kılıcı şeklinde kolyeler veya bileklikler vardı.
ekapus ekapus
cem vakfı başkanı izzettin doğan'a göre türkiye'deki yaklaşık 25 milyon kişi alevidir. bu sayıyı; dün akşam, ntv'deki "alevilerin oyu nereye gidecek" konulu "neden" programında zikretti. aynı programda alevilerin ezici bir çoğunluğunun (% 80 - % 90) da sol partilere oy verildiği söylendi. tüm katılımcılar, geçmiş seçimlerin sonuçlarını referans göstererek bunu onayladılar.

bu bana 25 milyon fenerbahçe taraftarı meselesini hatırlattı... sayın ali şen'in iddiasını ıspatlaması ya da diğer taraftarların bunun aksini ıspatlaması mümkün değil. ama alevi nüfusu için küçük bir beyin jimnastiği ve seçim sonuçlarıyla ispat yoluna gidilebilir.

geçen seçimde tüm sol partiler, geçerli oyların % 30'unu aldılar. bu üç aşağı beş yukarı 70 milyonun da bir profilini oluşturur. istatistikten anlayanlar bunu doğrulayacaktır. istatistiksel olarak kayıtlı seçmenlerin kullandığını oylar, türkiye'nin seçmen profilini en az hatayla gösterir. yani geçerli oyların % 30'u sol ise tüm türkiye oy kullandığında ve geçerli olduğunda da bu oran yaklaşık % 30 çıkacaktır. yani türkiye'de siyasi görüşü sol olanların sayısı 21 milyondur. 25 milyon alevi olduğuna göre ve % 90'ı sola oy verdiğine göre 22.5 milyon sol alevi oy olması lazım. sola oy atan ve alevi olmayanlara yer kalmadı gördüğünüz gibi... sola oy verenlerin tamamının yalnızca alevilerden olduğunu varsaysak bile ortada ciddi bir abartı durumu söz konusu.

nasreddin hoca'nın güzel bir fıkrasıyla girimi sonlandırmak istiyorum:
nasreddin hoca 2 okka et alır. hanıma da "hanım bak bu etle akşama güzel bir yemek yap. önemli misafirlerim var! ona göre..." der. eti mutfağa bırakır ve tekrar çarşıya çıkar. hocanın hanımı girer mutfağa güzel bir yemek yemek yapar. yaptıktan sonra dayanamaz biraz yer. biraz daha biraz daha derken eti yarıya indirir. ardından hocayı kızdırmamanın bir yolunu bulmaya çalışır. etin geri kalanını da komşulara dağıtır.

hoca konuklarıyla birlikte akşam eve gelir. ortada ne yemek ne de et! hoca sinirle: hanım et nerde? hocanın hanımı "kedi yedi" der. hoca "hepsini mi?" diye sorar. "vallahi hepsini yedi mendebur kedi!" der hanımı.

hoca eşinden el terazisini ve kediyi getirmesini ister. kediyi teraziye koyar ve tartar. kedi iki okka çeker. hoca hanıma döner. "hanım bak, kedi iki okka geldi. kedi iki okkaysa, et nerde? yok et iki okkaysa, kedi nerde?"
1 /