altın oran

1 /
kerdem kerdem
1.618 altın orandır.. doğadaki sıkça karşılaşıldığına inanılır.. yurtdışında mimarların hala altın orana dikkat ederek çizim yaptığı bilinmektedir..
despinaa despinaa
zamanında eski mısır ve yunan medeniyetleri tarafından bulunmuş ve tekrar tekrar bulunduğundan dolayı farklı adlarla tarihte yerini almış oran. ilginç tarafı şudur ki insanlar bu oranı farketmeden kullanıp mükemmele yakın eserler elde etmeye çalışmışlardır. sanat ve mimaride bir çok tablo tanrının oranı olarak da bilinen bu oran sayesinde yapılmıştır. mesela mona lisa da tablonun tüm oranları altın oranın sayısal değerini yani 1.618 sayısını verir.
bu oran sanatta ve mimaride olduğu kadar hayatın içinde de her yere işlenmiş olarak vardır.
matematikte de bilinen fibonacci sayılarının birbirlerine oranının bu sayıyı vermesi ve örneğin tavşanların çoğalmasının bu şekilde olması da tavşan çoğalmasında altın oranın bulunduğunu gösterir ve bu da ilginç bir durumdur..bunun dışında insan vücudunun her yerinde bu oran vardır..elimizin kolumuza oranı yine 1.618 ve yüzümüzdeki her oran 1.618 dir.
bazı insanlarda bu orana uymamadan kaynaklanan kısa veya uzun yüz hastalıkları görülür. bu durumda nefes alamama problemleri, baş ağrıları gibi bazı hastalıklar görülür. mükemmele yakın oran yani 1.618in elde edilmesi için bazı ortodontik ameliyatlar yapılabilir.
bundan daha da ilginci insanların gülerken güzel gözüktüğü her zaman söylenen bir durumdur ki araştırmalar da insanın gülerken suratındaki oranların altın orana daha da yaklaştığı yönündedir.
ayrıca insanların kalp atışlarında elde edilen diyagramlardan ecg diyagramında, mutluluğu, güzelliği temsil eden bir t noktasının varlığı görülmektedir ki bu t noktasının sayısal değeri yine 1.618 dir..
sadece insanlarda değil doğada bitkilerde ve hayvanlarda da bu oran görülür..bitkilerin yapraklarında olsun, hayvanların kabuklarında olsun tüm hayatımıza bu oran işlemiştir.
doğada her şey güzel olarak yaratılmak istendiğinden bu oran kullanılmıştır..zaten mimari ve sanatta da güzele ulaşmak bu oranı gerektirir.
alfonsina alfonsina
altın oran yaklaşık 1,618 e eşit orandır. doğada ve klasik sanatta pek çok uygulamasına rastlanır.bu oranın en iyi bilinen örneği altın dörtgendir. atina daki ünlü parthenon tapınağı nın ön yüzünde kullanılmıştır altın oran.
bulamadım bulamadım
tüm parçanın büyük parçaya oranı, büyük parçanın küçük parçaya oranına eşittir.bu orana leonardo da vincinin bir çok eserinde karşılaşılır en ünlüsü :
(bkz: mona lisa )
slawov slawov
fibonacci sayıları (1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, 4181, 6765... şeklinde devam eder) ile altın oran arasında ilginç bir ilişki vardır. dizideki ardışık iki sayının oranı, sayılar büyüdükçe altın oran'a yaklaşır.

fibonacci ardışıkları, altın oran ilişkisi yorumlamasıdır. bir çok bitki filizlendiğinde, önce bir adet yaprak verir. bir süre sonra bir yaprak daha açar, sonra iki tane daha... sonra üç, beş, sekiz, onüç, yirmibir, otuzdört, vs. pek çok bitki büyüme prensibi olarak kendisine fibonacci ardışığını seçmiştir.




yine birçok bitki, dallanma sırasında fibonacci sayılarını izler:

eğer bir bitkiyi dikkatle incelerseniz fark edersiniz ki, yapraklar hiçbir yaprak alttakini kapatmayacak şekilde dizilmiştir. bu da demektir ki, her bir yaprak güneş ışığını eşit bir şekilde paylaşıyor ve yağmur damlaları bitkinin her bir yaprağına değebiliyor.

bir bitkinin sapındaki yapraklarında, bir ağacın dallarının üzerinde hemen her zaman fibonacci sayıları bulursunuz. eğer yapraklardan biri başlangıç noktası olarak alınırsa ve bundan başlayarak, aşağıya ya da yukarıya doğru, başlangıç noktasının tam üstünde veya altında bir yaprak buluncaya kadar yapraklar sayılırsa bulunan yaprak sayısı farklı bitkiler için değişik olacaktır ama her zaman bir
63 63
olaya tanıdık isimler yoluyla yaklaşmak gerekmektedir…
şöyle ki…

euclid milattan önce 300küsürlü yıllarda "önemli oranda" bölmek diyerek ağzında bir şeyler gevelemiştir fakat olaya daha fazla bir boyut kazandırmamıştır.

mısırlılardan da kaçmamış, maşallah bütün ilginçlikleri kullandıkları keops piramidini altın orana göre inşa etmişlerdir.

hele yunanlılar parthenon'un baştan aşağı tüm tasarımını bizim altın oran'a dayandırmışlardır. phidias mesela, yunanlı heykeltıraş, hele o...

leonardo fibonacci diye çağırılan* italyan bir matematikçi çıkmış, bizim zaten euclid’den beridir var olan oranımızı keşfetmiştir (?)

gelelim leonardo da vinci’ye , 1509'da luca pacioli'nin yayımladığı "ilahi oran" adıyla çağırılan bir çalışmasına five platonic solids adıyla çağırılan resimler yapmıştır ki bunlar küp, tetrahedron, dodekahedron, oktahedron ve ikosahedronun resimleridir.

siz altın oran'ın latince karşılığını ilk kullanan kimdir sandıydınız, tabii ki de leonardo da vinci 'dir. bizimki son yemek adlı tablosunda, isa'nın ve havarilerin oturduğu masanın boyutlarından, arkadaki duvar ve pencerelere kadar elini attığı her yerde altın oran'ı uygulamıştır.

bir de kepler vardır ki söylediği sözle olaya noktayı koymuştur; "geometrinin iki büyük hazinesi vardır; biri pythagoras'ın* teoremi, diğeri, bir doğrunun altın oran'a göre bölünmesidir."

amerikalı matematikçinin teki olan mark barr, demin bahsettiğim yunanlı heykeltıraş phidias’a ithafen, durmuş düşünmüş bizim bu oran sayısının adını phi koymuştur. aynı zamanda da yunan alfabesindekine karşılık gelen f harfi de, fibonacci'nin ilk harfidir, uyuyun siz daha ey dostlar! adamları madde olarak denize döktük ammaaa kazımışlar isimlerini bilime tarihe oraya buraya…

gelelim sadede… altın oran, öyle bir sayıdır, öyle bir sayıdır ki… bir sayının insanlık, bilim ve sanat tarihinde oynadığı inanılmaz bir roldür. aşk, ihtiras hepsi bu sayıdadır… evren ve yaşamı anlama konusunda bizlere yeni kapılar açmaktadır açmaya devam edecektir!!! *
1 /