alper hasanoğlu

toblerone toblerone
radikal'de köşe yazarı, psikiyatr.

bugün şöyle bi yazı yazmış:http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1060732&Yazar=DR.%20ALPER%20HASANO%D0LU&Date=21.08.2011&CategoryID=41

"piyasada yalan yanlış işler yapan bir sürü insan var. insanları bu eğitimsiz kişilere yönlendirmeyin. psikoterapi eğitimi almış psikologlar ve psikiyatrlar ancak sağlıklı bir tedavi sunabilirler." falan demiş özetle.

doğru demiş, fakat konuyla ilgili bence önemli bir şeyi (psikologların meslek yasalarının olmayışını ve sene başında yayımlanan bir genelgeyle psikologların da psikiyatrlar gözetiminde çalışmaya zorlandığını) yazıya dahil etmemiş. kendisine bir e-posta gönderdim, ruh sağlığı söz konusuyken bu mağduriyete ve eksikliğe değinmeyi her psikiyatrın sorumluluğu olarak gördüğümü söyledim.

kendisi de bir köşe yazısında her şey aktaramayacağını; bu konuyu kendi açısından ele aldığını, başkalarının da başka açılardan ele alabileceğini söyledi. haksız diyemem, yine de bir yazı daha ayırmasının ve biraz daha etraflıca değinmesinin daha şık bir hareket olacağı yönündeki eleştirimde ısrarcıyım.
jouissance jouissance
narsist erkek... - alper hasanoğlu "göğsümde ah iki kişi oturuyor." dedirtir faust'a goethe. farkında olmadan narsist erkeği tarif ediyor gibidir. dışarıdan çok çekici, neşeli, sıcak... radikal
yazı bu ve içinde "narsist erkek kadının uçurur" cümlesi geçiyor. bunu kuran bi psikoterapist. gazetede bunu yazmaktan çekinmeyen adam terapi sırasında neler yapıyordur varın siz düşünün. yazık cidden. nasıl bir formasyon, nasıl bir etik, nasıl bi duruş.. gazetelerden uzak durmakla iyi bir iş yapıyorum da ben, allah bu adama tedavi olmak için giden kişiye sabır versin.

psiko- ile başlayan hiçbir terapi yöntemi bu adamın bahsettiği türden şeyler değil.
realmus realmus
radikal gazatesinde ki bir yazısını okudukdan sonra yazarı beğenip bir kaç yazısını daha okuduğum yazardır. fakat link : bekâret ve eşcinsellik... - alper hasanoğlu - radikal a&g araştırma şirketi ve ıpsos sosyal araştırmalar enstitüsü'nün türk halkının aşka, ilişkiye, evliliğe bakışına dair geniş bir araştırması olmuş. ... radikal 'deki yazısını okudukdan sonra yazarla görüş ayrılığına düştüğüm önemli bir nokta olmuştur.

alıntı

"peki, sizce erkek yalnızca namusu temsil ettiği için mi kadının evlenene kadar bakire kalmasını istemektedir? bekâret daha önce cinsel ilişkiye girmemiş olmak, başka bir erkeğin cinsel organını tanımamak anlamına gelir. dolayısıyla kocasının erkekliğini karşılaştırma olanağına sahip değildir kadın. sakın ağır yetersizlik duygularıyla, dolayısıyla narsistik sorunlarla kıvranan feodal toplum erkeği, en azından cinsellikte yeterliymiş hissine sahip olmak istiyor olmasın? ve bunu namus kavramına sığınarak rasyonalize etmeye çalışıyor olmasın? cinsel eylemin yalnızca erkeğin kadına yaptığı, yaparken de aşağıladığı bir cezalandırma yöntemi olduğu başka kaç toplum var acaba dünyada?"

yukarıda ki yazısından alıntı yapdığım kısım tam bir faciadır. burda erkeğin kadından üstün olduğunu belirtmeye çalışmış olması çok farklı bir anlayışa kapı açmasına neden olmuşdur. bekaret nasıl ki kadında "bakire" olarak geçmekteyse bu erkek içinde aynı anlamı taşıyan "bakir" kavramı olarak belirlenendir.

ayrıca kadın için bekaret çift evlendiğinde ikisininde ( bakir ~ bakire ) olması birbirlerine bir hediye gibidir. çünkü evlenen için evlendiği kişi hayatını birlikte sürdüreceği için ( eğer daha önce evlenmemişse ) ilk ilişkiside sadece evlenenle olması gereken bir durumdur.

ayrı bir noktadan bakılacak olursa türkiye dışarıdan bakıldığında islam devletidir, bu tür bir durumun tartışmaya açılmaması gereken bir durumdur bence. bizde evlenmeden önce dinimize göre cinsel ilişki söz konusu olamaz, bu zina olur.

ve şuda bir gerçektir ki, islam dinini hayatında benimsemeyenlerin benimseyenlere oranla evlilikleri daha kısa sürmektedir. hatta bazı insanlar hiç evlenmeyi bile tercih etmezler...

burda araştırma oranının %77.5 olması ( bekaretlik durumu hakkında halkın olumlu düşüncesi, yani 22.5 lik kısımı bakire olmasına gerek yok diyormuş ) bence çok çok normal hatta bir müslüman halkı olarak az olan bir durumdur...

şunuda belirtmek isterim ki psikiyatrist eşcinselin sonradan olma bir şey olduğunu söylediğide tam bir saçmalıkdır. bu tamamen kafada biten bir olaydır ve çocuk beyninin en hassas döneminde duygularının karışması, beyinsel ve ruhsal gelişim olarak farklı gelişmesinden meydana gelen bir durumdur. eğer öyle olsaydı vücutda da farklı cinsel uzuv ( organ ) lar olurdu.

son olarak da 1+1 = 2 olduğu kadar gerçek olan bir durumdur ki. insanlar cinsiyet olarak sadece 2 cinsdir ( kadın ve erkek ) neden birden çok cinsiyet oluşmamışda 2 cinsiyet oluşmuş, hatta ve hatta bu iki cinsiyet öyledir ki her yönüyle birbirinde tüm fiziksel yada manevi olarak tüm özelliklerinin eksik anlarını karşı cinsle tamamlarlar. mantıklı bir düşünce tarzıyla bakıldığında yüce yaratıcımız allah (cc) kadın ve erkeği birbirleri için yarattığı ne kadar açık ve netdir ki bu kanıtı göremeyenlere yada görmek istemeyenlere yazıklar olsun. :-)