alın verin ekonomiye can verin

1 /
sawar sawar
türkiye reklam konseyinin, ekonomik krizi aşma, piyasayı canlandırma amacıyla başlattığı kampanyanın sloganı.

açıkçası ekonomi konusundaki bilgim herkesten fazla değil. ayrıca ağır bir komünist veya sosyalist de değilim. ama ne yalan söyleyeyim, kapitalizm'in can çekiştiğini gösteren bu reklamları gördükçe içim bir hoş oluyor, midemde kelebekler çırpınıyor. daha önce sanayi odasının başlattığı kampanyada da böyle olmuştu.

şimdi diyeceksiniz ki bir sürü insanın işsiz kaldığı, iş yerini kapattığı kriz seni nasıl mutlu eder. beni mutlu eden kriz değil, kapital sistemin kıvranışıdır. insanlar deli gibi para harcamadıkça asla varolamayacak bir sistemin senelerdir üçüncü dünya ülkelerinin sömürülmesi sonucu ayakta kalabilmesi beni hep şaşırtmıştı. şimdi bu krizle sistemin sakatlıkları ortaya çıktıca ben mutlu oluyorum. ha, yerine ne konulabilir, en ufak bir fikrim yok. ben küçük mutlulukların insanıyım sadece.
koskoca devletin adı osman lan koskoca devletin adı osman lan
alın verin, gene bize verin, hep bize verin.

devlete bizim yerimize vergi verin.

bizden maaş alın, zırnığını kendinize harcamadan bize verin.

cebinizde 10 kuruş mu var sakız alın yine de bize verin.

sağlığa mı ihtiyacınız var, devlet hastanerini bırakın bize gelin.

okul mu okuyacaksınız bırakın devlet okulunu, vakfa gelin.

su için bile bize para verin.

ekmeğe, aşa para verin.

bize verin, alın verin, gene bize verin.

illa ki bize verin, cebinizde para kalmasın.

hepsini bize verin.


vahşi kapitalizm denilen şeyi bu kadar güzel anlatan reklam olamaz. bundan sonra bana neden kapitalizme karşısın diye soranlara "şak" diye yerleştireceğim bu reklamı.
microcosm microcosm
kapitalizmin bize dayattığı "tüketim toplumu" olma durumunun krizde bile devam etmesini talep eden önerme...zaten herkeste para gani kriz sırf bu insanlar "eldeki parayı" çıkarmıyor diye sona ermiyor.hoş elde de para filan yok da.işte yerse...
john locke john locke
asıl garip olan böyle gerizekalıca yapılan bir kampanyaya kendilerine "ekonomist" diyen insanların destek vermesi. sen böyle bir şeyin olamayacağını, milletin zevkinden harcamadığını herkesten çok daha iyi biliyorsun. peki neden bu saçmalığın içindesin diye soracak olsam da aslında cevabın yine "ekonomi" olduğunu biliyorum. ekonomi size ekonomi zaten.
karate schnitzel karate schnitzel
ceo ların gördüklerini kötü rüyalardan etkilenip çektirdikleri reklama konu olan slogan. koskoca cart yöneticisi, curt ceo su çıkmış fındık fıstık satıyor beşlik simit gibi sırıtarak. demek ki neymiş, onlar o hale düşmesin diye vatandaş alsın versin ekonomiye can versin. siee canlar.
kymindis kymindis
yerli oyuncak alın, yerli sakız alın dese bir derece mantığını anlayacağım da, memleketteki oyuncakların çoğu çin malı. çin ekonomisine can verelim, ithalata can verelim ki biz de size ekonomi çarkları işliyor diye yutturalım. aferim iyi düşünmüşsün.
kurremkamerruk kurremkamerruk
gelmiş geçmiş en skimsonik kampanyalardandır. neymiş oyuncak alacakmışım, simit alacakmışım, çiçek alacakmışım ekonomiyi kalkındıracakmışım. ulan şerefsizler millet takır takır dökülüyor, kredi kartları patlıyor, işsizlik aldı yürüdü, televizyonda iki konu var, biri açılım, diğeri neden asker kötüdür. milletin cebinde para var da simit mi almıyor. ya da koskoca devlet olarak simitçiden çiçekçiden alacağın vergiyle mi kalkınacaksın.
asıl ilgi çekici olan, yerli malı alın diye bir yaklaşım yok, alın, ne alırsanız alın, yeter ki para harcayın kampayanın ana noktası bu. türkiye de tarım bitmiş, siktir et simit al, türkiye de plastik sektörü bitmiş, koy götüne oyuncak al, türkiye de tohumculuk yok, ne alaka git sen çiçek al. al da sok götüne afedersin.
bu ülkede üretilen malı sen satamazken, fındık, iş makinesi vs. vs. , eskiden babalar gibi ürettiğin malı dışardan satın alırken, mısır, karkas et, buğday, arpa, yapabildiğin kampanya bu ise, sana verdiğim vergiler haram olsun bir, sana verilen aklın da tam orta yerine sıçayım iki.
bu ülkenin iki derdi var, bir tarım, iki gereksiz aşırı lüks tüketim. tarımda ki dertleri bilmeyen yok, aşırı lüks tüketimden kasıt ferrari değil, benim bin beş yüz liara maaşla çalışan ustamın iki bin liralık telefon kullanması, ayakkabı boyacısının puma ayakkabı almak için para biriktirmesi, ev eşyaları bozulmadan model yenilenmesi, kredi ile aldığın arabanın kredi borcu bittiği anda satılıp yenilenmesi, bunlar. yani bize bilinç lzım, bilinçli tüketici lazım. sonuçta laf her zaman aynı yere geliyor, bize aklı başında adam lazım, insan değil, adam (bunlar büyük harfle).
ilaç ilaç
alalım verelim, ayağımız alışsın da,
ticari hayata can verip burjuvaziye çoşku verene kadar,
canı çıkmış, dünyanın en ağır vergi yükü tarafından beli kırılmış,
vatandaşa bir can verseniz, çok değil iki çıbık şarj verin o da yeter,
yoksa bu milletin parmağını kıpırdatacak hali kalmamıştır.

şimdi gelelim kampanyaya,
ulan hayvanoğlu hayvan, üretiyorsunuz da biz mi tüketmiyoruz.
bilgisayar, ayakkabı ,prinç ,ameliyat malzemesi ,ilaç neyi sayayım ben sana kavun karpuzu bile ithal eder hale geldik ,harcadığımız her kuruş ya amerikaya ya çine yarıyor benim namusuyla, emeğiyle çalışan vatandaşımın kursağından geçse helal olsun.
1 /