america

1 /
matematikçi matematikçi
2001 yılında yayınlanan win the race , last exit to brooklyn ve new york city girl gibi hitleri barındıran onuncu modern talking albümüdür.
şarkı listesine gelince

01 - win the race
02 - last exit to brooklyn
03 - maria
04 - sms to my heart
05 - cinderella girl
06 - why does it feel so good
07 - rain in my heart
08 - witchqueen of eldorado
09 - run to you
10 - america
11 - for a life time
12 - from coast to coast
13 - there s something in the air
14 - i need you now
15 - new york city girl
16 - send me a letter from heaven
hayatberbat hayatberbat
allen ginsberg ün ünlü şiiri..

amerika her seyimi verdim sana, simdi bir hiçim
17 ocak 1956 ve iki dolar yirmi-yedi sent.
kendi kafam bile destek degil bana.
insanlarla savasi ne zaman sona erdirecegiz amerika?
al su atom bombani kiçina sok.
kafam bozuk, amerika, bir de sen üstüme varma,
kafam yerine gelene dek siir miir de yazmayacagim.
söyle bana amerika ne zaman melekleseceksin sen?
ne zaman anadan dogma olacaksin
ne zaman bakacaksin mezarliktan amerika?
ne zaman milyonlarca troçkistine yakisir olacaksin?
amerika, kitapliklarin niçin gözyasi ile dolu?
amerika, hindistan'a yumurtalari ne zaman yollayacaksin?
amerika bu senin kili kirk yarmalarindan biktim artik.
ne zaman süpermarket'e gidip, su güzel gözlerim için
gerekenleri alabilecegim?
amerika, her seyin bir yana, eksiksiz olan bir sen varsin
bir de ben, öbür dünya degil.
su makinalarina da dayanasim kalmadi amerika, bil.
bende bir ermis olma istegi uyandirdin.
bu tartismayi çözmek için bir baska yol olmali.
burroughs simdi tanca'da, sanmiyorum ki geri dönsün
korkunç bir sey olurdu bu.
sen de korkunç musun amerika yoksa bir oyun mu bu?
saplantimdan dönecegimi saniyorsan aldaniyorsun.
öyle üstüme varma amerika, ne yaptigimi biliyorum ben.
amerika, erikler çiçek döküyor.
aylardir gazete okudugum yok, her gün
cinayetten birisi kodesi boyluyor.
amerika, wobblie'lere tutkunum ben.
küçükken komünisttim amerika,
özür mözür de dilemiyorum
simdi her firsatta esrar çekiyorum.
günlerce evde oturup is olsun diye kilerdeki gülleri seyrediyorum.
chinatown'a gittigimde kafayi çekiyorum ölesiye,
ama hiç kimselerle yatamiyorum.
bu isin içinde bir samata oldugunu saniyorum.
ah! sen beni marx okurken görmeliydin amerika.
ruh doktorum hiçbir seyin yok diyor.
hiçbir seyim yok gerçekten,
tanri' ya yakarma dahil.
mistik görünümlerim ve kozmik titresimlerim var yalniz.
amerika, daha sana max amcam rusya'dan döndükten sonra
ona yaptiklarindan söz açmadim.
sana sesleniyorum amerika.
heyecanlarinin daha time eliyle yönetilmesine göz yumacak misin?
ben time'a tutkunum amerika
her hafta bir tane alip okuyorum
kösebasindaki sekercinin yanindan geçerken kapagi beni gözlüyor
onu berkeley halk kitapligi'nin bodrum katinda okuyorum.
sana hep sorumluluktan söz ediyor.
is adamlari ciddi.
film yapimcilari ciddi.
herkes ciddi, ben hariç.
zaman zaman amerika ben degil miyim diye düsündügüm oluyor.
yeniden kendi kendimle konusmaya basladim iste.
asya bana karsi ayaklaniyor amerika.
bir metelik talihim yok.
en iyisi ulusal kaynaklari inceleyip, onlara dönmek.
ulusal kaynaklarim, biliyorum, iki parça esrar,
binlerce cinsiyet organi,
saatde 1400 mil hizla giden
bir özel basilmaz edebiyat ve yirmibesbin timarhane.
cezaevlerinden ve besbin günes isigi altinda saksilarda
yasayan fakir fukaradan sözetmiyorum.
fransa'daki kerhaneleri kaldirdim,
simdi sira tanca'da.
katolik olmasina katoligim ama gene de baskan olmak istiyorum.
amerika senin bu alik ve çilgin havanda nasil kutsal bir yakarma yazabilirim?
dörtlüklerime henry ford gibi devam edecegim,
yazdiklarim onun çikardigi otomobiller kadar
kisisel, üstelik her biri degisik cinsiyetten.
amerika dörtlüklerimi pesin para 2500 dolardan satarim sana,
eski dörtlüklerimi de 500 eksigine alirim.
amerika tom mooney'i serbest birak.
amerika ispanyol cumhuriyetçilerini kurtar.
america sacco ve vanzetti ölmemeli.
amerika ben scottsboro çocuklariyim.
amerika,
yedi yasimdayken anam hücre toplantilarinda götürürdü beni,
orda bize leblebi satarlardi, bir karneye bir avuç
leblebibes sent ve söylev belesti
herkes bir melekti orda amerika ve isçiler karsi iyi
duygularla doluydu herkes içtendi amerika ve
bilemezsinparti 1833'de nasil iyiydi ve scott nearing ne hos
bir ihtiyardi bloor ana bir seferinde nasil da
aglatmistibeni bir kez israel amter'i görmüstüm orda.
her biri birer casus olmaliydi onlarin.
amerika biliyorum gerçekten savasmak istemiyorsun.
amerika onlar rus haydutlari biliyorum.
ruslar onlar ruslar ve çinliler.
ve ruslar.
ve ruslar.
rusya bizi canli canli gövdeye indirmek istiyor.
lüpletmek istiyor.
gücünde çilgina dönmüs moskof.
elimizden arabalarimizi ve garajlarimizi almak istiyor.
chicago'yu ele geçirmek istiyor.
onun kizil reader digest'a ihtiyaci var.
bizim otomobil fabrikalarimizi sibirya'ya tasimak istiyor.
benzin istasyonlarimizi o büyük igrenç bürokrasi yönetsin istiyor.
iyi bir sey degil bu.
o kizilderililere okuma yazma ögretmek istiyor.
onun güçlü kuvvetli zencilere ihtiyaci var.
bizi günde on-alti saat çalistirmak istiyor.
imdat.
amerika bu is ciddi.
amerika ben bunlari televizyona bakarak çikariyorum.
amerika dogru mu bunlar ?
hemen çalismaya baslasam iyi olacak,
öyle görülüyor.
ama orduya yazilmak istemiyorum,
ne de fabrikalarda tasviye tekerlegi çevirmek,
miyobun biriyim,
üstelik kafadan çatlak.
amerika dönsün çark.
nasili masili yok.
su oglan omuzlarimizla dönsün.
zeus zeus
razorlight'in aynı ismi taşıyan albümünden çıkmış, dinlemesi rahat, hoş, hit parçası..johnny borrell'in ohio'da bir hotel odasında yazdığı rivayet edilir..

sözleriyle;

what a drag it is
the shape i'm in
welli go out somewhere
then i come home again

i light a cigarette
'cause i can't get no sleep
theres nothing on the tv nothing on the radio
that means that much to me

all my life
watching america
all my life
there's panic in america
oh oh oh, oh
there's trouble in america
oh oh oh, oh

yesterday was easy
happiness came and went
i got the movie script
but i don't know what it meant

i light a cigarette
'cause i can't get no sleep
theres nothing on the tv nothing on the radio
that means that much to me
theres nothing on the tv nothing on the radio
that i can believe in

all my life
watching america
all my life
there's panic in america
oh oh oh, oh
there's trouble in america
oh oh oh, oh
there's panic in america
oh oh oh, oh

yesterday was easy
yes i got the news
when you get it straight, but stand up you just can't lose
give you my confidence, all my faith in life

dont stand me up
don't let me down
i need you tonight
to hold me, say you'll be here (x3)
to hold..

all my life
watching america
all my life
there's panic in america
oh oh oh, oh
she's just in america
oh oh oh, oh

tell me how does it feel (x4)
nickini unutan adam nickini unutan adam
aralıklarla da olsa kulağıma değdikten sonra, birkaç gün boyunca kulağımdan izini silemedeğim güzel bi razorlight şarkısı.

ayrıca grubun 2006 tarihli, grupla aynı adı taşıyan ikinci albümünde yer almakta olup, 2007 brit awards'da en iyi şarkı dalında aday yapmıştır grubu.
jarlaxle jarlaxle
biraz punk a kaymış mükemmel sick of it all şarkısı

loyalty, i gave my loyalty
i gave my heart and my soul.
my heart and soul and all i could give
for a reason to live.
fidelity, always fidelity
putting everything i was aside
and i tried to be the best in their eyes.
how could they do this
how could they do this
how could they do this to me?
suffering, the pain and suffering.
being separate again, separate again
from what i hold dear.
and the shame of the tears
disappeared, the honors disappeared.
with the betrayal of trust my body and being.
they washed their hands of me
once and for all.
how could they do this
how could they do this
how could they do this to me?
this statistic wont lay down
take a number or stand in line
this statistic wants to hear
that they're guilty about their crimes.
this statistic wont lay down
take a number or stand in line
this statistic wants to hear
that they're guilty about their crimes.
america
epiphany epiphany
amin de, başlasın savaş
hayatı yor, dokunma aksın kan nehirleri yavaş yavaş
bu neyin karnavalı, hangi noel, hangi festival
katiller, televizyonda barış çağrıları, katloldu mesaj
dur ağlasın gökyüzü, vur üzülsün gül yüzü
soldum ben, çiğleri bombalara düşmüş şehirlere kondum ben
anka kuşu gibi ebabili yoldum ben
ne oldun sen de yok oldum ben
bir petrol için katlolurken sen, ben baka kaldım içimde bir ben daha yok ben
neden ya rab
zevk çığlıkları katliamlardan yükselirken
ingiltere, amerika küçük çocuklara tecavüz eden onurlu askerleri
güya vieatnam'ın torunları
lan vietnam'da da yenilmedin mi sen
sen hollywood'da gerçekliği saptırırken
genç beyinleri zehirlerken, baktım sadece ben
cnn'de taraflı haber, bbc'de güya gerçekler oynatılırken
30 senedir planı yapılan savaşları başlatırken
yoruldum san sen!
kolonilerin emrinde tek güçsün amerika
macera dolu amerika, a memo burası fucked up amerika
coca-cola, ezilen zenciler, getto ve sahte gangstacıklarla
bütün dünya'ya baş kaldıran tek dişi bile kalmamış bir medeniyet
%70'i obez amerika, %100 sömürücü amerika
hamburger, kola, hollywood özentileri ile ele geçirilen adaletin olmadığı bir dünya mıydı ütopyan
sisteme bağlı dogmaların yaşadığı bir dünya mıydı istediğin yalan
yalan dolanla kitlesel hipnozları başarabildiğin ve beyine hakim olabildiğin, frekansları çözdüğün bir film
reklamlarda bile propaganda, her filmde çarpıtılmış gerçekler
kasları hormonlu, beyni olmayan mr.american dediğin zevzekler
durun siz üretmeyin biz size veririz dediğiniz ürünler
ve istihbaratı kontrol eden internet bağlantılı gizli örgütler
sözde sivil savunma, gözde kontr gerilla
bıraktım herkesin silahı olmasın boşver
herkes yazsın bir kelime de olsa
başını kaldırsın, herkes seksle uyutulduğumuz tv den
ve baksın dünya'nın farkına varsın
vicdanı varsa elini koysun ve bağırsın;
daha güzel bir dünya için
fuck justice
fuck america..
migelo migelo
ilk bakışta ago of empires gibi gözükse de,kızılderili seslendirmeleriyle,şefin çadırıyla,müzikleriyle çok hoş bi oyundur.
mesela:
-voştetaayo
-oositeko mintankan
daha hatırlayamadım.
bi de şef ölünce oyun biter.
cd temizleme bezi cd temizleme bezi
paul simon'ın kathy için yazdığı şarkılardan biri. bir de şimdi farkettim, normalde art garfunkel'in sesini daha çok beğenmeme rağmen bu şarkıda simon daha güzel geldi kulağıma, ilginç.

let us be lovers.
we'll marry our fortunes together.
i've got some real estate
here in my bag.

so we bought a pack of cigarettes
and mrs. wagner's pies
and walked off
to look for america.

"kathy," i said
as we boarded the greyhound in pittsburgh.
"michigan seems like a dream to me now.
it took me four days
to hitchhike from saginaw.
i've come to look for america."

laughing on the bus,
playing games with the faces.
she said the man in the gabardine suit was a spy.
i said, "be careful, his bow tie is really a camera."

"toss me a cigarette,
i think there's one in my raincoat."
"we smoked the last one an hour ago."
so i looked at the scenery;
she read her magazine.
and the moon rose over an open field.

"kathy, i'm lost," i said,
though i knew she was sleeping.
"i'm empty and aching and
i don't know why."

counting the cars
on the new jersey turnpike,
they've all come
to look for america
all come to look for america
all come to look for america
cd temizleme bezi cd temizleme bezi
kathy nin adının geçtiği tek simon & garfunkel şarkısı. paul ile kathy ingiltereden amerikaya geldiklerinde yazmıştır şarkıyı. içinde tarifsiz bir sıkıntı vardır o zamanlar, şarkıya da yansır.

"kathy, i'm lost," i said,
though i knew she was sleeping.
"i'm empty and aching and
i don't know why."

the sound of silence meşhur olup şöhret gelince narin kathy paul abimizden ayrılır, içindeki sıkıntı sanki bunu önceden haber veriyormuş gibidir.




(bkz: kathy s song)
no place you can go no place you can go
2000'li yılların başında piyasaya sürülmüş ama şüphesiz age of empires'ın gölgesinde kalmış ve ilgili oyuna oynanışı itibarıyla çok benzeyen bir strateji oyunu ( allgame - game over allgame ). olaylar amerika kıtasında gelişir ve amerikalılar, amerikalı kanun kaçakları, kızılderililer ve meksikalılardan birini seçip önceden belirlenmiş senaryoları ya da kendi oyununuzu oynarsınız. oyun age of empires'a benzemekle birlikte çok daha mantıklı geliştirmeler içeriyordu:

- her oyuncunun bir komutanı vardı ve komutan orduya ne kadar yakınsa askerlerin vuruş gücü o kadar artıyordu (üst sınır %120)
- süvari çıkarmak için et ve altın yetmiyordu. bir de at hırsızlığı yapıp bulduğunuz atları haralarınıza sokmanız gerekiyordu.
- ateşli silahlı asker çıkarmak için de haritada keşfedilmemiş warehouse (depo) arayıp içindeki barutu araklamalıydınız.
- çıkarılabilen askerler her ırkta standart değildi, hatta ortak asker yok gibiydi (amerika ve meksika'nın piyade ve topları hariç, onların da şekli şemali farklıydı)
- age of empires'ta olduğu gibi fil/paladin ordusu yapıp düşmanı yok etme taktiği işe yaramıyordu. çünkü canı maksimum olan böyle adamların yanında çok düşük olan ama yere kurulmuş kızılderili tuzaklarını/çalılara gizlenmiş kanun kaçağı suikastçileri bulup işini bitirebilecek adamlara da ihtiyacınız vardı. aksi halde tüm ordunuzun işini tek bir tuzak/suikastçi bitirebiliyordu. bu tarafı mantıksız olsa da geliştiriciler en azından değişkenleri artırarak daha mantıklı hale getirmişti oyunu.
- wonder kurup geri sayım başlatmak gibi saçma bir oyun kazanma yolu yerine daha başka süper güçler eklenmişti. kanun kaçakları kurdukları saloon'lar sayesinde haritanın karanlık bölgelerini açabiliyordu mesela (diğer ırkları hatırlayamıyorum).
- ırklara has çok daha yaratıcı güçler mevcuttu. mesela bir kızılderili kamuflaj yapmayı öğrenip bir çalının ardında merkez binanıza kadar usulca sokulabilirdi. aynı şekilde denizi yüzerek geçebilirdi. totemcileri sayesinde başınızdan aşağı yağmur yağdırabilirdi, tabi bu özel güçler ateşli silah yönünden zayıf olduğundan kızılderililerde fazlaydı.
- karakter seslendirmesi muhteşemdi. amerikalı bir sheriff'e tıkladığınızda duyduğunuz o egolu, gururlu "how can i help?" tepkisi bir anda size clint eastwood filmi izliyormuş hazzı verebilirdi. kanun kaçağı suikastçiyi çalının ardına gizlediğinizde "who wants to die quickly?"gibi şeyler söylerdi. kızılderili totemciler "açılın oğlum dans edecem ben önce, yağmur sonra" gibisinden gırtlaktan bir şeyler gevelerdi.

bunun dışında age of empires ile benzer yönleri bir hayli fazlaydı. odun kesme, avcılık yapma, maden bulma, ev yapıp nüfusu artırma, hede hödö deyip düşman askerleri convert etme vs..
ama tüm bunların da ötesinde harika bir enstrümental şov sunar size, bitiş müziği de cabasıdır. ben hayatımda bu kadar harika oyun müziği dinlemedim, büyük ihtimalle oyunu aklıma kazıyan o harika müzikleriydi. sırf o etkileyici müzikleri için bu oyun denenmelidir diyebilirim.

bitiş müziğine (
),
amerika temalı müziğe (
),
meksika temalı müziğe (
),
kızılderili temalı müziğe (
) ve
desperados temalı müziğe (
) ilgili linklerden ulaşılabilir.
1 /