ameliyat

üstü kalsın üstü kalsın
çok fazla yaklaştığım hededir.
narkozu da yedik mi kuşlar martılar falan fena da olmaz hani.
en çok korkutanda narkozlu iken söyleyeceğim şeyler maazallah tövbeler tövbesi.
yerdeniz büyücüsü yerdeniz büyücüsü
insan bedeninin bazı bölümlerindeki aksaklıkları ortadan kaldırmak ya da hayatta kalmasını sağlamak amacıyla cerrah adındaki ehil kişi tarafından kesilip, biçilip, tamir edildikten sonra tekrar dikilmesi olayıdır. tıp çıkarılan uzuvların yerine şimdilik bir şey koyamamaktadır. ancak genetik alanında yürütülen çalışmalar çok yakında yedek parçalarımızın yolda olduğunun sinyalini vermektedir.
marmlat marmlat
arkadaşlar dün sol testisimden varikosel ameliyati oldum ve estetik dikiş atıldı bende tedirginim hapsuramiyom oksuremiyorum lavaboya cikmak icin ilac aldım bu dikisler ne zaman erir de bende rahat rahat lavaboya giderim ?
albayınız albayınız
bu sabah 09:00 itibariyle dördüncüsüne gireceğim. tabiri caizse alıştım artık damarıma verilen narkoza, vücudumun kadavra misali kesilip biçilmesine, ameliyat sonrası acıya, verilen ilaçlara...
insan bazen hiçbir şey istemiyor da sadece biraz sağlıklı olmak istiyor.
sağlıklı olmak ve kendisini yeniden yollara atmak
yüzlerce kitabı acı duymadan oturabilmek
istediği kadar çay içebilmek istiyor.

''hayatta sağlıktan daha değerli hiçbir şey yok.'' gibi beylik bir laf etmeyeceğim. çünkü bilirim ki insanoğlu neyi eksikse ona değer biçer en çok.

not: inanan insanlar dualarını, inanmayanlar ise iyi düşüncelerini eksik etmezlerse sevinirim.
3
minimalistucakmuhendisi minimalistucakmuhendisi
herkeslerin korktuğu gibi değildir aksine iyidir hoştur.

hoş bir şey değildir ama gereklidir.

narkoz verirler hele genel anestezi ile olursanız her şey 1 saniyede olmuş gibi gelir.

ben en çok o masada kalma ihtimalini sevdim bilir misiniz?
gök kuşağı sever gök kuşağı sever
kan verirken koluma soktukları iğne bile rahatsız ediyor inşallah ameliyatlık bi durumum olmaz.hele şimdi sgk'dan yeterli ödenek alamadıkları için özel devlet farketmeksizin hastaneler tek kullanımlık ameliyat malzemelerini 10ar kez kullanıyorlarmış.aman hepimizden uzak olsun.
skipper skipper
bu hafta septum deviasyonu için muayene olmaya gideceğim. hem et hem de kemik eğriliği var. muhtemelen hemen ameliyata alınıp kamyon çarpmışa döneceğim. bu üçüncü ameliyatım olacak ama en sancılısı bu olacak gibi görünüyor.

allahtan narkoz'a beynim saçma sapan, istemsiz tepkiler vermiyor. youtube da ne narkoz etkileri gördüm halime şükrettim. anestezist ile narkoz kafası ile mantıklı bir şekilde o sıra okuduğum bölüm hakkında konuştuğunu hatırlıyorum. bünyemi seveyim swh
tirilaylaylay tirilaylaylay
hayatımın en zor günlerinden biriydi. hayatı hiç ameliyat olmayacakmış, hiç hastalanamayacakmış gibi yaşayan bünyelere ağır gelen bazı durumlar vardır ki bu da onlardan biri oldu. ameliyat olacağım, dahiliye doktorunun muayenesinde belli oldu. "tirilay ameliyat olacaksın." cümlesi, bedenimde ve ruhumda bir acı duymama sebep oldu. kontrol sağlayamadığımız şeyler için daha çok öfke hissederiz belki ama bende kaygı ve üzüntü hisleri peydah oldu. elimde tetkiklerim ve bazı sonuçlarımla uzman doktorumun yolunu tuttum ve ameliyat tarihim kararlaştırıldı. normalde çok konuşkan olmasam da sohbet etmeyi/ konuşmayı seven ben, muayene sırasında aptal gibi olmuştum. gereksiz tek bir söz etmiyor, sadece doktorumun ağzından dökülecek kelimeleri düşünüyordum. "evet tirilay, bu kolay bir ameliyat."demesi biraz olsun beni rahatlatmıştı. prof. doktorum da gerekli kontrollerini yaptıktan sonra, ameliyat tarihim kesinleşti. doktorumun oğlu covid e yakalandı ameliyatım 1 hafta ertelendi. günler, arkadaşım stresle yaşamayı öğrenerek geçti ve ameliyat günü geldi çattı. sabahın erken saatinde hastaneye yatış yaptım. basit bir ameliyat olsa da; endişe sizi terk etmiyor. sonrasının ne olacağını bilmiyor olmak korkutuyor bence insanı. o esnada endişe normal olarak yaşanması gereken bir duygu durumu olsa da sevdiklerinizin endişesini hissetmek biraz yorucu olabiliyor. kafa dağınıklığını, endişeli gözleri görmek, motivasyonunuzu biraz düşürüyor. tüm bunlar olurken, duygu durumum hallaç pamuğuna dönmüşken; odama 2 sağlık çalışanının gelmesi ve beni asansöre bindirip; hastanenin alt katına, o soğuk odaya taşımalarıyla süreç başlıyor. önce, uyuma odası denilen yere alındım ve tüm bilgilerim teyit edildikten sonra, anestezi doktorum yanıma geldi.

-merhaba tirilay. nasıl hissediyorsun?
-iyiyim, biraz heyecanlıyım.

anestezi doktorum o kadar sakin ve sempatik bir insandı ki; beni rahatlattı diyebilirim. ameliyatı yapacak prof. doktorumun yapacağı şey belli, ona güveniyorum. bilinmezlik yaratan kısım anestezi kısmı olduğu için anestezi doktoru ile konuşmam çok heyecanlı ve samimiydi. sevmiştim çünkü sakinleştirici bir ses tonu vardı. motivasyonumu artırdı. sana birazdan sakinleştirici iğne yaparlar, hiçbir şey hatırlamazsın, ameliyat odasını bile hatırlamazsın dedi sevgili anestezi doktorum. ona güveniyordum artık, o ne derse güvenmek zorundaydım gerçi. damar yolum açıldı, hemşire kızlardan biri sakinleştirici iğneyi yaptı ve salak bir insan gibi oldum hakikaten. ameliyat odasına alındım, her şeyi inanılmaz merak ettiğim için oraya buraya, ameliyathanenin her bir yerini incelemeye koyuldum. bedenim uzanırken; kafam dört dönüyordu. bu halimi gören tepemdeki anestezi doktorum benimle sohbet etmeye karar vermiş olacak ki şöyle dedi:

-hımm, peki o zaman. bak sağ tarafta giyinen kişiler senin ameliyatına girecek hemşireler. sol taraftaki kapıdan ise; birazdan doktorun gelir.

şunlar şöyle şeyler, bunlar böyle şeyler derken; oksijen maskesini ağzımın üstüne yerleştirdi. sakinleştiricinin etkisiyle; tepki olayınız asla yok. size her şeyi yapabilirler ve siz asla tepki veremezsiniz. sol kol çat sol tarafa, sağ kol çat sağ tarafa koyulurken; anca tepenizdeki ışıkları izleyebilir ve konuşulanları duyabilirsiniz. bu yüzden, kurban rolüne ameliyat olacağınız kesinleştiği andan itibaren girebilirsiniz.

maskeden de korkmuş olacağım ki; 2 sn içime çekmedim ve anestezi doktorum, çek bunu tirilay oksijen bu dedi ve inanılmaz güçlü bir nefesle oksijeni içime çektim. sonrasını hatırlamıyorum, o arada bana vermeleri gereken ilaçları, damar yolumdan vermişler sağ olsunlar.

"tirilay hanım, tirilay hanım, tirilaaay." sesleri ile uyandırıldım ve tepemdeki ışıkları görünce; aa ben ameliyat olacaktım doğru, ameliyat bitmiş düşünceleri ile bir masadan diğerine alındım. ağzımdan çıkan ilk cümle ise; aneztezi doktorumu görmek istiyorum oldu. benimle ilgilenen hemşireler, tamam demelerine rağmen, belki duymamışlardır, belki dikkate almazlar vs. diye tekrar, anestezi doktorumu görmek istiyorum dedim. uyumadan önce samimi bir ilişki kurduğum ve güvendiğim, beni sakinleştiren kahraman insan oydu. uyku odasına alındım ve gözlerim açık, hafif ağrımla beklerken; anestezi doktorum çıkageldi. güleç, pozitif tavrıyla elimi tuttu, ben de ona çok teşekkür ettim. ne yapmam gerektiğini, ihtiyacım olduğunda hemşireleri nasıl çağırmam gerektiğini vs. anlattı ve vedalaştık. her hastasına elinden geldiğince bu kadar pozitif ve sakin yaklaştığına eminim. aklımda yer eden ve asla unutmayacağım insanlardan oldu. bundan benim duygusallığım da etkili olabilir biraz ama insanlar ameliyat vs. gibi durumlarda anestezinin çok önemli olduğunu göz ardı edebiliyorlar, anestezi çok önemli bir şey. uyuyorsunuz, uyanıyorsunuz o ve arada geçen o zaman dilimi size göre yok. o zaman diliminin sahibi anestezi doktorunuz, tamamen ona bağlısınız. velhasıl, bu insanlar, çok değerli.
tirilaylaylay tirilaylaylay
hala etkisini üzerimden atamadığım olay. allah' ım ameliyat olan ve olacak herkese kolaylıklar bahşet, lütfen. lütfen, en az hasarla, lütfen en az acıyla atlatsınlar. korkular, sarmasın bedenlerini. korkular, ele geçirmesin beyinlerini. lütfen. çabucak olsun, bitsin. bir çırpıda. aklıma geldikçe, endişeler de üşüşüyor. geçmişte kaldı, "oldu, bitti." geçti, diyenlere kulak asmasınlar. onlar anlamaz, karşı cinsse yorum yapan, bırakın yapsın. iyi niyetine verirsiniz, hissettiklerinizi, anlayamaz ki. anlamak istemezse de, sizi çok sevdiğinden, yüzeysel yorumlarla geçiştirmeye çalışır belki. yani, işte bir sürü etki tepki. en iyisi, sessizlik. ameliyat iziniz, hayatınız boyunca size gülümseyecek. "heeey, ben bir çiziğim." çizik, seni sevemedim çok. sevmeye çalıştım ama çok sevemedim. ama hiç sevmiyorum da diyemem. gerçekten, az buçuk seviyorum. benimsin diye. değerlisin. benimle, bundan sonra hep berabersin. rengin falan da değişti, normal ten rengine dönmeye başladı, teşekkürler. canımsın. tuzlu suları merak ediyor musun? seviyorum galiba seni. 14 cm ciksin. canım. doktorum. onu da çok seviyorum. beni çizmek kolay oldu di mi canım doktorum? ameliyat öncesi, söylemiştin, "korkma, kolay olacak." diye. çok korktum, önce onu bir itiraf edeyim. sakinleştiriciden önce, zihnim, başka evrenlerdeydi. hastanede değildim, başka bir evrende, annemin bakışlarını def etmeye çalışıyordum. ayrıca, ameliyat odasına gelmeden, yanıma gelip, nasıl hissediyorsun diye sorduğunda, biraz saçmalamış olabilirim. ameliyatın nasıl yapılacağı ile ilgili bir soru sormuştum ve onun bir yöntemi var deyip gitmiştiniz. yani, bu soruya başka nasıl bir cevap verilebilir? ayrıca, yanımdaki teyze, beni düşüncelere sürükledi. perde arkasından hemşireye olan tüm muhabbetini duydum. "kızım, anestezi, çok önemli. uyanamayan uyanamaz." bu teyzeyi de hiç unutmayacağım. neyse ki sakinleştiricinin etkisindeyim. gerçi, anestezi doktoruma da birkaç bir şey saçmaladım. ama çok tatlıydı, hep yanımdaydı. ameliyat sonrası, yanımda olmasını istediğim tek kişi o oldu. ve beni kırmadı, geldi yanıma. onu da hiç unutmayacağım. hala, anestezi etkisinde olduğum için, uzuuuunca el sallamıştım arkasından. o da bana, bakarak uzaklaşmıştı yanımdan. 5 ay geçti, üzerinden, anlam yüklediğim her insan ve olayı, unutmamayı ben tercih ediyorum. ameliyatı yapan doktormla görüşme fırsatı buldum, malum kontroller, ayırmadı bizi. tekrar teşekkür etme fırsatı buldum, "o zamanlar şoktaydım, size çok teşekkür ederim." diyebildim. hastanemin olanakları, doktorumun başarıları, yaklaşımı vs. için minnet doluyum. tanrım, diyorum, lütfen, lütfen, hasta olan, operasyon geçirecek herkesin, yanında ol, onların tüm endişelerini al. sadece, sıradan bir ameliyat diyenler olacaktır, siz ne hissediyorsanız ona odaklanın. çünkü, kendi hissettiklerinizle ve kendi bedeninizle baş başa kalmak, en rahatlatıcı şey. istediğimiz de rahatlık ve huzura kavuşma değil mi? o zaman, tüm sessizliğiniz ve kabullenişinizle, yaşayın tüm anları. doktorum, anestezi doktorum, post operation hemşireleri, sizi sevdim. en özel haberleri, en güzel haberleri, bizzat telefonla arayıp haber veren değerli doktorumu sevdim.
a part of my operation