almanya nın ülkü ocaklarını kapatması

anabacı vokke anabacı vokke
radikal bir karar. türkiye'de aslında genel olarak yanlış bir kanı vardır alman devletinin kürtleri ve solcuları kayırdığına dair. ama aslında böyle bir şey yoktur, kaplancısından ibda'cısına bütün islamcıların ilk sığındığı ülkedir almanya. madımak katillerinin bir çoğu sığınma aldı alamanya'dan... almanya'da açılan tikko davası vardır sözgelimi ama alman mahkemelerinin bir islamcı örgüte yada ülkücü kuruluşlara açtığı bir dava bulamazsınız. yada pkk hala yasaklıdır almanya'da... anadolu islam cumhuriyeti başkanıyım diye gezen bir adam vardı cemalaettin kaplan diye, bu adamın örgütü yasaklı değildi ama pkk yasaklıydı sözgelimi almanya'da. ülkü ocaklarının yasaklanmasının ne denli radikal bir karar olduğunu anlayın diye yazıyorum, ülkücüler cemalattin kaplan'a bile yapılmayan bir uygulamayı yapmak durumunda bıraktılar alman devletini...

şafak salda tane tane anlatmış:

www.youtube.com

videonun altına yazılan yorum şu:

"almanya'da eylemler yapti pkk ancak avusturya'da olsun almanya'da olsun pkk'nin eylemlerine izin veriliyor, ancak türkleri kiskirtan bu eylemler sonucunda türkler sokaga ciktiginda terörist bizler oluyoruz. sonra ülkücü isareti yasaklanir, pkk eylemleri yasaklanmaz. ki ülkücü isaretini yasaklasin da, adam kendi ülkesinde bunu istemez, gayet hakli. ancak pkk'ya sempati duymayacak ozaman. bu durumda esit davranilmiyor.."

yok hayır, nerenle dinledin videoyu? adam tane tane anlatmış işte adamların neye terör dediklerini, pkk'yı niye yasakladıklarını, ülkücülerin şimdi neden yasaklandığını... adam diyor ki adamların terörist örgüt diye bir tanımı yok, yasaklı örgüt diye bir tanımları var. 25bin kişilik silahlı güçleriyle pkk terör eylemleri yapıyor olabilir ama almanya bu durumda adamları örgüt değil siyasi talepleri olan bir ordu olarak görüyor, kendi ülkesindeki ifade özgürlüğünü terör eylemleriyle baltalarsa ülke içindeki faaliyetlerini yasaklar diyor. bir şeyi daha ekliyor, eğer gidip komşuna silah çekip tehdit edersen de aynı maddeden yargılanıyormuşsun almanya'da... pkk 80'ler ve 90'ların başındaki almanya'daki şiddet eylemlerinden dolayı yasaklanmış. şimdi de aynısı barbaros şansal gibi muhaliflere saldırılar düzenleyen ülkücülere yapılıyormuş. mesele bundan ibaret...

hemen mağdur edebiyatıyla "pkk eylemlerine izin veriliyor biz tepki gösterince terörist oluyoruz" diyor. şimdi bunu sadece üste çıkmak için dese bir yere kadar anlayabilirim. ama sorun şu ki bir de buna cidden inanıyor...

yahu beyninden öptüğüm, kürtler almanya'da eylem yaptığında senin gibi dövecek, arabayla ezecek insan aramıyor ki? miting yapıyor. sözgelimi afrin meselesinde kendiilerinin niye haklı, türkiye'nin neden haksız olduğunu anlatmaya çalışıyor falan. siz orada nereden baksan 2-3 milyon türk varsınız, 50 yıldır yürüttüğünüz bir tane lobi faaliyeti yok... bir şeyler yapalım diyince de aklınıza gelen nice'te olduğu gibi gidip düşman bellediğiniz her kimse gidip onları öldürmeye çalışmak. bunun adı da "sokağa çıkmak" oluyor! sayım hıyarto karlos, senin yediğin boku pkk 80'lerde diğer sol örgüt mensuplarına karşı yemişti. onlara da aynı cezayı verdiler... sadece yasaklamakla kalmadılar 3 mk üyeleri 5-6 sene hapis yattı almanya'da...

aslında bu zekayla sizin hayatta kalmanız bile mucize...

ama siz bir de üstüne ev kiranızı alman devletine kitleyip, takır takır işsizlik parasını alırken de bir yandan türk patronun yanında kaçak çalışarak ayda 2-3 bin euro kazanmayı beceriyorsunuz hiç vergisiz. bu zekayla alman devletini bu kadar kazıklamayı nasıl beceriyorsunuz, yıllardır anlamam doğrusu.... izlediği videoyu anlamaktan aciz, gidip alman parlementosunda "biz haklıyızı" mantıklı cümlelerle anlatacak bilgi birikiminden ve zekadan yoksun tipler olarak baya başarılısınız yani...

bu kadar embesil insanlarla aynı nüfus cüzdanını paylaşmaktan utanıyorum. bakın cahillik değil bu, cenab-ı hakkıın verdiği beyni ve bilgiyi kullanamamamak artık bu...
dumrul dumrul
ya ne olacaktı ki?

avrupa'lıların yabancılara yaklaşımı tamamen iki temel durum üzerinden şekillenir.

1- vergi ödüyor musun? ekonomiye katılımın nasıl? vergini düzenli ödüyorsan cinayet gibi majör suçlar işlemediğin sürece ne yapıp ettiğinle, neye inandığınla, hangi milletten olduğunla hiç bir meseleleri yoktur. diyelim ki ben çok çalışıyorum. çalıştığım için senin üretimine ve ticaretine katkı sağlıyorum. bu arada parayı sistem içinde tutuyorum ve vergimi de veriyorum. senin benimle bir problemin olur mu? bana aşırı derecede gıcık bile olsan ses etmezsin ki paraları eline saymaya devam edeyim değil mi?

2- arıza çıkarıyor musun? adamın vatandaşlarını rahatsız ediyor musun?

avrupa'da türklerin yüzde doksanı komünite içinde çalışır, işçilerini kayıtsız çalıştırır, parasını türkiye'ye aktarır, vergi de vermez. çoğu zaman vergi vermediği gibi hakkı olmayan sosyal yardımlardan da yararlanır. türkler arasında çok fazla para döner ama bunu sisteme sokmadıkları için aslında güçlü bir kurumsallaşma da yaratamazlar. mümkün olanın çok çok altında bir etkiye sahip olmalarının ana sebebi de budur. yani adam vergi filan da vermediği için gayet iyi paralar kazanıyor ama bu parayla gidiyor çorum'da apartman dikiyor. parasını hala yastık altında tutuyor. buna biraz da mecbur. çünkü inşaatı yaparken kazandığı yüz bin avronun diyelim ki on beş binini deklare etmiş. temelde bunun uyuşturucu kaçırmaktan farkı yok. o parayı nasıl aklayacaksın? parayı kazanıyorsun ama sisteme sokamıyorsun. geri kalan parayla legal yatırım yapsa kazanma potansiyelini 1 milyona da çıkarabilir ama o, bunu yapmak yerine:

a- bir daha asla dönmeyeceği köyünde ev yaptırıyor.
b- parayı yastık altına atıyor ama 10 avro her zaman 10 avro. enflasyonu koyduğunda 10 avro 10 sene sonra 8,5 avro olacak. bizimkiyse hep türkiye kafasıyla düşünüyor. burada 10 avro'yu yastık altına koyduğunda 10 sene sonra o para yüksek enflasyona rağmen artmış olacak ama sen hiçbir zaman buraya dönmeyeceksin ki...

avrupalının ikinci kriteri açısından ise türklerin büyük çoğunluğu sıkıntısızdır. arıza çıkarmazlar. kavgası gürültüsü komünite içindedir. almanya'daki türk türke karşı zebellah kesilir. fransa'daki türk arapla kavga eder ama ikisi de ne alman'a ne fransıza genellikle bulaşmaz.

bunun istisnası ise bizim yozkurtçuklar. bunlar orada da mafyacılık oynuyor. bu mallar fransa'da "hepinizi geberteceğiz" diye ermeni arıyor. lan adam fransız vatandaşı. sen orada arap ya da türk kökenli fransız vatandaşına bulaşsan yine senin ciğerini sökerler. fransız devletinin fiili tavrı bu. öldürmemek şartıyla göçmen göçmene ne yaparsa yapsın fransız polisi olay bitene kadar müdahale etmez. ölen mölen varsa tepene çöker. ölü yoksa zaten göçmenler şikayetçi de olmaz. adamın yasal olarak yapmak zorunda olduğu bir işlem olmaz. senin birbirini hırpalamandan da memnun olur. cheat'i görüyor musunuz? adamın yasasında boşluk yok ama o boşluğu adama sen veriyorsun. pekii bizim molozlar ne yaptı? her şey şu olayla başladı.





avrupa'daki bir diğer mevzu, ekonomik, toplumsal, siyasal eğilimleri almanya ve fransa'nın belirlemesidir. sen hollanda'da ne bok yersen ye çok bir şey değişmez. ama fransa'da arıza çıkarırsan ve orada çiziği yersen hollanda'daki vatandaşın da rahat edemez.

işte şimdi olan da bu. küçücük şehirde 250 tane serseri toplandı. allahü ekber anırtıları eşliğinde "hepinizi geberteceğiz" diye bağıra bağıra ermeni aradı. daha birkaç gün içinde aynı bağırtılarla katliamlar yapılmış. ne olmasını bekliyorsunuz ki? fransa'dan yasak gelince almanya'da yasak gelmesi de kaçınılmazdı. göreceksiniz çok kısa süre içinde bu yasak bütün avrupa'ya yayılacak.

bunun sonucu ise mhp'nin siyasi faaliyetlerinin engellenmesi olmayacak. avrupa'da bu gibi yasaklardan sonra senin siyasi faaliyetini engellemezler. ekonomik ilişkilerine bakmaya başlarlar. hakkı olmadığı halde devletten yardım alan ülkücüleri görürüz bu saatten sonra. kaçak işçi çalıştırıyorsun, kontratsız iş yapıyorsun. bundan sonra avrupa devletlerinin bakacağı yer budur. kaçak işçiyle yakalandın. on binlerce avro cezayı sana bastı. kaçak çalışan elemanın o güne kadar aldığı bütün yardımları da geri istedi. ne yapacaksın?

gece gündüz "ölürüm türkiyem" diye bağırman adamın umrunda değil ki. senin zayıf karnını biliyor ve seni rahatsız etmek istediği gün de tam oraya bastıracak.

siz adamları aptal zannediyorsunuz. adamın derdi ahmet'le mehmet'le değil. ahmet'i mehmet'i cezaevine koyarak terbiye etmiyor. ceza sistemini seni cezalandırmak için çalıştırmıyor. seni toplumdan tecrit etmek için son çare olarak çalıştırıyor. seni cezalandırmak için cüzdanını kontrol ediyor. bu davranışın mantığını sınamak için de alın türkiye'deki kriminal vakalara bakın. herifler 10 kardeş. senden haraç istiyor. sen vermezsen en küçük kardeş gelip dükkanda havaya ateş açsa sen batarsın. onlara ise hiçbir şey olmaz. 10 kardeşten biri birkaç sene içerde yatar, o arada da gül gibi bakılır. saldırgan tarafın hiçbir kaybı olmaz, sen kaybedersin. ama mafyacılık oynayan o 10 kardeşten birini içeri atmak yerine ekonomik kaynaklarını kesersen aynı tavrı sürdürürler mi? avrupa'nın bu saatten sonra mhp'lilere yapacağı şey de budur.

ondan sonra ülkücü hareket enge


insan adam insan adam
almanya'nın ülkü ocaklarının açılmasına izin vermesi kadar yankı uyandırmaması gereken haberdir.

2020 yılını bitirip 2021 yılına girerken hâlâ daha ülkücü hareketin peşinden giden insanın solucan kadar aklı olduğuna şüphe ederim. umarım bir gün herhangi bir solucan ile 1v1 atma şansına sahip olursunuz.