alevi doktor istemiyoruz

1 /
artc artc
antakya'da yaşıyorum ben, bu yazılanlar doğru hatta daha beterleri de var. en güzel tepkiyi vermiş burnunu kıran çocuk, ben de aynısını yapardım.

hatay’da "suriyeli muhalifler" ile hataylılar arasındaki gerilim sürüyor. dün hatay’ın samandağ ilçesinde muhaliflerle halk arasında çıkan kavga muhaliflerin tedavi için gittikleri hastanede de sürerken, bir kavga da antakya'nın serinyol beldesi'nde yaşandı.

hatay’da dün "suriyeli muhalifler" ile hatay halkı arasında yaşanan gerilim yine kavgaya dönüştü.

antakya’dan samandağ’a giden bir minibüse binen muhaliflerin samandağ’a ulaştıktan sonra minibüsten para vermeden inmek istemeleri üzerine şoförle muhalifler arasında tartışma çıktı. samandağ hızır türbesi önünde çıkan tartışmanın büyümesi üzerine ilçede gergin olan havanın da etkisiyle hatay halkının da katıldığı ciddi bir kavganın yaşandığı öğrenildi.

“alevi doktor istemiyoruz”
kavga sonrası yaralanan muhaliflerin tedavi için gittikleri antakya devlet hastanesi’nde de gerginlik devam etti. hastaneye giden muhaliflerden birinin “alevi doktor istemiyoruz” şeklinde bağırması üzerine sinirlenen samandağlı bir gencin "suriyeli muhalifin" burnunu kırdığı öğrenildi.

muhaliflerin bir süredir girdikleri lokantalara ve bindikleri taşıtlara ücret ödemedikleri, bu durumun bölge halkında tepki yarattığı bilinmekteydi.

hatay'da 'suriyeli muhaliflerle' hatay halkı arasında kavga sürüyor hatay'da dün "suriyeli muhalifler" ile hatay halkı arasında yaşanan gerilim yine kavgaya dönüştü. antakya'dan samandağ'a giden bir minibüse binen m... sol
puppet master puppet master
sözlükteki gözlerini yummuş, kendilerine dayatılana şuursuzca inanan kazmaları gözler önüne seren söylemdir. bu kazmalar kendi ideolojilerine yakın olan medya kuruluşlarına havada karada inanıp, dünyada başka bir şey yokmuş gibi davranırlar.

kemalist/ulusalcu/ergenekoncu medyaymış, esad denen laikçi diktatörmüş de korumakmış da... beyinsiz kardeşim zaten kendine yetebilen bir ülke değilken 80bin tane suriyeliyi dolduruyorsun sınır köylerine. 200 kişilik köyde adamlar bin kişi kalıyorlar, sence burada sükunetin korunması mümkün mü? mümkünse neyin kafasını yaşıyorsun, söyle de bilelim.

hadi bunu da geçtim, "götün" olmayan kaynaklarda da konteyner yerleşimlerde çıkan kavgaları gayet görebilmek mümkünken sen hala neyin derdindesin? neye atıp tutuyorsun? bu kadar mı malsın? oğlum 10 gün boyunca güneydoğuda asker-terörist çatışırken hangi büyük kanalda tek kalem haber gördün de bu kadar güveniyorsun bunlara? hani bunları idrak edecek beyin yoksa ne demeye atıp tutuyorsun?

edit: ironiye atlayan bir sazan da olabilirim an itibariyle. ama biliyorum, var cidden bu ironileri benimsemis insanlar.
davut de souza davut de souza
şakirtlerin bu olayı yalan diye nitelemelerinin sebebi allah gibi taptıkları başbakan recep tayyip erdoğan'ın beşar esad'a kafayı takmış olmasıdır.yoksa aylar önce ''suriye'de nusayrileri yok edecez'' diye afkuran(afkurmak lazca'da havlamak demektir),daha birkaç gün önce postane basıp binadakileri camdan aşağıya atan(bunlar örnek vakaları)bu amerikan-suudi-katar-israil-tc ittifakının yönlendirdiği katil sürüsünün bu haltı yemesi sanırım şaşırtıcı olmaz.ama bazıları anlamamak için hala kendilerini kasıyorlar.
voiceofloneliness voiceofloneliness
20 yıl hatay'da ikamet ettim.
habersol denilen sikindiriklerin mal bulmuş mağribi gibi haber yaptıkları şeyin aslı esası, tıpkı onlar gibi sik kafalı birkaç antakyalı kaçakçının son olaylardan sonra işlerinin bozulmasının müsebbibi olarak gördükleri mültecilere her gördükleri yerde sözlü ve fiili saldırılarından ibarettir.
aynı sik kafalıların yörenin tüm ahalisince malum olan en başta toz ve akaryakıt olmak üzere her türlü mal kaçakçılığıyla servetlerine servet kattıklarını bilmenizi isterim.
topraksu topraksu
'suriye'de iç karışıklık var' görüntüsü çizebilmek için, o insanları para ve bir takım vaatler karşılığında sınıra istifleyen abd-akp ortak yapımı tiyatronun, artık tatsızlaştığını gösteren tablo budur. adamlar haklı ''hem rahatımız bozuldu hem de minibüse para mı vereceğiz?'' diyorlar. he bir de üstlerine düşen görevi yerine getiriyorlar ''alevi doktor istemiyoruz'' diyerek.


bir kaç ay önce tayfun talipoğlu'nun sınırdaki insanlarla yaptığı bir röportajı okumuştum. içlerinden bir itirafçı hatırladığım kadarıyla böyle söylüyordu; ''bize yüklüce bir miktar para verdiler; ve sınırsız imkanlar vadederek buraya getirdiler. benim yaşadığım yerde herhangi bir iç karışıklık yoktu; buraya para için geldim.'' hatta teknolojik tüm imkanlar sağlanılmış; adamların wirelessları bile var. (daha düne kadar bizim evde yoktu lan.)


şimdi soruyorum size bu suriye'li muhaliflere (savaştan kaçıp canım türkiye'mizin topraklarına sığınan yardıma muhtaç insanlar) neden kötü davranıyorsunuz? lütfen biraz ayrıcalık tanıyalım onlara; minibüs parası almayalım, alevi doktor istemiyorlarsa onlara ''hangi dine, hangi mezhebe mensup, hangi ırktan, hangi cinsiyetten doktor istersiniz?'' diye soralım. çünkü anlaşmaları böyle, adamlar haklı.
bumerang gibi bumerang gibi
birileri; bu yaratık ve savunucularına anlatsın (tabii beyin varsa ve anlarsa), aleviler pisliğe el uzatmaz, onlar eline, beline ve diline sahip temiz ve düzgün insanlardır. aleviden pisliğe (pislik, zaten pislik olduğu için zarar görmesi söz konusu değildir) zarar gelmez ama pislikten alevi'ye zarar gelir. o yüzden alevi doktorlarımız mümkünse bunlara dokunmasınlar, geberen gebersin.
1 /