ama

1 /
8844455 8844455
(bkz: ismin e hali)

edit: yıllar evvel olduğundan hiç hatırlamıyorum "ama" bu başlığı bu şekilde açabileceğimi sanmıyorum. yani çok büyük ihtimalle başlığın başıma kalması durumu söz konusu...
aytok aytok
kendinden önce noktalı virgül kullanılabilen ve ayrıca bağlı birleşik cümle kurabilen bağlaç. ama'yla kurulan bağlı birleşik cümlelerde asıl anlam ama'dan sonraki kısımda verilir. (genellikle)
tembel tembel
cümlenin, paragrafın, bazen koca bir makalenin, olmadı tuğla gibi bir kitabın, onu da beğenmediyseniz koca bir hayatın yarısını tek hamlede yalan eden allahsız bağlaç.

iki tür ama vardır. karşı tarafın gönlünü okşamak için dizayn edilmiş yumoş bahar esintilerini cümleye bağlamakta kullanılan amalar, bir de söylenmesi veya yazılması mecbur* olan "disclaimer"ları esas fikre iliştirmekte kullanılanlar. her iki türde de sonuç değişmez tabi, cümleyi amadan önce ve amadan sonra diye ikiye ayırıp bir yarısını geri dönüşüme göndermek icap eder.

ama her zaman böyle olacak diye bir kural da yok tabi. ahaha.
closer closer
hiçbir kelimeden nefret etmedim "ama" dan ettiğim kadar. hele ki üç nokta geliyorsa ardı sıra. keşke'yi de sevmem, gel gör ki anlamı açıktır. keşke görünce dersin ki yapılması olasıyken yapılmamış ya da yapılmaması daha iyi olacakken yapılandır insanin canını sıkan, değişik hikaye sonları yazdıran. ama'ya gelince, o başka. anlamıyorum.
ucu açık ama'lara tahammül edemiyorum. milyonlarca neden gizliyorlar. galiba sahibi açık ifadeler için yeterince cesur olmadığından, ya da karşısındakini açıkça kırmak istemediğinden eklenirler sona. belki de vicdani rahatlamaya sebep olsun diye, özellikle güzel cümleleri takip ederler. acımasızdırlar. küçük ama zehirli katil bir örümcektir adeta. insanın zihninde ve kalbindeki tüm umudu ve iyimserliği öldürür farkettirmeden. ne olduğunu anlamadıkça kişi, takılır ama'nın ağlarına. o andan itibaren cçırpındıkça daha fazla dolanır. her katil cinayet mahalinde bir iz bırakır ya, ama'dan geriye de pişmanlık ve sorgulamalar kalır. yaşanmış ve yaşanan, hatta yaşanacak her şeyi sorgulamaya başlar insan. ama örümceği 'acaba' yumurtlar hemen. deney farelerinden bile hızlı ürer. tek bir panzehiri vardır: güven. biraz hoşgörüye bolca güven katıp büyük bir bardak umutla beraber alındığında büyük izleri silinir gider. dikkatli olunmazsa tekrarlama ihtimali her zaman vardır...
safsata safsata
gün gelir ağlarsın
göz yaşın bir damla akmadan.
kahkahalar atarsın gün gelir,
ağzını hiç açmadan.
haykırısın içindekileri ama,
yanındaki bile duymaz sesini.
bakarsın gözünü hiç ayırmadan
görmezsin ne geçse yanından.
sonra bir an gelir,
nefes alırsın yaşayamazsın,
yaşarsın ama anlamazsın.

talha bora oge
yorgun pijama yorgun pijama
bazı zamanlarda gerçekleştirmesi zordur . unutamazsın ve bilirsin içinde hayatın boyunca taşıyacağını . bunlar belki hatalarındır , belki düşüncelerdir sadece .
ama unutmak eylemeni gerçekleştirmek istediğin bir kadın ise ''orada duuuur!!!'' der bir ses içinden .
- e ama unutmam gerekli ... dersin
-haddini bil .. sen kim oluyorsun ki bu kadını unutmak gibi bir lüksün var ... der ..

işte o ses o kadını köpekler gibi sevdiğini söyleyen sesle aynıdır .

kafandan sürekli aynı şey geçer ...

- ama ..... dersin sürekli ... bir çıkış yolu ararsın hatalarını unutmak o kadını yaşamak için .. geri gelmeyeceğini bilirsin .

-neden ? neden ? neden ? düşün ... sen yaptın bütün bunları .. cebelleşirsin kendi içinde bulamazsın fare deliği kadar boşluk . orada elinde neler kaldığını anlarsın ... kocaman bir

ama
1 /