amarcord

chaconne chaconne
fellini'nin kendi anılarını anlattığı nostaljik bir film. şahsen çok beğendim ben. hem konusu geçen kasabayı, hem insanları, hem oyunculuğu, hem içide bıraktığı nostaljik lezzeti. diğer filmlerinden çok başka bir filmidir bu. keyif alarak izlenebilir. bir pazar gündüzüne o denli güzel gider ki apışıp kalırsınız vallaha.
woodpecker woodpecker
adını,italyanca'da 'hatırlıyorum' anlamına gelen 'mi ricordo'nun ,fellini'nin doğduğu ve çocukluğunu geçirdiği rimini'nin aksanıyla telaffuz edilişinin yazıdaki karşılığından alan,kendisinden sonra gelen birçok filmi etkilemiş,federico fellini'nin en kişisel çalışması.
yesilcuppelipenguen yesilcuppelipenguen
federico fellini usta rimini'de doğmuş ve büyümüş. rimini şehri bugün turizm açısında çok önemli ve meşhur bir yer ama fellini ustanın çocukluğunda, yani 1930'lu yıllarda büyükçe bir kasabadan iabretmiş. işte fellini usta bu küçücük kasabanın hikayesini kendi kamerasından süzerek anlatıyor ve çok gerilerde kalan çocukluğuna afili bir selam çakıyor. kısacası bu film akdeniz insanının filmi... ayrıca belirtmekte fayda var: bu filmden sonra rimini çok meşhur olmuş.

fellini ustanın çocukluğunun gözünden italyan faşizminin ne olduğunu ya da olmadığını izlemek için bu film bulunmaz hint kumaşı.
pedesa pedesa
1973 yılında federico fellini tarafından çekilmiş, absürd karakterleri ile göze batan komedi filmi. federico fellini üzerine ciddi bir hayalkırıklığına uğratmıştır. filmdeki mizah anlayışı gerçekten halk işi olarak tabir edeceğimiz şekildedir. her şeye rağmen özellikle ülkemizde bir çok filme esin kaynağı olmuştur. izlediğiniz de çok yabancılık çekmeyeceksiniz. oyunculuk açısından doğal bir yapıya sahip ama bir iki sevimli sahnesi dışında zaman kaybı bir filmdir.
mabel mabel
“duyduğum tek sorumluluk duygusu, cehalet ve aptallık tarafından

üretilen vasatlıktan kaçınmaktır.”


buyuran fellini'nin çocukluğunu resmettiği sürreal tablodur.

(bkz: sözünün eri olmak)


ya da,

"dedesi duvarcı, babası duvarcı, kendi duvarcı

ama hala bir evi olmayanların" hikayesidir.


artık nasıl görürseniz.


ben ise naçizane

(bkz: arşivlenmesi gereken filmler)

derim.
benkendimveben benkendimveben
ne dense boş olmasının sebebi kıçı başı oynayan sürekli sizi titreten bir olmasından kaynaklı gülmenizi yarıda kesip duygulandıran bir film.

kıçı başı oynuyor dediysek de kurgu itibarıyla öyle abi nerden nerelere gidip gidip geldim ama bu gidişlerde insan hiç mi yorulmaz , öyle keyif verici , öyle çok dilli bir film. çok kültürlü.. dünyanın her coğrafyasında, her kültüründe, her döneminde mutlaka karşınıza çıkacak bir öğe, bir unsur bulması ile ayrıca bir ileri görüşlülük bir ustalık , bir saygı duruşu sebebidir fellini ye.


ellerinden öpesim geldi diyecektim ki o şimdi bizlerden çok uzaklarda ve şimdi yanında kimbilir kimler var : ustaları : bergman ve rosselini ile hoş beş yapıyor olmalı..
euphrosyne euphrosyne
huzur hissi veren bir film amarcord.detaylar sanki önümüze karışık bir halde sunuluyor ve film biterken biz onları ayrıştırıyoruz aslında,böylece özümsüyoruz belki de o an.fellini'nin parmak bastığı noktaları da fark ediyoruz sonra;eğitim konusuna değinişini görüyoruz,günah çıkarma sahnesinde de din faktörü devreye giriyor mesela.farklı bakış açıları da çok iyi yansıtılmış filmde.her karakterin ilgi çekici bir yanı var bu kasabada.yine de izlemeyen çok şey kaybeder diyemiyorum bu film için.
pir i sinema pir i sinema
fellini'nin kendi hayatından bir kesit. filmde herkes kendi hayatından bir parça bulabilir bence.
yönetmenin yarattığı karakterler o kadar başarılı ki her birini ayrı ayrı incelemek lazım.
köy'ün fahriye abla'sı, evdeki dede ve baba, çocuklar, anne, gradisca karakteri açıkça görebileceğimiz örnekler. çocukların ilk cinsel deneyimleri, okul maceraları gerçekten bizim hayatımızdan çıkmış gibi.
başyapıt sayılabilecek eser.
bestdadever bestdadever
efsane fellini filmlerindendir. i̇lk yarısı ne anlatıldığını anlamayla geçebilir, ana hikaye arayışınız sürebilir ancak film ilerledikçe anlarız ki parça parça olan bir çok olayı tek bir kasabada bağlamıştır.
roman etkisi vardır. karakter gelişimlerini ve özelliklerini titizlikle işler filmde. bahar ayıyla başlar ve yine bahar ile sonuçlanır.
nitelikli esprileri, ince siyasi göndermeleriyle ustanın en etkileyici filmlerindendir. şiddetle tavsiye edilir.
doyen isg doyen isg
önceki yıllarda listede hep ilk 50 de olurdu.
ama "çakma listeler" başlayınca, sinemanın gerçek muhteşemleri artık görünmüyor.
amerikan ya da i̇ngiliz olmayan sinema listelerine giremiyor.

gerçek sinema filmi arıyorsanız; son 20 yılda yayınlanan listelere bakmayın.
altından para ve hollywood manipülasyonu çıkar.

amarcord filmini sinemada iki kez ve vcd den defalarca izlemiştim.