ama arkadaşlar iyidir

1 /
kalganov kalganov
iyidir ama bir de aması vardır gözden kaçmaması gereken.içimizdeki şeytanlara zülfikarlarla saldırsak da o ama bir tortu olarak kalacaktır; ayşe teyze'nin deterjanıyla da paklanmaz bu lekeler, kimse arkadaşlar iyidir demenin bedelini ödemek istemez.
bab the kenk bab the kenk
yaptığı kaliteli espriler yüzünden gülmekten basurunuzu yırtabilirsiniz yani. komikçilik için kıçını yırtıp saatlerce tuşlara patır kütür vurup bir bok üretemeyen birisi hiç değil. aklına ilk gelen şeyi söylüyor sanırım ama nedense çok komik oluyor bunlar. olm vallahi komik ya. çok gülüyorum.
tremonti tremonti
yaklaşık bir on-onbeş dakikadır mikrofondan gülüşmelerini,nefes seslerini ve elektroşoklarını dinlediğim dicey.kendisini uyarmaya çalıştım ama nafile.
arkadan bir ara velcro fly çalar gibi oldu sanki.
küçüka merika küçüka merika
albüm ismi. öyle müzikal tınılar içeren bir albüm değil, fotoğraf albümü.

sadece benim mi bu kadar şapşal arkadaşlarım var bilmiyorum açıkçası. eğer sizler de arkadaşlarınızın gerizekalı olduklarını düşünüyorsanız bizimle paylaşın. adresimiz barış manço moda 81300 istanbul.

işte benim bu alık arkadaşlarımın, onlardan daha alık arkadaşlarının fotoğraflarını sergilemek üzere açtıkları albümlerin yarısından çoğunun adı "ama arkadaşlar iyidir" şeklinde. ve adım gibi de eminim aralarında tabutta rövaşata filmini izlememiş olanlar hayli çoğunlukta. hadi izledin diyelim, albüm ismi düşünürken bu mu yani ilk aklına gelen. başkasında gördün de mi yazdın? ya da başkasında hiç mi görmedin yahu? ne isim koyacağını bana soracak değilsin elbet, yalnız karıştırıyorum lan hangisi senin hangisi bakkalın çırağının. "my m8s" yazan bile var, on bu kadar gıcık olmadım yemin ederim. "üçlü priz" yaz, "zigon sehpa" yaz ama bunu yazma. biliyorum özünde iyi bir insansın. bu sinirim sırf seni düşündüğümden lan. valla.

edit: şimdi farkettim bi tanesi onu bile becerememiş. artık nasıl heyecenlandıysa hıyar arkadadaşlar yazmış. yook, erzurumlu değil.

- süper bi albüm adı buldum lan. "ama arkadaşlar iyidir". hehe ben bununla feyzboktan çok kız kaldırırım valla. hadi bakalım bisssssmi.
laein laein
akşam saat 9 civarı, yoğun geçmiş bir günün ardından sırtında çantayla ordan oraya dolanıp en sonunda kendini rahatça bırakabileceğin tek yerde oturuyorsun. karnın doymuş, çayını içmiş sohbet ediyor ve derse başlamak için güç toplamaya çalışıyorsun. birden telefon çalıyor. bir öğreniyorsun ki kalabalık bir ekip taksimde konser bekliyor, içiyor eğleniyor. seni de çağırıyorlar. telefondan bağırıyorlar falan. sen tabi yerinden kımıldayamıyorsun, iki gün sonra 4 tane sınavın var. ama nasıl özlemişsin herkesi. içinde kalıyor tabi böyle 25 cmlik yarrak gibi. neyse. telefon kapanıyor. zaman geçiyor, ders de çalışmıyorsun sohbet muhabbet derken, bu taksim fikri arada kaynayıp gidiyor. sonra yatıyorsun işte sabah erken kalkmak için, yorgunluktan hemen uyumuş oluyorsun. bir ara böyle telefon inatla titriyor ama idrak edemiyorsun önce, açıyorsun ve birden arkadan "twisted thoughts that spin round my head i'm spinning, oh, i'm spinning.. how quick the sun can drop away.." * sesleri geliyor. bir anda öyle bir gözlerin doluyor ki. dinliyorsun onlarla beraber, için kıpır kıpır oluyor, orda olmayı istiyorsun. şarkıdan sonra bağırıyorlar "senin içindi" diye. anasını satayım o an insanın içinde neler oluyor anlatılmaz. yani o uyku sersemliğiyle, bildiğin masal gibi oluyor. telefonu kapatıyorsun, saate bakıyorsun. gece 3. amına koyayım diyorsn ammına koyayım ki mutluluk böyle bir şey işte. geri kalan her şeyi sikerler.
scrappy scrappy
efsane replik.

biri ölmüş onlardan. kalan sağlar bizimdir kafasındalar biraz. bir şarkı çalıyor arkada. yürüyorlar çamurlu yolda kolkola. belki de ayakta bile duruyorlar yürürken. ayakları yere basmasa da.


-devamı spoylır-

film de birisi ölmüş. diğerleri mezarına gider. mezara şarap-rakı v.s dökerler.

-spoylır biter-



ayaklar yere basmasa da ayaktalar hala. gidişlerde gözyaşları dönüşlerde ise tebessüm vardır ve her daim bir burukluk vardır. her gün küçük bir ülke nüfusunun geçtiği bir caddede dahi olunsa da, bir gariplik vardır işte ve hissedilir onların nerede olduğu. arkadaşların.

bir kardeş değil. elbette.
anne de değil.
baba hiç değil.

tanıdıktan fazlası. bazen anne babadan bile. bir garip insanlar topluluğunda bir yere ait olmaktır nihayetinde.

garip ayakkabılara rastlanılır onlarlayken ve huysuz kedilere dokunurlar beraber. hayalet kokan ya da rutubeti andıran mekanlarda. bir yerde bir yerin bir yeri olurlar kısaca.

ama arkadaşlar iyidir. dökülen bir gözyaşı yakar yanağı onlardan uzaktayken. acır çok. ama geçer tekrar kavuşunca.

iyidir arkadaşlar.
1 /