ali babacan

14 /
ama arkadaşlar iyidir ama arkadaşlar iyidir
20 senedir en ufak mevzudan kültürel kutuplaşma hikayesi çıkaran akp ile son yıllarda bu işi üstlenen aparatları pelikan yalısı ve rende binasının bile aklına gelmeyen, ancak taliban'ı falan bu denli tetikleyebilecek, üzerinden hedefe konan ve aşağılanan sekülerlerin çoğunun haberinin dahi olmadığı bir vals gösterisi üzerinden tipik bir akp kampanyası örgütlemiş olan oluşumun başındaki zat. lugat da reisten apartma "azgın azınlık" falan...

partinin hem liderliğini, hem üyelerini, hem de seçmenlerinin tamamını* oluşturan ıskartaya çıkarılmış yandaş gazeteci ve dangalak liberal twitter kullanıcısı tayfanın argümanları yandaş medya-trol ağı üzerinden örgütlenen herhangi bir kampanyadan daha fazla tartışılmayı haketmiyor, zira aralarında herhangi bir fark yok: 20 yıldır fakirleşen, aşağılanan ve hayatın her alanında sistematik rövanşizme maruz kalan laik kesim rövanşizmle suçlanıyor, vals gösterisine "laiklik be" diye yorum atmak "medeniyet sinyallemek suretiyle muhafazakar kesimi aşağılamak" olurken bunun karşılığında laiklere her türlü hakareti yapmak haklı bulunuyor, falan. ve bunu yaparken ortaya koydukları iddia "kutuplaşmayı bitirmek" :)

şimdi bu parti bir buçuk yıldır bir yandan laik kesime ve kürtlere yaranmaya, şirinlik yapmaya, diğer yandan da babacan'ın ekonomi yönetiminde olduğu dönemi bir asr-ı saadet olarak pazarlamaya çalıştı ve ülkede 2002-2013'ün süper bir dönem olduğunu düşünen liberal ahmaklar dışında herkesin öngörebileceği üzere ne isaya ne musaya yaranabildi.

herhalde bekledikleri teveccühü de göremeyince iyice agresifleştiler ve vals olayında da takke düştü kel göründü. istemeden içlerindeki akp'yi ortaya çıkardılar.

ben bunu ülkedeki toplumsal/siyasal muhalefetin liberal ya da liberal-sol aydın/ahkamcı/kanaat esnafının fikri etkisinden kurtulmasına katkıda bulunabilecek bir gelişme olarak değerlendiriyor ve olumlu buluyorum.
dumrul dumrul
hala hoşlanmadığımız fikirlere tahammülden bahsediliyor. linç kültürü her yeri kuşatmış. yazık linç ediliyormuş.

biz bu ali babacan'ı nereden biliyoruz da diyemeyeceğiz yani.

adamın ülkeye vaadi ülkeyi akp'nin ilk günlerine döndürmek. lan akp'li ilk yıllara döneceksek biz 20 senedir bu boku niye yedik diye de sormayalım mı? bugün tam olarak o kafanın sonuçlarını yaşamıyor muyuz? bağdat'a ilk bomba düştüğünde 8,5 milyar dolar hesabımıza girecek diye at pazarlığı yapan adamın nesine tahammül edeceğiz? türkçe olimpiyatlarının goygoycusunun nesine tahammül edeceğiz?

kareli ceket giymiyor diye islamcı olmaktan mı çıkıyor bu şahıs? sene olmuş 2021 hala bu heriflerin takiyelerini yutan ve/veya yutturmaya çalışanlar var. islamcılarla birlikte türkiye'nin bir geleceği olmadığını yeterince görmedik mi?

bir kısım tip de aman akp'den oy koparsınlar kafasıyla bu tipitipleri pışpışlamamız gerektiğini söylüyorlar. koparabiliyorsa koparsın ellerini mi tutuyoruz? sözde muhalifmiş gibi takılıyorlar diye illa kafamıza mı sıçtırmamız lazım?

erdoğan'a karşı erdoğan'ın kafadaşlarını desteklemeyi vaz edenlere benim bir tavsiyem var: kopyalarına değil doğrudan akp'ye oy verin. akp kafasıyla bu ülkenin bir yere ulaşma şansı olsaydı 20 yılda bir yere gelmiş olurduk değil mi? bundan sonra böyle bir ihtimal varsa bunu en iyi yapacak parti yine akp'dir. milleti rehine psikolojisiyle gütmeye çabalamayı bırakın artık. kimse kimsenin ağız kokusunu çekmek zorunda değil.

ülkede bunca şey olmuş, hırsızlıklar, yolsuzluklar herkesin gözü önünde yaşanmış, tüm kurumlar çökertilmiş... 2021'de hala herhangi bir şekilde akp'ye oy vermeyi düşünme ihtimali olan herkes akp'ye oy versin zaten lan. ne kadar korkmuşsunuz. bunca olaydan sonra akp'ye oy verme potansiyeli olan birisi beni desteklesin diye ben kendi yaşam tarzımdan, kendi algımdan, kendi tavrımdan minicik bir taviz vereceksem zaten yaşamayayım lan. erdoğan gitsin diye ben akp kafasını taklit etmeye başlayacaksam... e çüş yani, şu cümleyi tamamlamak bile mümkün değil ama bunu ciddi ciddi düşünenler var.

bakın şunu artık anlamanız lazım: "sadece aptallar toplumsal - siyasal olayları kişiler üzerinden düşünür"

bu kişi tayyip de olabilir, atatürk de olabilir, lenin, stalin, muhammed şu bu da olabilir. kişilerin yönelimleri, çıkarları, fikirleri, duyguları değişir. kişilere yandaşlık ya da karşıtlık üzerinden siyaset kurulamaz. bunu yapmaya kalkışan her dönem mutlaka hüsrana uğramaya mahkumdur. eğer toplum ve siyaset üzerine konuşuyorsak aslolan fikirler, hedefler, stratejilerdir. strateji, günlük olmayan bir şeydir. stratejiler her zaman taktiklerin üzerindedir. belirli bir stratejiye bağlı olmayan bir hamleye taktik bile denemez.

belki inanmayacaksınız ama tayyip dediğiniz de bir insandır. insan ölür. herkes ölür.

bu ali babacan denen tipi gözümüzün içine sokmaya çalışan tipler akıllarınca tayyip'i indirmek üzerine bir "oyun" kurmuşlar. kurdukları oyun, bütün gücü uzun süredir elinde tutmasına rağmen topluma biçtiği deli gömleğini giydirmeyi bir türlü başaramamış bir adam üzerine kurulan bir oyundur. hayal edebileceğimiz en kötü ihtimal şudur: tayyip ölene kadar iktidarda kalır. öldüğü gün ya da iktidarı kaybettiği gün kurduğu yapı baştan aşağı çöker. geriye hiçbir şey kalmaz ama bunun da bir şartı var. bugün kendisine muhalif diyen tipler onun kafasını devam ettirmeyecekler. onun kafasıyla uzlaşmayacaklar. bugün sırf akp güç sahibi diye ona yanlayan güruh yarın kendilerine yanladığında onları ellerinin tersiyle itebilmeleri gerekir.

ali babacan, ahmet davutoğlu, abdullah gül gibi tiplerin durumu şimdiden bu. bunları elinin tersi ile itme basiretini gösteremeyen bir siyasi hareket yarın iktidara geldiğinde pelikancıları da bir yere itmez, nagehanları, rok'ları da bir yere itmez, mehmet cengizleri bile bir yere itmez. bu kafaların akp sonrasında türkiye'yi ele almaları halinde tayyip kafası kaybetmiş olmaz, kazanmış olur.


bunlara karşı tavır akp sonrası türkiye'nin teaser'idir. türkiye'nin "barışmaya", "kucaklaşmaya" değil adalete ihtiyacı var. adalet olmayan yerdeki kucaklaşmalar sonraki bütün zamanlar için adaletsizliği de, hoyratlığı da kurumsallaştırmış olur.
adrenokortikotropik adrenokortikotropik
"milli günlerimiz üzerinden bu ülkenin dindar vatandaşlarına göndermeler yapılmasına biz izin vermeyiz. biz bu zihniyete pabuç bırakmayız." açıklamasının akp bünyesinden oy kopartmak için yapılan stratejik bir hamle olduğunu düşünüyorum. hedef kitle akp'den bıkmış dindar vatandaşlar. zaten başka kimi hedefleyebilirler ki?
uykulu uykulu
yok şöyle dedi yok böyle dedi diye iyimser bakış açılarına hastayım. siyatsetçiler değişmez. kendisi ve çevresinin çıkarlarını ön plana alan politika ve stratejiler üretir. tam tersinin olabilmesi için ahlaki değerleri belli, ekseriyeti kurallara uyan, gelişmiş bir toplum olmanız gerekir. ötesinde biri gider biri gelir.

en trajik yönü de böyle açıklamalar sonrası siyasetçilerin destekçilerinin durumu kurtarma çabaları oluyor.

zannediyor musunuz ki, yeni birileri gelince bu toplum farklı bir noktaya evrilecek.
anabacı vokke anabacı vokke
son çıkışını sadece akp tabanından oy tırtıklamak olarak yorumlamamak lazım. akp oyları düştükçe muhalefet içinde de çok sert bir post kavgasının çıkacağının ilk sinyalleri bunlar. babacan kendi cephesinden gardını aldı. onun gardını alacağı yer tabi ki vals üzerinden olurdu... hdp'nin de bir tutum alması lazım bana göre. çünkü kemalist bloğa dönük memnuniyetsizliğin tek adresi babacan olursa akp sonrası için çok yazık olur. hoş bence çoktan yazık oldu bile... akp için nasıl sivil 12 eylül, tayyip için postalsız kenan evren falan deniliyordu. kılıçdar'la meral için de badem bıyıksız tayyip denecek herhalde. gerçi meral her gün cımbızla bıyıklarını alıyor, olmasın bir zahmet ajsdsjsjsjs...

herkeste bir ilk seçimde gidecekler havası var da şu ortamı gördükçe kazın ayağının hiç öyle olmadığını görüyorum. yapabilecekleri onlarca hamle var ama bunların hiçbirini yapmadıklarını varsayalım. hadi her şey tertemiz gitti ve akp seçimi kaybetti, muhalefetin içindeki post kavgasıyla ne kadar kalıcı olacak bu zafer? hele hele akp tarafından tarumar edilmiş, her deliğine sızılmış bir bürokrasi varken? alın istanbul belediyesi metrobüs bile alamıyor şu anda...

bence artık türkiye'de bir sivil darbeler dönemi bşlamıştır. islamcısının kemalistine, kemalistinin islamcısına durmadan darbe yapıp alaşağı ettiği ama ardından hemen kendisinin alaşağı olduğu bir süreç. bunun bütün sebebi de kürt hareketinin sistemin ayarını bozması... sistemi yıkamadılar, kendileri yeni bir sistem kuramadılar belki. orası ayrı... ama şurası kesin, sistemin ayarını bozdular. şu an iki taraf da hdp'siz bir iktidar denklemi kuramıyor. ama hdp'yi de ittifaklarının içine katamıyorlar hiçbir türlü. "sistemin bünyesi" müsade etmiyor...
nils holgersson nils holgersson
özelleştirme furyasını başlatıp ekonominin uzun dönemde anasını siken siyasal islamcı. o zaman para boldu ekonomi şahlanmıştı diyenlere de inanmayın çünkü o paralar bunların cebine gitti. paralar suyunu çekince de niye böyle olduk?

devlet üretmiyorsa sürekli dışarıdan alıyorsa cebinizi elinize attığınızda bacağınızı veya oranızı buranızı okşuyorsanız ahan da baş sorumlularından biri budur. yemeyin ben masumum laflarını.
uzaklardancemuzangeliyor uzaklardancemuzangeliyor
2007
rte: her şeyi özelleştirelim
babacan: aa çok iyi reisim

2009
rte: öyle bir köprü yapalım ki geçmeyen daha çok para versin
babacan: aa çok iyi reisim

2010
rte: hukuk devletinin anasını mikelim
babacan: aa çok iyi reisim

2013
rte: paraları koyacak yer bulamadık ama olsun bu bir darbe
babacan: aa çok iyi reisim

2017
rte: tek adam rejimi geldiğinde türkiye şaha kalkacak
babacan: aa çok iyi reisim

2018
rte: başkan olucam imza verin
babacan: aa çok iyi reisim
dale nunes dale nunes
ali babacan ve etrafındaki bir zamanlar ak partide makamlar elde edip, sonra yenisini bulamayınca küsmüş kadroların oluşturduğu deva partisi, tipik bir küskünler hareketidir. ideolojik olarak ak partiden bir farkları yoktur. farkları, partinin sıfır kilometre olması ve sözüm ona muhalif tarafta yer almasıdır.

bana göre ali babacan ve partisi, siyasal islamın olası bir ''2002'' kırılması karşı aldığı bir önlem, bir hamledir. bir danışıklı dövüştür. böylece siyasal islam, deva ve gelecek partisinde olduğu gibi, olası bir başarısızlıkta kendisini devam ettirme şansını yakalayacaktır. kendisinin ve partisinin merkez sağ imajı da bana göre siyasi bir makyajdan ötesi değildir.

anketlerde henüz ona yönelen büyük kitleler gözükmüyor. erdoğan siyasette var olduğu sürece bir şansının olduğunu sanmıyorum. ancak erdoğan sonrasında ne olur onu bilemiyorum. fazla naif ve efendi oluşu, türkiye'deki sağ ve islamcı kitleleri düşününce ciddi bir dezavantaj gibi duruyor.
14 /