alex turner

1 /
bucuu bucuu
arctic monkeys'in solistidir. tam adı alexander david turner. babasının adı david ve müzik öğretmeni. annesinin adı penny ve almanca öğretmeni.(ne gerek varsa bu bilgilere)
sheffield'lı. söylediğine göre gruplarının myspace adresi dışında hiçbir sitede üyeliği yokmuş; ama onun yerine birçok kişi üyelik açıyor zaten. turnelerde köşeye çekilip kendince bir şeyler yazdığı ve kimselere göstermediği söyleniyor yakın arkadaşları roxanne tarafından " ... and he told roxanne to put on her red light..."* o roxanne bu roxanne. ışıkçıları aynı zamanda arkadaşları. oasis'i çok seviyor. esprili, hareketli, genç, romantik, yaratıcı insan. *
şu sıralar sunucu(t4 te popworld) alexa chung ile birlikte. * *
swampfire swampfire
arctic monkeys ile yaptığı işlerden söz etmiyorum bile, the age of understatement gibi bir albüm yapmış şimdi de josh homme la beraber humbug ı yayınlamış crying lightning ile beni benden alan kendisine genç yetenek demenin terbiyesizlik olacağını düşündüğüm sheffield ın arda turanı..hatta noel gallagher dan sonraki adam diyebilirim.
masalambası masalambası
benden o ses tonuyla çakmak istese dünyadaki bütün çakmakları önüne yığabileceğim adam.

edit: çakmak falan derken yani sigara yakmaya yarayan çakmak. evet biraz şey olmuş. ehe. alex. evet.
ichabod crane ichabod crane
the edge'de suck it and see parçasını akustik olarak çalar söylerken, arada bir sigaradan kaynaklanan gıcığını hafifçe başını yana çevirip öksürerek temizlemeye çalışması bile karizmadır. the edge'de ilk ünlü olduğu zamanlardaki akustik kayıtlarıyla bu yıl yaptığı kayıtları karşılaştırırsanız farkı rahatlıkla görebilirsiniz. bu yaşta sanki 80'lerdeki efsane bir grubun görmüş geçirmiş, feleğin çemberinden geçmiş, nice aşklar tüketmiş, yaralamış yaralanmış bir solisti gibi zamanın dışında ve umursamaz tavırlar içindedir. ilk gitarını daha 2001'de eline almış genç bir adam için bu olgunluğun müziğine yansımasını dileriz.


here there and everywhere here there and everywhere
her ne kadar son zamanlarda kendini biraz bozmaya başlamış olsa da hala 21. yüzyılda adadan çıkan en büyük müzik dehasıdır gözümde.

genç yaşına rağmen az zamanda büyük işler yapan bu adamın diskografisine bir göz atacak olursak:

ana grubu arctic monkeys ile;

2006 yılında whatever people say i am that s what i m not
2007 yılında favourite worst nightmare
2009 yılında humbug
2011 yılında suck it and see
2013 yılında am

proje grubu the last shadow puppets ile;

2008 yılında the age of the understatement

solo olarak da;

2011 yılında submarine adlı filmin soundtrack albümünü hazırlamıştır.

müzikal açıdan genel olarak her özelliği iyi olsa da özellikle ilk çıktığı zamanlardaki saf kuzey ingilizli aksanı, 2008 yılından itibaren abartmaya başladığı sigara sonrası oluşan tadından yenmez vokali, son çıkan suck it and see albümünün büyük bölümü dışında tüm albümlerdeki tüm şarkılarında yazdığı harika sözler gelmekte. kötü özellik olaraksa aklıma gelen ilk ve tek şey şöhreti yakaladıktan sonra amerikan rüyasına yakalanmaktan kendini kurtaramaması. buna ekleme yapmak gerekirse de 2011 sonları ve 2012 turnelerinde konserler sırasında yaptığı show hareketlerini aşırıya kaçırması. biz seni o utangaç halinle çok sevmiştik. bir konserde bir elini kaldırırdın, olay olurdu. şimdi sahnede sıçsan kimse heyecanlanmıyor.

herneyse daha fazla kızmadan bu müzik dehasını yalnız bırakıyor ve ilk girime noktamı koyuyorum.
laein laein
minnoş bi oğluşken, gözümüzün önünde eşşek kadar adam oldu. şarkı söylemesi bir başka, konuşması bir başka güzel. seviyorum.
estraven estraven
çok yetenekli çocuk. arctic monkeys'le yaptıkları işler bence muhteşem. ayrıca son zamanlarda dikkate değer ve uzun süre yaşayacak nitelikte işler yapan nadir müzisyenlerden. yalnız hakkında söylemek gereken bir şeyler var ki, youtube'daki videolarından birine yapılan bir hayran yorumu, durumu özetliyor: "he's one of my biggest musical inspirations but god is he odd!".
1 /