amerikalı

1 /
pj7 pj7
başrollerini şener şen ve lale mansur'un paylaştığı o dönemin amerikan filmleriyle özellikle de temel içgüdü ile naşşak geçen türk filmi.
begooo begooo
bir milletin bu kadar yabani ve bencil olduğuna inanamadığım toplum insanı.. insanın "hiç mi sevgi görmedin sen annenden babandan" diye sorası gelir, ama doğru! 18 yaşında evden kovulan bir amerikalı, ailesinden nasıl bir sevgi alabilir ki? aynı zamanda hepsinin işkolik olduğunu da belirtmek isterim. bu kadar işlerine bağlı olmaları, disiplinli olmaları evet çok güzel, biz de olsak keşke, ama bunu yaparken "insanlığını" unutan öyle çok amerikalı var ki! plastik bardaklardan kahve içe içe, kalpleri de plastikleşmiş bir milletten bahsediyorum. ve işin ilginci, ister büyük ister küçük şehire gidin, hepsi ortak, hepsi aynı. sanki aynı fabrikadan çıkmışlar da bütün ülkeye eşitsiz oranda dağıtılmışlar gibi... sipariş ettiği pizzasından bir dilim almak isteyince, senden bir dolar isteyen; araban olmadığı için ve -35 derece soğukta otobüs beklemek istemediğin için arkadaşından (!) seni bir yere götürmesini rica ettiğinde senden gayet yüzsüzce benzin parası isteyen; katıldığı her partide, gördüğü her hatuna potansiyel a* muamelesi yapan; coğrafyanın c sinden anlamadığı gibi, bunu her koşulda, bazen inanması zor salaklıkta sorularla dile getiren; dünyaları ben yarattım havasıyla dolaşan ve bundan hunharca bir zevk duyan; tüm arkadaşlıkları veya aile ilişkileri çıkarlar üzerine kurulu; çok gerekli bir durumda bile kuralları çiğneyeceğine kafasının köpekler tarafından çiğnenmesine izin verebilecek olan insandır amerikalı. türk olarak doğup, türklerin arasında yetişmiş, türklerin sıcaklığını ve misafirperverliğini almış bir insan için; amerikalı demek, beraber yaşanması imkansız bir insan demektir.
stylebrisbane stylebrisbane
abd'deki bir hayvanat bahçesinde bulunan hayvanların dışkılarının temizlenmesi ve nakli için yılda 40 milyon dolar harcanmaktadır. hayvanat bahçesi yöneticilerinden birinin zihninde bir gün bir flaş parlar ve fikrini uygulamaya koyar; hayvanların dışkılarını paketleyip satmak... çeşitli paketlerin üzerinde çeşitli yazılar: "zürafa dışkısı", "fil dışkısı", "gergedan dışkısı"... hayvanat bahçesinin mağazasında satılan paketler kapış kapış gitmektedir... hayvanat bahçesi yıllık 40 milyon dolar giderden kurtulmuş ayrıca kara geçmiştir.

gerek hayvanat bahçesindeki hayvanların dışkılarını paketleyip satmayı düsünen gerekse bunları alan kişiler "amerikalı"dır... amerikalılar, kelimenin tam anlamı ile kendilerine has insanlardır.
endergelisencaykurrizeataklari endergelisencaykurrizeataklari
bir başka insan bunlar. hep birbirimiz için kullanıyoruz ya "ibne dersin alınır da sikersin aldırmaz" lafını ya, aslında bu adamlara çok daha uyuyor. zira bunlara her türlü şeyi söyle, aslı olmayan iddialarda bulun, küfret, anasına bacısına yalaklan dert olmaz ama gel gör ki amerikan arabalarını beğenmediğinden dem vur, kötü olduklarını düşündüğünü söyle, bir iki sebep sırala "ibne" demiş gibi alınırlar. burdan bütün amerikalılara sesleniyorum, arabalarınız bok gibi, sesleri de osuruk sesi gibi, tipleri bi boka benzemiyor, büyük silindir hacmi yüksek yakıt tüketimiyle amerikan açgözlülüğünü sembolize ediyorlar. bedavaya verseler alırım. hemen satıp adam gibi bir araba alırım.

in ingiliş: dis iz a mesic to ol amerika. yor kars ar layk may ess. (oha, ne dedim lan ben)
endergelisencaykurrizeataklari endergelisencaykurrizeataklari
bu insanlara yönelik silindir başına 2 valfli, 8 silindirli ve litre başına 70 beygir* * üreten, supercharger ile litre başına üretilen beygir gücünü 100 beygire * çıkarmış ve yakıt tüketimi 16/26 mpg* arasında değişen düşük verimli araçlar üretilir. ve bunlar da bahsi geçen araçlara taparlar. laf söz getirmezler. ferrari f430'un 4.3 litre 490 beygirlik litre başına 113 beygir üreten motorunun 11/16 mpg yakıt tüketimi olduğunu ve veriminin bahsi geçen araçlardan çok üst düzeyde olduğunu söylediğinizde araçlara tapmaları nedeniyle hırçınlaşırlar. konuyu sen ferrari'ni al, ben corvette'mi alayım, bakalım yolda kim kimin eline veriyora getirirler. olayın motor verimliliğinden başka bir şey olmadığını anlamıyorlar. tabii ki sizin 8.3 litrelik 600 beygirlik dodge srtniz ile ferrari'nin hemen hemen yarı hacmindeki motoru baş edemez. ama çok istek varsa hemen hemen eş değer olarak taptıkları araçlara denk olarak ferrari 612miz* var, 599umuz* var. hem de devasa superchargerlar ile güçlendirilmiş değil, tamamen atmosferik basınçlı.
hose hose
eğer abd vatandaşı birini belirtmek istiyorsak amerikalı diye bir kelime yoktur.yanlış kullanılan bir kelimedir. doğrusu ''amerikan'' dır. amerika güney ve kuzey olmak üzere bir kıtadır.söz gelimi arjantin ve brezilya vatandaşları için güney amerikalı diyebiliriz. kanada, abd ve meksika vatandaşları ise kuzey amerikalıdır. amerikan kelimesi ise tam olarak abd vatandaşı anlamına gelmektedir. diğer bir seçenek ise birleşik amerikalı olabilir
1 /