altyazı çevirmenleri

dream is destiny dream is destiny
gerçekten büyük kişiliklerdir.çoğu hiçbir karşılık beklemeden bu işi yapmaktadır.günümüzün sanal melekleridir adeta.

edit: burada bahsi geçen çevirmenler, cnbce tarzı kanallardaki kişiler değildir. malum internet sitelerinde,para almaksızın 3-5 kişinin izlemiş olduğu filmleri dahi çeviren kişilerdir.
addictionary addictionary
bazen izlediğiniz şeyin tüm keyfini kaçıran kişilerdir.

japonca bir çizgifilm rip'ine altyazı hazırlarken çoğunlukla ingilizce altyazısını bulup ordan çeviri yaparlar. bunu yapan kişi, o dilin deyimlerine hakim olmayınca ortaya çok saçma, kelime kelime çevrilmiş altyazılar çıkıyor. bu durumda da son bir çeviri hamlesi yapmak izleyiciye kalıyor. o altyazıdaki sözleri alıyor. kafasında ingilizce karşılığını buluyor. ve o deyimin anlamını hatırlayınca da, aslında o diyalogda ne söylenmek istediğini kavrıyor. bu arada da video akıp gidiyor. hayır bazıları ne büyük-küçük karaktere yorulmuşlar ne de noktalamaya. işini çok iyi yapan altyazıcılara alışınca da bunlar tüm keyfi kaçırıyor.
sair i azam sair i azam
taşak oğlanıdır.

az çok bu olayın içinde olduğumdan sizlerle bazı tecrübelerimi ve izlenimlerimi aktarmak istiyorum.

öncelikle çeviri gerçekten zor bir iş. eminim %80'iniz ingilizce altyazıyla dizi falan izlerken, denilenleri anlayabiliyor ve "ne var bunları çevirmekte" diyorsunuzdur. amma velakin işte o öyle değil. "bu cümleyi tam olarak türkçe'ye nasıl geçirebilirim?" diye düşünüyorsunuz ve her satırda çoğu zaman bunun üzerine kafa patlatıyorsunuz. bir sit-com bölümünde 300 satır, normal bir dizi bölümünde 400-500 satır, filmlerde ise 1000'e yakın satır olduğunu düşünürseniz, gerçekten kolay değil.

bir de bu tamamen gönül işi. yani kimse ne size para veriyor ne de kafanıza silah dayıyor. içinizden geldiği için yapıyorsunuz bunu. ancak gel gör ki çoğu zaman bir kuru teşekkür bile alamıyorsunuz! atılan mesajlar genellikle "diğer bölümlerini de çevirir misin?", "şu filmi de çevirir misin?" gibisinden oluyor.

"alışmış kudurmuştan beterdir." atasözü bu olaya cidden tam uyuyor. dizi internet alemine düştükten 3-4 saat sonra çeviriliyor ve adamlar buna iyice alışıyor. işin çıksın bir gün, hemen atar şov başlar. "çevirmeyecekseniz bu işin altına girmeyin kardeşim! bizi bekletmeyin kardeşim! ne hakkınız var buna kardeşim? işini adam gibi yapmayacaklar ziktirsin gitsin kardeşim!" hödüğe bak. sen kuru bi teşekkür bile etme, sonra gel bi de atarlan. zorunda mıyam? hıı? çevirmek zorunda mıyam??
fiski fiski
bu işten para kazanmıyorlarsa gerçekten taşak oğlanlarıdırlar. bunu yayımlayan site para kazanıyor mu? evet. sen çeviri yapmazsan kazanırlar mı? hayır. o zaman haydi buyrun buradan yakın. ayrıca emre bekmen ve eşekherif'in in bu işten para kazanmadığını sanmıyorum. bundan kazanmıyorsa nereden kazanıyorlar? günde 28 saat falan çeviri yapıyorsa?!

not: "oğlanlarıdırlar" yazmak çok zor lan oha!

edit: para kazanıp kazanmamaları kendilerini bağlar, teşekkür ediyorum ben. hatta kazanmalarını istiyorum.
betterdigtwo betterdigtwo
işini genellikle küçük paralara ya da hobi olarak yapar.
kimine göre bilgisayar başına home office tarzı para kazanandır. profesyonel olarak yaptığım için konuyla ilgili pm atabilirsiniz.
beterbocek beterbocek
bunlardan 3 tanesine sahip olduğum işçilerdir. hayır yanlış anlamayın ingilizce, fransızca, almanca ve italyancam anadilim seviyesindedir. biraz ispanyolcada zorlanıyorum ama oda italyancaya benzediğinden kazanıyorum.

bu insanları çalıştırmamın sebebi kasmamak. dizi, film izlerken bunlardan müsait olanları çağırıyorum benim için çeviriyorlar, haaww hooww diye vurguları, efektleri bile yapıyorlar. bazen arkadaşlarım da geliyor eve bu çeviriyor buna fındık fıstık falan atıyoruz havada yakalıyor falan eğleniyoruz. maaşı da çok değil ha karın tokluğuna çalışıyor fakirler. isteyen olursa günlük, haftalık olarak göndertebilirim.
purge me purge me
pardon ben yine z kuşağı denen gudik oluşuma söveceğim ve yine haklıyım. ota boka z kuşağına dalıyorum ama illallah yani bu danalardan.

gelin siz de sövün, ağzınız 2 gram laf yapsın, tartışalım isterseniz haksız olduğumu düşünüyorsanız.

birader; dünyanın şu an oynayan en iyi dizisi olan better call saul"un final sezonu yayınlandı. çeviri 30 saat sonra geliyor. dizi asla zor bir çeviriye de sahip değil. hattta 2 bölü 10 diyebilirim. konuşmalar net, olay net.

bok gibi çeviriler için bile 30 saat bekliyoruz biz.

bu amına koduklarım bilgiye çok hızlı ulaşıyor ama di mi? bu salakların bir boka hızlı ulaşmadığı hemen her kulvarda artık ispatlandı. çeviri de bunlardan birisi.

abi ben mi yanlış hatırlıyorum, eski planetdb zamanlarında off ya. breaking bad"i, sürekli "iyi seyirler yo" diyen taşkano hocanın inanılmaz çevirisi ile izledik.

got u ve envai çeşit diziyi de eşekherif ile. zordu bu diziler çeviri bazında. bcs kolay, kolayyyyyyyyy mk.

eskiden, amerika saatine göre diziler 04.00 gibi yayına girerdi orada. biz 7 de 8 de kalkınca altyazı sitesinde yüzde 72 tamamlandı şeklinde uyarı görürdük.

adamlar efsaneydi 80-95 arası kuşaktır bunlar muhtemel. gençtik. yaşıttık çoğu ile. chat vardı, konuşurduk. ya da ekşi de. istisna ile gelmeyin bana.

bu sik kafalılar gibi, "beğenmiyosan kendin çevir heheheh" demezlerdi. yapılan işe bir özen vardı.

lan dünyada 77 ülkede gösterimde olan, şu an için en kaliteli işi çevirmeyeceksin de neyi çevireceksin am ağızlı.

kur saatini kalk çevir, efsane ol.

48 saat falan bekliyor millet basit çeviri için. hadi 48 demeyeyim de 35 kesin.

tamam abi. çevirsin bu şekilde. 4-5 bölüm çeviren çağatay şen, "ben artık yapamıcam ühühü" diye özür dilesin ekşide. gitsin. yarıda bıraksın.

piyasa kendini bulur. yerine herkesin, her şeyin yenisi gelir ona da tamam.

ama arkadaşım, ortamlarda ; bir akpli bakan, bir imamoğlu, bir doktorumuz vs. yabancı kanallara demeç verirken; "bu da ingilizce mi yeaaa hahahha utandım izlerken" diyeni görürsem domaltır sikerim bundan sonra.

sırf boş laf adamlarsınız. deli oldum ya. bırak taşkano"yu t si kalmadı. çok boktan kalitesiz bir dönem bu. bi de bik bik ötüyor siktimin ergenleri, usta çevirmenler kendini netflixe sattı, kapitalizme yenildi bla bla. ya siktirin gidin amkun işe yaramazları. gördükl ingilizcenizi de, işinizi de.

dünyayı değiştirecekmiş bu amcıklar bi de.