alman futbolu

1 /
dream is destiny dream is destiny
alman pornosu'ndan hallicedir. sert ve acımasız. gayet rutin bir şeymiş sikiyor adamlar. durduramıyoruz. nefes alsın yeterli. ayrım yapmıyor adamlar. buldukça döşüyorlar.

barça'nın sıkıcı futbolundansa almanların sikici futbolunu tercih ederim. 2008'den sonra ortaya çıkan yozgatlı barçalılar çok üzülücek bu duruma ama olsun.
545454 545454
"ne ekersen onu biçersin" mantığı adamlar bi ara sadece fiziğe dayalı oynuyorlardı şimdiyse teknikle,hızla birleştirdiler tam oldu.

anladım ki millet boş yere altyapı,altyapı,altyapı diye bi tarafını yırtmıyo.

draxler
reus
götze
müller
kroos
badstuber
mesut
ilkay
boateng

hepsinin yaşı 24'ün altında.
sakil sakil
altın günlerini yaşamaktadır. yalnız belki en tepede değillerdi ama alman futbolu, hem kulüpler hem de milli takım bazında hep yarışın içindeydiler. milli takım ilk 3'e giriyor, kulüp takımları şampiyonlar ligi'nde final, en kötü yarı final oynuyor zaten her sene. bu sene iki takımları birden finale taşındı.
ever ever
almanların 2 temsilcisi avrupa'nın en büyük kupasında finalde karşılaşacakken, aynı ülkenin avrupa'ya yolladığı schalke'nin inanılmaz silahları var diye konuşulurken, kalan 4 takımdan biri için köy takımı, bok gibi oynuyorlar benzetmeleri yapılmaktadır. aynı adam gelir 3-4 ay sonra alman futbolunu över. iki yüzlüsünüz.
ilelebetmuhalefet ilelebetmuhalefet
real madrid ve barcelona'nın kopup gidişi kadar heyecan verici olmayandır. lakin yine de değişiklik iyidir ve her devrin bir sonunun olduğunu bir kez daha görmemize vesile olmuştur.
dream is destiny dream is destiny
3-4 yıldır en az bir takımının şampiyonlar ligi yarı finali gördüğü takımdır. bu seneyi zaten biliyoruz. geçen sene de finaldeydi bayern.

öncesinde ise schalke yarı finale kadar çıkmıştı. onlara da barça gömmüştü sanırım. adamlar adım adım geliyorlardı zaten. en sonunda da dağıttılar avrupa'yı. helal olsun.
amanna amanna
bize bugün zevkli bir şampiyonlar ligi finali izlettiren futbol ekolü. mücadeleci, takım oyununu bir disiplin çerçevesinde iyi tatbik eden takımları bünyesinde bulundurmakta olup son birkaç yılda öncesinde eksikliğini hissettiği yıldız futbolcuları da bünyesinden çıkarmasıyla turnuvalara ağırlığını koymuştur. bundesliga iyi şekilde pazarlansa la liga'yı ikiye katlayabilir, premier ligi de geçebilirdi.
nautilus nautilus
hiç sevmedim. taktir ediyorum ama hiç sevmedim.

ne ingilizler gibi sokak futbolundan gelişi var,
ne hollandalılar gibi teknik,
ne ispanyol futbolu gibi akıyor,
hatta ne italyanlar gibi kavga dövüş bir antifutbol. italyan futbolu bile bana daha sevimli geliyor.
brezilya ve arjantin ile kıyaslamak zaten abes.

rus futbolu gibi sevimsiz bir futbol. bizim ülkede seveni çoktur. zamanında milli takımdan pierre littbarski yi kesmiş adam bunlar. açıkçası milli takımları fark yediklerin uğradıkları panik hoşuma gidiyor.
anabacı vokke anabacı vokke
brezilya'ya evinde 7 tane atmış futboldur. ve sıkıcı? huh!

belli hocaları vardır, sahaya çıkarken tek amaçları gol yememektir. bütün orta sahayı ve defansı kalas adamlarla doldurur. o dönemleri hakikaten sıkıcıdır. berti voıgts böyle bir adamdı mesela...

ama onun dışında alman futbolu dediğin şey set hücumu, yön değiştirme ve ikili mücadelelerde üstünlüktür. bu baskıyı bizim gibi şuursuzca değil paslaşarak ve defansta derinliği kaybetmeden yaparlar. rakibi boğa boğa yenerler. brezilya gibi kora kor oynarsanız da fark yemeniz de mümkündür. günter netzer'leri, hassler'leri, matheus'ları, effenberg'leri, brehme'leri, mesut'ları yetiştirmiş bir futbol sıkıcı? vay be... bu listeye biraz götünü kaldırsa gayet rahat mehmet schıoll de eklenebilirdi. milli takıma giremediği için şöhreti almanya sınırları içerisinde kalmış olaf thon gibi, uwe bein gibi efendime söyleyim gaudino gibi çok teknik almanlar da vardı. senin futbol akedemilerin bu kadar teknik adamı yetiştiriyorsa oynattığın futbolda bir yeri olduğu için yetiştiriyordur.

ha bu arada hollanda futbolu denen şey, aslında alman futbolunun set hücumu yerine rakip kaleye direkt giden versiyonundan başka bir şey değildir. ha bir de daha çok pres yaparlar... almanlar boşluk yakalamak için bazen rakibin en azından ikinci bölgeye geçmesini istiyorlar. hollandalılar direk üçüncü bölgeden çıkartmama peşindedir.
dale nunes dale nunes
eski haliyle; savunma öncelikli, fizik ve ikili mücadeleye dayalı oyunun yanı sıra hücumda da aynı kaliteyi gösterebilen, teknik olarak aşırı detaycı futbol ekolü. askeri disiplin ve general modundaki teknik direktörleri ile dikkat çekerdi. yeni haliyle; savunma önceliğini dünya çapında kalitede isimler yerine takım oyununa dayalı hale getiren, geçiş oyununu merkeze alan, yenilikçi, genç ve vizyoner teknik direktörlere şans veren bir anlayışa evrildi alman futbolu. milli takım hala muhafazakarlığını sürdürse de, kulüp düzeyinde bu yeniliklerin tamamını görebiliyoruz.

birde bayern'i birkaç sene kenara çekseler de, ötekiler de biraz canlansa ve rekabetin tadına varsak. şahsen alman futbolunun lig anlamında en büyük eksikliği ve çapsızlığı budur. bütün takımlar bayern'e çalışmakta ve yolunu açmaktalar. mesela mönchengladbach şampiyon olsa marco rose hocamla bu sene. seneye leipzig olsa. ondan sonra şampiyonluk için, dortmund, mönchengladbach, leipzig, en azından üç takım çekişse. işte o zaman alman ligi ve alman futbolu daha ilgi çekici bir hale gelirdi.
1 /