also sprach zarathustra

1 /
chaconne chaconne
nietzsche'nin en beğendiğim ve bütün düşüncelerini içerdiğini sandığım yapıtı. bir zerdüştün dağa çıkması, inzivaya çekilmesi ve aradan yıllar geçtikten sonra kalabalığa karışıp "tanrı öldü!" haberini yayması ile gelişen vaazlar bütünüdür. yapıtında hikaye dilinin kullanılmış olması, felsefe dilinden maada nietzsche'nin diğer yapıtlarına oranla okuma kolaylığı sağlamaktadır. konular teker teker, başlık açılarak ele alınır ve zerdüşt etrafına topladığı kalabalığı kendince bir hiçliğe sürükler. zerdüşt tarafında, o koca inzivanın ardından insanları sürekli bir anlayamama durumu söz konusudur. "nasıl oluyor da insanlar gözlerinin önlerine sürülen perdeleri bu denli görmezden gelerek perdelere adapte oluyorlar?!" temalı bir şaşkınlığı kitap boyunca ironik bir küçümseyicilikle kendini göstermeyi bilir. bu kitapta sarf ettiği cümlelerinin bir kısmı tam olarak anlaşılamamıştır. türkçemize:"böyle buyurdu zerdüşt" diye çevrilen kitabın ingilizce baskısının ismi ise:"thus spake zarathustra"dır. okunması gereken bir kitaptır, sarsıcı imgelemleri ve manidar derinliği bir insana en yakışanı üzerine giymesi gibi bir şeydir.
marla singer marla singer
kitap okurken önemli bulduğu kısımların altını çizen bünyeleri çıldırtan eserdir, muhteşemdir. her sayfada insanı şaşırtacak cinsten güzel ve ilginç düşünceler vardır. kesinlikle okunmalı, zihin açılmalıdır.
josephine josephine
yaraticinin yolu üzerine

böyle diyordu zerdüst.

yalnızlığa çekilmek mi istersin, kardeşim? kendine varan yolu aramak mı istersin? biraz daha oyalan da dinle beni. "arayan kendisi kolayca kaybolabilir. her türlü yalnızlık suçtur" böyle der sürü. ve uzun zaman sen sürüdendin. sürünün sesi daha yansıyacak sende ve sen desen: "benim ortak vicdanim yok artık sizinle," bir şikayet ve ızdırap olacak bu.
bakın, ayni vicdan doğurdu bu ızdırabı ve son parıltısı o vicdanın senin kederinde yanıyor hala. ama sen kederinin yolunu, yani kendine varan yolu mu yürümek istersin? öyleyse göster bana buna hakkın ve kudretin oldugunu!
yeni bir kudret yeni bir hak mısın sen? bir ilk hareket misin? kendi kendine dönen bir çark mısın? yıldızları da zorlayabilir misin sen kendi etrafinda dönmeye'? ah! öyle çok ki yücelikler için hırs! öyle çok ki çırpınışları muhterislerin! aç gözlünün ve muhterisin biri olmadığını göster bana! ah! körükten fazla bir iş görmeyen büyük düşünceler öyle çok ki: körüklerler ve daha da boşaltırlar. özgür mü diyorsun kendine? egemen düsünceni işitmek isterdim ' ben senin, bir boyunduruktan kurtuldugunu degil. boyunduruktan kurtulmaya layık biri misin sen? köleliklerini atarken, niceleri, son değerlerini de attılar.
' ne'den özgür? zerdüşt'e ne bundan? açıkça ama gözlerin söylesin bana: ne'ye özgür?
kendi kötün ile iyini edinebilir misin sen kendine ve bir yasa olarak kendi. iradeni asabilir misin kendi üstüne? kendi kendinin yargıcı olabilir misin, ve kendi yasanin intikamcısı? korkunç, kendi yasasının yargıcı ve intikamcısı ile yalniz kalmak. bir yıldız böyle firlatılır işte ıssız uzaya ve yalnızlığın buzlu soluğuna. bugün muzdaripsin henüz kalabalıktan, ey tek adam: tam daha cesaretin bugün, ve umutların. ama bir gün yalnızlık seni bezdirecek, iraden eğilecek bir gün ve cesaretin kırılacak. haykıracaksın bir gün: "ben yalnızım!"
bir gün yüksekliğini görmeyeceksin artık, alçaklığıni ise pek yakından göreceksin; kendi yüceliğin korkutacak seni bir hayalet gibi. haykıracaksın bir gün: "her sey sahte!"
yalnızı öldürmek isteyen duygular vardır; başaramazlarsa eğer, kendileri ölmeliler! ama buna senin yeter mi gücün, katil olmaya?
kardeşim, "hor görme" kelimesinin ne olduğunu bilir misin? ve adaletinin, seni hor görenlere karşı adıl olmanın azabını? başka türlü düşünmeleri için hakkında, nicelerini zorlarsın; bunu pahalıya mal ederler sana. onlara yaklaştın, ama geçip gittin yanlarından: bunun için seni affetmezler hiçbir zaman. sen onlarin ötesine geçersin: fakat sen yükseldikçe, daha küçük görür seni hasedin gözü. en çok ama uçandan nefret edilir
"nasıl adil olabilirsiniz bana karşı!" demelisin sen,- "adaletsizliğinizi ben nasibim olarak seçtim kendime." yalnıza onlar haksızlık edip çamur atarlar: ama, kardeşim, bir yıldız olmak istersen, buna karşın ışılda sen onlara! ve iyilerle adillerden sakin! kendi erdemlerini yaratanları severek çarmıha gererler onlar, - nefret ederler yalnızdan. kutsal basitlikten de sakın! basit olmayan her şey kutsuzdur onca; ateşle oynamayı da sever, - odun yığınının ve bağlanılan kazığın ateşi ile. kendi sevginin baskınlarından da !
rastladığına pek çabuk el uzatır yalnız kişi.
bir çoklarına elini değil, pençeni vermelisin ancak; ve pençenin dilerim tırnakları olsun.
ama rastlayabileceğin en yaman düşman kendin olacaksın daima; mağaralarda ve ormanlarda sen pusu kurarsın kendine.
ey yalnız kişi, kendine varan yolda yürürsün sen! ve kendi önünden geçer yolun senin, ve yedi iblisin önünden! sen kendine karşı inkarci, büyücü ve falcı, deli ve kuşkucu, uğursuz ve alçak olmalısın. kendi alevinle yakmaya hazır olmalısın kendini: önce kül olmadan nasıl yeni olabilirsin ki?
ey yalnız kişi, yaratıcının.yolunda yürürsün sen: bir tanrı yaratacaksın kendine o yedi iblisinden!
ey yalnız kişi, aşıkın yolundan yürürsün sen: kendini seversin sen ve bu yüzden hoş görürsün kendini, ancak aşıkların hor görmesi gibi. yaratmayı iste; seven, o çünkü hor gören! sevdiğini hor görmek zorunda kalmamıs kişi ne bilir ki sevmeyi!
sevginle git yalnizligina, kardesim, yaratmanla git; ve ancak daha sonra adalet topallar senin ardindan.
gözyaşlarımla benim, git yalnızlığına, kardeşim, kendinden öte yaratmak isteyeni severim ben, ve yok olanı böylece.
seko seko
nietzsche'nin kendi duygularını zerduşt denilen yarı bilgin,yarı garip adama yükleyip dağ bayır gezdirdiği,sel sefil ettiği, yalnızım dostlarım diye tutturduğu kitabı..okunasıdır lakin sabırla çevrilen 380 sayfadan sonra sağda solda insanoğlu için ahkam kesmek ayıptır..

spoiler

bir gün bana şöle dedi şeytan:"tanrıların dahi kendi cehennemi vardır:bu insana sevgisidir."

ve şöyle dediğini işittim geçenlerde


"tanrı öldü.insana acımasından öldü tanrı"

spoiler
şiirbaz şiirbaz
nietzsche'nin meşhur "tanrı öldü" tezini savunduğu kitabı.. tanrı yerine, üstüninsan diyebileceğimiz ve anladığım kadarıyla evrimin bir sonraki safhası olan bir varlıktan bahsediliyor. "insanlar tanrı yaratamayabilir, ama üstüninsanı yaratabilir" diyerek de bunu destekliyor.
ancak kitapla ilgili derinlemesine bir tahlilde bulunduğumuzda, burada öldürülen tanrı'nın hristiyanlığın ve yahudiliğin yani batı'nın tanrısı olduğunu görüyoruz. zira nietzsche'nin hristiyanlık eğitimi onun çocukluğunun önemli bir parçası ve göndermeler de genelde o yöne doğru.
kısaca, müslümanlar rahat rahat ibadet edebilirler (valla)..
hatta budistler ve taocular da rahat..
undeuxtrois undeuxtrois
nietzsche'nin bir takım bilinmeyen nedenlerden ötürü gaza gelerek (ki bu nedenlerden biri eminim migrendir, insanı pek pis çarpar bilirim) "neden ben de kendi kutsal kitabımı yazmıyorum kiiiğ" şeklinde düşünmesinin ürünü. kitabın dili tam bi incil, kuran kıvamındadır.
fekat sevgili nietzsche, unutma ki, migren çarpar ama allah daha bi çarpar.
şaka bi yana mükemmel bi kitaptır kendisi.
neytiri neytiri
ruhun üç değişimi vardır.. önce deve, sonra aslan, sonra da çocuk..
-deve çöker ve şöyle der: yükleyin yükleyebildiğiniz kadar.
yüreği en ağır yüke hasret çeker.ve dayanıklı ruh yükünü almış
kendi çölüne yol alır."ben burada bu yükleri gerçekler olarak
algılıyorum. ne pahasına olursa olsun gerçekle yüzleşmek."
sonra aslan olur ruh, yükleriyle birlikte özgürleşme savaşı. ve en
sonunda, yani son mertebede çocuk olur.
masumiyettir çocuk. neşedir, oyunculuktur.
"aynı zamanda unutkanlık."
bru bru
"bir gün zerdüşt, hava sıcak olduğu için kolları yüzünde, uyuyakalmıştı bir incir ağacının altında... derken bir engerek geldi ve boynundan soktu, öyle ki zerdüşt ağrıdan bağırdı... kolunu yüzünden çekince, yılanı gördü; ve yılan tanıdı gözlerini zerdüşt!ün... beceriksizce kıvrılıp kaçmaya yeltendi...
- "olmaz" dedi zerdüşt... "daha teşekkürümü almadın ki!... beni vaktinde uyandırmış oldun, yolum daha uzun..."
-"yolun kısa..." dedi engerek üzgün üzgün..."benim ağım öldürücüdür..."
zerdüşt gülümsedi...
"ejderin yılan ağısından öldüğü nerde görülmüş?..." dedi.. "geri al şu ağını!... sen bunu bana armağan edecek kadar zengin değilsin..."
1 /