allah dünyayı 6 günde yarattı

klen mist klen mist
tercümanın tercihi... kelimeye devir, dönem, zaman gibi pek çok karşılık önerilebilir. burada primitif düşünce kapasitesine uygun sunulmuş.
allah ben zamanın kendisiyim diyor.
plank zamanı 13 milyar 813 milyon yılı biraz geçmekte, bunun ne anlamı var?
bugün günlerden patates desem ne fark eder.

bercesteyle ifade edersek
"her ne yüz ile baksa göz ayinede kendin görür
vechini pak eyle ki mirata bühtan olmasın"
dumrul dumrul
doğru değildir. allah dünya'yı iki günde yaratmıştır. (fussilet 9) sonra 4 günde dünya'daki dağları, besinleri filan yarattı. (fussilet 10) sonra da göğe yönelip evreni yarattı. (fussilet 11)

hepsinin tekrarı (araf 54)

bütün bunlar olup bittikten 5 milyar yıl sonra da bu müthiş gerçekleri insanlara anlatmak için 23 senede kuran diye süper bir kitap gönderdi. 1400 sene boyunca o kitabı kendi dilinde okuyan araplar bu 7 günün aslında gün değil de devir demek olduğunu anlayamadılar. bizim müslüman türkler 21. yüzyılda bir anda süper arapçalarıyla burada aslında "dönem" denmek istediğini kavrayıverdiler.

tabii 2 "devir"de dünyanın, 4 "devir"de dünyadaki şeylerin yaratılmasından sonra göğe yönelmekle ne demek istediğini de açıklasalar çok iyi olurdu. çok da güzel olurdu.

hep aynı geyiklerden hiç bıkmıyorlar. 1400 yıl boyunca 6 gün 6 gün olarak görülmüş. "gün"ün ne olduğunu bilmeyen ilkel insanın bu çeşit fantezilerini bile akla uydurmaya çalışıyorlar.

islam'a dair artık yaygın olarak kabul görmüş bazı palavraların bile kuran'la ilgisi yoktur. mesela "allah nerede?" dediğiniz zaman kuran'da somut fiziki mekan tarifi vardır. (hud 7) size "metafizik" diye yutturmaya çalıştıkları alemde su üzerinde kürsüsü olan bir allah var. su evet...

"allah vardı, ondan önce hiçbir şey yoktu ve arşı su üzerinde idi." (buhari, tevḥid 21; tirmizi, tefsir 6, 58, 68)
"allah hiçbir şey yaratmadan önce arşı su üzerinde idi" (darimi, red alel-cehmiyye, s. 12)

su hiçbir şey olmuyor tabii değil mi? hadi bunu da tevil edin. bunu da akla uydurun.

allah'ın zamandan ve mekandan münezzeh olması gibi bir şey yoktur. bu, felsefenin bize söylediği bir şeydir. antik yunan felsefesi metafiziği yaratmıştır. 10 - 11. yüzyıllarda antik yunan felsefesini keşfeden müslümanlar metafiziği islam'a uyarlamışlardır. işte şimdi bu plank mlank, big bang uyarlaması çabaları da temelde aynıdır.

tr.instela.com

kuran'a göre yaratılış mevzuu üzerine konuşmak bile güç çünkü evren denince bizim anladığımız şey ile kuran'ın tarif ettiği şey bambaşka iki şeydir. kuran'da 7 kat gök vardır. allah en üst katta oturur. allah'ın oturduğu kat suların üzerindedir. yıldızlar ise en alçak göktedir. allah dünya'yı yaratıp düzenledikten sonra göğe yönelmiştir. yani güneş, ay, yıldızlar mıldızlar dünya'dan sonra yaratılmıştır. açar kuran'ı ve hadisleri okursan bunu apaçık şekilde görürsün. bunlar ortadayken hala bizimkiler orada 6 gün demek istemiyor da işte bilmem ne demek istiyor, kuran'da zamanın göreliliği mucizesi falan filan diye üfürüyorlar.

kardeşim yahudilerin cumartesi çalışması niye yasak? niye şabat diye bir şey var? al bunun cevabını ver. verebiliyor musun? durum o kadar vahim ki bizim müslüman türkler şabat'ın kuran'da da yer aldığını bile bilmezler. (bakara 65, nisa 47, nahl 124)

okumamış ki bilsin. neye inandığını iki dakika merak etmemiş bile. babadan dededen bir şeyler duyup iki dakika sorgulamadan onların ezberlerini tekrar ediyor.

yok gün dememiş de devir demiş, dönem demiş, zaman demiş... bu iddiayı destekleyecek bir tek ayet bir tek hadis göstersenize. allah'ın zaman ve mekandan münezzehliğine bir tane delil göstersenize.

hayır inanmayın demiyorum. sözde inandığınızı söylediğiniz kuran'ı "düzeltmeye" doyamadınız. düzelt düzelt olmuyor işte. inanacaksanız efendi gibi inanın. selefi nasıl inanıyorsa öyle pazarlıksız inanın. 6 gün demiş altı gün. bitti. "dünyayı evrenden önce yarattım" dediyse dünyayı evrenden önce yarattı. bitti. "iman" dediğin böyle olur. sen hem 6. yüzyıl arap masalına inanıp hem de bu masalı akla uydurmaya çalışamazsın. sınava inanıyorsun ama aklına yatmayan yerlerini de kafana göre düzeltiyorsun. şaka gibi...

inanıyorsan olduğu gibi inanacaksın inanmıyorsan da kendi kendine bunu artık itiraf edeceksin. çünkü ayetleri hadisleri düzelte düzelte sıktınız artık.
5
prag cek git prag cek git
gün kavramı hac suresinde "bir de senden acele azab istiyorlar. elbette allah sözünden caymaz. bununla beraber rabbinin katında birgün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir." (hac 47) geçerken
- 1400 yıl boyunca 6 gün 6 gün olarak görülmüş. "gün"ün ne olduğunu bilmeyen ilkel insanın bu çeşit fantezilerini bile akla uydurmaya çalışıyorlar.- demek biraz abes duruyor.


fussilat 11 "dahası o, duman halinde olan semaya iradesini yöneltti; ardından ona ve arza, "i̇steyerek veya istemeyerek (varlık sahnesine) gelin!" buyurdu. "i̇steyerek geldik" dediler." -sema için duman halinde olan- ifade var.
1
dumrul dumrul
@prag çek git'in girisine göre dünya 6 günde değil 6.000 yılda yaratılmış. bana göre de bu hala "biraz" abes duruyor.

bakın mesela said nursi'ye göre dünya 7.000 yaşında.

sorularlarisale.com

hristiyan ve yahudiler içinde de kendi kitaplarındaki ifadeleri düz olarak alanlar ve bu kitaplara takla attıranlar var.

www.antalyaincilkilisesi.com

öte yandan ilk kuran yorumcularından hasen-i basri'den (641 - 728) itibaren 1400 yıl boyunca ağırlıkta olan yorum 6 günün düz 6 gün olduğu yönündedir. bizim için bir günün allah katında 1000 yıla denk gelmesi hala günün ne olduğunu bilmeyen insan sözüdür. dünya'nın kendi etrafındaki bir turuna gün diyoruz. pekii allah katındaki gün nedir? şaka mı yapıyorsunuz?

konu ne? bu evren, dünya ve insanlar nasıl var oldu? islam'a göre allah dünyayı yoktan var etti mi etmedi mi? bilime göre dünyanın yaşı 4,5 milyar yıl. evrenin yaşı 15 milyar yıl. dünya'daki yaşam 4 milyar yıla yakın. insanın dünya'daki varlığı 200.000 yıl. arap masallarındaki tanrının "ol" diyerek var etmesi nedir? neyi tartışıyorsunuz?

ikinci olarak demek ki fussilat 11, dünya'dan sonra yaratılan evrenin duman altında olması mucizesini gösteriyormuş. ben ikna oldum. siz de ikna oldunuz mu? fussilat 9, 10 ve 11 çok açık. zorlamayın, açın okuyun.

dünya'dan sonra evrenin yaratılması size makul geliyorsa inanmaya devam edin. ya da tersinden söyleyeyim, inanacaksanız kuran'ı düzeltmeye kalkışmadan onun söylediği gibi inanın. iman dediğiniz şey budur. allah varsa kim sker bilimi ve insan aklını? bilim hiç tartışmasız şekilde evrim var diyor. sen ne diyorsun? islam ne diyor? ali imran 59 ne diyor?

"doğrusu allah katında i̇sa'nın durumu adem'in durumu gibidir. onu topraktan yarattı sonra da ona: "ol!" dedi. o da hemen oluverdi." (ali imran 59)

hem inandığınızı söylüyorsunuz, hem de eğip bükmeye devam ediyorsunuz. bu ayetler zırvaysa niye inanıyorsunuz, zırva değil hakikatse niye eğip bükmeye çalışıyorsunuz?
blue veins blue veins
başlığı açarken olayım dünyanın 6 günde yaratılması değildi. 6 ayda çin gibi olacağız diyen reise göndermeydi. ama konu başka yerlere gitmiş.
prag cek git prag cek git
(bkz: #1819221)
bu entryde ayetler kaynak olarak verilmiş.

benim anladığım `dumrul bu ayetleri örnek alıp, diğer verdiği örneklerle `ayetleri olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini düşünüyor insanların yaptığı tefsirleri akla uydurmaya çalışmak` olarak tanımlıyor.

ilk entrysini bu şekilde anladım ve buna göre verdiği ayetlere ve konuyla ilgili ayetlre baktım. ilk entrysinin konusunu ve amacını yanlış anladıysam buradan açıklar.

ilk entryde ` yok gün dememiş de devir demiş, dönem demiş, zaman demiş... bu iddiayı destekleyecek bir tek ayet bir tek hadis göstersenize.` dediğinden
hac 47 ` "bir de senden acele azab istiyorlar. elbette allah sözünden caymaz. bununla beraber rabbinin katında birgün, sizin sayacaklarınızdan bin sene gibidir." ayetini yazdım.

(bkz: #18192805) deki entryde
dünya`nin yaşından bahsetmek ve hristiyan ve yahudi kitaplarında dünya düz yazması konuyla ilgili değil. (ad hominem)

` bizim için bir günün allah katında 1000 yıla denk gelmesi hala günün ne olduğunu bilmeyen insan sözüdür.`
bu kısım tefsirle alakalı görünüyor. bir kelimenin gerçek, yan ve mecaz anlamları olabilir. bunlara ek olarak tonlama ve edebi sanatlar (kinaye ,tariz, vb.) var.

mesela kendi fussilat 9,10,11 hakkında ` ben ikna oldum. siz de ikna oldunuz mu? fussilat 9, 10 ve 11 çok açık. zorlamayın, açın okuyun.` yazdı. bu satırları okuyanlar dumrul`un ikna olduğunu mu anlar yoksa ikna olmayacağını mi?

konu ne? başlık ` allah dünyayı 6 günde yarattı. yani evrenin oluşumu değil.

polemiğe grime niyetim yok ama niye uzattigimi acikalamak istiyorum.
`bu iddiayı destekleyecek bir tek ayet bir tek hadis göstersenize` denilince bir ayet yazdım. ad hominem dolu ben bilirimci bir üslupla cevap geldi.

insanlar düşünmüyor diye eleştirip farklı bir görüş gelince benim düşüncem doğru sen kimsin tarzı cevabı hoş olmadı.

başlıktan bağımsız, son cümleye cevap olarak bu ayetlerin hakikat olduğuna inanıyorum, insanlar eğip bükmeye çalışmıyor. dilbilim, edebi sanatlarla tefsirler yazarak anlamaya çalışıyor.
dumrul dumrul
yüz milyarlarca galaksiyi yoktan var eden bir varlık sana bir kitap gönderiyor. bu kitaba dönük tutumun nedeniyle seni sonsuza kadar zevk içinde yaşatacak ya da sonsuza kadar işkence edecek.

ortada böyle bir kitap olsun ama bu kitap aynı zamanda senin yorumuna bağımlı olsun. güzel değil mi? tefsir tefsir deyip durdukları işte bir takım insanların yorumları. her konuda bir yığın farklı yorum var. açın mustafa öztürk'ün kuran yorumuna bakın sonra abdülaziz bayındır'ınkine bakın. eğer yorum bazlı bakacaksak kuran'ın değiştirilemeyeceği iddiası zaten çöküyor. bir takım "alim"lerin yorumu olmaksızın onu senin anlaman mümkün değilse kuran, yoruma göre tamamen değişebilen bir kitaptır. sen ucunda sonsuza kadar cennet ve cehennem olan bir inancı belli bir yoruma göre benimseyeceksen hangi yorumun doğru olduğunu neye göre seçiyorsun? bunlar şiirse, edebiyatsa, söz oyunuysa kuran yorumunu niye edebiyatçılara filan bırakmıyorsunuz? binlerce farklı yorum var. bunları çok kabaca ana akım ve marjinal yorumlar olarak ayırabiliriz. ana akım yorumlar da kendisini daha çok mezhepler olarak örgütlemiştir. şia bir yorumdan türer. bu ana akım arasındadır. dört itikadi mezhep ise ehli sünnetin ana akım yorumlarıdır. taberi, gazali gibi yorumcular da çok etkili olmuşlardır. biz bunlara da bakarak islam'ın kurduğu zihinsel dünyayı anlarız. cemil kılıç'a, edip yüksel'e vs değil. çünkü 1400 yıldır bunlar hakimdir.

diyelim ki müslümanlar haklılar. öldük, sonra kıyamet koptu, sorgu zamanı geldi. size sorduklarında diyeceğiniz şey basit. "kuran'da ne yazıyorsa ben onu uyguladım. çünkü orada allah aslında şöyle demek istiyordu, şurada da aslında mecaz vardı."

kuran'ı sürekli düzelten, sürekli tevil eden kafanın tutarlılık kaygısı da yok. herkes kendi kafasındaki kuran'ı diğerine karşı öne sürüp duruyor. bunu da çevirilerden çeviri seçerek, yorumlardan yorum seçerek yapıyor. tarih boyunca kaç tefsir var biliyor musunuz? mantıklı bir insanın sorabileceği bir tane soru var burada. ucunda sonsuz ödül ve sonsuz ceza olan ilahi bir mesaj varsa, bu mesajın anlaşılma kaygısı var mıdır yok mudur? bu mesaj senin yorumuna bağlı olabilir mi olamaz mı?

eğer kuran bizi bağlamaz, "o tarihseldir" derseniz bu onun salt 6. yüzyıl arabının kafasına hitap edişini açıklar. böyle diyorsanız bu konu kapanır, başka tartışmaların önü açılır. tarihselciler şu an islam dünyasındaki en akıllı adamlar. ben bunu kabul ediyorum. deyin ki "kardeşim ben tarihselciyim" o zaman 6 gün geyiğini tartışmanın anlamı olmaz elbette.

bir de utangaç tarihselciler var. bunlar kuran'ın evrensel olduğunu, 21. yüzyıl'da yaşayan senin benim için de bağlayıcı olduğunu söylerler ama kuran'ın zırvalıklarını, onun 6. yüzyıl araplarına hitap etmesiyle açıklarlar. işte bu şaka gibidir. benim zırva bulacağım bir kitap gönderip buna inanmadığım için beni sonsuza kadar yakacaksın öyle mi sayın arap tanrısı?

alın örnekleyeyim:

"arapların lisanında ve onların anlayacakları unsurlarla hitap eden kur'an, yaşamdan pratik örneklerle onlara mesajlar vermektedir. (...) kur'an'daki bu açıklamalar tamamen arapların tecrübî bilgilerinin üzerinden ve onların lisanlarının öğeleri ile yapılmaktadır. (kaynak: kur'an'a göre dünya düz mü? - cengiz duman)

diyorum ki araplar 1400 yıl boyunca kuran ayetlerini belli şekilllerde yorumlamışlardır. bizim türkler de 21. yüzyılda birden araplardan daha iyi arapça öğrenip kuran'dan mucize üstüne mucize devşiriyorlar. arapların dünya ve evren tasavvurları da doğrudan kuran'dan şekillenmiştir. siz sözde inandığınız kitabı sürekli düzelterek kimi yemeye çalışıyorsunuz?

arap kendi dilindeki kuran'dan ve hadislerden ne anlıyor bunu öğrenmek istiyor musun istemiyor musun? al oku:



bunun buradaki yansıması da şu kafadır:




biz bunları belli bir bağlam üzerinden söylemiyormuşuz gibi bir ad hominem suçlaması yöneltiliyor ki ad hominemi de kafalarına göre yorumluyor arkadaşlar. belli bir konuyu argüman üzerinden tartışmak yerine karşıdakinin kişiliğine saldırarak karşı argümanı etkisiz kılma yöntemine ad hominem denir. argümanı açmak için bağlamı deşen farklı örnekler getirmek mantık safsataları arasında değildir. ad hominem hiç değildir.

hac 47'de tamamen alakasız bir bağlam üzerinden allah katında 1 gün, sizin için 1000 yıla denktir diyorsa kuran'da geçen her gün kelimesini 1000 yılla mı çarpıyoruz mesela? hangi lafı düzünden alıyoruz, hangi lafı mecaz olarak alıyoruz? var mı bir yönteminiz?

aynı kafayla kuran'da birbiriyle çelişkili başka ayetleri de örnek verebilirdiniz ki onlar da yine kuran'ın zırvalığını gösteren muhteşem örneklerdir. mesela allah'ın fiziksel mekanı olan arş'ın nerede olduğu anlatılırken mearic 4'te 50.000 yıllık bir günden bahsedilir. arş yani göğün en yüksek katı tamamen fizikseldir hatta kıyamet gününde arş da çökmesin diye onu 8 melek sırtlayacaktır. (hakka 17) mirac olayı da muhammed'in arş'a çıkmasını ifade eder. bu hikayeler günümüz müslümanlarının zamandan ve mekandan münezzeh allah tanımı ile çeliştiği için akıllı kuran düzelticiler miracı bir rüya sekansı olarak yorumlarlar. yani bunlara göre muhammed'in bir yere çıktığı yoktur.

www.odatv4.com

neyi niye söylediğim bir parça aydınlandıysa şimdi tekrar önce dünyanın sonra da evrenin kaç günde yaratıldığına dair ayetleri tek tek okuyalım:

"siz, yeri iki günde yaratanı inkâr edip ona ortaklar mı koşuyorsunuz? o, yeryüzüne sabit dağlar yerleştirdi. orada bereketler yarattı ve orada tam dört günde isteyenler için fark gözetmeden gıdalar takdir etti. sonra duman halinde olan göğe yöneldi, ona ve arza: i̇steyerek veya istemeyerek, gelin! dedi. i̇kisi de "i̇steyerek geldik" dediler. böylece onları iki günde yedi gök olarak yarattı, her göğe işlevini ilham etti. biz, yakın semayı kandillerle donattık ve onu koruduk. i̇şte bu, her şeye gücü yeten, her şeyi bilen allah'ın takdiridir." (fussillet 9 - 10 - 11 - 12)

"gökleri ve yeri altı günde yarattık da en küçük bir yorgunluk çekmedik." (kaf 38)

"şüphesiz sizin rabbiniz, gökleri ve yeri altı gün içinde yaratan ve arş'a kurulan, geceyi, kendisini durmadan takip eden gündüze katan, güneşi, ayı ve bütün yıldızları da buyruğuna tabi olarak yaratan allah'tır. dikkat edin, yaratmak da, emretmek de yalnız o'na mahsustur. âlemlerin rabbi olan allah'ın şanı yücedir." (araf 54)

"o, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde yaratandır. " (hud 7)

"rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde yaratandır." (yunus 3)

"gökleri, yeri ve ikisinin arasındakileri altı günde yaratandır." (furkan 59)

"gökleri, yeri ve ikisinin arasında bulunanları altı günde yarattı." (secde 4)

"göklerle yeri ve aralarındakileri altı günde yaratan odur." (hadid 4)

siz, sözde inandığınız tanrının laf olsun diye konuştuğunu düşünüyor olabilirsiniz ama emin olun ben laf olsun diye konuşmuyorum. "şabat"tan bahsederken de laf olsun diye konuşmuyordum. yahudilikteki şabat doğrudan dünyanın 6 günde yaratılması ile ilgilidir. dünya 6 günde yaratılır. 7. gün olan cumartesi ise yahudiler için çalışmanın yasak olduğu bir gündür. pekii aynı yahudilere aynı cumartesi yasağının kuran'da da yer alması ne anlama gelir?

"i̇çinizden cumartesi günü hakkındaki hükmü çiğneyenleri elbette bilirsiniz. bu yüzden onlara, "aşağılık maymunlar olun!" demiştik." (bakara 65)

"kesin söz vermeleri dolayısıyla tur'u üstlerine yükselttik ve onlara: "bu kapıdan secde ederek girin" dedik ve onlara: "cumartesinde haddi aşmayın" da dedik. ve onlardan kesin bir söz aldık." (nisa 154)

"hani onlar cumartesi haddi aşmışlardı. 'cumartesi günü iş yapma yasağına uyduklarında', balıkları onlara açıktan akın akın geliyor, 'cumartesi günü iş yapma yasağına uymadıklarında' ise, gelmiyorlardı. i̇şte biz, fıska sapmaları dolayısıyla onları böyle imtihan ediyorduk." (araf 163)

konu ne? arzın ve "göklerin" yaratılış süresi. arkadaş "evrenin oluşumu değil" demiş. yer ve gökler ne anlama geliyor? yine kuran'ı akla uydurmak için çırpınan adnancıların iddia ettiği gibi 7 kat gök atmosferin katmanları mı oluyor? o zaman en yakın göğün yıldızlarla süslenmesi ne demek? (fussillet 12, mülk 5, saffat 6)

yaratılışa dair arap masallarının bir diğer öğesi de "ol" deme hikayesidir. kuran'da bunun geçtiği ayetlere de bakalım:

"o bir şeyi yaratmak istediği vakit ona "ol" der, o da hemen oluverir." (bakara 117)

"o, gökleri ve yeri hak ve hikmet ile yaratandır. "ol" dediği gün her şey oluverir." (enam 73)

"bir şeyin olmasını isteyince, ona sadece "ol" deriz, o da, hemen oluverir." (nahl 40)

"o, bir şey yaratmak isteyince, "ol" der, hemen oluverir." (yasin 82)

"dirilten de, öldüren de ancak odur. olmasını istediği şeye ol der, o da hemen oluverir." (mümin 68)

"allah'ın bir evlat edinmesi, olur şey değildir. o, bundan münezzehtir. bir işe hükmettiği zaman, ona sadece "ol" der ve hemen olur." (meryem 35)

meryem, "ya rabbi, bana bir erkek eli değmediği halde, nasıl çocuğum olur" dedi. allahü teâlâ da, "allah dilediğini yaratır. bir işe hükmedince ona sadece "ol" der; o da oluverir" buyurdu. (al-i i̇mran 47)

"allah nezdinde i̇sa'nın durumu, âdem'in durumu gibidir. allah onu topraktan yarattı. sonra ona "ol" dedi ve oluverdi." (al-i i̇mran 59)

islam'ın tarif ettiği tanrı işleri oluruna bırakan bir tanrı tipi değildir. o her şeye müdahale eder. bu müdahale için kıyameti bile beklemez. kuran'da kaç tane helak hikayesi var. kızdığı zaman fırtınalar, şimşekler, hastalıklar, seller, kuraklıklar gönderiyor.

"o, yıldırımları gönderip bununla dilediğine çarpar" (rad 13)

"bir zamanlar, "ey mûsâ! allah'ı açıkça görmedikçe sana asla inanmayız" demiştiniz de bakıp dururken hemen sizi yıldırım çarpmıştı." (bakara 55)

"fakat zalimler kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. bunun üzerine, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik." (bakara 59)

"bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık; firavun'un adamlarını da gözünüzün önünde denizde boğduk." (bakara 50)

islam'ın iç mantığına göre makul olan budur. allah "ol" der ve her şey olur. her şeyin insan için yaratılması ama dünya daha var olmadan önce oluşup yok olan milyarlarca yıldız nasıl açıklanacak? dünyanın oluşumu için 10 milyar yıl beklenmesi nasıl açıklanacak? o zaman diyeceksiniz ki fizikçiler palavra sıkıyor. dünya kuran'da da belirtildiği üzere yıldızlardan önce yaratıldı.

buraya kadar sabredip okuyan kaldıysa şimdi yöntem mevzuuna geliyoruz. herhangi bir metni neye göre yoruımlarız? keyfimize göre mi? kaynak götümüz müdür? hayır. her metni önce kavramsal düzenini anlamak için okuruz. onun evrenine dahil oluruz ve onun kendi evreni üzerinden tutarlılık sınaması yaparız. bir metnin hakikati temsil etme iddiası yoksa onu kendi evrenimizin yasalarıyla sınamayız. hakikati temsil iddiası varsa onu evrene dair bildiklerimizle, tarihi olaylarla, benzer iddiadaki diğer metinlerle sınarız. mesela yunan mitolojisine bunu yapmayız çünkü artık bunun masal olup olmadığı yönünde şüphesi olan kimse kalmamıştır.

kuran'ın da kendi evreni var. onun evren tasarımı kuran'ın baştan aşağı masal olduğunu, 6. yüzyıl'da yaşamış bir takım arapların hayal gücünü yansıttığını net görürüz. buna göre "şey"ler henüz yaratılmamışken, yani hiçbir şey yokken allah'ın arş'ta kürsüsü vardır ve bu kürsü sular üzerindedir.

günümüzde anaokulu seviyesinde mantık bilgisi olan herkes buradaki zırvalığı kolayca görür. dinini korumak isteyen de bu zırvalığı akla uydurmak zorundadır. mecaz var, söz oyunu var vs demek zorundadır. başka ne diyecek?

tekrar edelim. inandığınız din işte bu:

"o, hanginizin amelinin daha güzel olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı gün içinde yaratandır." (hud 7)

"allah vardı, ondan önce hiçbir şey yoktu ve arşı su üzerinde idi." (buhari, tevḥid 21; tirmizi, tefsir 6, 58, 68)

"allah hiçbir şey yaratmadan önce arşı su üzerinde idi" (darimi, red alel-cehmiyye, s. 12)

inandığınız kitabın edebiyat parçaladığını söylemekte elbette serbestsiniz. böyle düşünebilirsiniz. ucunda sonsuza kadar cehennemde yanmak olan bir kitaba inanıyorsunuz ve bunun da yoruma bağımlı olduğuna inanıyorsunuz. ben de bunun saçmalık olduğuna inanıyorum. bunu da bizzat sizin inandığınızı iddia ettiğiniz kuran ayetleri üzerinden delillendiriyorum. siz de buyrun kuran'dan örneklerle bunların mantığa uygun olduğunu gösterin. tefsire mi başvurmak istiyorsunuz? buyrun başvurun ama tefsir diyorsanız kimin tefsiri olduğunu da söylemelisiniz. sonra niye başka bir yorumu değil de o yorumu tercih ettiğinizi söyleyin.

açıkça söyleyin çekinmeyin. aklınıza uydurabildiğiniz yorum bu olduğu için değil mi?

pekii benim iddiam ne? siz tam olarak neye karşı çıkmış oluyorsunuz?