ali lidar

giriniz kaydediliyor

işlem bitince otomatik olarak girinize yönlendirileceksiniz. hoşunuza gitmeyen bir şey varsa girinizi daha sonra düzenleyebilir veya tamamen silebilirsiniz.

girinize bir görsel eklemek için dosya veya dosyaları buraya bırakın
dosya(lar) otomatik olarak yüklenecektir.

(bkz: ) `` TR
1
mevlüt şekeri hüznü
"hiçbir yere sığamıyorum oh mu olsun ki bana
gidenler bildiklerini de beraberinde götürür
ay tutuldu misal dün sıradan bir doğa olayı
ama aklım ermedi boş boş baktım havaya
olsaydın da anlatsaydın kafam böyle karışmazdı
olmadı öpüşürdük aklıma takılmazdı..."

demiş bir adem.
boleynkızı
''kırgın değilim hiçbirinize
dedim ya ben zaten çoğunuzu sevemedim
kim bilir belki de bu yüzden insan olmanın gereklerinin çoğunu yerine getiremedim.-
öfkem aklımın bir adım önünde oldu hep
size değil sadece öfkem, en başta kendime
ödenmesi gereken ne bedel varsa peşin peşin ödeyip
aranıza karışmaktan vazgeçtim.''
dizelerini ve alengirli şiir'ini çok sevdiğim şair.
eleanor
"canımız çok sıkılıyor. felaket sıkılıyor.. eğlenirken, kitap okurken, günlük hayatın bokluklarıyla uğraşırken bir taraftan da sıkılmayı hiç ihmal etmiyoruz. bizim kuşağın tanımlayıcı özelliği bu olsa gerek. çok güzel canımız sıkılıyor. biraz dağılacak gibi olduğunda sıkıntımız, kendimize imkansız aşklar yaratıp, bayılana kadar içip, etrafımızdaki her şeyi kırıp dökerek daha da arttırıyoruz.. bizim... en büyük sermayemiz, can sıkıntımız. hayıflandığımız bir şey yok, geçip giden güzel günleri iç çekerek anımsadığımız da yok. galiba güzel günler diye bir şey bile yok. kaldırımların bir halt bildiği yok, hiçbir devirde muhteşem falan olamadık. olmayan şeyleri anlatıp, olmayan eski kendimizle gururlanıp tanıdık masallarla soslayarak boktan hayatlarımızı, kendimizi ve başkalarını kandırmak konusunda çok marifetliyiz sadece hepsi bu.."
zaht
hey gidi ali hoca. selebriti olmuş neredeyse. eal'nin ön bahçesinde az maç yapmamıştı bizimle. daha ortaokuldayken bile görürdük okulda, merak ederdik böyle hoca mı olur diye? eal'nin bütün o enteresan hocalarından farklı olduğu belliydi. liselerden methini duyardık. en sonunda lise 3'te bizim felsefe dersine de girmişti. bizimle genelde geyik yapardı ama karamsar adamın biriydi. tip olarak hep genç kalmasına rağmen hayattan bezmiş bir hali vardı. aşık olduğu bir kızın peşinden, karşılık beklemeden yıllarca gidebilecek biriydi. belki de gitmiştir. hala da gidiyodur. şiire meraklı biri olsam çoktan keşfederdim blogunu. bu da benim kusurum olsun.

dersin birinde bi laf etmişti hala hatırlarım;

"koyundur, inektir doğar doğmaz hemen yürümeye, koşmaya başlar, insan 1 yaşına gelir, daha 2 adımı zor atar."
modern bir alışkanlıktır ölmek
"söyleyeceğimiz çok şey var aslında. ama üşeniyoruz. ve çok sıkıldık. önceleri müthiş bir hevesle acılarımızı paylaşacak insan ararken etrafımızda, şimdi kimseler soru sormasın istiyoruz. sorduklarında ise yakınlık derecesine göre 'hayat' ya da 'siktir et' diye cevap verip susuyoruz. söyleyecek şeyimiz olmadığından değil, söyleyecek çok şeyimiz var aslında ama bugüne kadar anlattıklarımız hiçbir işe yaramadığından konuşmak istemiyoruz. duyarlılık istemiyoruz, şefkat, acıma, yardım vs. de umurumuzda değil. istediğimiz tek şey sükunet. durmadan 'neyin var?' diye sorular soran bir insandan daha kötü tek şey geliyor aklıma. durmadan 'neyin var?' diyen birden fazla insan.. insanların bize yapacakları en büyük iyilik çenelerini kapalı tutup aptalca sorular sormaktan vazgeçmeleri. bize baktıklarında arkamızdaki duvarı gören insanlar istiyoruz çevremizde hepsi bu.."
modern bir alışkanlıktır ölmek
"bana empati yapma ben küçükken
ben küçükken çok kuş vurdum iyi adam değilim.
geliştirdiğim duyarlılıkların alayını toplasan
kanadını kanattığım tek bir serçe yavrusunu iyi etmiyor.
bana saygı soslu veda nutukları atma
sıkıyorsa diş gıcırdatmalarımı taklit et de görelim
görmüyor musun bir tırnak kendi etini parçalıyor
sen kalkıp beni üzmemekten bahsediyorsun.
bana ders vermeye kalkma ben dersimi
yıllar önce tek başıma çizgi film izlerken aldım.
çünkü annesi çok meşgul olan çocuklar
oturup tek başlarına çizgi film izlerler.
bana empati yapma çünkü annem,
annem empatinin ne olduğunu bilmiyor.."
modern bir alışkanlıktır ölmek
"insan ara vermeden en fazla yirmi saniye gülebilen ve yine ara vermeden saatlerce ağlayabilen bir hayvandır. doğduğumuzda ilk yaptığımız işin ağlamak olmasının bir anlamı olmalı. 'oku' diye başlar kuran ve 'önce kelime vardı' diye başlar yuhanna'ya göre incil. eğer bir ahir zaman peygamberi olsaydım ve yeni bir din yaymak için kullansaydım sözükleri 'ağla' diye başlardım. ağla.. ağla çünkü ağlamadan anlayamazsın.."

ah!
1
instela

instela ile kendinizi özgürce ifade edebilir ve yazdıklarınızla anında binlerce kişiye ulaşabilirsiniz

üye olmak ücretsizdir ve yalnızca saniyeler alır. hemen üye olun:

zaten bir hesabınız var mı? giriş yapın