alice abernathy

2 /
ürkek ürkek
merhaba sevgi pıtırcıklarım,

öncelikle moderatör kavramına değinmeden geçemeceğim. moderatör kavramı neden sizin için ilahi bir güç kavramında? tüm sözlük yazarlarını kendisinin yaratmış olduğunu ve onlara eşit mesafede yaklaşmak zorundaymış gibi bir tutum sergileniyor. eşitlik kavramı belli bir seviyeye kadar vardır ve bu seviyeyi insan belirler. fütursuzca küfür eden, insanların düşüncelere saygı göstermeden ana bacı söven bir yazarla eşit tutulmak istemem ben şahsen. yani kısaca kişi/yazar kendi saygınlığını kendisi kazanır.
moderatör görevini üstlenen kişinin öncelikle bir yazar ve insan olduğunu unutmayın, karşınızda ilahi bir güç yok. herkes gibi düşüncelerini belirtme hakkına sahip olan bir yazar var, bot değil. herhangi bir düşüncesini belirtmesin, yazmasın sadece teknik sorunlarla uğraşan bir robot mantığından uzaklaşın artık. abartmayın bu kadar annecim.

başlığa dönelim; baştan aşağıya okudum ve sonuç moderatör kavramı üzerinde yoğunlaşıyor ahahaha

lö hanımın üslubu hakkında birkaç bir şey söyleyeyim ilk. yazılarını, üslubunu beğenmiyorum fakat bu beğenmiyorum diye karakterine, kişiliğine herhangi bir atıfta bulunma hakkı tanımaz bana. reel hayatında sevgi pıtırcığı olup da sözlükte trollük kasan bir hesap da olabilir, kendini ön plana atmaya çalışan ve bundan zevk alan gerçek imajı bu yönde olan biri de. inan ikisi de beni ilgilendirmiyor. yazılarından rahatsızlık duyuyorsam sözlüğün bana tanıdığı yüce hakları kullanırım.

''çalıştığınız iş yerinde çarpraz masanızdaki amcanın üslubundan, hareketlerinden hoşlanmadığınız için gidip yönetime bu adamı işte atın diyebiliyor musunuz? o mantık.'' hayat o kadar toz pembe değil arkadaşlar, biraz sanal düşünce sisteminden uzaklaşıp gerçekçi olup. sevmeseniz de hoşlanmasanız da bir şeylere katlanmak zorundasınız. neyse ki sözlük ortamında yine bir nebze şanslısınız, engelleyebiliyorsunuz. ben çarpraz masadaki amcayı engelleyemiyorum mesela ahujıodkld
şöyle bir ifade kullanılmış; ''sözlük yazarları ile grup seks yapmış bir moderatörün''
radyo programında sorulmuş soruya verilen cevap aylar sonra saldırı niteliğinde kullanılıyor ahahaha. veren razı, alan razı size ne oluyor olum, manyak mısınız? milletin cinsel hayatının defterini siz mi tutuyorsunuz. şu gün hadi gel aslanım dese üç beş kadın, koşa koşa gideceksiniz. buraya gelmiş rererööööööö.

arkadaşlar bazı durumları gereksiz yere abartıyorsunuz. eleştiri yapmaya gelince kendinizden ödün vermeyip, eleştiri yapılan siz olunca bu kadar tatava çıkartmak mantıksız. eğer eleştiri yapıyorsan, sana karşı yapılan eleştirileri de göğüslemeyi bilmelisin. kişisel hayatıyla ilgili herhangi bir bilgiye sahip olmadan birini yaftalamak çok kolay. kendinizden ödün verin biraz, bu kadar yüceltmeyin kendinizi.

neyse öbüyorum bal yanaklardan :*
12
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
moderatör lincine uğramış yazardır, kendisine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. yalnız moderatör yancısı olanlar savunmaya nasıl geçmiş, uzun uzun. sağırlar sığırlar birbirini ağırlar gibi bir şey olmuş asdfgghjk. gülmekten yerlerde yuvarlandım ya.



yalnız yeni gelenler ve şaşıranlar için peşinen diyeyim, ilgili mod hep böyleydi. yeni değil.
16
wendera wendera
bence ilgili mod ile üslupları benziyor. o zaman mod'un betimlemesinden hareketle mod'a da "bilgili gibi ama sığ yaziyor" diyebilir miyiz? bence deriz. belki bu yazardan daha çok deriz.
he madem bunca zamandır sözlükte çok insanın tanımadığı bu yazarcığı sen tanıyor, izliyor, hiç beğenmiyordun niye burda bi yazara nik altı girince kükredin? nerden baksan tutarsız nerden baksan ahmakça. aşırı duygusallığa gerek yok.
ben bu yazarı ilk kez tanıdım ve bir mod'un kendi egosu ile son derece sığ bi sebepten aşağılaması bana aşırı cringe geldi bu da son sözümdür.
rose whisper rose whisper
ya alice bence aşırı yüklenilecek bi kız değil. kendi halinde. kalbini kırmayın.

bunun dışında ben tarafların saldırganlaşmasından yana değilim. biri kendini savunurken neden ona karşıt olduğunuzu açıklayın. salak ya, kafa basmıyor ya vb laf sokmalar, aşağılamak doğru değil. yorumlarda herkesin tek kişiye yüklenmesini sevmiyorum. bi tarafla aynı fikirde bile olsanız o taraftan 3-4 kişi aynı yere gelip aynı tarafı pekiştirmişse siz de 5. olmayın. vurmayın daha.

ayrıca lö'yü eleştirebilir yani bunda bişey yok. lö de kendini savunur.

azureel'in fikirlerine aslında biraz katılıyorum ama modun yazar engellemesini yanlış bulan biri olarak (ki o da engelleri kaldırdı sonra sanırım) yazar hakkında fikir belirtmesi doğru mu bilemiyorum. sen modsun sen belirtme desek de olmuyor. biri hakkında fikir yazıp yetkili merci olarak onu işaret etmiş gibi olması da ilgili yazar için kırıcı olabilir. bilmiyoore.
clitor eastwood clitor eastwood
(bkz: vay anam vay serhat neler dönmüş ya)
durumum vardı, tüm yazılanları okuyabildim.
iistvuud hükümeti bölge hakimi olaraktan, karasularımızdan takip ettiğimiz kadarıyle fikir deklarasyonumuzu sunarız:

karar!
modların da birer kullanıcı, birer hümın biiğn olduklarının göz önüne alınması sonucu istediği yorumu yapabilmesine,
şuhane hanımefendinin istediği lokasyonlardaki ter zerreciklerini yalayabilmesine,
alice hanımefendinin neyi bilgi addediyorsa kendince yazabilmesi ve uygun dil kullandığı müddetçe dilediği her fantazya hadisesini eleştirebilmesine,
tarafların savunucu, karşılayıcı, arayıcı, bulucu, deşici veya sözcülerinin derhal birer kınama ve ikişer kilo anjelik erik bedel karşılığı salıverilmelerine,
-bi' dakka doktor bey geliyorum-
yazılan çizilen her düşünce veyahut fikirden tarafların bizzat kendilerinin sorumlu oluşundan ötürü, okuyucuların da bu fikir ve düşüncelere tepki olarak üretilen "engelle" butonunu kullanabilmelerine dikkat çekerek, işbu dava kapsamında mezkur kişi ve gelişegelen olayların taraflarca tekrar düşünülmesi gerektiğine hükmedilmiştir.

âdap, mısır'da bir nehir değildir; kişiseldir, güçlü bir yansımatördür.
yerinde ve zamanında, sıcak servis ederek tüketiniz.
1
patron fink patron fink
anlaşılan o ki sözlüğün kutsalına saldırdığı için bir anda linçe uğrayan bir yazarımız.

garibime giden şey neden lö'ye taş gelince ilk karşılığı azureel'den görüyoruz? biliyoruz ki lö hanım sözünü esirgeyen ya da birine karşılık vermekten korkan biri değil. azur'un meselesi ne? lö'yü korumayı -artık neyden koruyorsa- neden kendine vazife sayıyor? şahsen ben anlayamadım. ibrahim tatlısescilik mi oynuyorsun kuzum sen demek istiyorum.

azur evet bunu ilk defa yapmıyor ama daha önce koruduklarını da burada alice'e saldırırken görmek yine de şaşırtıcı. buna artık sadece kankacılık diyip geçmek istemiyorum.

geçenlerde bir cemiyette kulağıma gelenleri yeniden düşüneyim ben en iyisi.
6
elcordobez elcordobez
''paragraf, bir düşünceyi aktarmak amacıyla bir araya getirilmiş aynı amaca yönelen cümleler topluluğudur. iletmek istenilen düşünce, bir tek yargı ile anlatılamadığından paragraf kavramı ortaya çıkmıştır. birbirine bağlı olarak gelişen, birbirini izleyen yargıları toplu olarak sunup düşüncemizi anlatmak istediğimizde cümleden bir üst dil birimi olan paragrafa başvururuz. ''

bırak şunu arada işte bırak lutfen.
6
orlov orlov
önce profil resmine ve kuramsal cümlelerine aldanarak birkaç kuramsal soru sordum. ama sosyalizm ile faşizmin aşağı yukarı aynı şey olduğunu, niceliğin nitelikten üstün olduğunu söyleyince bir anda büyü bozuldu. üniversite kantininde siyasi ve felsefi muhabbet yapan uzun boylu, zayıf, kirli sakallı, gözlüklü küçük burjuva var ya hani, kapitalizmin özgürlük ve refah getirdiğini savunan fukuyamacı, hah işte oymuş. kariyer günlerine katılır, think-tank gruplarına girer mesela. böyle meseleyi kaçırır hep ama ne bildiğini göstermek için etrafını allı pullu boyar. duvardaki deliği kapatmasını istersin, her yere gökkuşağı çizip "nasıl çizmişim ama?" der ve delik halen oradadır hani. ama geleceği açık. muhtemelen istediği gibi bir hayat yaşayacak. niceliksel olarak belki daha az ama niteliksel olarak tam istediği gibi.
orlov orlov
tr.instela.com/alice-abernathy---17938648
bahsettiğim gibi meselenin etrafından dolanmada ve hitabet konusunda oldukça usta bir yazar. yazmış ve yazmış ancak benim onu eleştirdiğim 3 noktadan ikisine değinmemiş. ilki sosyalizm ile faşizm arasında niteliksel ve kökensel fark olduğu ve "neredeyse aynı" olmadığı. ancak yazarımız kolektif vurgusu nedeniyle (faşizmin kökenlerinin kapitalist olmasına rağmen) ikisini de komünizmden köklenen ideolojiler olarak görüyor. ikincisi nitelik ve nicelik ilişkisinde niceliğin üstünlüğünü savunması. üçüncüsü de söz konusu sakallı gibi olması. yazarımız girimdeki bu ilk iki konuya değinmeden market ekonomisini savunduğu için eleştirildiğini yazmış. böyle laf cambazlığı olamaz*. yani muhafazakarlık ile cumhuriyetçilik temelde farklı demekle sosyalizm ile faşizm temelde farklı demek kavramsal karşılaştırmalar iken kendisi kavramsal farklılığı belirtmemden stalinist olduğum sonucunu çıkarmış. marksist demiyorum zira kafasındaki marksist algısı sadece stalinist gibi. haydi diyelim ki marksist akımları, ortodoks, batı marksizmi, yeni marksizm, biliyor da marksist olduğumu ifade ediyor, argümanlar da marksist değil. sadece kavramsal farka vurgu vardı. şimdi toplum tarihinin başından beri var olan pazarı savunmakla serbest piyasayı savunmak arasında fark var diyeceğim, totaliter falan diyecek. yalnız kendisi ikincisini savunuyor. zaten liberal ütopyacılık nereden çıktı onu hiç anlamadım. neyse, ideolojik serseri mayın olsa gerek ki ilk iki eleştirimden (sosyalizm ile faşizmin niteliksel farkı ve nicel-nitel ayrımı) türkiye solunu eleştirmek başarılı bir manevra yapmış, resmen şapkadan tavşan çıkarmış.

edit: mevzubahis yazar tartışmaya ilişkin girilerini sildiği için girinin başındaki alıntı boşa düşmüş.
orlov orlov
aşağıda yazdığı uzun giri ile nickaltımı ziyaret etmiş yazar. kendisiyle özel yazışmamızda tartışma tarzının ve tartışmanın verimli olmadığını, bu nedenle artık kendisine cevap vermeyeceğimi belirttim (2-3 gün önce). buna rağmen kendisi ile mesajlaşmayı terk etmiş olmam kanına dokunmuş olacak ki (alenen de kendisine makul bir biçimde ilettiğim gerekçeyi es geçerek tenezzül etmediğimi yazmış) özelden cevap vermeyeceğimi bildiği için bu şekilde davranmış. kendisine buradan da cevap vermeyeceğim zira polemiğe çekerek egosunu tatmin etmekten başka bir derdi olmadığını düşünüyorum. benim için verimli olmayan bir tartışma tarzından uzak durmamı bile kendisine tehdit olarak addedip (bu sefer de -kamusal- sözlük üzerinden) beni kendi tartışmasına çekmeye çabalamış. yine de kendisinin sözlükteki en orijinal karakterlerden biri olduğunu düşünüyorum.*
tr.instela.com/orlov---17940021
acarabi acarabi
bilgi içeren yorumları ile haddim olmayarak takdir ve tebrik ettiğim yazar.
ben ilgiyle okuyorum çünkü, şimdiye kadar bilmediğim bir çok konuda sayesinde bilgi sahibi olmamı sağlamıştır.
aklı dert, klavyesi nem görmesin.
tonguç tonguç
bana göre, popüler kültürün doymayan canavarı linç yaklaşımından, direkt ve apolitik karakteri sebebi ile kurtulamamış, ilgili süreci yönetememiş kişidir. güzel bir okuyucu ve analisttir ama konu ne yazık ki sadece bu değil. bu çağın en önemli konusu öfke kontrolüdür, öfke kontrolünü iyi yönetmiş kişilere göre daha naif kalmıştır.
2 /